Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Geçici Yerleşimden Sürdürülebilir Yaşama: ÜİYOK'ler için Yeni Bir Sosyal Destek Mekanizması Modeli - ANALİZ

Azerbaycan'ın modern tarihinde zorla yerinden edilme sorunu sadece insani bir sorun değildi. Uzun yıllar boyunca bu sorun, sosyal, ekonomik, demografik ve psikolojik nitelikteki karmaşık sorunlardan biri olarak devlet politikasının ana yönlerinden biri haline geldi. İşgal sonucunda 1 milyon insan ke

0 görüntülemeapa.az
Geçici Yerleşimden Sürdürülebilir Yaşama: ÜİYOK'ler için Yeni Bir Sosyal Destek Mekanizması Modeli - ANALİZ
Paylaş:

Azerbaycan'ın modern tarihinde zorla yerinden edilme sorunu sadece insani bir sorun değildi. Uzun yıllar boyunca bu sorun, sosyal, ekonomik, demografik ve psikolojik nitelikteki karmaşık sorunlardan biri olarak devlet politikasının ana yönlerinden biri haline geldi. İşgal sonucunda 1 milyon insan kendi topraklarından uzakta yaşamak zorunda kaldı, aileler evlerini, topraklarını, işlerini ve yıllardır oluşan sosyal çevrelerini kaybetti Bu durum sadece bireylerin ve ailelerin yaşamlarını değil, bir bütün olarak toplumun sosyal yapısını da etkilemiştir. Bu nedenle ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin sosyal korunması uzun yıllardır Azerbaycan devletinin öncelikli politika yönlerinden biri olarak oluşturulmuştur. Devlet, bu kategorideki vatandaşların yaşam koşullarını iyileştirmek, sosyal güvenliklerini korumak, eğitim olanaklarını genişletmek ve istihdamlarını artırmak için tutarlı önlemler uygulamaya koydu Bugün ülke bambaşka bir aşamaya girmiştir. İşgalden kurtarılan bölgelerde büyük çaplı restorasyon ve imar çalışmaları yapılıyor, yeni yerleşim yerleri inşa ediliyor, sosyal altyapı oluşturuluyor, ekonomik faaliyet bölgeleri oluşturuluyor. Bu gerçeklik, ülke içinde yerinden edilmiş kişilere ilişkin politikada yeni bir aşamaya geçilmesini zorunlu kılmaktadır. Artık asıl amaç insanların uzun vadeli sosyal güvenlik mekanizmaları çerçevesinde yaşaması değil, onların kendi topraklarında sürdürülebilir bir yaşam kurabilmeleri, ekonomik ve sosyal hayata entegre olabilmeleri için koşulların yaratılmasıdır Yeni aşamanın özü Çatışma sonrası dönemde insanların kendi memleketlerine dönüşü sürecin yalnızca başlangıcıdır. Önemli olan bu insanların orada kalıcı bir yaşam kurması, istihdam olanaklarını kullanması, sosyal ilişkiler sistemine tam katılımcı olması ve geleceğini bu alanlarda görmesidir Azerbaycan'ın uyguladığı Büyük Dönüş programı da bu mantığa dayanmaktadır. Son yıllarda başlatılan yerleşimler, meselenin sadece ev inşa etmekten ibaret olmadığını gösteriyor. Yeni kurulan köy ve kasabalarda eğitim, sağlık, ulaşım, kamu hizmetleri, dijital altyapı ve kamu hizmetleri oluşturuluyor Bu yaklaşım, insanları sadece yeniden yerleştirmeyi değil, aynı zamanda onların rahat, güvenli ve gelecek vaat eden bir yaşam sürmelerini sağlamayı da amaçlamaktadır. Çünkü modern zamanlarda yaşam alanı sadece evden ibaret değil. İnsanlar için aynı derecede önemli olan işler, okullar, hastaneler, sosyal hizmetler, güvenli bir ortam ve gelecekteki gelişim fırsatlarıdır Bu nedenle şu anki aşama öncekilerden farklı. Önceki yıllarda temel amaç ülke içinde yerinden olmuş kişilerin sosyal korunmasını sağlamak iken, artık öncelik onların sürdürülebilir yaşam ve kalkınma fırsatlarına sahip vatandaşlar olarak yetişmeleridir Sosyal korumadan sosyal entegrasyona geçiş Ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin sosyal korunması, uzun yıllardır devlet politikasının önemli yönlerinden biri olmuştur. Çeşitli sosyal programlar, konut projeleri, sosyal yardımlar, eğitim ve istihdam tedbirleri insanların karşılaştığı zorlukların azaltılmasına hizmet etti Bu alanda uygulanan önlemler rastgele değildi. Yıllar içinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı tarafından ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin sosyal sorunlarının çözümüne ilişkin 75 kararname ve emir imzalandı. Bu dönemde Bakanlar Kurulu tarafından 224 karar ve emir çıkarılmış, Milli Meclis tarafından da 11 kanun kabul edilmiştir Bu rakamlar, ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin sosyal korunmasının uzun yıllardır sistematik bir devlet politikası olarak uygulandığını göstermektedir. 2004 yılında onaylanan "Yaşam Koşullarının İyileştirilmesi ve Mültecilerin ve Ülke İçinde Yerinden Edilmiş Kişilerin İstihdamının Artırılmasına İlişkin Devlet Programı" bu yöndeki temel stratejik belgelerden biriydi Ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin sosyal korunmasının ana unsurlarından biri aylık tek bir ödenek sistemiydi. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ilgili kararnamesine göre 2019 yılında tek aylık ödeneğin miktarı yüzde 50 artırılarak ana kategoride 60 manata ulaştı Bakanlar Kurulu'nun açıkladığı bilgiye göre, 2025 yılı sonuna kadar aylık tek yardım ödeneği alacak eski ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin sayısı 387,3 bin kişi. Bunlardan 342,5 bin kişiye 60 manat, 44,8 bin kişiye ise 33 manat tutarında aylık yardım yapıldı Her sosyal politikanın kendine özgü gelişim aşamaları vardır. Zorunlu yerinden edilme koşullarına ilişkin uygulanan özel mekanizmalar, olağanüstü durumun bir sonucu olarak oluşturulmuştur. Artık durum değişti. Doluluk faktörü kaybolup geri dönüş fırsatları ortaya çıktıkça sosyal politikanın yeni bir aşamaya geçmesi gerekiyor Bu geçişin temel özelliği sosyal koruma kavramının sosyal bütünleşme kavramıyla tamamlanmasıdır. Yani asıl amaç sadece destek sağlamak değil, insanların ekonomik ve sosyal hayata daha aktif katılımının koşullarını yaratmaktır ÜİYOK aileleri uzun yıllardan beri devletin özel ilgi ve ilgisiyle kuşatılmıştır. Devlet yaklaşık 30 yıldır sürekli olarak onların sosyal korumasını sağlıyor. Bu yıllarda ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin barınma koşullarının iyileştirilmesi, eğitim olanaklarının korunması, sosyal ödemelerin sağlanması ve istihdam olanaklarının artırılması yönünde geniş çaplı önlemler alınmıştır Devletin uygulamaya koyduğu en önemli tedbirlerden biri de koşulları zor olan yerleşim yerlerinin kademeli olarak ortadan kaldırılmasıydı. 2007 yılında demiryolu üzerinde bulunan 12 çadır kamp ve yük vagonlarından oluşan yerleşim yerleri kaldırıldı. Finlandiya'daki son yerleşim yeri 2016'da kapatıldı Bu süreç ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin hayatlarında ciddi bir toplumsal değişim yarattı. Çadır kamplarının, vagon yerleşimlerinin ve geçici yerleşimlerin ortadan kaldırılması, insanlara daha güvenli, daha modern ve daha onurlu yaşam koşulları sağlanmasını sağlamıştır Ülke içinde yerinden edilen kişilerin barınma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi amacıyla 121 yeni yerleşim yeri ve yüksek binalardan oluşan konut kompleksi inşa edilerek kullanıma sunuldu. Sonuç olarak, ülke içinde yerinden edilmiş 62.000'den fazla ailenin, yani 300.000'den fazla vatandaşın yaşam koşulları iyileştirildi Devletin ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin sosyal korunması yönünde uyguladığı politikanın boyutu tahsis edilen mali kaynaklara da yansıyor. Devlet Mülteci ve ÜİYOK'lerle İlişkiler Komitesi'nin verilerine göre, son on yılda yerinden edilmiş kişilerin sosyal sorunlarının çözümü için devlet tarafından 6 milyar manatın üzerinde harcama yapıldı. Yaşam koşullarının iyileştirilmesi amacıyla hayata geçirilen projelere yalnızca 2,3 milyar manat tahsis edildi Bu fonlar sayesinde uzun yıllar boyunca yüzlerce yerleşim yeri, okul, sağlık tesisi, idari bina, mühendislik ve iletişim altyapısı inşa edildi. Böylece daha önce çadır kamplarda, yük vagonlarında ve kullanılamaz hale gelen binalarda yaşayan on binlerce aileye yeni konut imkanı sağlandı Bu göstergeler, devletin ülke içinde yerinden edilmiş ailelere uzun yıllardır verdiği desteğin boyutunu açıkça ortaya koyuyor. Ailelerin sosyal refahının korunması, aylık tek harçlık da dahil olmak üzere çeşitli sosyal koruma tedbirleriyle sağlandı Büyük Dönüş çerçevesinde işgalden kurtarılan topraklarda büyük çaplı restorasyon ve imar çalışmaları yürütülüyor. Yeni yerleşim yerleri inşa ediliyor, sosyal altyapı oluşturuluyor, istihdam olanakları yaratılıyor. Daha önce ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin ana topraklarına sürdürülebilir bir şekilde geri dönmeleri ve sosyo-ekonomik açıdan yeniden entegrasyonlarının sağlanması için devlet tarafından gerekli çalışmalar yapılıyor İşgalden kurtarılan bölgelerde uygulanan devlet politikası, vatandaşların sürdürülebilir yerleşimini, istihdamını ve sosyo-ekonomik entegrasyonunu sağlamayı amaçlıyor. Ata evlerine dönen vatandaşlara devlet tarafından konut alanları sağlanıyor, rahat ve güvenli yaşamaları için gerekli altyapı oluşturuluyor Büyük Dönüş programı kapsamında, Ağalı köyü, Laçin şehri, Zabukh ve Sus köyleri, Fuzuli şehri, Şuşa şehri, Taliş, Hasanriz ve Zengila'nın diğer yerleşim bölgelerine taşınmış olan yerinden edilmiş ailelerin aşamalı olarak yeniden yerleştirilmesi gerçekleştirildi Bu süreç geri dönüşün sadece idari bir yeniden yerleştirme tedbiri olmadığını gösteriyor. Yeni bir sosyal çevrenin oluşturulması, tahrip edilen yaşam alanlarının onarılması ve insanların kendi topraklarına modern yaşam standartlarına uygun şekilde yerleştirilmesi sürecidir Devletin açıkladığı hedefler doğrultusunda Karabağ ve Doğu Zengezur'da hızlı nüfus artışı, yeni yerleşim birimlerinin oluşturulması ve bölgenin sosyo-ekonomik açıdan tamamen canlandırılması yönünde çalışmalar sürdürülüyor Bu süreçteki asıl mesele sadece insanların yeniden yerleştirilmesi değildir. Temel amaç yeni yaşam alanlarında sürdürülebilir bir yaşam kurmaktır. Bu nedenle yerleşimlerin kurulmasına paralel olarak istihdam, sosyal hizmet, eğitim, sağlık ve toplumsal altyapıya yönelik programlar da uygulanmaktadır Aynı zamanda insanlar yeni Yaşam koşullarına uyumu desteklemek amacıyla geçiş döneminde sosyal koruma tedbirlerine devam ediliyor. Bu durum devlet politikasının toplumsal duyarlılık ilkesine dayalı olarak uygulandığını göstermektedir Geri dönüş sürecinin en önemli özelliklerinden biri vatandaşlara konut alanı sağlanması ve bu konutların mülkiyetinin onlara verilmesi modelidir. Bu yaklaşım sadece bir sosyal destek mekanizması değil, aynı zamanda uzun vadeli bir kalkınma stratejisinin de önemli bir unsurudur Kişi kendi evine sahip olduğunda yaşadığı bölgeye olan bağlılığı güçlenir. Bu, ailelerin uzun vadeli planlar yapmalarına, gelecekteki yaşamlarını bölgeyle ilişkilendirmelerine ve yerel sosyo-ekonomik süreçlere aktif olarak katılmalarına olanak tanıyor Karabağ ve Doğu Zengezur'da oluşan yeni yerleşimlerde uygulanan model de bu amaca hizmet etmektedir. Ev sahibi olmak, insanların aile refahını artırmasına, yeni ekonomik fırsatlardan yararlanmasına ve memleketinde kalıcı bir yaşam kurmasına olanak tanır Mülkiyet hakları aynı zamanda sosyal sorumluluk duygusunu da güçlendirir. Bu, yeni oluşan yerleşimlerin daha sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunur. Dolayısıyla konut temini sadece sosyal bir konu değil, aynı zamanda bölgesel kalkınmanın da önemli bir bileşenidir Modern zamanlarda herhangi bir alanın gelişimi yalnızca altyapı projeleriyle belirlenmemektedir. En önemli faktörlerden biri insan sermayesidir. Bu nedenle geri dönüş sürecinde eğitim politikasının özel bir yer tutması tesadüf değildir Uzun yıllardır ülke içinde yerinden edilmiş ailelerden gelen gençlerin eğitim fırsatlarının korunmasına yönelik çeşitli adımlar atılıyor. Bu politikanın bir sonucu olarak binlerce genç yüksek öğrenim görme ve çeşitli mesleklerde uzmanlaşma olanağına kavuşmuştur Ülke içinde yerinden edilmiş ailelerin çocuklarına yönelik eğitim fırsatlarının genişletilmesi, devlet politikasının önemli yönlerinden biri olmuştur. Yalnızca akademik yılda, yükseköğretim kurumlarına ücretli olarak kabul edilen 3.923 ÜİYOK öğrencinin öğrenim ücreti devlet bütçesinden karşılanıyor Bu politikanın bir sonucu olarak son birkaç yılda binlerce genç yüksek öğrenim gördükten sonra işgücü piyasasına entegre olmuş ve ülkenin çeşitli alanlarında profesyonel kadro olarak çalışmaya başlamıştır Yeni yaklaşıma göre öğrencilere öğrenim ücretlerinin ödenmesine eğitim dönemi sonuna kadar devlet bütçesinden devam edilecek. Bu durum özellikle statü değişikliklerinin gençlerin eğitim fırsatlarını olumsuz etkilememesini sağlamak açısından önemlidir Karabağ ve Doğu Zengezur'un gelecekteki gelişimi eğitimli, profesyonel ve rekabetçi insan kaynağına bağlı olacaktır. Yeni yerleşim yerlerinde modern okulların açılması, mesleki eğitim olanaklarının genişletilmesi ve gençlerin işgücü piyasasına entegrasyonu bölgenin sosyo-ekonomik kalkınmasına doğrudan etki edecektir Büyük Dönüşün başarılı olabilmesi için geri dönen nüfusa istihdam fırsatlarının sağlanması özellikle önem taşıyor. İnsanların kendi topraklarında kalıcı bir hayat kurmaları için yaşam alanı tek başına yeterli değildir. İstikrarlı bir gelir kaynağına, mesleki eğitime, girişimcilik fırsatlarına ve yerel ekonomik faaliyetlere erişime sahip olmalılar Devletin uzun vadeli sosyal politikası sosyal yardımlar ve barınmayla sınırlı değildi. Resmi verilere göre, 161.000 sağlıklı ÜİYOK'e kalıcı iş, 200.000 kişiye ise çeşitli zamanlarda geçici iş sağlandı Girişimciliğin geliştirilmesi amacıyla 11.000 yerinden edilmiş kişiye 7,7 milyon manat tutarında mikro kredi verildi, 2.000 girişimciye 40 milyon manat imtiyazlı kredi tahsis edildi ve bunun sonucunda 3.600 yeni istihdam yaratıldı Bu rakamlar, ülke içinde yerinden edilmiş kişilere yönelik devlet politikasının sadece sosyal yardım niteliğinde olmadığını göstermektedir. Buradaki ana yönlerden biri bu insanların ekonomik faaliyetlerini artırmak, işgücü piyasasına erişimi genişletmek ve girişimci girişimleri desteklemekti Kurtarılmış topraklarda yeni ekonomik faaliyet alanlarının yaratılması, tarımın, hizmet sektörünün, inşaat, turizm, işleme ve küçük işletme fırsatlarının genişletilmesi bu bağlamda önemli bir rol oynayacaktır İstihdam programları, küçük ve orta ölçekli işletmelerin teşviki, mesleki eğitim kursları, serbest meslek projeleri ve sosyal hizmetler, insanları yalnızca yardım alıcıları olarak değil, aynı zamanda ekonomik kalkınma sürecinin katılımcıları olarak da içermektedir Bu yaklaşım, sosyal korumadan sosyo-ekonomik faaliyete geçişin temel göstergelerinden biridir. Çünkü Sürdürülebilir yerleşim sadece bir evin sağlanması değil aynı zamanda o evde yaşayan ailenin ekonomik geleceğinin de sağlanmasıdır Artık işgal geride kaldığından ve kurtarılmış bölgelere geniş çaplı dönüş başladığından, ÜİYOK'lerin statüsü ve onlara uygulanabilecek spesifik sosyal mekanizmalar da yeniden ayarlanıyor. Bu değişiklikler, işgal döneminin sona ermesi ve geri dönüş fırsatlarının ortaya çıkması arka planına karşı yeni sosyo-ekonomik gerçeklere uygun olarak gerçekleştirilmektedir Ülke içinde yerinden edilmiş bir kişinin statüsü, işgalden kurtarılan bölgelere nakledildiği andan itibaren ve yeniden yerleştirme teklifini reddettiği andan itibaren değişir ve kaybedilmiş sayılır. Yasanın yürürlüğe girmesinden önce yeniden yerleştirilenler için, zorla yerinden edilmiş kişilerin statüsü, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kaybolmuş sayılıyor Ayrıca yeniden yerleştirilen kişiler ve yeniden yerleştirme teklifini kabul etmeyen kişiler için statü kaybı tarihinden itibaren 3 yıl süreyle sosyal koruma tedbirlerine devam edilir. Bu 3 yıllık süre kanunun yürürlüğe girmesinden önce transfer edilen kişiler için yer değiştirme tarihinden itibaren hesaplanır Bu mekanizma, değişikliklerin toplumsal duyarlılık göz önünde bulundurularak yapıldığını göstermektedir. Amaç sosyal desteği birdenbire durdurmak değil, mevcut destek modelini yeni aşamaya uyarlamak Aslında yasal çerçevede yapılan değişiklikler, zorunlu yerinden edilme döneminden Büyük Dönüş aşamasına geçişin hukuki ifadesidir. Bu değişiklikler devletin sosyal yükümlülüklerinden vazgeçmesi olarak değil, bu yükümlülüklerin yeni gerçeklere uygun olarak dönüştürülmesi olarak değerlendirilmelidir Devlet desteği devam ediyor Büyük Dönüş sürecinin uygulamaya konması, ülke içinde yerinden edilmiş kişilere ilişkin devlet politikasının sonu değil, yeni bir aşamaya geçişidir. Uzun yıllardır uygulanan özel statü ve sosyal koruma mekanizmaları işgal döneminin gerçeklerinden türetilmiştir. Bugün Azerbaycan bambaşka bir aşamaya girmiştir. Kurtarılan bölgelerde hayat yeniden sağlanıyor, insanlar anavatanlarına dönüyor ve yeni sosyo-ekonomik ilişkiler kuruluyor Bu nedenle devlet politikasının ana yönü, zorla yerinden edilme koşullarının yönetilmesinden, bu insanlara kalıcı ikamet, mülk, istihdam ve gelişme fırsatlarının sağlanmasına doğru değişiyor. Yani herhangi bir desteğin durdurulması değil, geçici statüye dayalı bir modelden sürdürülebilir yaşam modeline geçiş söz konusu Devlet Mülteci ve ÜİYOK'lerle İlişkiler Komitesi'nin verilerine göre, uzun yıllardır uygulanan sosyal koruma tedbirleri sonucunda ÜİYOK'ler arasındaki yoksulluk düzeyi yaklaşık yüzde 75'ten yüzde 8'e düştü. Bu gösterge devletin uyguladığı politikanın gerçek toplumsal sonuçlara sahip olduğunu göstermektedir Elde edilen sonuçlar uzun vadeli ve tutarlı devlet politikasının ürünüdür. Yüzbinlerce kişinin barınma koşullarının iyileştirilmesi, tek tip aylık harçlık sistemi, eğitim ve sağlık yardımları, istihdam programları, girişimcilik destek mekanizmaları ve diğer önlemler, ülke içinde yerinden edilmiş ailelerin sosyal refahının iyileştirilmesinde önemli rol oynadı Aynı zamanda devletin oluşturduğu sosyal koruma sistemi, özel statüye ilişkin ödemelerle sınırlı değildi. Barınma sağlanması, istihdam programları, eğitim ücretlerinin ödenmesi, girişimciliğin teşviki, hedefe yönelik sosyal yardımlar ve diğer sosyal güvenlik mekanizmaları bu politikanın ana bileşenleri olarak işlev görmüş ve yeni aşamada da yürürlükte kalmaya devam etmektedir Büyük Dönüş'ün temel amacı, yerinden edilmiş insanların uzun yıllardır sahip oldukları statülerini korumak değil, onları kendi topraklarında tam teşekküllü sakinlere, mülk sahiplerine, girişimcilere ve ekonomik kalkınma sürecinin aktif katılımcılarına dönüştürmektir. Bu bakımdan uygulanan değişiklikler sosyal güvenliğin zayıflaması olarak değil, vatandaşların daha fazla hak ve fırsatlara sahip olduğu yeni bir kalkınma modelinin oluşması olarak değerlendirilmelidir Bugün Karabağ ve Doğu Zengezur'da uygulanan politikaların merkezinde insan faktörü bulunmaktadır. Yeni yerleşim yerleri, modern altyapı, istihdam olanakları ve devletin yarattığı sosyal hizmetler, öncelikli yönün vatandaşların uzun vadeli refahını ve güvenli yaşamını sağlamak olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla Büyük Dönüş aşamasında devlet destekleri bir önceki dönemin acil koşullarına göre değil, oluşan yeni yaşamın gereklerine göre sürdürülmektedir Büyük Dönüş programından bahsederken daha çok inşaata odaklanın projeler, yol inşaatları, yeni yerleşim yerlerinin inşaatı. Ancak sürecin en önemli yönü insan faktörüyle ilgili kısmıdır On binlerce ailenin hayatında köklü bir değişiklikten bahsediyoruz. Uzun yıllar geçici yaşam koşullarında yaşayan insanların kendi topraklarına yeniden yerleşmesi hem sosyal, hem psikolojik hem de manevi açıdan önemli bir olaydır Bu insanların çoğunluğu için geri dönüş sadece ikamet değişikliği anlamına gelmiyor. Aile hafızası, tarihi bağlılık ve manevi değerlerle ilgili bir süreçtir. Pek çok aile için geri dönüş, kaybedilen yaşam tarzlarının, dağılmış aile evlerinin ve uzun süredir devam eden manevi bağların yeniden kurulması anlamına geliyor Dolayısıyla geri dönüşün başarılı olması için sadece fiziki altyapının oluşturulması yeterli değildir. İnsanların yeni çevreye uyumu, sosyal ilişkilerin oluşması, istihdam olanaklarının genişletilmesi ve kamu hizmetlerine erişilebilirlik de aynı derecede önemlidir Yeni yerleşim yerlerinde oluşan okullar, kültür merkezleri, kamu hizmet merkezleri, spor ve dinlenme tesisleri insanların sosyal entegrasyonunu hızlandıran önemli faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu faktörler bir geri dönüşün uzun vadeli başarısını belirleyen ana faktörler arasındadır Büyük Dönüş programının bir sonraki aşamasında ana odak noktası, geri dönenlerin sayısının artırılması, yeni yerleşim birimlerinin inşasına devam edilmesi, sosyal altyapının genişletilmesi ve ekonomik faaliyetlerin artırılması olacak Karabağ ve Doğu Zengezur'da şekillenmeye başlayan yeni yaşam modeli, önümüzdeki yıllarda daha da genişleyecek. Amaç sadece yerleşim değil, tamamen işlevsel bir kentsel ve kırsal çevre yaratmaktır Önümüzdeki yıllarda ana yönlerden biri, tamamen işlevsel bir sosyal çevre olarak yeni yerleşim yerlerinin oluşması olacaktır. Buna okulların, anaokullarının, sağlık merkezlerinin, kamu hizmetlerinin, toplu taşıma sistemlerinin ve dijital hizmetlerin geliştirilmesi de dahildir Bir diğer önemli yön ise istihdam fırsatlarının arttırılmasıdır. Geri dönen nüfusun işgücü piyasasına entegre edilmesi amacıyla mesleki eğitim programlarının yaygınlaştırılması, girişimciliğin teşvik edilmesi, serbest meslek projelerinin uygulanması ve yerel ekonomik faaliyetlerin geliştirilmesi planlanmaktadır Tarım, işleme sanayi, hizmet sektörü, turizm ve küçük işletmeler Karabağ ve Doğu Zangezur'un gelecekteki kalkınmasında önemli rol oynayabilir. Bu alanların geliştirilmesi hem geri dönen nüfusa istihdam yaratacak hem de bölgelerin ekonomik potansiyelinin hayata geçirilmesine olanak tanıyacaktır Aynı zamanda sanayi parkları ve sanayi bölgelerinin faaliyetinin genişletilmesi, yeşil enerji projelerinin hayata geçirilmesi, lojistik ve ulaşım olanaklarının arttırılması bölgenin ekonomik kalkınmasına ilave bir ivme kazandıracaktır Sosyal hizmetlerin kullanılabilirliğinin arttırılması da bir sonraki aşamanın temel görevlerinden biri olacaktır. İnsanların yeni yaşam ortamlarına uyum sağlamaları için sosyal destek, psikolojik yardım, aile refahı hizmetleri, eğitim ve sağlık olanakları sürekli geliştirilmelidir Azerbaycan şu anda çatışma sonrası dönemin en karmaşık ve aynı zamanda en stratejik aşamalarından birini yaşıyor. Önümüzdeki asıl görev, çatışmanın yol açtığı sosyal sorunları uzun vadeli kalkınma fırsatlarına dönüştürmektir Bu açıdan bakıldığında geri dönüş politikası yalnızca geçmişin sonuçlarını ortadan kaldırmayı amaçlayan bir dizi önlem değildir. Aynı zamanda yeni bir ekonomik ve sosyal modelin oluşturulması sürecidir. Buradaki temel amaç insanların refahını artırmak, bölgelerin ekonomik potansiyelini arttırmak ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamaktır Yeni aşamanın felsefesi, vatandaşların sosyal desteğin pasif yararlanıcıları değil, yaşam alanlarının geliştirilmesinde aktif katılımcılar olmalarıdır. Bu yaklaşım hem ekonomik aktiviteyi artırmaya hem de sosyal istikrarı güçlendirmeye hizmet ediyor Dolayısıyla Büyük Dönüş süreci, insanların kendi topraklarına dönüşleriyle sınırlı değildir. Bu, yeni bir yaşamın inşa edilmesi, yeni kalkınma fırsatlarının yaratılması ve uzun vadeli bir toplumsal refah modelinin oluşturulması yönünde yürütülen büyük ölçekli bir dönüşüm sürecidir Azerbaycan'ın son 30 yılda ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin sosyal korunması alanında oluşturduğu deneyim, bugün yeni bir aşamaya geçişin önemli temelini oluşturuyor. 121 yeni yerleşim yeri ve konut kompleksi, 62 binden fazla aile ve 300 binden fazla vatandaş inşaatı Barınma koşullarının iyileştirilmesi, yerinden edilenlerin sorunlarının çözümü için 6 milyar manatın üzerinde para ayrılması, konut projelerine 2,3 milyar manatın yönlendirilmesi, 387,3 bin kişiye aylık tek harçlık sağlanması, 3923 öğrencinin eğitim ücretinin devlet tarafından karşılanması, 161 bin kişiye kalıcı istihdam sağlanması, binlerce girişimciye kredi sağlanması ve yoksulluk oranının yüzde 75'ten yüzde 12'ye düşürülmesi gibi bu politika tutarlı ve sonuç odaklıdır. gösteriler Artık o politika, Büyük Dönüşün gereklerine uygun olarak daha geniş bir içeriğe kavuşuyor. Amaç, zorunlu yerinden edilme döneminin sosyal sonuçlarının ortadan kaldırılmasının yanı sıra Karabağ ve Doğu Zengezur'da istikrarlı, güvenli, ekonomik açıdan aktif ve sosyal açıdan güçlü bir yaşam modeli oluşturmaktır Bu anlamda Büyük Dönüş sadece bir çözüm programı değildir. Bu, Azerbaycan'ın çatışma sonrası dönemde uyguladığı en büyük sosyal, ekonomik ve demografik dönüşüm projesidir. Sonuç olarak ortaya çıkan yeni model, Azerbaycan'ın sosyal korumadan sosyal entegrasyona, geçici yerleşimden sürdürülebilir yaşama, devlet yardımlarından ekonomik faaliyete geçişinin bir örneği olarak tarihe geçebilir

Kaynak: apa.az

Diğer Haberler

Müvəqqəti məskunlaşmadan dayanıqlı yaşayışa: Məcburi köçkünlərlə bağlı sosial dəstək mexanizmlərinin yeni modeli - TƏHLİL | Tenqri