Restorandaki tereyağı şovu faciaya dönüştü: Kaynar tereyağı 2 yaşındaki bebeğin üzerine döküldü!
Aylarca süren ağır tedavilerin ardından sağlığına tam olarak kavuşamayan, konuşma kabiliyetini kaybederek vücudunda kalıcı hasarlar oluşan Mercan bebeğin annesi Gülçin Demirkol, hukuki yollara başvurdu. Anne Demirkol, restoranlardaki 'tereyağı şovlarının' yasaklanmasını talep ediyor ve olayın soruml

Aylarca süren ağır tedavilerin ardından sağlığına tam olarak kavuşamayan, konuşma kabiliyetini kaybederek vücudunda kalıcı hasarlar oluşan Mercan bebeğin annesi Gülçin Demirkol, hukuki yollara başvurdu. Anne Demirkol, restoranlardaki 'tereyağı şovlarının' yasaklanmasını talep ediyor ve olayın sorumlusu olan şirket yöneticilerinin cezalandırılmasını istiyor 14 Eylül 2025 tarihinde Gülçin Demirkol ve ailesi, hafta sonu yemeği için İzmir Bornova'daki ünlü döner zinciri Baydöner şubesine gitti. Siparişlerin verilmesinin ardından aile, mutfağa yakın konumda bulunan ilk masaya oturdu. Kısa süre sonra bir garson, İskender döner servisi yapmak üzere masaya yaklaştı. Garsonun elindeki ağzına kadar köpürmüş, kaynar ve kızgın tereyağı dolu tavanın sapı, tam annenin tabağının önüne uzatıldığı esnada aniden koptu. Ters dönen tavadan saçılan kaynar yağ, annenin sağ tarafında oturan 2 yaşındaki Mercan bebeğin üzerine döküldü. Üzerine kızgın yağ dökülen küçük kızın acı içindeki çığlıkları restoranda büyük bir panik yarattı. Alışveriş merkezinin revirinde yapılan ilk müdahalenin ardından talihsiz bebek, taksiyle en yakın hastane olan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildi Tedavi altına alınan küçük Mercan'ın sol dirseği, sol bel kısmı ve arka bacak bölgesinde yarıya kadar inen çok derin 2. derece yanıklar oluştuğu tespit edildi Olay anı ve sonrasında yaşanan panik, restoranın güvenlik kamerası tarafından da saniye saniye kaydedildi. İncelenen görüntülerde, içerisinde kızgın tereyağı olan tavanın masaya getirildiği, tam tabağa koyulacağı esnada tava sapının kırıldığı ve kızgın yağın küçük çocuğun üzerine döküldüğü anlar net bir şekilde yer alıyor. Olayın hemen ardından restoran içinde yaşanan panik dolu anlar da aynı kamera kayıtlarına yansıyor Olayın hemen ardından başlatılan hukuki süreç kapsamında açılan ceza davası geçtiğimiz hafta sonuçlandı. Mahkeme, yaşanan olayda garsona 7 bin 500 TL, restoranın mesul müdürüne ise 11 bin 200 TL adli para cezası verilmesine hükmetti. Kararın ardından gözyaşları içinde süreci değerlendiren anne Gülçin Demirkol, mutfak ekipmanlarının denetlenmediğini belirterek şirket yöneticilerinin yargılanmasını talep etti. Demirkol, karara şu sözlerle tepki gösterdi: "Aslında garsonun bir kabahati yok. Belki videoda görüldüğü gibi tavayı sallarken o an tavanın sapı gevşekti, sallanıyordu; belki yüzde 50 suçu vardır ama bunun iş sağlığı ve güvenliği uzmanları, firması yok mu? Müdür ya da üst düzey yöneticiler ekipmanları denetlemiyor mu? Bence denetlemiyorlar. Ben o garsonun değil, şirket yöneticilerinin ceza almasını istiyorum. Yetkililerden rica ediyorum; restoranlarda böyle şovlar yapmasınlar, bu gösteriler komple yasaklansın. Bunun acısı 2 yaşındaki bir bebekten çıktı, diğer çocukların başına gelmesin. O gün kızım mama sandalyesinde olsa; kafasından, aşağısına doğru da dökülebilirdi. Pusette yatan bir bebeğin üstüne de gelebilirdi. Kızım ömür boyu bu izleri taşıyacak, başka canlar yanmasın." Talihsiz bebeğin aylardır devam eden ağır tedavi sürecini anlatan Demirkol, kızının fiziksel olarak büyük acılar çektiğini aktardı. Tıbbi müdahale sürecinin detaylarını paylaşan anne, "Mercan henüz 2 yaşındaydı. Günde 3-4 kere hastaneye gitmek zorunda kaldık. Her gün, her pansumanda kızımın yanık yerlerini jiletle kazıdılar. Çok büyük acılar çekti. Tam yeni konuşmaya başlamıştı, o süreçten sonra konuşması tamamen durdu. 3-4 ay boyunca yatakta sadece yüzüstü yatabildi. Şu anda da hala tedavisi devam ediyor. Belli bölgelerde tıp dilinde 'keloid' denilen et parçaları oluştu. Doktorlar ileride bir estetik operasyon, cerrahi bir müdahale gerekebileceğini söylediler" dedi Firmanın olay sonrasında aileyle ilgilenmediğini ifade eden Demirkol, olayın yaşandığı gece kendisini Ege Bölge Müdürü İbrahim isimli bir yetkilinin aradığını belirtti. Yapılan telefon görüşmesindeki ifadeleri aktaran acılı anne, şirketin tutumunu şu şekilde eleştirdi:"Bizi sadece o gece Ege Bölge Müdürü İbrahim Bey diye bir beyefendi aradı. Kendisi bana açıkça 'İşte biz 15-20 yıldır bu tereyağı dökülme olayına bir çare, bir çözüm bulamadık' dedi. Ertesi güne kadar bizden bir özür dileyen, geçmiş olsuna gelen birilerini bekledik ama ne gelen oldu ne giden. Daha önce de başka bir şubede bir vatandaşın montuna dökmüşler, gidip montun yenisini alarak konuyu bu şekilde çözmüşler. Yani insan canı bu kadar ucuz mu? Bu şovu yapmayıverin, gidin mutfakta dökün tereyağını" Yaşananların tüm aileyi derinden sarstığını ve kendisinin de psikolojik destek almaya başladığını söyleyen Demirkol, kızının olay öncesi ve sonrası durumunu karşılaştırdı. Ailenin mevcut tablosunu anlatan Demirkol, "Kızım kreşe gidiyordu, kendini ifade edebiliyordu. Şimdi 3 ay evde kaldıktan sonra hiçbir şekilde kendini ifade edemiyor. Sadece 'gel, anne, baba, mama aç' diyor. Sadece fizyolojik değil, psikolojik anlamda da bittik. Ne zaman İzmir Bornova'da Ege Üniversitesi yolunu kullansak, kızım bacağını ve kolunu göstererek 'anne uf bitti' diyor. Kurabildiği tek cümle bu. Bir anne olarak her gün ağlıyorum, yardım alıyorum. 'Nasıl çocuğuma destek olabilirim, ona nasıl iyi gelebilirim' diye çabalarken hep kendimi suçladım, keşke o firmaya gitmeseydim dedim" ifadelerini kullandı Kaynak: İhlas Haber Ajansı


