Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Hatıra folklorunun bir türü olarak

Bilal Alarlı Hüseynov ADPU Celilabad şubesi baş öğretmeni, filolojide felsefe doktoru Hatira, folklorun hikâye ve anlatı türlerine yakın olmakla birlikte anlatım özellikleri açısından farklılık gösteren bir tür olup, çoğunlukla Batı Azerbaycan ve Karabağ'dan derlenen folklor örnekleri arasında eşs

0 görüntüleme525.az
Hatıra folklorunun bir türü olarak
Paylaş:

Bilal Alarlı Hüseynov ADPU Celilabad şubesi baş öğretmeni, filolojide felsefe doktoru Hatira, folklorun hikâye ve anlatı türlerine yakın olmakla birlikte anlatım özellikleri açısından farklılık gösteren bir tür olup, çoğunlukla Batı Azerbaycan ve Karabağ'dan derlenen folklor örnekleri arasında eşsiz bir yere sahiptir. Bir anı türü olarak hafıza, tarihi olaylara ve tanınmış kişilere ilişkin bilgilerin yanı sıra yer adlarının açıklamalarından oluşur ve bu türü tarih, etnografya, toponimi ve arkeoloji başta olmak üzere çeşitli bilim alanlarıyla birleştirir. Belleğin tür özelliklerinin folklor çalışmaları açısından incelenmesi büyük önem taşımaktadır Başlangıçta bir folklor türü olarak hafızanın araştırma yönlerinin araştırılması önemli bir faktör olarak değerlendirilmektedir. Ana araştırma yönleri aşağıdaki gibi gruplandırılabilir: Türün sanatsal ve tarihsel özelliklerinin incelenmesi; Türün yapısal özelliklerinin incelenmesi; Koleksiyon çalışmasının özü; Tematik çalışmaların sanatsal ve tarihselliğinin sentezi Türün kapsamı da geniştir. Tematik araştırmaların sanatsal ve tarihsellik sentezinin temeli, anıtsal türün yapısal yönleri ve tematik olanaklarıdır Hafıza türü, bilimsel ve tarihsel doğruluğu açısından folklor anlatıları ve hikaye türlerinden farklılık gösterir. Anı türü otobiyografik anlatılara daha yakındır. Ancak otobiyografik anlatılar genellikle aşıkların olaylarını ve aşk maceralarını konu alır. Bir tür ruh hali (tür içindeki varyasyon) olarak kabul edilen hikaye, aynı zamanda hafızaya yakın bir örnektir. Aradaki fark, yaşanan hikayenin ağızdan ağza aktarılması, değişime tabi olması ve daha çok konuşmacının ve dinleyicinin ilgilerine göre uyarlanmasıdır. Hikâye doğası gereği bir sohbet sırasında anlatılan bir benzetmeyi anımsatıyor. Khatira ise anlatıcının kişisel gözlemlerini, başına gelenleri hiçbir ekleme veya süsleme olmadan yorumluyor. Hafızada asıl olan gerçektir, sosyo-politik doğası vurgulanır Karabağ'dan derlenen anılar yer adlarına ve tarihi şahsiyetlere ait bilgilere dayanmaktadır. Anı belirli bir gerçeğe dayanıyor, belirli kişilerin başına gelenleri anlatıyor. Bir folklor türü olarak anı, tüm metinlerde tarihsellik ve coğrafya özelliklerini korur. Dolayısıyla bellek türü için iki önemli husus esas alınmaktadır: 1) Bellek, ulusal belleğin bir bileşenidir; 2) Anı gerçek olayları yansıtıyor. Bu metinlere yansıyan tarihi olaylar ulusal hafızanın bir parçası olarak ele alınmaktadır. Bunlardan bazılarına bir göz atalım: 31 Mart soykırımına dair anılar; Batı Azerbaycan'dan sürgüne ilişkin gerçeklerle ilgili anılar; Mülteci hareketleriyle ilgili anılar; Sovyet dönemindeki baskılara dair anılar; Karabağ olaylarıyla ilgili anılar; Yer adlarıyla ilgili anılar; Tarihi şahsiyetlerin anıları ANAS Folklor Enstitüsü çalışanlarının köylerinden sürülerek farklı bölgelere yerleşen Batı Azerbaycanlılardan derlediği "Batı Azerbaycan Folkloru" koleksiyonunun II. Cildinde "1918 Katliamları" başlığı altında dokuz hatıra sunuluyor. Anılardan biri şöyle diyor: "Dedem iki kez mülteci olarak yaşadı: Biri 1905'te, diğeri 1918'de. Chen Vadisi'nde bir Medine köyü var. Medine bin evden oluşuyor. Bizim kabilemize Medineliler denmez. Biz o köydeydik; dedelerim, büyükannelerim, kökenim, köklerim. Ermeni-Müslüman çatışması çıkınca mülteciler İran'a gittiler. Sovyet hükümeti Babamgil ve Nanamgil Medine'ye gelip yerleştiler. Köydeki Ermeniler. 1918 olayları birçok hatıratta anlatılıyor. Olayların görgü tanıklarının anlattığına göre anılar büyük tarihi öneme sahip: "1918'de Ermeniler köyümüz Amagu'ya saldırarak köyümüzü yok ettiler. Köyümüzün çevresinde komşu Ermeni köyleri bulunmaktadır. Cemaatimizle iletişim kuran insanlar vardı, biz onlara kirva diyoruz. Gelip seni öldürecekler, tedbir alıp köyü terk edecekler. Akıllılar, eşlerinizi ve çocuklarınızı alıp Yayçı'ya götürüyorlar, "Gelip onu öldüreceklerini söyleyen beş altı kişi vardı. Bunlardan iki üçü Ermeni'nin karşısına çıkıyordu. Ertesi sabah Ermeniler saldırdı." "1950 Sürgünü" ve "1988 Sürgünü" başlıklı anılarda da üzücü olaylardan bahsediliyor. Çubühlü tehciriyle ilgili anıda şöyle yazıyor: "Ben bir Spitak kızıyım ama Çalaloğlu ilçesinin Quybishev (Çabukhlu) köyünde bir Rus ile bir Ermeni'nin ortasındaydım. Hiçbir zaman Ben orada değildim. Orada 60 Azerbaycanlı vardı. Biliyorsunuz bundan 3-4 yıl önce Azerbaycanlıları ortadan kaldıran 10 aydın vardı. İyi derecede Ermenice konuşabiliyordum. Çalaloğlu'na alışverişe gittiğimde Azerbaycanlıları görünce ağladıklarını görürdüm." Ermeni vahşetini detaylı bir şekilde anlatan bu anıda, "Ey cemaat, yardım edin" diyen yaşlı bir kadın da taciz ediliyor. Ermeniler vurup öldürdükleri insanların cesetlerini ailelerine vermiyorlar, bir kuyuya döküp üzerini toprakla örtüyorlar Bölgesel ağız özelliklerinin hafızalarda korunması dil bilimi açısından ilgi çekici bir kaynak sayılabilir. Bu bölgelerin ağız özelliklerinin incelenmesi de önemlidir "Batı Azerbaycan Folkloru" koleksiyonunun birinci cildinde Abbasgulu bey Şadlinski, Samad ağa, Kabla Nagi, Melak oğlu Ali, Adil Han ve diğer tanınmış şahsiyetlerle ilgili anılar, yer ve ülke adlarıyla ilgili anılar yer alıyor. "Anılarda Ermeni Zulmü" başlığı altında 11 anı sunuluyor. Anılardan birinde 1905 ve 1918 yıllarında yaşanan olaylar anlatılıyor: "Annem, birinci savaşta yedi yaşında olduğumu söylerdi. Sonra diyor ki, Amagu'da herkesi orada öldürdüler." "Nuru Paşa ordusunun hatıraları"nda 1828 olaylarından sonra Ermenilerin buralara gelerek Arnavut kiliseleri hakkındaki bilgileri çarpıttıkları anlatılıyor. Batı Azerbaycan'dan derlenen hatıralar arasında aşıkların başına gelenler ve tarihi şahsiyetlerin hayatlarından da bahsediliyor. Aşık İskender, Hasan Han, Aziza Caferzade, Ahmed'in başına gelen olaylar. Caferzadeh, Allahverdi ve Allahgulu hoca, Alyosha Bayramova, Usta Majid, Zarifa hoca, Ashiq Khosrov ve diğerleri ele alınıyor Karabağ olaylarına ilişkin anılarda çoğunlukla yer adları ve tarihi şahsiyetler hakkında bilgiler yer almaktadır. Karabağ savaşının nedenleri, gelişimi ve sonuçları da bu anılara yansıyor. ANAS Folklor Enstitüsü'nün yayınladığı "Karabağ: Folklor da bir tarihtir" koleksiyonlarında yerel halkın etnik kökenine, tarihi kişiliklerine, yer isimlerine ve etnotoponimlerine dikkat ediliyor. Bu tür metinleri kabile, nesil ve yer adlarının yanı sıra tarihi şahsiyetlerle ilgili anlatılardan ayırmak zordur. Berda, Fuzuli, Ağdam, Şuşa ve Zengilan'dan derlenen folklor örneklerinde mitolojik metinler, efsaneler, anlatılar ve anılar tek başlık altında verilmektedir. Dini şahsiyetler, pirler, ocaklar, kabileler, soylar, yer adları, tarihi şahsiyetler, kaçaklar, ünlü kişiler ve pehlivanlarla ilgili metinlerin tür ayrımı yapılmadan sunulması, bu folklor örneklerinin tür farklılıklarını tanımlamanın ne kadar zor olduğunu doğrulamaktadır Benzer tematik konulardaki anılar somutlukları, gerçeklikleri ve anlatıcının kişisel gözlemlerine dayanmaları ile ayırt edilir. Berde ve Ağcabedi bölgelerinden derlenen folklor örneklerinde buralara yerleşen Kabirli, Afşar, Şahseven ve Karadolag Türk etnik gruplarının anılarından bahsedilmektedir. Koleksiyonu derleyen İlkin Rüstemzade, "Anılar" başlığı altında okuyucuya sunulan örneklerin, adı geçen boyların sözlü mirasının incelenmesinde önemli rol oynadığını yazıyor. Her etnik grup hakkında birkaç anı verilmektedir. Kabir halkına dair 16 hatıranın her birinin ayrı bir tematik yükü var. Metinlerden biri Kabirli etnosunun bu bölgedeki alanını göstermektedir: "Kürdemir'deki Salmanbeyli, Tazakend, Parioğulları, Ranjbarar, Husulun'un yarısı, Hacı Bedalli, Karabujakh köyleri Kabirli köyleridir. Kabirli'nin dört çizgisi, kırk dalı vardır. Bu çizgiler şunlardır: Urbabalı, Arıkhmammedli, Garvand, Kızıllı". Görüldüğü gibi bu anma metni soykütüğü açısından büyük önem taşımaktadır. Afşarlar ile ilgili 29, Şahsevenler ile ilgili 17 ve Garadolaglar ile ilgili 14 anıtta nesillerin soy esaslarına özel önem verilmektedir. Kabileler ve nesillerle ilgili anılar "Karabağ: folklor da bir tarihtir". Beylagan, İmişli, Terter, Berda ve Cebrayil bölgeleri, Eyvazali, Tatali, Alnazarlı, Şarhanlı, Alpanahlı, Boşçallı, Karalili, Orujli, Ahcanlı, İmamverdili, Binnatlı, Halaç, Sırak, Kolani, İsmayilbeyli, Borsunlu, Halaflı ve diğerlerinden derlenen folklor örnekleridir. 1918 yılı bölgelerinden derlenen folklor örneklerinden 5 tanesi anma metninde toplanmıştır. Olayların gerçek tanıkları saldırıya ilişkin anıları, baskıcı trajedilerin ulusal deneyimi olarak sunuluyor: "Nuruz bayramıydı. Herkes yemek pişirmişti. Diyor ki, sonra gri atlıların bize ateş etmeye başladığını gördünüz. ...Her şey ocakta kalmıştı." Zengilan ve Şuşa bölgelerinden kaydedilen 14 anma metni, 1918 yılında Müslümanların Ermeniler tarafından katledilmesini ve ata topraklarından sürülmelerini konu alıyor "Karabağ: Folklor da Tarihtir" koleksiyonunun çeşitli kitaplarında, "Anılarda Karabağ savaşı" başlığı altında Ermenilerin işgal sırasında Kelbecer, Laçın, Hocalı, Ağdere ve Murov'da yaptıkları insanlık dışı zulümler ele alınıyor. Hocavend bölgesinden derlenen anılara "Tehcir politikası", "Taşnak zulmü" ve "Karabağ trajedisi" adı verilmektedir. "Tehcir Politikası" hatıratında Rusların yerel halka yaptığı baskıdan bahsediliyor: "Şimdiki Fuzuli'ye Gavakh Garyagin deniyordu. Ayrıca 1905 tehcir politikası da Rusya'da yürütülüyor. O devrimci katiller bizim topraklarımıza nakledildi. Ruslar Azerbaycan'a hakim olmak için Azerbaycan'a sürüldü. O zaman Gizilgai denildi, şimdi Gevarkavan değil. Ruslar Gizilgai'ye geldi. Ruslar Sora Kurapatkin'e geldi. Kalabalığı kovdular, o Rus'u yere serdiler." "Taşnak Mezalimi" anısı, Azerbaycan köylerinin Ermeniler tarafından işgalini konu alıyor: "Martuni dediğimiz yerde Ermeni yoktu, diye sordum. Emniyet binası orada yapıldı. Emniyet binası da Azerbaycan tarafından yapıldı. Vayenkomat'ın da Azerbaycan tarafından yaptırılan binası vardı. Ermeniler bizim cemaatimize saldırıyor, haber verin, yarın köyünüze saldırı olacak. Dışarı çıkın, kesin". Karabağ'ın farklı yerleşim bölgelerinde yaşanan trajediler de çeşitli koleksiyonlarda anlatılıyor. "Anılarda Karabağ Savaşı" başlığı altında sunulan metinlerde "Karabağ trajedisi" ve "Ağdaban trajedisi"nden bahsediliyor. Anıt metinler işgal sırasında yazıldığı için tarihi önemi daha fazladır. Maneviyatını ve milli kimliğini unutmayan insanlar, Anavatan sevgisini Zafer Bayramı'ndan sonra da sürdürmekte ve bu sevgiyi folklor örnekleriyle canlı tutmaktadır Azerbaycan'ın farklı bölgelerinden kaydedilen folklor örneklerinde o bölgelerin tarihine ilişkin anıların, tanınmış şahsiyetlerin ve yer adlarının da bulunduğunu belirtmekte fayda var. Koleksiyonun yaşı on yıllara dayansa da anıt ilk kez bir folklor türü olarak bilimsel olarak inceleniyor, sanatsal ve tarihi özellikleri araştırılıyor, tematik ve yapısal özellikleri karakterize ediliyor. Batı Azerbaycan ve Karabağ ile ilgili tarihi olaylara ışık tutan, yer ve ülke adlarının ilişkisini gerçek gerçeklere dayalı olarak araştıran, bireysel kişiliklerle ilgili söylentilere tür özelliği kazandıran anıt, folklor örneği olmaktan çıkıp tarihçiler ve etnograflar için de başvuru kaynağı oluyor. Bu nedenle bu makalede anıtsal türün tarihsel gerçeklere ışık tutan bir folklor örneği olarak sunulmasına daha fazla önem verilmektedir Sonuç olarak, anıt türünün Batı Azerbaycan ve Karabağ folklorunda özel bir yere sahip olduğunu ve çoğunlukla bu bölgelerde yaşanan tarihi olayları anlattığını belirtmek isterim. Hafıza türünün incelenmesi, Azerbaycan halkının geçmişinde yaşanan olayların karanlık anlarına ışık tutuyor, tehcirlerin, baskıların, katliamların, folklorun "dili" ile çatışmaların gerçek özünü ve gizemli anlarını ortaya çıkarıyor

Kaynak: 525.az

Diğer Haberler