Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek: "Parti koltuklarını parayla satın alamazsınız!"
İstanbul İl Merkezi’nde düzenlediği geniş katılımlı basın toplantısında konuşan Perinçek, Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) uygulanan "mutlak butlan" sürecinin sıradan bir iç mesele olarak görülemeyeceğini vurguladı. Kararın devletin üç temel erkine dayanan kurumsal bir irade olduğunu savunan Perinç

İstanbul İl Merkezi’nde düzenlediği geniş katılımlı basın toplantısında konuşan Perinçek, Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) uygulanan "mutlak butlan" sürecinin sıradan bir iç mesele olarak görülemeyeceğini vurguladı. Kararın devletin üç temel erkine dayanan kurumsal bir irade olduğunu savunan Perinçek, resmi makamların tarafsızlık açıklamalarını sert dille eleştirdi Siyasi partilerin iç işleyişinin tamamen hukuk denetimine tabi olduğunu belirten Doğu Perinçek, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ve diğer devlet yetkililerinin yaptığı "Siyasi partilerin iç düzenine müdahale edemeyiz" yönündeki beyanatlarına tepki gösterdi. Türkiye’de paranın, servetin ve dış müdahalelerin parti yönetimlerini şekillendirmesini yasaklayan amir hükümler bulunduğunu hatırlatan Perinçek, "Sayın Meclis Başkanımızın ve diğer yetkililerin bizim Siyasi Partiler Kanunu’muzu bilmediklerini, incelemediklerini ve mutlak butlan ilanından sonra dahi bu mevzuata ilgi duymadıklarını görüyoruz" ifadelerini kullandı Devletin egemenlik sınırları içerisinde kanun koyucu, uygulayıcı ve yargılayıcı güçlerin eşit statüde olduğunu ifade eden Vatan Partisi Lideri, yargının aldığı kararların doğrudan devletin kurumsal gücünü temsil ettiğini söyledi. Siyasi partilerin yönetim kademelerinin maddi güçle kontrol edilmesinin anayasal suç teşkil ettiğini vurgulayan Perinçek, şöyle konuştu: "Siyasi partilerin yönetim sandalyelerini parayla satın alamazsın. Bu hem ahlaka karşıdır hem de Siyasi Partiler Kanunu’na ve Anayasamıza aykırıdır. Mutlak butlan kararı sıradan bir karar değil, doğrudan bir devlet kararıdır." Alınan mutlak butlan kararının arkasında bağımsız Türk yargısının kurumsal iradesi olduğunu belirten Doğu Perinçek, yargı mekanizmasının özgürleşme sürecini tarihi toplumsal hareketlere dayandırdı. Silivri duvarlarının yıkılmasıyla FETÖ’nün ve ABD’nin Türk yargısı üzerindeki her türlü baskısının yerle bir edildiğini savunan Perinçek, "Vatan Partisi yöneticilerinin ve Türk Silahlı Kuvvetleri komutanlarının içerideki direnişi, halkın da dağları aşarak mahkemeleri basmasıyla birleşti. Bu süreç yargıyı prangalarından kurtardı. İşte bu mutlak butlan kararını da FETÖ musibetinden ve dış müdahalelerden temizlenen, milli devletin direnişiyle kurtulan özgür Türk yargısı almıştır" dedi Konuşmasının son bölümünde idari makamlara ve parlamento yönetimine hukukun üstünlüğü ilkelerini hatırlatan Perinçek, kesinleşmiş yargı kararlarının tüm anayasal kurumlar için bağlayıcı olduğunu vurguladı. Anayasa bilgisinin en temel ilkelerini hatırlatmak zorunda kaldıklarını ifade eden Perinçek, Meclis Başkanı'na yönelik eleştirilerini şu sözlerle tamamladı: "Yasama organının başı ‘Ben parti içişlerine müdahale etmem’ diyor. Ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı var. Siz devletin yasama organının başkanı mısınız, yoksa nesiniz? Devletin hukuku ve mahkeme kararları karşısında ‘Biz müdahale etmeyiz, tarafsızız’ diyemezsiniz. Siz devletin kararlarının uygulayıcısı olmak zorundasınız."


