Ermenistan için kavşak: barış anlaşması mı yoksa intikam mı? - ANALİZ
Ermenistan'da yapılan seçimler sadece bu ülkenin iç siyasi yaşamını belirlemekle kalmıyor. Bu seçimler aynı zamanda Güney Kafkasya'nın gelecekteki güvenlik mimarisi, barış süreci ve bölgenin jeopolitik yönü açısından da önem taşıyor. Bölgede son yıllarda ortaya çıkan yeni gerçekler karşısında Ermeni

Ermenistan'da yapılan seçimler sadece bu ülkenin iç siyasi yaşamını belirlemekle kalmıyor. Bu seçimler aynı zamanda Güney Kafkasya'nın gelecekteki güvenlik mimarisi, barış süreci ve bölgenin jeopolitik yönü açısından da önem taşıyor. Bölgede son yıllarda ortaya çıkan yeni gerçekler karşısında Ermeni toplumunun alacağı karar hem ülkenin geleceğini hem de bölgenin kalkınma beklentilerini etkileyecektir Azerbaycan Cumhurbaşkanı Kamu Yönetimi Akademisi doçenti ve Bakü Siyaset Bilimciler Kulübü başkanı siyaset bilimci Zaur Memmedov, seçimlerin öneminin çoktan Ermenistan sınırlarını aştığını düşünüyor: "Ermenistan'da yapılan bugünkü seçimler, yalnızca bu ülkenin iç siyasi geleceği açısından değil, aynı zamanda bir bütün olarak Güney Kafkasya bölgesinin gelecekteki kalkınma yörüngesi açısından da özel önem taşıyor. Seçim sonuçları, bölgede son yıllarda oluşan siyasi gerçekliklerin olup olmayacağını belirleyecek. Devam ederse, varılan anlaşmaların uygulanması, barış veya çatışma, risklerin artmasına ve Kafkasya'nın gelecekte ne ölçüde egemen ve istikrarlı bir alan olarak şekilleneceğine doğrudan etki edecektir." Azerbaycan'ın adı neden Ermeni seçimlerinin ana konusu oldu? Bu seçim kampanyasının öne çıkan konularından biri de Ermenistan'ın iç sosyo-ekonomik sorunlarından ziyade Azerbaycan, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Karabağ sorununun tartışılmasıdır. Hatta Azerbaycan, seçim tartışmalarında, siyasi konuşma ve eylemlerde en çok konuşulan konulardan biriydi Bu durum Azerbaycan'ın zaten bölgenin siyasi gündemini belirleyen ana aktör olduğunu gösteriyor. Ermenistan'da faaliyet gösteren siyasi güçler, ister hükümet ister muhalefet olsun, siyasi argümanlarını Azerbaycan faktörünün dışında inşa edemezler Zaur Mammadov, "Seçim kampanyası sırasında hem hükümetin, hem muhalefetin, hem de çeşitli adayların konuşmalarında Azerbaycan ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ismi en çok kullanılan terimlerden biriydi. Bu gerçek, Azerbaycan'ın şimdiden bölgenin siyasi gündemini şekillendiren ana aktörlerden biri haline geldiğini gösteriyor. Ermenistan'da yaşanan siyasi süreçlerde Azerbaycan faktörünün ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in etkisi açıkça hissediliyor." Siyaset bilimciye göre, Ermeni muhalefetinin Paşinyan'ı "Azerbaycan'ın çıkarlarına hizmet eden bir siyasetçi" olarak göstermeye çalışması tesadüf değil: "Bu yaklaşım aslında muhalefetin Azerbaycan ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e yönelik kaygısını ve siyasi tartışmalarda hissedilen tehlike algısını ortaya koyuyor." Azerbaycan seçimlerden ne bekliyor? Azerbaycan için asıl mesele belli bir adayın iktidara gelmesi değil. Bakü için önemli olan Ermenistan'ın hangi siyasi yolu seçeceğidir Bu seçimler aslında barış ve intikam arasında bir seçimdir Bugün Azerbaycan bölgedeki barış gündeminin yazarı ve başlatıcısıdır. Savaş sonrası dönemde Bakü iletişimin açılması, ekonomik entegrasyon, bölgesel işbirliği ve karşılıklı tanımaya dayalı yeni bir model önerdi Zaur Mammadov, seçim sonucunun bu açıdan özellikle önemli olduğuna inanıyor: "Ermeni seçmenler Nikol Paşinyan'a yeniden güvenirse, bu durumda Bakü ile Erivan arasında son zamanlarda varılan anlaşmaların uygulanması için daha uygun koşullar oluşacaktır. Bu anlaşmaların önümüzdeki beş yıl içinde gerçekleşmesi açısından Paşinyan'ın iktidarda kalması önemlidir." Siyaset bilimciye göre asıl mesele, Ermenistan Anayasası'ndaki değişikliklerin hayata geçirilmesi ve Azerbaycan'ın temel taleplerinin hukuksal düzeye aktarılması: "Özellikle Ermenistan Anayasasında değişiklik yapılması, referandum yapılması ve yasal prosedürler çerçevesinde Azerbaycan'ın temel taleplerinin yerine getirilmesi önemli konular olarak değerlendiriliyor." Karabağ kartının yeniden uygulamaya konması neyi gösteriyor? Seçim kampanyalarında dikkat çeken bir diğer trend ise Karabağ meselesinin yeniden siyasi araca dönüştürülmesi Sadece Ermenistan'da değil, Batı'da ve Rusya'da da belli çevreler bu konuyu yeniden gündeme getirmeye çalışıyor "Son olaylar, rövanşist güçlerin Karabağ meselesini yeniden gündeme getirmeye çalıştığını gösteriyor. Sadece Ermenistan'da değil, Batı'da ve Rusya'da da bazı çevreler Karabağ meselesini, kültürel mirası ve diğer konuları yeniden gündeme getirmeye çalışıyor." Zaur Memmedov diyor Bu bağlamda, İsviçre'deki eski ayrılıkçıların İsviçreli milletvekilleri toplantılar, Avrupa Parlamentosu'nda alınan bazı kararlar, Rusya'da "Tatik-Papik" konusu etrafında yürütülen propaganda da aynı eğilimin unsurları gibi görünüyor Siyaset bilimci, Batı'da ve Rusya'da hâlâ Karabağ kartını yeniden dolaşıma sokmak isteyen güçlerin bulunduğunu düşünüyor: "Şu anda Batı Paşinyan'ı, Rusya da muhalefeti destekliyor. Aynı zamanda ABD'de, Avrupa Birliği'nde ve Rusya'da da Karabağ meselesini yeniden gündeme getirmek isteyen güçler var. Bu çevreler gelecekte bu konuyu Azerbaycan üzerinde baskı aracı olarak kullanmaya çalışabilirler." Azerbaycan'ın temel beklentisi anayasa değişikliği Karabağ meselesinin seçim kampanyasında yeniden gündeme getirilmesi, Azerbaycan'ın Ermenistan Anayasası'nın değiştirilmesi talebinin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor Sorun sadece tek tek politikacıların açıklamalarında değil. Sorun, Ermenistan'ın hukuki ve siyasi sisteminde Azerbaycan'a yönelik toprak iddialarının tamamen ortadan kaldırılmamasıdır Zaur Mammadov, sorunun tek seferlik çözümünün hukuki düzeyde gerçekleşmesi gerektiğine inanıyor: "Sorunun tek seferlik çözümü için hukuki kararların Ermenistan Anayasası çerçevesinde alınması gerekiyor. Bu nedenle Paşinyan'ın sadece kazanması değil, parlamentoda üçte ikilik çoğunluğu da kazanması özellikle önem taşıyor." Ona göre böyle bir sonuç, yetkililere referandum başlatma fırsatı verebilir: "Böyle bir sonuç, iktidar partisine koalisyona ihtiyaç duymadan referandum başlatma ve Ermeni halkının Azerbaycan'la ilişkilerin geleceğine ilişkin doğrudan pozisyonunu ortaya çıkarma fırsatı verebilir." Sorumluluğun doğrudan Ermeni toplumuna düşeceğine inanan siyaset bilimci, "Bu durumda sorumluluk doğrudan Ermeni toplumuna düşecek ve uluslararası toplum, Ermenistan'ın barışı mı yoksa çatışmayı mı tercih ettiğini açıkça görecek." Karabağ kurumları kaldırılmalıdır Azerbaycan'ın seçim sonrası Ermenistan'dan beklediği en önemli adımlardan biri Karabağ adı altında faaliyet gösteren tüm kurumların bir defaya mahsus tasfiye edilmesidir Bölücü ideolojiyi ayakta tutan farklı temsillerden, temsillerden, fonlardan ve yapılardan bahsediyoruz Eğer Ermeni liderliği gerçekten barış sayfasını kapatmak istiyorsa öncelikle bu kurumların faaliyetlerine son vermelidir Bunun sadece Ermenistan'da değil, Fransa'da, ABD'de, Rusya'da ve diğer ülkelerde de yapılması gerekiyor. Ayrılıkçı temsilciliklerin yurt dışında faaliyet göstermesi ve bunların çeşitli formatlarda muhafaza edilmesi barış sürecinin ruhuna aykırıdır Karabağ kurumlarını tasfiye etmeden Ermenistan'ın yeni bir siyasi rotaya geçtiğini iddia etmek zor olacaktır TRIPP ve yeni bölgesel fırsatlar Azerbaycan'ın önerdiği işbirliği modelinin sadece siyasi değil ekonomik içeriği de var TRIPP projesi, ulaşım koridorları, yeşil enerji yolları ve bölgesel iletişimin açılması tüm Güney Kafkasya için yeni fırsatlar yaratıyor Zaur Mammadov, bölge tarihinde böyle bir fırsatın ilk kez ortaya çıktığına inanıyor: "Azerbaycan'ın Ermenistan'a sunduğu TRIPP ve diğer girişimler de dahil olmak üzere projeler her iki devlet için de büyük önem taşıyor. Bölge tarihinde ilk kez böyle bir fırsat ortaya çıktı ve bu fırsatın maksimum düzeyde kullanılması gerekiyor." Siyaset bilimciye göre bu fırsatın kaçırılması ciddi bir stratejik hata olabilir: "Bu tarihi fırsatın kaçırılması ciddi bir hata olur. İntikamcı güçlerin iktidara gelmesi, Ermenistan'ın çeşitli yabancı nüfuz merkezlerinin çıkarlarına hizmet eden bir siyasi rotaya dönmesiyle sonuçlanabilir." Batının ikiyüzlülüğü ve seçim standartları Seçimlere ilişkin tartışmalarda öne çıkan konulardan biri de Batı'nın ve uluslararası gözlem kurumlarının tutumu Batı, uzun yıllardır çeşitli ülkelere demokrasiyi ve seçim standartlarını öğretmeye çalışsa da, idari kaynakların kullanımı, siyasi baskılar, tutuklamalar, oy satın alma ve dış müdahale iddiaları konusunda Ermenistan'da görülen hassasiyeti göstermiyor Sonuç olarak Batı'nın, Rusya'nın ve Ermenistan'ın iç siyasi güçleri süreci farklı şekillerde etkiliyor. Ancak seçimleri gözlemleyen uluslararası yapılar bu sorunların önemli bir kısmını görmezden geliyor Ermenistan barışa mı yoksa çatışmaya mı oy veriyor? Zaur Memmedov'a göre 7 Haziran Ermenistan için sıradan bir seçim günü değil: "7 Haziran Ermenistan için bir seçimdir Ülke, Batı ile Rusya arasında olduğu kadar barış ile savaş arasında da etkili bir şekilde seçim yapıyor. Aynı zamanda Azerbaycan ve Türkiye ile ilişkilerde hangi yolun seçileceğine de Ermeni toplumu karar veriyor." Siyaset bilimci, Azerbaycan'ın hedefinin bölgeyi jeopolitik çatışma alanına dönüştürmek olmadığını vurguluyor: "Azerbaycan'ı Ermenistan ve diğer birçok ülkeden ayıran temel nokta, bölgeyi Batı ile Rusya ya da Batı ile İran arasında jeopolitik çatışma alanına dönüştürmek istememesidir. Azerbaycan'ın hedefi bölgeyi istikrar ve işbirliği alanına dönüştürmektir." Bu açıdan bakıldığında Ermeni seçimleri sadece bir iktidar mücadelesi değildir. Bu seçimler bölgenin gelecekteki kalkınma modelinin, barışın mı yoksa intikamın mı seçimidir. Azerbaycan için asıl sonuç, belirli kişilerin zaferi değil, Ermenistan'ın hukuki ve siyasi düzeyde barış yolunu seçmesi, Anayasasını değiştirmesi ve Karabağ adı altında faaliyet gösteren tüm kurumları kalıcı olarak ortadan kaldırmasıdır. Bu durumda Güney Kafkasya'da uzun vadeli ve sürdürülebilir bir barıştan bahsetmek mümkün olacaktır


