Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Ergen şiddeti: okul ortamında psikososyal destek ve iyileştirme talimatları

Son zamanlarda okul ortamında gençler arasında yaşanan şiddet vakaları, ergen saldırganlığının yalnızca bireysel bir davranış bozukluğu veya ani, izole bir tepki olarak açıklanamayacağını göstermektedir. Bu durum daha çok çok boyutlu ve birbiriyle ilişkili faktörlerin etkisiyle oluşan psikososyal bi

0 görüntülemeapa.az
Ergen şiddeti: okul ortamında psikososyal destek ve iyileştirme talimatları
Paylaş:

Son zamanlarda okul ortamında gençler arasında yaşanan şiddet vakaları, ergen saldırganlığının yalnızca bireysel bir davranış bozukluğu veya ani, izole bir tepki olarak açıklanamayacağını göstermektedir. Bu durum daha çok çok boyutlu ve birbiriyle ilişkili faktörlerin etkisiyle oluşan psikososyal bir sorun olarak değerlendirilmelidir. Bireysel düzeyde duygu düzenleme güçlükleri, dürtüsellik, kişinin kendi tepkilerini kontrol etmedeki zayıflığının yanı sıra sosyal durumları algılama ve yorumlama biçimi de ön plana çıkmaktadır. Sosyal düzeyde aile ilişkileri, ebeveyn kontrolü, duygusal destek düzeyi ve akran etkisi önemli rol oynamaktadır. Ayrıca çocuğu çevreleyen sosyal çevre, okul ortamı, burada oluşan ilişkiler ve psikolojik güvenlik düzeyi de ergenin davranışlarını doğrudan etkilemektedir Dijital ortamın genişlemesi, bu süreci etkileyen ek ve giderek daha güçlü bir faktör olarak hareket ediyor. Agresif içerikli dijital oyunlar, şiddeti normalleştiren görsel materyaller ve ekranda sunulan rol modeller ergenlerde saldırgan tepkilerin oluşmasıyla ilişkilendirilmektedir (Anderson ve ark., 2023) Aynı zamanda siber zorbalık ve çevrimiçi çatışmalar gençlerin günlük sosyal yaşamının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Araştırmalar birçok durumda çevrimiçi ortamda başlayan anlaşmazlık ve çatışmaların gerçek hayatta da devam ettiğini göstermektedir (Kowalski vd., 2014; OECD, 2021). Öte yandan yapılan araştırmalara göre dijital ortamdaki siber zorbalık ve saldırganlık ergenlerde stres, sosyal geri çekilme, duygusal gerginlik, psikolojik iyi oluşun azalması ve sosyal işlevselliğin bozulmasıyla ilişkilidir (Smith vd., 2024; Johnson ve Lee, 2023) Mevcut ampirik çalışmalar ergenlerde ruh sağlığı sorunlarının yaygınlığını doğrulamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2025 yılında yayınladığı verilere göre her yedi ergenden biri ruh sağlığı bozukluğu yaşayacak ve bu sorunlar ergenler arasındaki genel hastalık yükünün önemli bir kısmını oluşturuyor. Ayrıca UNESCO'nun 2024 yılında yayınladığı verilere göre dünya genelinde okul ortamında her üç öğrenciden biri her ay akranları arasında bir tür zorbalığa maruz kalıyor Son yıllarda öğretmenlere ve okul personeline yönelik sözlü ve fiziksel şiddet vakalarında da bir artış olmuştur (RAND Corporation, 2024). Bu eğilim, saldırgan davranışların akran ilişkileriyle sınırlı olmadığını, daha geniş okul ortamına ve kurumsal ilişkiler sistemine de yayıldığını göstermektedir Küresel eğilimlere Azerbaycan bağlamında bakıldığında daha karmaşık bir tablo ortaya çıkıyor. Yapılan araştırmalar Azerbaycan'da okul çocukları arasında genel davranış sorunları göstergelerinin uluslararası ortalama seviyelere göre oldukça yüksek olduğunu göstermektedir (Osmanlı, 2019). Daha sonraki çalışmalarda okul çağındaki çocukların %54,1'inin duygusal ve davranışsal zorluklar açısından risk grubunda olduğu belirlenmiştir (Osmanlı ve ark., 2022). Aynı araştırma çerçevesinde cinsiyet farklılıkları da dikkat çekmektedir: Dışa yönelim davranış sorunlarının, özellikle de saldırgan davranışların erkeklerde daha fazla görüldüğü, kızlarda ise duygusal güçlüklerin daha belirgin olduğu belirlenmiştir (Osmanlı vd., 2022) Aynı zamanda resmi istatistiksel göstergelerin dinamikleri incelendiğinde, Azerbaycan'da çocuk ve ergenlerde ruhsal ve davranışsal bozukluklara bağlı ilk tanı vakalarının arttığı görülmektedir. Ancak bu göstergelerin sadece başvuru ve tescile dayalı olduğu dikkate alındığında gerçek yaygınlık düzeyinin daha yüksek olduğunu varsaymak mümkündür Çoğu durumda, damgalanma, düşük farkındalık ve hizmetlere erişimdeki sorunlar nedeniyle zihinsel sağlık sorunlarına teşhis konulamamaktadır. Duygusal ve davranışsal becerilerin sistematik olarak desteklenmemesi riskleri derinleştirir ve müdahaleyi geciktirir. Sonuç olarak mevcut hizmet modelinin yeterli erken tespit, önleme ve sürekli destek fonksiyonlarını sağlayamadığı görülmektedir Aynı zamanda Azerbaycan bağlamında mevcut ampirik temelin sınırlı olması, sorunun gerçek boyutunun ve dinamiklerinin daha doğru değerlendirilmesini zorlaştırmaktadır. Uzun vadeli ve sürekli takibe dayalı, standart metodolojilerle yürütülen çalışmaların güncellenmesine ihtiyaç vardır. Ulusal düzeyde temsili verilerin eksikliği, politika, önleme ve müdahale kararlarının kanıta dayalı formülasyonunu önler Toplum temelli bir yaklaşıma ihtiyaç var. Uluslararası yaklaşımlar, ruh sağlığı sorunlarına yanıt olarak toplum temelli hizmet modellerini öncelikli olarak belirlemektedir (WHO, 2021; UNICEF, 2021). Bu yaklaşım, psikososyal desteğin, uzmanlaşmış yardım formatıyla sınırlı kalmayıp, çocuğun günlük yaşam ortamında daha erişilebilir ve organize olmasını sağlar. Ergenlerin yaşamlarında merkezi bir yer tutan sosyal ekosistem olarak okullar bu süreçte özellikle önemlidir. Günlük temasın yoğunluğu, okulu risk sinyallerinin erken aşamada gözlemlenebildiği, kapsamlı önleyici ve destekleyici müdahalelerin uygulanabildiği önemli bir platform haline getiriyor. Okul temelli ruh sağlığı ve sosyal-duygusal öğrenme müdahaleleri hem saldırgan davranışları azaltmada hem de duygusal refahı arttırmada etkilidir (UNESCO, 2025; WHO, 2021). Bu yaklaşımın başarılı pratik örneklerinden biri Finlandiya'da uygulanan "KiVa" programıdır. Araştırmaya göre KiVa programı şiddet ve mağduriyet düzeylerinde azalmayla ilişkilendiriliyor; ve daha yeni çalışmalar, sonuçlar için etkili program uygulamasının ve akran koruyucu davranışların güçlendirilmesinin önemini vurgulamaktadır (Kärnä ve diğerleri, 2011; Herkama ve diğerleri, 2024; Garandeau ve diğerleri, 2023) Okuldaki psikososyal destek sisteminin iyileştirilmesi Kurumsal çerçeve ve standardizasyon. Psikososyal destek hizmetlerinin etkin bir şekilde organize edilebilmesi için öncelikle okula dayalı psikososyal desteğin kurumsal temellerinin tanımlanması önemlidir. Bu, hizmet organizasyonu ilkelerinin, etik ve yasal çerçevenin, sorumlulukların bölünmesinin, sevk mekanizmalarının, kalite standartlarının ve eylem talimatlarının daha kesin tanımlanmasını gerektirir Mevcut durumda eğitim kurumunda okul psikologlarının rolü, yetki çerçevesi ve psikolojik hizmetlerin kalite standartları konusunda belirsizlikler bulunmaktadır. Uygulamada bu durum, hizmet organizasyonunun, müdahale içeriğinin ve kalite düzeyinin tek bir çerçeve yerine bireysel yaklaşımlara dayalı olarak oluşmasına yol açmaktadır Bu açıdan bakıldığında psikososyal destek süreçlerinin standardizasyonu, standart işleyiş prosedürleri, tek tip dokümantasyon mekanizmalarının yanı sıra önleyici tedbir ve müdahale programlarının hazırlanması, uygulama esaslarının belirlenmesi ayrı bir önem taşımaktadır. Bu, şiddetin tespiti, intihar veya kendine zarar verme ihtimali, çocuğun mahremiyetinin korunması, bilgi paylaşımının etik ve yasal sınırları ve diğer hassas durumlar, tedbirlerin izlenmesi ve değerlendirilmesi, kalitenin korunması konularında tek ve doğru bir yaklaşım oluşturulmasına hizmet etmektedir Kriz durumlarına hazırlık. Kriz ve acil durumlara hazırlık özellikle okul ortamında önemlidir. Krize müdahale mekanizmalarının önceden belirlenmesi, sorumluların netleştirilmesi ve koordinasyon sistemi daha etkin risk yönetimine olanak sağlar. Bu yaklaşım, olay anında etkili bir müdahalenin yanı sıra takip ve destek süreçlerinin standartlaştırılmış bir organizasyonunu gerektirir Personel potansiyelinin güçlendirilmesi. Okulda psikososyal destek ekibinin bulunması, uzmanların teorik ve uygulamalı eğitimi, değerlendirme ve danışma becerileri, müdahale programları hazırlama ve uygulama becerileri, mevcut kaynakların etkin kullanımı, işbirliği, etik ve yasal karar verme becerileri hizmetin etkililiğinde belirleyici rol oynamaktadır Aynı zamanda öğretmenlerin eğitiminde ruh sağlığı bileşenlerinin güçlendirilmesi, öğretim elemanlarının risk işaretlerinin tanınması, ilk desteğin sağlanması, uygun yönlendirme, sınıf yönetimi ve davranış problemi yönetimi becerilerinin geliştirilmesi de önemli yönlendirmelerdir Okulda çalışan profesyonellerin ve öğretim elemanlarının öz bakım ve iyilik hallerinin desteklenmesi, duygusal aşırı yüklenmenin ve mesleki tükenmişliğin önlenmesine, hassas durumlara tepki olarak duyarsızlaşma riskinin azaltılmasına ve okulda sağlıklı bir psikolojik ortamın korunmasına katkı sağlayacaktır Kaynaklar ve hizmetler arasında koordinasyon sağlamak. Okula dayalı psikososyal desteğin etkililiği yalnızca kullanılabilirliğiyle değil aynı zamanda erişilebilirliği, koordinasyonu ve sürdürülebilirliğiyle de belirlenir. Bu bağlamda çocukların eğitim, sağlık ve sosyal hizmetleri arasında geçiş ve koordineli işbirliği ihtiyaçlarına göre sürekli bir destek sisteminin oluşmasını sağlar ve aynı zamanda uzmanların durumları daha sistematik yönetmesine olanak tanır Önleme, erken müdahale ve kişiselleştirilmiş destek. Okulda şiddetin önlenmesi ve psikososyal iyilik halinin güçlendirilmesi için müdahalelerin aşamalı ve sistematik bir şekilde düzenlenmesi önemlidir. Bu yaklaşım, evrensel önleyici tedbirlerin, risk gruplarına erken müdahalenin ve daha karmaşık vakalarda kişiselleştirilmiş desteğin tamamlayıcı düzeyler olarak değerlendirilmesini mümkün kılmaktadır Evrensel önleme. Okul ortamındaki tüm öğrencileri ve daha geniş anlamda eğitim kurumundaki toplumu kapsayan bu düzeyde değerlendirme ve izleme önemlidir. Değerlendirme, ihtiyaçların belirlenmesi, risk gruplarının erken tespiti ve müdahale fırsatlarının genişletilmesi açısından önemlidir. Sistematik izleme, hem bireysel izlemeye hem de kararların ve önlemlerin kanıta dayalı formülasyonuna hizmet eder Bu düzeyde sosyal-duygusal öğrenme programları özellikle önemlidir. Kişisel farkındalık, duygu düzenleme, empati ve sosyal iletişim becerilerinin geliştirilmesine yönelik programlar çocuğun psikososyal gelişimini destekler, saldırgan davranışların azalmasına ve daha sağlıklı ilişkiler kurulmasına katkı sağlar. Bu becerilerin okul ortamında sistematik olarak desteklenmesi şiddetin önlenmesinde önemli bir koruyucu faktör görevi görmektedir Ruh sağlığı okuryazarlığını artırmak aynı zamanda evrensel önlemenin de önemli bir bileşenidir. Bu, zihinsel zorlukların daha erken tanınmasına, yardım arama davranışının artmasına, psikolojik desteğin daha normal bir şekilde kabul edilmesine ve damgalanmanın azalmasına olanak tanır. Bu bakımdan damgalamayla mücadele özellikle okul ortamında önemlidir. Ruh sağlığına ilişkin damgalayıcı tutumların azaltılması hem erken yönlendirme fırsatlarını arttırır hem de öğrencilerin zorluklarını gizlemek yerine destek arama olasılıklarını artırır Aile ve toplumla evrensel önleme düzeyinde işbirliği de ana yönlerden biridir. Ebeveynlerin bilgilendirilmesi, ruh sağlığı ve davranışsal riskler konusunda farkındalıklarının artırılması, okulla düzenli ve net iletişim mekanizmalarının kurulması, erken sinyallerin daha hızlı anlaşılmasına ve müdahalenin geciktirilmesine yardımcı olur. Ailelerle işbirliği sadece bilgi paylaşımında değil aynı zamanda okul-aile hattında destek oluşturulmasında da önemli bir rol oynamaktadır Erken müdahale. Risk altındaki öğrenciler için kısa vadeli, yapılandırılmış bireysel ve grup bazlı müdahaleler, duygu düzenlemeyi, dürtü kontrolünü, problem çözmeyi, çatışma yönetimini, sosyal becerileri geliştirmeyi, kendini ifade etmeyi ve yardım arama davranışını güçlendirmeyi amaçlayan programlar daha hedefe yönelik destek sağlar. Okul psikoloğunun öğretmen ve aile ile koordineli olarak yürüttüğü gözlem, değerlendirme ve destek süreci erken müdahalenin etkinliğini artırmaktadır Kişiselleştirilmiş destek. Daha karmaşık ve kalıcı psikolojik sorunları olan çocuklar için bireyselleştirilmiş destek mekanizmaları gereklidir. Bu çerçevede psikolojik müdahalelerin ihtiyaca göre planlanması, işlevselliğin yeniden kazandırılmasına yönelik çalışmalar, aile ile işbirliği yapılması ve gerekiyorsa uzman servislere yönlendirme önemli rol oynamaktadır. Kısa ve yapılandırılmış Bilişsel Davranışçı Terapinin (BDT) okul bağlamında uygulanmasının duygusal ve davranışsal sorunların yönetilmesinde faydalı olduğu gösterilmiştir (Jayasinghe ve diğerleri, 2024). Ancak bu tür müdahalelerin okul ortamlarında etkili ve güvenli bir şekilde uygulanması uygun eğitim, etik çerçeveler ve yönlendirme mekanizmalarıyla desteklenmelidir Bu nedenle ergen şiddetine etkili bir tepki, bireysel davranış yaklaşımıyla sınırlandırılamaz. Bu sorun aile, okul, akran ilişkileri, dijital ortam ve daha geniş toplumsal bağlamın etkileşimi çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu bağlamda okul temelli psikososyal desteğin güçlendirilmesi, önleme ve erken müdahale mekanizmalarının geliştirilmesi, aileler ve hizmetler arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi öncelikli konulardır. Sonuç olarak, bu yönde atılan adımlar sadece riskleri azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda çocuk ve ergenlerin duygusal refahını, sosyal işlevselliğini ve sağlıklı gelişimini de daha sürdürülebilir bir şekilde sağlıyor. desteklemek için hizmet edebilir Bakü Psikoloji Merkezi uzman psikoloğu ve psikoterapisti ruh sağlığı politikası ve hizmetleri uzmanı

Kaynak: apa.az

Diğer Haberler