Tarihi mimarimize karşı grafiti vandalizmi
Nizami Sinema Merkezi'nin duvarının tahrip edilmesi sadece Azerbaycan'da değil, tüm dünyada tartışma yarattı: "Grafiti sanatı mı, vandalizm mi?" sorusunu tekrar gündeme getirdi. Grafiti severler eylemlerini "bir sanat biçimi" olarak görse de, uluslararası pratikte bu adım - özel ve kamu mülkiyetinin

Nizami Sinema Merkezi'nin duvarının tahrip edilmesi sadece Azerbaycan'da değil, tüm dünyada tartışma yarattı: "Grafiti sanatı mı, vandalizm mi?" sorusunu tekrar gündeme getirdi. Grafiti severler eylemlerini "bir sanat biçimi" olarak görse de, uluslararası pratikte bu adım - özel ve kamu mülkiyetinin duvarlarının tahrif edilmesi, birinin fantezisinin çirkin biçimlerde süslenmesi - vandalizm ve suç olarak değerlendiriliyor. Çünkü bu "resimler" mülke zarar veriyor, genel imajı bozuyor, ekonomik sorun yaratıyor. Örneğin ABD'de grafiti meraklılarının sprey boya "tablolarının" kaldırılması için milyarlarca dolar harcandığı söyleniyor. Her ne kadar graffiti severler eylemlerini "sokak sanatı örnekleri" olarak sunmaya çalışsalar ve hatta sergiler düzenleyerek meşrulaştırmaya çalışsalar da bu eylemler dünyada vandalizm olarak değerlendiriliyor. "The New York Times" bu konuda şöyle yazıyor: "Grafiti her zaman vandallıktır. Kendi evinizde yapmayacağınız şeyi başkasının mülküne yapmak anlamına gelir. Grafiti sergilerine ev sahipliği yapan müzeler veya sanat galerileri bile duvarlarının tahrif edilmesini kabul edemez." 20 yaşındaki A.S., 16 yaşındaki L.M., 16 yaşındaki SH.Q ve 17 yaşındaki MB, gece yarısı Sinema Merkezi'nin duvarını tahrip ederek grafitinin vandalizm olduğunu bir kez daha kanıtladı. Birincisi, Nizami Sinema Merkezi, başkentin merkezinde yer alan, kültürel ve tarihi açıdan önemli bir yapıdır ve duvarının tahrip edilmesi, tarihi bir esere yönelik vandalizmdir. İkincisi, bu adım başkentin genel görünümüne yönelik sorumsuzca bir adımdır. Bakü, tarihi ve yüksek temizliği ile dünyada bilinen bir şehirdir. Tarihi yapıların zarar görmesi bu imajı zedeleyen bir adımdır. Üçüncüsü Bakü'de son yıllarda gerçekleştirilen büyük çaplı güzelleştirme, temizlik ve restorasyon çalışmaları şehri daha da güzelleştiriyor. Bu güzelliğin arkasında büyük bir emek ve kaynak var. Vandalizm eylemleriyle bu güzelliğe zarar verilmesi hem emeğe saygısızlıktır hem de devlet bütçesine zarar verir. Grafiti resimlerinin kabul edilemezliği aynı zamanda Azerbaycan kültürüne yabancı olmasıdır. Duvarların tahrif edilmesiyle sonuçlanan sözde "sanat eserleri" Bakü'ye yabancı bir kültür getirme çabası olarak değerlendirilebilir ki bu hiç de olumlu bir şey değildir. Grafitinin daha yaygın olduğu Batı ülkelerinde bile vandallık sayılıyorsa, bize yabancı olan sözde "sanat"ı neden kabul edelim ki?! Gençlerin ve ebeveynlerin bunu düşünmesi ve toplum olarak bu tür eylemlere karşı mücadele etmemiz gerekiyor. Gençler, bu tür bir sorumsuzlukla hepimizin sahip olduğu şehri çirkinleştirdiklerini ve başkalarının çalışmalarına saygısızlık ettiklerini anlamalıdır. Ebeveynler ayrıca çocuklarını bu tür eylemlerden uzak tutmalı, onlara sorumluluk duygusu ve kamu malına saygı duygusunu aşılamalıdır. Author: Publika.az Paşinyan, Putin'in karşısında "beyaza döndü": "Pax Rusya" dönemi sona mı eriyor? Putin ile Paşinyan arasında "söz düellosu": Ermenistan çatışma bölgesine dönüşüyor Ülkemizin enerji politikasında yeni ve stratejik bir dönem başlıyor ABD ve İran'ın akıl almaz şartları: Kim teslim olacak? İran'da rejim değişti mi? - Trump'ın mesajının şifreleri ve gerçek plan Trump'ın geri çekilme taktiği: İran liderliğinde yeni bir "kurban" mı seçildi? Bu ilçede bir gecede 10 kişi hastaneye kaldırıldı - Ne oluyor? ABD uçağı böyle düşürüldü - Anbaan videosu Bu ülkede şiddetli deprem oldu: 8 kişi öldü - Güncellendi Bugünün burcu: Bilinçaltınız size önemli mesajlar verecek BAE'de Habshan gaz yapısına saldırı: Ölü ve yaralılar var "Karabağ" - "Sabah" maçında ilginç olay - Video Azerbaycan'da kulübün başkanı taraftarları isyana çağırdı: Kimse sessiz kalmamalı! -Video ABD ve İsrail Kharg adasına saldırdı: Bir kişi öldü


