Tenqri
Ana Sayfa
Kültür

İsmail Gaspıralı ve "Dilde, Fikirde, İşte Birlik" İlkesinin Anlamı

Kırım Tatar aydını İsmail Gaspıralı, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında Rusya Müslümanları arasında başlattığı yenilenme hareketiyle Türk dünyasının ortak hafızasında özel bir yer edinmiştir. Onun adıyla anılan "Dilde, fikirde, işte birlik" özdeyişi, dağınık coğrafyalara yayılmış Türk topluluklarının

0 görüntülemeTenqri
İsmail Gaspıralı ve "Dilde, Fikirde, İşte Birlik" İlkesinin Anlamı
Paylaş:

Kırım Tatar aydını İsmail Gaspıralı, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında Rusya Müslümanları arasında başlattığı yenilenme hareketiyle Türk dünyasının ortak hafızasında özel bir yer edinmiştir. Onun adıyla anılan "Dilde, fikirde, işte birlik" özdeyişi, dağınık coğrafyalara yayılmış Türk topluluklarının ortak bir kültürel zemin etrafında buluşması gerektiği fikrini üç sözcükle özetler. Bu ilke, siyasi bir devlet projesinden çok, kültürel ve eğitimsel bir uyanış çağrısı olarak okunmalıdır Gaspıralı'nın çıkış noktası, yaşadığı dönemde Rusya İmparatorluğu sınırları içindeki Müslüman toplulukların eğitim ve kültür alanında geri kalmışlığıydı. Geleneksel mektep sisteminin ezbere dayalı, çağın bilgisinden kopuk yapısını eleştiren Gaspıralı, "usul-i cedid" yani yeni yöntem adı verilen bir eğitim modelini geliştirdi. Bu modelde çocuklara okuma yazma daha kısa sürede öğretiliyor, ders programına aritmetik, coğrafya ve doğa bilgisi gibi modern konular ekleniyordu. Açtığı yeni usul mektepleri, kısa sürede Kafkasya'dan Türkistan'a uzanan geniş bir alanda yaygınlaştı Gaspıralı'nın en kalıcı araçlarından biri 1883'te yayımlamaya başladığı "Tercüman" gazetesi oldu. Bu gazete yalnızca bir haber yayını değil, aynı zamanda ortak bir kültürel dil inşa etme girişimiydi. Gaspıralı, farklı Türk lehçelerini konuşan toplulukların birbirini anlayabileceği, sade ve anlaşılır bir ortak edebî dil kullanmaya özen gösterdi. Amacı, Kırım'dan Kazan'a, Bakü'den Buhara'ya kadar uzanan okurların aynı metni okuyup anlayabilmesiydi. Bu çaba, "dilde birlik" ilkesinin somut bir uygulamasıydı İlkenin üç boyutu birbirini tamamlar. "Dilde birlik", lehçe farklarını ortadan kaldırmadan karşılıklı anlaşılabilir bir kültürel dil hedefini; "fikirde birlik", ortak bir aydınlanma ve ilerleme bilincini; "işte birlik" ise eğitim, yayıncılık ve toplumsal hayatta dayanışmayı ifade eder. Bu üçlü, bir topluluğun yalnızca kanla değil, paylaşılan değer ve çabalarla bir arada durabileceği inancına dayanır. Gaspıralı'nın vurgusu daima kültür ve eğitim üzerinedir Gaspıralı'nın yaklaşımının ayırt edici özelliği, ölçülü ve yapıcı oluşudur. O, içinde yaşadığı imparatorluğa karşı çatışmacı bir siyaset gütmek yerine, eğitim ve kültür yoluyla toplulukların kendilerini geliştirmesini öncelemiştir. Kadınların eğitimine verdiği önem, çıkarılan kadın dergileri ve açılan kız mektepleri, onun yenilikçiliğinin bir başka veçhesidir. Bu yönüyle Gaspıralı'nın hareketi, modernleşmeyi gelenekle uzlaştırmaya çalışan ılımlı bir reform çizgisidir Gaspıralı'nın yöntemini özgün kılan bir başka boyut, fikirlerini soyut bildirilerle değil somut kurumlarla hayata geçirmesidir. Açtığı her yeni usul mektebi, çıkardığı her dergi ve yetiştirdiği her öğretmen, savunduğu ilkelerin yaşayan birer örneğiydi. Bu pratik yönelim, hareketin kalıcı olmasını sağladı; çünkü bir fikir, ancak onu taşıyan kurumlar ve insanlar aracılığıyla nesilden nesile aktarılabilir. Gaspıralı'nın eğitim seferberliği, bu nedenle yalnızca bir düşünce akımı değil, geniş bir toplumsal dönüşüm girişimiydi Gaspıralı'nın etkisi kendi yaşadığı coğrafyayı çok aşmıştır. Düşünceleri, yirminci yüzyılın başında ortaya çıkan ceditçilik hareketinin temel referanslarından biri olmuş, Türkistan'dan İdil-Ural'a kadar pek çok aydını etkilemiştir. Onun ortak dil ve ortak eğitim fikri, sonraki kuşaklarda farklı biçimlerde yeniden yorumlanmış, hem Osmanlı coğrafyasındaki Türkçü aydınlarla hem de Rusya Müslümanlarının reform hareketleriyle verimli bir etkileşim içine girmiştir Bugün Gaspıralı'yı hatırlamak, kültürel yakınlığın siyasi sınırlardan bağımsız biçimde nasıl kurulabileceğini düşünmek demektir. Onun mirası, ayrılık değil dayanışma, çatışma değil eğitim ve ortak anlama üzerine kuruludur. "Dilde, fikirde, işte birlik" ilkesi, bir yüzyıldan fazla zaman geçmesine rağmen, kültürel kimlik ve dayanışma tartışmalarında hâlâ üzerinde durulan bir referans noktası olmaya devam etmektedir

Kaynak: tenqri.com

Diğer Haberler

İsmail Gaspıralı ve "Dilde, Fikirde, İşte Birlik" İlkesinin Anlamı | Tenqri