Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Tarihe yazılan grafitiler: Kim kültürümüzü lekelemek ister?

Azerbaycan'da 2026 yılının "Şehir Planlama ve Mimarlık Yılı" olarak ilan edilmesi, ülkenin kültürel stratejisinin önceliklerini gösteren önemli bir siyasi ve ideolojik mesajdır. Tarihsel kökleri, çok katmanlı kültürü ve coğrafi çeşitliliği olan Azerbaycan için mimarlık, ulusal kimliğin oluştuğu teme

yaklaşık 2 saat önce0 görüntülememodern.az
Tarihe yazılan grafitiler: Kim kültürümüzü lekelemek ister?
Paylaş:

Azerbaycan'da 2026 yılının "Şehir Planlama ve Mimarlık Yılı" olarak ilan edilmesi, ülkenin kültürel stratejisinin önceliklerini gösteren önemli bir siyasi ve ideolojik mesajdır. Tarihsel kökleri, çok katmanlı kültürü ve coğrafi çeşitliliği olan Azerbaycan için mimarlık, ulusal kimliğin oluştuğu temel platformlardan biridir. Bu bakımdan devletin bu alana özel önem verdiği bir sır değil, aslında küreselleşen dünyada ulusal hafızanın korunması amaçlanıyor Tarihsel olarak Azerbaycan'ın mimari yüzü farklı medeniyetlerin etkisi altında oluşmuştur. Doğu ve Batı mimari geleneklerinin sentezi, dini hoşgörü ve çok kültürlü ortam bu alanda belirgindir. Başkent Bakü bu çeşitliliğin en parlak örneğidir. Rönesans, Barok ve Neoklasik üslupların yanı sıra modern mimari örneklerin de paralel olarak geliştiği ender şehirlerden biridir. Bu çeşitlilik Azerbaycan'ın kültürel zenginliğini ve bölgedeki eşsiz konumunu göstermektedir Ancak modern zamanlarda küreselleşmenin getirdiği standartlaşma eğilimi, ulusal mimari kimliklere ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Kentsel çevrede hızlı modernleşme, yeni binaların hakimiyeti ve görsel estetikte tekdüzelik eğilimi, tarihi mirasın geri planda kalmasına neden olmaktadır. Bu süreç yalnızca fiziksel değişimlerle sınırlı kalmamakta, aynı zamanda toplumun tarihi hafızaya ve kültürel değerlere karşı tutumunu da yıpratmaktadır Bugün Nizami Sinema Merkezi'nin duvarlarına çizilen grafiti yarın başka bir tarihi eserin kaderi olabilir. Bu gibi durumlar ihmal edilirse, sonuçta kaybedilen şey, bir binanın estetik görünümünden ziyade, bütün bir milletin hafızası, kimliği ve tarihidir Kültür rastgele oluşmaz ve onu korumak sadece devletin değil her vatandaşın sorumluluğundadır. Tarihi eserlere yönelik tutum, toplumun geçmişine, değerlerine ve geleceğine yönelik tutumunun bir göstergesidir. Bu bakımdan konunun "ucube" olarak küçümsenmesi değil, ciddi bir toplumsal sorun olarak kabul edilmesi için sorunun önüne geçilmesi için hem hukuki hem de eğitimsel adımların atılması gerekmektedir Unutulmamalıdır ki kültürel miras bize miras değil, bizden gelecek nesillere aktarılmaktadır. Bu emaneti korumak bir seçenek değil, görevdir. Aksi takdirde bugün duvarlara çizilen graffitiler yarın tarihimizden silinen izlere dönüşecektir Bu bağlamda Nizami Sinema Merkezi binasına grafiti çizilmesi bir vandalizm eylemi ve daha geniş bir kültürel sorun olarak değerlendirilmelidir. 1934 yılında inşa edilen bu bina, Bakü'nün mimarlık tarihinde özel bir yere sahip olup, Sovyet dönemi neoklasik üslubunun en karakteristik örneklerinden biridir. Cephesinde gözlenen simetri, anıtsal sütunlar ve dekoratif unsurlar estetik zevk yaratmakta ve tarihi zenginliğimizi göstermektedir. Böyle bir mimari anıta müdahale, aslında ulusal mirasa ve toplumsal hafızaya yönelik bir darbe olarak değerlendirilmelidir Konunun bir diğer önemli yönü de bu gibi durumların nedenleri ile ilgilidir. Bu birkaç gencin sorumsuz davranışı mı? Hayır, sorunun kökü daha derinlerde. Bu sorunun temelinde vatan sevgisinin olmayışı, tarihini anlayamama sorunu var Geçtiğimiz günlerde Nizami Sinema Merkezi'nde "Nargin: Sonuna Kadar Gizemli" filminin gösterimi yapıldı. Filmde, Çarlık Rusya'sının Bakü'nün Nargin Adası'nda tuttuğu Türk esirlerin akıbeti ve onların kurtuluşu için kendini feda eden Azerbaycanlı Sona Hacıyeva'nın hayatı anlatılıyor. Nizami Sinema Merkezi aynı zamanda burada bu tür filmleri izleyenler için kültürel ve tarihi bir hafızanın da taşıyıcısı olmuştur. Ama tarihimizi koruyan bina bugün saldırı altında Bu tür vakalarla ilgili olarak "kaprisli" veya "gençlik davranışı" gibi yumuşak açıklamalar yapmak, sorunun özünü küçümsemek anlamına gelir. Kültürel mirasa yönelik her müdahalenin hukuki ve sosyal açıdan ciddi bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü bu miras, bugünün nesline değil, gelecek nesillere ait olan milli bir zenginliktir

Kaynak: modern.az

Diğer Haberler

Tarixə çəkilən qrafiti: Mədəniyyətimizi kimlər ləkələmək istəyir? | Tenqri