Verilen sözler tutulmadı: Madenciler Ankara'da tekrar eylemde!
Haklarını alabilmek için haftalar önce başkentin yolunu tutan ve bakanların araya girmesiyle şirket yönetimiyle uzlaşarak memleketlerine dönen Doruk Madencilik işçileri, verilen mühletin dolmasına rağmen ödemelerin eksik yapılması üzerine bir kez daha eyleme geçti Bakanların gözetiminde verilen öde

Haklarını alabilmek için haftalar önce başkentin yolunu tutan ve bakanların araya girmesiyle şirket yönetimiyle uzlaşarak memleketlerine dönen Doruk Madencilik işçileri, verilen mühletin dolmasına rağmen ödemelerin eksik yapılması üzerine bir kez daha eyleme geçti Bakanların gözetiminde verilen ödeme sözleri tutulmayınca yeniden Ankara'ya çıkarma yapan işçiler, şirket binası önünde isyan bayrağını çekti Protesto sırasında söz alan bir maden işçisinin anlattığı acı tablo ise günün en çok konuşulan konusu oldu. Meydanda toplanan kalabalığa seslenen maden işçisi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından tüm haklarıyla birlikte mevcut şirkete devredildiklerini ancak yıllardır süregelen hak kayıplarının bir türlü giderilmediğini belirtti 2016 ile 2022 yılları arasındaki toplu iş sözleşmesinden doğan haklarını, tazminatlarını ve son aylardaki maaşlarını alamadıklarını ifade eden işçi, altı ay boyunca beş parasız beklemek zorunda bırakıldıklarını vurguladı Yaşadıkları ekonomik çıkmazın aileleri üzerinde yarattığı yıkıcı etkiyi dile getiren işçi, çaresizliklerini çarpıcı sözlerle anlattı. Bayram sürecini çocuklarının boynu bükük geçirdiğini vurgulayan madenci, evlatlarına bayramlık ayakkabı ya da kıyafet alamadıklarını, kurban dahi kesemediklerini söyledi Çözümün aslında bir günlük iş olduğunu ancak sürecin bilerek bir aydan fazla uzatıldığını savunan işçi, şu ifadelerle yetkililere isyan etti: 'Neden paramız ödenmiyor? Sesimizi duyurmak için ne yapmalıyız, kendimizi burada yakalım mı?'Aylardır maaş ve tazminatlarını alamayan madencilerin bu haykırışı eylemin gidişatını belirlerken, alandaki işçilerin ortak feryadı da sürece damga vurdu: 'Çocuklarımız bayrama aç girdi, hakkımızı almak için kendimizi mi yakalım?' Maddi mağduriyetlerinin yanı sıra çalıştıkları bölgedeki büyük potansiyelin de heba edildiğine dikkat çeken madenci, tesisin mevcut durumunu da eleştirdi Normal şartlar altında üç bin ailenin ekmek yiyebileceği devasa bir maden sahasında şu an yalnızca üç yüz kişinin çalıştırıldığını belirten işçi, bu durumun büyük bir milli servet kaybı olduğunu ifade etti. Madenci son olarak, mevcut şirketin bu dev yatırımı yönetememesi halinde alanın devlet tarafından devralınarak kamu eliyle işletilmesi gerektiği çağrısında bulundu


