3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü | Uluslararası Af Örgütü’nden Türkiye yetkililerine çağrı: Adalet sisteminin gazetecileri hedef almak amacıyla kullanılmasına son verin! | T24
Uluslararası Af Örgütü, Türkiye yetkililerini, yolsuzluk iddiaları gibi kamuoyunu ilgilendiren konularda haber yaptıkları için gazetecilere uygulanan baskılara son vermeye çağırdı. Yapılan açıklamada, gazetecilerin yalnızca kamuoyunu bilgilendirme işini yaptıkları için haklarında ceza soruşturmaları

Uluslararası Af Örgütü, Türkiye yetkililerini, yolsuzluk iddiaları gibi kamuoyunu ilgilendiren konularda haber yaptıkları için gazetecilere uygulanan baskılara son vermeye çağırdı. Yapılan açıklamada, gazetecilerin yalnızca kamuoyunu bilgilendirme işini yaptıkları için haklarında ceza soruşturmaları açılmasının, ifade özgürlüğü hakkının doğrudan ihlali ve medya özgürlüğüne yönelik bir saldırı olduğu belirtildi. Aşırı geniş ve sorunlu yasalar ile ceza adalet sisteminin gazetecileri “susturmak” için araçsallaştırıldığı vurgulanan açıklamada, “Gazetecilerin yalnızca hayati önemdeki mesleklerini icra ettikleri için hedef alınmasına son vermeli”, “İfade özgürlüğü hakkına saygı gösterilmeli, bu hak korunmalı ve desteklenmeli” denildi. Merdan Yanardağ, Alican Uludağ, İsmail Arı, Pınar Gayıp, Zafer Arapkirli ve Furkan Karabay’ın davaları örnek gösterilirken, “Yalnızca gazetecilik faaliyetlerini yürüttükleri için insan hakları ihlallerine maruz bırakılan, kriminalize edilen ve özgürlüklerinden yoksun bırakılan gazeteciler ve diğerleri derhal serbest bırakılmalı” çağrısı yapıldı Özgürlüklerinden yoksun bırakılan gazetecilerin derhal serbest bırakılması talep edilen açıklamada, Türkiye yetkililerine şu çağrılarda bulunuldu: “Türkiye yetkilileri, ceza kanununu ve adalet sistemini muhalif görüşleri baskı altına almak için vahim şekilde kötüye kullanmaya, özellikle de gazetecilerin yalnızca hayati önemdeki mesleklerini icra ettikleri için hedef alınmasına son vermeli. Uluslararası insan hakları hukuku ve standartları ile Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeler kapsamında güvence altına alınan ifade özgürlüğü hakkına saygı gösterilmeli, bu hak korunmalı ve desteklenmeli İfade özgürlüğü hakkının kullanımına yönelik kısıtlamalar, uluslararası insan hakları hukukuna uygun olmaları için üç aşamalı testi karşılamalı: Kısıtlamalar yasayla belirlenmeli, hakkı kısıtlamak için başkalarının haklarına ve itibarına saygı ya da ulusal güvenliğin veya belirli bir kamu yararının korunması gibi meşru gerekçeler söz konusu olmalı ve kısıtlamalar güdülen meşru amaçla orantılı ve demokratik bir toplumda gerekli olmalı . Türk Ceza Kanunu’nun 217/A, 299. ve 301. Maddeleri, Türkiye’nin her ikisine de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. Maddesi ile Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 19. Maddesi uyarınca korunan ifade özgürlüğü hakkının kullanımına müdahale ediyor Türkiye yetkilileri, TCK’nın ceza soruşturmaları, davalar ve keyfi tutukluluk yoluyla özellikle gazetecileri susturmak için araçsallaştırılan ve böylelikle geniş toplumda caydırıcı bir etki yaratan 217/A, 299. ve 301. Maddelerini yürürlükten kaldırmalı. Bu açıklamada isimlerine yer verilen ve benzer şekilde yalnızca gazetecilik faaliyetlerini yürüttükleri için insan hakları ihlallerine maruz bırakılan, kriminalize edilen ve özgürlüklerinden yoksun bırakılan gazeteciler ve diğerleri derhal serbest bırakılmalı. Yasaların kötüye kullanılması sonucu haklarında açılan soruşturmalar ve davalar düşürülmeli. Yetkililer, bunun yerine gazeteciler için bilgi arama ve edinme hakkı da dahil ifade özgürlüğü hakkının kullanımının saygı gördüğü ve bu hakkın korunduğu elverişli bir ortam oluşturmalı.” Açıklamada, Türkiye yetkililerinin, belirli bazı ceza kanunu maddelerini, gazetecileri yalnızca mesleklerini icra ettikleri için yargı önüne çıkarmak adına araçsallaştırdığı vurgulanırken, bu maddeler arasında “dezenformasyon yasası” olarak bilinen, 2022’de ceza kanununa eklenen Madde 217/A’nın yer aldığı belirtildi. “Uluslararası Af Örgütü, Madde 217/A’nın ceza kanununa eklenmesinin tartışıldığı dönemde, bu maddenin aşırı geniş ve muğlak biçimde ifade edilmesi ve yasanın doğru uygulanması konusundaki yönerge eksikliği nedeniyle ifade özgürlüğü hakkı üzerinde caydırıcı etki yaratabileceği konusunda endişelerini dile getiren pek çok kurumdan biri. Maddenin kabul edilmesinden önce Venedik Komisyonu da oluşturduğu tehditlere karşı uyarıda bulunarak geri çekilmesi çağrısında bulunan bir acil görüş yayımlamıştı” denilen açıklamada, özetle şu tespitlere yer verildi: “Madde 2022’de kabul edildiğinde, hükümet yetkilileri ‘sansür yasası’ olarak adlandırılan yasa kapsamında gazetecilerin yargılanmayacağını öne sürdü. Ancak Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) verilerine göre, Madde 217/A’nın TCK’ya eklenmesinin ardından ilk iki yıl içinde, 66 ayrı soruşturmayla karşılaşan 56 gazeteci ve diğer medya çalışanı hakkındaki soruşturmalar da dahil 4 binden fazla soruşturma açıldı. MLSA, Mart 2026’daki raporunda, 2024’ten bu yana iki yıl içinde açılan, sanıkların yüzde 72’sinin gazeteciler ve diğer medya çalışanları olduğu 21 ayrı soruşturmayı inceledi. Yakında yayımlanan bir diğer yazı, yasanın uygulamasını inceleyerek 2022’den bu yana 83 gazetecinin 114 ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ iddiasıyla karşılaştığını tespit etti. Son dört yıldır bu maddeler kapsamında, ifadelerin hangi bölümünün yanlış veya yanıltıcı olduğunu ortaya koyan belirli kanıtlar olmaksızın isnat edilen aşırı geniş iddialara dayalı olarak gazeteciler hedef alınıyor, gazeteciler ve diğerleri cezaya mahkûm ediliyor ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçu için bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngören TCK Madde 299 ile ‘Türk milletini ve devletin organlarını aşağılamayı’ suç sayan Madde 301, gazetecilerin ifadeleri de dahil olmak üzere özgür ifadeleri susturmak için kullanılıyor. Bu maddeler kapsamındaki soruşturmalar Adalet Bakanlığı’nın iznine tabi. Adalet Bakanlığı’nın, Madde 299 ve 301’in ‘Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlar’ başlığı altında birleştirildiği 2024 yılına ait istatistiklerine göre, 55 binden fazla kişi hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ ve ‘Türk devletini aşağılama’ suçlarından soruşturma açıldı. Yalnızca 2024’te 17 bin 895 kişi hakkında dava açıldı Türkiye’de yetkililerin ceza adalet sistemini gazetecileri susturmak ve bastırmak için araçsallaştırması yeni bir olgu değil. 2016’daki darbe girişiminin ardından en az 156 medya kuruluşu kanun hükmünde kararnameler ile kapatıldı, tahmini 2 bin 500 gazeteci işini kaybetti ve Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü 778 gazetecinin basın kartını iptal etti. 2016’da, 120 gazeteci ve medya çalışanı tutuklandı. Gazetecileri Koruma Komitesi’nin verilerine göre, bu istatistik Türkiye’yi dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi durumuna getirdi. Son 10 yılda, ülkedeki medya alanı daha da daralarak, basılı ve görsel-işitsel medyada güvenilir ve bağımsız haberler sunan kuruluşların sayısı azaldı. Yayınları denetleyen RTÜK, yetkilerini geniş bir yelpazedeki haber kuruluşlarını sansürlemek için kullanarak eleştirel yayın yapan kanallara ağır para cezaları verdi ve örneğin 2024’te önde gelen radyo istasyonu Açık Radyo’nun yayın lisansını iptal etti. Ekim 2025’te, devlet tarafından haber kanalı Tele 1’e atanan kayyım yönetimi, kanalın açık artırma usulüyle satışa çıkarıldığını açıkladı ve varlıklarının muhammen bedelini, gerçek değerinin altında olduğu yönündeki kaygıların ifade edilmesine rağmen 28 milyon lira olarak belirledi. Tele 1’e el konulması, kanalın kurucusu ve genel yayın yönetmeninin ‘siyasal casusluk’ iddialarıyla haksız yere tutuklanması bağlamında gerçekleşti Bireysel olarak gazetecilere yönelik baskılar da geçen yıl, özellikle ana muhalefet partisi CHP’nin yetkililerce hedef alınması ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile diğer CHP’li belediye başkanlarının ve bürokratlarının 2025’te tutuklanması bağlamında daha da arttı.” Bu kamuoyu açıklamasında yer verilen ve yalnızca gazetecilik faaliyetlerini yürüttükleri için hâlâ tutuklu olan dört gazetecinin davaları da dahil olmak üzere yetkililerin eleştirel gazeteciliğe yönelik tahammülsüzlüğüne örnek teşkil eden bu baskıların son dönemdeki bazı örnekleri şunlar: Diğer onlarca gazeteci de temelsiz ve defalarca açılan ceza soruşturmalarıyla ve davalarla karşı karşıya. Yakın zamandaki örneklerden yalnızca ikisi aşağıda belirtiliyor: Çerezler, bir web sitesinden gönderilen ve kullanıcının web tarayıcısı tarafından kullanıcının bilgisayarında, kullanıcı gezinirken saklanan küçük veri parçalarıdır. Tarayıcınız her mesajı çerez adı verilen küçük bir dosyada saklar. Sunucudan başka bir sayfa talep ettiğinizde, tarayıcınız çerezi sunucuya geri gönderir. Çerezler, web sitelerinin bilgileri hatırlaması veya kullanıcının tarama etkinliğini kaydetmesi için güvenilir bir mekanizma olacak şekilde tasarlanmıştır Bu tanımlama bilgileri, web sitesinin çalışması için gereklidir ve sistemlerimizde kapatılamaz. Bunlar genellikle yalnızca sizin işlemlerinizi gerçekleştirmek için ayarlanmıştır. Bu işlemler, gizlilik tercihlerinizi belirlemek, oturum açmak veya form doldurmak gibi hizmet taleplerinizi içerir. Tarayıcınızı, bu tanımlama bilgilerini engelleyecek veya bunlar hakkında sizi uyaracak şekilde ayarlayabilirsiniz ancak bu durumda sitenin bazı bölümleri çalışmayabilir Bu tanımlama bilgileri, sitemizin performansını ölçebilmemiz ve iyileştirebilmemiz için sitenin ziyaret edilme sayısını ve trafik kaynaklarını sayabilmemizi sağlar. Hangi sayfaların en fazla ve en az ziyaret edildiğini ve ziyaretçilerin sitede nasıl gezindiklerini öğrenmemize yardımcı olurlar. Bu tanımlama bilgilerinin topladığı tüm bilgiler derlenir ve bu nedenle anonimdir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz sitemizi ne zaman ziyaret ettiğinizi bilemeyiz Bu tanımlama bilgileri, videolar ile canlı sohbet gibi gelişmiş işlevler ve kişiselleştirme olanağı sunabilmemizi sağlar. Bunlar, bizim tarafımızdan veya sayfalarımızda hizmetlerinden faydalandığımız üçüncü taraf sağlayıcılarca ayarlanabilir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz bu işlevlerden tümü veya bazıları doğru şekilde çalışmayabilir Bu tanımlama bilgileri, sitemizde reklam ortaklarımız tarafından ayarlanır. Bunlar, ilgili şirketler tarafından ilgi alanları profilinizi oluşturmak ve diğer sitelerde alakalı reklamlar göstermek için kullanılabilir. Benzersiz olarak tarayıcınızı ve cihazınızı belirleyerek çalışırlar. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz farklı sitelerde size özel reklam deneyimi sunamayız Not: Reklamlar çerez politikasından bağımsız olarak gösterilir Bu tanımlama bilgileri, içeriğimizi arkadaşlarınız ve ağınızla paylaşabilmenizi sağlamak için sitemize eklenen çeşitli sosyal medya hizmetleri tarafından ayarlanır. Diğer siteleri kullanırken de tarayıcınızı izleyip ilgi alanı profilinizi oluşturabilirler. Bu durum, ziyaret ettiğiniz diğer sitelerde gördüğünüz içerikleri ve mesajları etkileyebilir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz bu paylaşım araçlarını kullanamayabilir veya göremeyebilirsiniz


