Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Özel'den Bakan Bayraktar'a: İşçileri patronun evinin önüne yolluyorsan sen bakanlık yapmıyorsun, o makamı işgal ediyorsun! | T24

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın kendisiyle ilgili sözlerine, "Bir işçi mağdur olduğunda gelip eylem yaptığında, işçinin o demokratik protestosuna tahammül edebilecek biri bakan olsun. Benim öyle bakan adayım var. Sen işçiyi patronun evinin önüne

0 görüntülemet24.com.tr
Özel'den Bakan Bayraktar'a: İşçileri patronun evinin önüne yolluyorsan sen bakanlık yapmıyorsun, o makamı işgal ediyorsun! | T24
Paylaş:

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın kendisiyle ilgili sözlerine, "Bir işçi mağdur olduğunda gelip eylem yaptığında, işçinin o demokratik protestosuna tahammül edebilecek biri bakan olsun. Benim öyle bakan adayım var. Sen işçiyi patronun evinin önüne yolluyorsan sen bakanlık yapmıyorsun, sen o makamı işgal ediyorsun." yanıtını verdi CHP lideri Özel'in dün gerçekleştirdiği grup toplantısında, haklarını aramak için açlık grevi başlatan Doruk Madencilik işçileri de katılmıştı. Özel, toplantıda, "AK Parti döneminde madenlerde Soma felaketi gibi 7 Soma oldu ama kimse işin o tarafına bakmıyor. Son 23 yılda 35 bin işçi iş kazalarında, cinayetlerde hayatını kaybettiği, 35 binin bir sayı-rakam olmadığını, gözü yaşlı anne-baba, dul kalmış eş, babasız kalmış çocuk olduğunu hatırlayalım. Soma üzerinden 12 yıl geçti, madencilerin çilesi bitmedi. Doruk Madencilik işçileri 9 gündür Ankara'da açlık grevindeler. Ücret ve tazminatlarını istiyorlar. Ne yapmışlar da polis her zaman tam karşılarında. Adımını atana gözaltı yapıyorlar. Bu mücadele hepimizin onur mücadelesidir. AKP tam 386 bin maden ruhsatı dağıtmış." ifadelerini kullanmıştı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise sosyal medya hesabından Özel'e yanıt vererek, "2002 öncesi verilen maden ruhsatı sayısı iddia ettiğiniz gibi 1186 değil, 52.686’dır. Hükümetlerimiz dönemi ve önceki dönemlerde verilen ruhsatlardan şu an 13.157’si yürürlüktedir. Üstelik fiilen madencilik faaliyetine konu alan, ülkemiz yüzölçümünün sadece %0,18’i düzeyindedir. İlgili Holding’in ise 12 arama, 184 işletme ruhsatı yürürlüktedir; ancak tüm izin süreçleri tamamlanmış ve fiilen üretim yapılabilen ruhsat sayısı 92’dir. Bu şirketle ilgili bakanlığımızın bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar ve aldığı tedbirler de kamuoyunun malumudur." demişti CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay'ı ziyaret etti. Ziyaret sonrası açıklama yapan Özel, Bakan Bayraktar'ın kendisine yönelik sözlerine yanıt verdi "Sayın Bakan'ın açıklamalarını ben Zaytung haberi olarak okusaydım, gülümserdim. Bu şirketin bir daha bundan sonra ruhsat vermeyeceğim demek değil bakanın işi. Böyle adamlara maden ruhsatını baştan vermemek bakanlığın işi." diye konuşan Özel, şöyle devam etti: "'3 yıldır dediği, benim bakanlığımdan önce' demek istiyor. AK Parti'de esas mevzu şuna geliyor, sürekli devri sabık yaratıyorlar ama farkında değiller, bu düzenlemelerin yapılmasıyla ilgili ne kadar eksiklik varsa o eksikliklerin hepsini de AK Parti iktidarı yaptı, başkası yapmadı. 23 yıldır AK Parti var. Bu ülkede birileri gelip, çantalarına 2 bin 600 tane maden ruhsatı dolduruyorsa bu AK Parti'nin pratiğidir. AK Parti'den önce 80 yılda 1300 tane maden ruhsatı verilecek, sizin döneminizde 366 bin maden ruhsatı verilecek. Bu adamın çantasında kullanılmaya hazır 2 bin 600 tane maden ruhsatı olacak. Bu adamlara siz ruhsatı verdiniz Damat Albayrak'ın kurduğu sistemle, Tayyip Bey'in himayesinde bu düzen kuruldu. Çok açık ve net bir şekilde görmesi lazım ki Bakan'ın, bugün Doruk Madencilik'i yapan da AK Parti'nin kara düzenidir, Soma'da 301 madenciyi yutan da AK Parti'nin madenlerde kurduğu kara düzendir. Bakan'ın işi öyle adamların maden ruhsatı almasını ve emekçinin hem canının hem de maaşının yanlış adamlara emanet edilmemesidir. Bakanlığın önü değil, holding patronunun evinin önü diyorsak o zaman bakanlığı bırak. Bir işçi mağdur olduğunda gelip eylem yaptığında, işçinin o demokratik protestosuna tahammül edebilecek biri bakan olsun. Benim öyle bakan adayım var. Sen işçiyi patronun evinin önüne yolluyorsan sen bakanlık yapmıyorsun, sen o makamı işgal ediyorsun." Bakan Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetmişti: "Özgür Özel’in bugün Grup Toplantıları esnasında bakanlığımızı ve madencilik sektörümüzü ilgilendiren konularla ilgili yaptığı talihsiz açıklamalarını gerçek dışı ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Gerçeklerden kopuk bu iddialarınızın hangisini düzeltelim. Zira her cümleniz ayrı bir çarpıtma, her iddianız ayrı bir istismar konusu 2002 öncesi verilen maden ruhsatı sayısı iddia ettiğiniz gibi 1186 değil, 52.686’dır. Hükümetlerimiz dönemi ve önceki dönemlerde verilen ruhsatlardan şu an 13.157’si yürürlüktedir. Üstelik fiilen madencilik faaliyetine konu alan, ülkemiz yüzölçümünün sadece %0,18’i düzeyindedir İlgili Holding’in ise 12 arama, 184 işletme ruhsatı yürürlüktedir; ancak tüm izin süreçleri tamamlanmış ve fiilen üretim yapılabilen ruhsat sayısı 92’dir. Bu şirketle ilgili bakanlığımızın bugüne kadar uyguladığı yaptırımlar ve aldığı tedbirler de kamuoyunun malumudur Gerçekler bu kadar açıkken, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu çabaların tek bir izahı vardır: Siyasi manipülasyon Çünkü sizler, kendi yönetiminizdeki CHP’li belediyelerde ortaya çıkan yolsuzluk iddialarına cevap veremezken; iftirayı, çarpıtmayı ve karalamayı siyaset zannediyorsunuz Gabar’da petrol bulunmasını “hikaye” diyerek küçümseyen, Karadeniz gazını “yok sayan”, Mavi Vatan vizyonuna "masal" diyen, Akkuyu Nükleer Santrali’nin iptal edilmesini savunan bir anlayışın bugün bize ders vermeye kalkması ibretliktir. Türkiye’nin stratejik kazanımlarını itibarsızlaştırmaya çalışan bu yaklaşımın derdi ne emekçidir ne de ülke menfaati Biz ise dün olduğu gibi bugün de işçimizin, emekçimizin hakkını korumaya, ülkemizin kaynaklarını milletimizin menfaatine kullanmaya ve gerçekleri her platformda ifade etmeye devam edeceğiz." Özel, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü ile ilgili şunları kaydetti: “Tabii konu 1 Mayıs olunca, sendika ve sendikalaşma olunca, emeğin sorunları olunca bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türk- İş’le, işçilerle konuşacağımız çok şey var. Önce şu taahhüdümüzü söyleyelim. 2010 yılında iktidar partisi, ‘1 Mayıs hem bayram hem de Taksim’de’ diye bununla övünen bilboardlar yaptırmıştı. İki sene Taksim’e çıkış serbest oldu. Sonra bu iktidar, Taksim’den korkar oldu. Şimdi 1 Mayıs’ta bayram da zehir Taksim de yasak. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında işçi hangi meydanı istiyorsa o meydan 1 Mayıs günü işçinindir. Külliyenin, Cumhurbaşkanlığı’nın bahçesini istiyorsa, orası işçiye açık olacaktır. Bir kere bunu söylemek lazım. Bir gün bütün işçilerin hep birlikte istediklerinde Taksim’de, istediklerinde milyonlarca işçinin birlikte 1 Mayıs’ı kutlayacağı meydanlarda, onlarla birlikte olacağımız o günü, halay çekmeyi bekliyoruz. O gün için mücadele ediyoruz. Mücadelemiz buna ilişkindir. Bütün işçilerin 1 Mayıs’ı kutlu olsun öncelikle Biraz önce Sayın Başkan bahsetti. Çok mutluyuz ki Doruk Madencilik ile ilgili sorun çözüldü. Bu sorunun çözümüne emeği, katkısı olan herkese teşekkürler. Öncelikle çocuklarının hakkı için, alınterleri için, Eskişehir’den kalkıp Ankara’ya kadar gelen; gereğinde yalın ayak yürüyen, gereğinde açlık grevi yapan; gözaltına alınan ama bırakıldığında mücadelesini bırakmayan emekçi arkadaşlarımızın karşısında saygı ile eğiliyoruz. Hepimiz katkı sağlamaya çalıştık ama başarı onların başarısıdır, onların mücadelesidir. Bu süreçte Sayın Başkan’ın da hem gözaltı süreçlerinde İçişleri Bakanlığı ve Emniyet nezdinde, hem de sorunların çözülmesi için görüşülmesi gereken her kademede katkı sağladığını ve bu konuda emekten, işçiden yana tavır içinde olduğunu bildiğimiz kısımları vardı, bilmediğimiz kısımlarını Sayın Başkan’dan öğrendik. Bu anlamda da teşekkür ediyoruz. Buradan Türkiye’de ‘Emeğimin karşılığını alamıyorum, alınterim sömürülüyor’ diyen herkese öncelikle sendikalı olmayı öğütlüyoruz, sendikalı olmayı tavsiye ediyoruz. En kötü sendika, sendikasızlıktan iyidir. Tabii en kötü sendika, sendikasızlıktan iyi diye sendikacılığı da kötü yapmamak lazım. Sendikacıların da kendilerine verilen görevleri, işçinin kendisine verdiği yetkiyi en iyi şekilde kullanması lazım. Ama bu niyette olsanız da önünüzde çok engeller var. İşte o engelleri konuştuk Sayın Başkanımızla birlikte Baktığınızda kimse mangalda kül bırakmıyor. Herkes emekten yana, emekçiden yana, sendikadan yana. İşte bugün akşamüstü tahmin ediyorum ki saat 16.00’da Külliye’de program olacak, 1 Mayıs temalı. Emekçiden yanasınız iktidar olarak değil mi? Bizim zaten bütün derdimiz emekçinin hakkını alması. Dönüp baktığınızda muhalefette buna karşı çıkan yok. O zaman hemen oturulsun, hemen çalışılsın. Yani Türkiye’de sendikalaşmaya çalışan işçilerin karşısında işte filanca ildeki bir örgütlenme için bambaşka bir ilde açılan davanın üç yıl sürüp, sendikanın gelmesi için üç yıl başka bir şehirdeki davanın beklendiği örneklerden bahsetti Genel Başkan yukarıda. Biz biliyoruz ki Türkiye’de örgütlendiğiniz zaman artık o işyerinde örgütlüsünüz ama orada işveren bir hamle yapıyor ve onun örgütlü olmadığınızı ispatlaması gerekirken, siz örgütlenmişken kendi varlığınızı ispatlamak için aylarca, yıllarca uğraşmak durumunda kalıyorsunuz. Neyin aksadığını sorarsanız, Türk-İş’in, Hak-İş’in, DİSK’in uzmanları dakikalar içinde size bu sorunları çözecek kanuni düzenlemelerle ilgili önerileri getiriyorlar zaten. Eğer 1 Mayıs tebriklerinde, emeğe saygıda samimiyse iktidar, yarından tezi yok Çalışma, Sosyal Güvenlik Komisyonu toplanır Meclis’te. Saatler içinde örgütlenmenin önünde ne engel varsa, sendikalaşma önünde ne zorluklar çıkarılıyorsa ya da sendikalı işçilere toplu işe ulaşana kadar ve TİS sırasında, uygulanması sırasında ne haksızlıklar yapılıyorsa bunları engelleyecek işi 1,5 saat içinde arkadaşlar, sendikaların uzmanlarının ve her birimizin de partisindeki bu alanda çok kıymetli milletvekillerimizin katkılarıyla bu sorunu çözebiliriz 1 Mayıs eğer bayramsa, bayram gibi kutlanacaksa gelin işçilere bir bayram hediyesi verelim. Buradan Sayın Erdoğan’a sesleniyorum. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Komisyonu toplansın. Sendikalaşmanın ve sendikalı işçinin karşısındaki bir takım yargı oyunlarıyla, bir takım kanundaki açık noktalardan yararlanarak ya da verilmesi gereken bazı kanuni güvenceler verilmediği için ortada olan bütün sorunları kaldıralım. Bu iş bitsin. 1,5 saat Meclis’te gider. Daha sonra imza atarız; ‘48 saat beklenmeden Genel Kurul’da görüşülsün’ diye. Bugün talimat verse perşembe günü komisyondan geçer. 1 Mayıs günü tatil. Haftaya salı günü bütün sorunları çözeriz. Buradan Sayın Erdoğan’a bir samimiyet çağrısında bulunuyorum. Emekten, işçiden yanaysa, işte Türkiye’deki en büyük işçi konfederasyonunun başkanının huzurunda biz işçiden yana elimizi uzatıyoruz. Gelin, hep birlikte işçiye elimizi uzatalım. Bu sorunları çözelim Diğer yandan Türk-İş’in 36 bin lira ilan ettiği açlık sınırının ki bu konuda çok objektif çalışıyorlar. Hatta Sayın Başkan sürecin nasıl olduğunu bize izah etti. ‘Biz görmüyoruz bile çalışmayı. Uzmanlar çalışıyorlar, yayınlıyorlar’ diyor. Ama bir gerçek var, bu sene ilk kez asgari ücret ilan edildiği gün açlık sınırının altındaydı. Bugün de açlık sınırı, asgari ücretten 8 bin lira yukarıdadır. Bu bir şeyi gösteriyor. 2018 yılında ve 2023 yılında Sayın Erdoğan emekçilerden destek talep ederken, ‘Enflasyon tek haneli rakamların üstünde olursa üç ayda bir asgari ücrete enflasyon ayarlaması yapabiliriz’ demişti. Bu konuda taahhütte bulunmuştu. Ama seçildiği günden beri asgari ücret yılda bir kez artıyor. O da artması gereken zamanda artıyor. Şimdi ilk üç ayda yüzde 10 enflasyon var. Ve bu şöyle gözüküyor ki; altı ay dolduğunda asgari ücrete yapılmış olan zammı enflasyon yutacak. Kalan altı ayda da enflasyon asgari ücretliyi geçen seneki durumundan da geriye götürecek. Bunun için öyle temmuzu falan beklemeden, ilk üç ayın enflasyon farkını asgari ücrete uygulamak lazım. Bunun üzerinden de bütün ücretlerin buna göre şekillenmesi gerekir. Bu konudaki çağrımızı bir kez daha yineliyoruz Diğer yandan Türk-İş’in ilan ettiği bir diğer önemli rakam; bekar bir yaşam maliyeti 44 bin lira. Bir kişinin tek başına çalışıp hayata tutunabilmesi için 44 bin liraya ihtiyacı var. Bu acı gerçeği 1 Mayıs arifesinde bir kez daha ifade etmek isterim. Ve daha da kötüsü yıllarca çalışıp ellerini nasırlanan, dirsekleri çürüyen, en sonunda gözlük numaraları büyüyen, ‘Sen artık çalışmayacaksın. Bugüne kadar sen bize baktın, bundan sonra biz size bakacağız’ dediğimiz emeklilere, bugün Türkiye’de çok büyük bir haksızlık yapılmaktadır. En düşük emekli maaşı 20 bin liradır. Ortalama emekli maaşı 23 bin liradır ve açlık sınırı 36 bin liradır. Bir kişinin tek başına geçim maliyeti 44 bin liradır. Bunun için hem en düşük emekli maaşının artırılması, hem de bütün emekli maaşlarının yaşanabilir sınırlar içine çekilmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerekiyor Dün Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup toplantısında Temel Conta işçileri vardı, Petrol-İş’te örgütlüler. Digel Tekstil işçileri vardı, TEKSİF Sendikası’nda örgütlüler. Özel İtalyan Lisesi işçileri vardı, Tez Koop İş Sendikası’nda örgütlüler. Mersin Liman işçileri vardı, TÜMTİS’te örgütlüler. Biz tüm bir arkadaşlarımızın seslerini duyuyoruz ve Türk-İş çatısı altında sendikalarla da, işçi arkadaşlarımızla da dayanışma duygularımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Onların mücadeleleri bizim mücadelemizdir. Sayın Başkanın sık sık dile getirdiği, yukarıda da konuştuğumuz staj mağdurlarından sorunun çözülmesi, taşeron sorununun çözülmesi çok çok önemlidir. Ayrıca da özel sektör emekçilerine promosyon verilmesinin yasal güvence altına alınması, yasal zorunluluk olması çok önemli. Kamudaki çalışanların promosyonları devlet garantisinde, ama işçinin maaşından alınacak promosyon işverenin insafına bırakılmış durumda. Hele hele burada doğru bir yasal düzenleme yapılırsa, çok güçlü pazarlıklar yapılarak özel sektördeki işçilerin de çok iyi promosyonlar alması imkanı ortaya çıkar. Bu konudaki düşüncemizi de ifade ediyorum. Bir kez daha Sayın Başkan’a, değerli sendika başkanlarımıza, Türk-İş Başkanlar Kurulu’na, ev sahiplikleri için çok teşekkür ediyorum. Verdikleri mücadele için çok teşekkür ediyorum. Emeğin hakkını çok daha kolay alabileceği yarınlarda hep birlikte olmayı ümit ediyor, bir kez daha 1 Mayıs’ı kutluyorum Çalışma hayatına ilişkin genel sorunları konuştuklarını söyleyen Ergün Atalay, görüşmede Doruk Madencilik işçilerinin durumunun da gündeme geldiğini belirtti. Atalay, şunları kaydetti: "Bu 3 senedir devam eden bir süreç, bir bölümü Türk-İş'e bağlı, bir bölümü öbür sendikada. Geçen haftaki basın toplantısında ifade ettiğim gibi, sendikalı olsun, sendikasız olsun orada bir mağduriyet vardı. Kötü bir patron vardı, yıllardır insanların parası verilmedi. Ödeme sürecinde herkesin emeği var. Yani kazasız belasız bitti, güzel oldu. Ama böyle olaylar Türkiye'nin her yerinde her gün devam ediyor. Her gün ülkenin bir yerinde işte bir iş yeri kapanıyor, işçi tazminatını alamıyor, parasını alamıyor. Örgütlendi diye kapının önüne koyuyorlar, aynı sıkıntı, problem devam ediyor. Taşeronun beklentisi var, asgari ücretlerin beklentisi var, emeklinin beklentisi var, staj mağdurlarının beklentisi var. İşçinin vergiyle ilgili beklentisi var 1 Mayıs'ı bir kere bayram gibi kutlama imkanımız olmadı. Bugüne kadar arzu ediyor bütün sendikalar, hep beraber Yenikapı'da milyon işçiyi toplayalım, ailelerini toplayalım, bir kere bayram yapalım, maalesef olmadı. Zaman zaman söylerim; 77 Taksim'deki o katliamı kim yaptıysa, 12 Eylül'ü onlar yaptı, 15 Temmuz'u da onlar yaptı. Aynı kanaati muhafaza etmeye devam ediyorum. Yukarıda örgütlenmeyle ilgili konuları konuştuk. Bununla ilgili Meclis'te de hükümete de her gün ifade ediyoruz. 'Bu meselelerimizi bir çözün, bir takvime bağlayın.' İnşallah önümüzdeki dönemde bu meselelerin çözüldüğü bir 1 Mayıs kutlarız." "Kurtuluş Parkı'na giderek Doruk Madencilik işçileri ile yan yana olmadığı yönündeki" eleştirilerin hatırlatılması üzerine Atalay, şunları söyledi: "2024 yılının Eylül ayında bu arkadaşlar ocaktaydı, ocağa o gün ben gittim. Benimle beraber ocaktan çıktılar. O süreçte Ramazan Bayramı'nda yine ücretlerini alamadılar. O zaman bizim Maden İş Sendikası'na bağlı örgütlü bir iş yeriydi. Şimdi bir bölümü orada, bir bölüm buradaki arkadaşlarla. Geçen haftaki basın toplantısında A'dan Z'ye bunu net bir şekilde anlattım. Başından sonuna kadar, Kurtuluş Parkı'nın dışında hep işin içinde olduk. Ücret alınana kadar, bitene kadar. Ben örgütlü, örgütsüz bakmam. İşçinin bana ne yerde ihtiyacı varsa bugüne orada kadar oldum. Ben salı günü meseleyi öğrendim, perşembe günü burada basın toplantısı yaptım. Noksan bir şey yaptığımı düşünmüyorum. Ama orada siz hep görüntüye baktığınız için işte görüntünün dışında da icraatlar oluyor. Onları yapmaya devam edelim. Yani ocağa girdim. 1 ay evvel orada iftar yaptım, oradaydım. Ben senede 2 kere madene giriyorum. Her sene, yakından bilenlerden sizsiniz. Ama zaman zaman işçinin tercihi sendika değiştirmiş. Onlara hiç bakmam. İşçilerin sendikası olsun, bana nerede ihtiyaç varsa orada olmaya gayret sarf ediyorum." TIKLAYIN - Doruk Madencilik işçileri, CHP grup toplantısında | Özel: Ne yapmışlar da polis her zaman tam karşılarında duruyor; bu mücadele hepimizin onur mücadelesi! TIKLAYIN - Bakan Bayraktar: Maden işçileri mağdur olmayacak, ruhsatları iptal edersek istihdam olmaz Eskişehir'de 13 Nisan'da başlayan madenci yürüyüşü 20 Nisan'da Ankara'ya ulaştı. Madenciler sonrasında Ankara'daki Kurtuluş Parkı'nda eylemlerine devam etti. Doruk Madencilik A.Ş. 28 Nisan itibarıyla madencilerin birikmiş alacaklarının ödenmesine başlandığını duyurmuştu. Yıldızlar SSS Holding'in resmi sitesinde yapılan açıklamada, son dönemde yaşanan mali zorluklar nedeniyle madencilerin ödemelerinde gecikmeler yaşandığı belirtildi "Madencilerin tüm alacaklarının en kısa sürede eksiksiz biçimde tamamlanması için çalışmaların devam ettiği" kaydedildi Dokuz gündür açlık grevinde olan madenciler, tüm alacakları ödenmeden başkentteki eylemlerine son vermeyeceklerini belirtiyordu Maden işçileri en az 110 işçinin aylardır maaş alamadıklarını, fazla mesailerinin ve geçmiş tazminatlarının ödenmediğini ve sık sık ücretsiz izne çıkarıldıklarını söyledi Bağımsız Maden İş Sendikası, madenin 2016'da TMSF'ye geçtiğini, 2022 yılındaysa Yıldızlar SSS Holding'e devredildiğini, bu süreçten sonra hak kayıplarının arttığını belirtti Bu süreçte ödemelerde yaşanan aksaklıklar nedeniyle çalışan sayısının bin 200'den 250-300 civarına gerilediği ifade edildi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 25 Nisan'daki açıklamasında, şirkete 23 milyon TL'yi aşkın idari para cezası kesildiğini kamuoyuyla paylaşmıştı Bakanlık, işçilerin alacaklarının bir kısmının şirket tarafından yatırıldığını bildirmişti Bağımsız Maden İş Sendikası ise madencilere ödenen ücretin, toplam alacakların 50'de biri bile olmadığını söylemişti Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Doruk Madencilik işçileri, tazminat, maaş ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle yaptıkları eylemi, dün İçişleri Bakanlığı ile sendika yöneticilerinin uzlaşmayla sonuçlanmasının ardından sonlandırdı Doruk Madencilik işçileri, TMSF devri öncesine uzanan alacaklar da dahil olmak üzere tüm taleplerini şöyle sıraladı: Ödenmeyen maaşların, ikramiye, yıllık izin ve sendikal haklarla birlikte ödenmesi TMSF öncesi ve sonrasında işten çıkarılan, dava açmış ve açmamış tüm işçilere tazminatlarının verilmesi Çalışanlara rızaları dışında uygulanan ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması İş sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uygun çalışma ortamının sağlanması Sendikal faaliyetler nedeniyle işten çıkarılan işçilerin işe iadesi Madenin kamulaştırılması ve iş güvencesinin garanti altına alınması Çerezler, bir web sitesinden gönderilen ve kullanıcının web tarayıcısı tarafından kullanıcının bilgisayarında, kullanıcı gezinirken saklanan küçük veri parçalarıdır. Tarayıcınız her mesajı çerez adı verilen küçük bir dosyada saklar. Sunucudan başka bir sayfa talep ettiğinizde, tarayıcınız çerezi sunucuya geri gönderir. Çerezler, web sitelerinin bilgileri hatırlaması veya kullanıcının tarama etkinliğini kaydetmesi için güvenilir bir mekanizma olacak şekilde tasarlanmıştır Bu tanımlama bilgileri, web sitesinin çalışması için gereklidir ve sistemlerimizde kapatılamaz. Bunlar genellikle yalnızca sizin işlemlerinizi gerçekleştirmek için ayarlanmıştır. Bu işlemler, gizlilik tercihlerinizi belirlemek, oturum açmak veya form doldurmak gibi hizmet taleplerinizi içerir. Tarayıcınızı, bu tanımlama bilgilerini engelleyecek veya bunlar hakkında sizi uyaracak şekilde ayarlayabilirsiniz ancak bu durumda sitenin bazı bölümleri çalışmayabilir Bu tanımlama bilgileri, sitemizin performansını ölçebilmemiz ve iyileştirebilmemiz için sitenin ziyaret edilme sayısını ve trafik kaynaklarını sayabilmemizi sağlar. Hangi sayfaların en fazla ve en az ziyaret edildiğini ve ziyaretçilerin sitede nasıl gezindiklerini öğrenmemize yardımcı olurlar. Bu tanımlama bilgilerinin topladığı tüm bilgiler derlenir ve bu nedenle anonimdir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz sitemizi ne zaman ziyaret ettiğinizi bilemeyiz Bu tanımlama bilgileri, videolar ile canlı sohbet gibi gelişmiş işlevler ve kişiselleştirme olanağı sunabilmemizi sağlar. Bunlar, bizim tarafımızdan veya sayfalarımızda hizmetlerinden faydalandığımız üçüncü taraf sağlayıcılarca ayarlanabilir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz bu işlevlerden tümü veya bazıları doğru şekilde çalışmayabilir Bu tanımlama bilgileri, sitemizde reklam ortaklarımız tarafından ayarlanır. Bunlar, ilgili şirketler tarafından ilgi alanları profilinizi oluşturmak ve diğer sitelerde alakalı reklamlar göstermek için kullanılabilir. Benzersiz olarak tarayıcınızı ve cihazınızı belirleyerek çalışırlar. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz farklı sitelerde size özel reklam deneyimi sunamayız Not: Reklamlar çerez politikasından bağımsız olarak gösterilir Bu tanımlama bilgileri, içeriğimizi arkadaşlarınız ve ağınızla paylaşabilmenizi sağlamak için sitemize eklenen çeşitli sosyal medya hizmetleri tarafından ayarlanır. Diğer siteleri kullanırken de tarayıcınızı izleyip ilgi alanı profilinizi oluşturabilirler. Bu durum, ziyaret ettiğiniz diğer sitelerde gördüğünüz içerikleri ve mesajları etkileyebilir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz bu paylaşım araçlarını kullanamayabilir veya göremeyebilirsiniz

Kaynak: t24.com.tr

Diğer Haberler