Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Trump'ın barışı, Netanyahu'nun savaşı: Herkes anlaştı, İsrail hariç | Dış Haberler

Diplomatik kaynaklara göre mutabakat metni, İran'ın nükleer programına ilişkin belirli düzenlemeler içerirken, İsrail’in yıllardır uluslararası gündeme taşımaya çalıştığı balistik füze programı, bölgesel vekil güçler ve İran’ın askeri nüfuzu gibi başlıkları kapsamıyor. Bu durum, Tel Aviv’in anlaşmay

0 görüntülemehaberturk.com
Trump'ın barışı, Netanyahu'nun savaşı: Herkes anlaştı, İsrail hariç | Dış Haberler
Paylaş:

Diplomatik kaynaklara göre mutabakat metni, İran'ın nükleer programına ilişkin belirli düzenlemeler içerirken, İsrail’in yıllardır uluslararası gündeme taşımaya çalıştığı balistik füze programı, bölgesel vekil güçler ve İran’ın askeri nüfuzu gibi başlıkları kapsamıyor. Bu durum, Tel Aviv’in anlaşmayı "eksik ve tehlikeli" olarak değerlendirmesine yol açtı Gazze’de bir soykırım başlatan ve Lübnan’da işgali sürdüren İsrail’in korkulu rüyası balistik füzeler. İsrailli güvenlik uzmanları özellikle İran’ın uzun menzilli füze kapasitesinin anlaşma dışında bırakılmasını önemli bir zaaf olarak görüyor. İsrail açısından yalnızca nükleer faaliyetler değil, İran’ın füze programı da doğrudan ulusal güvenlik tehdidi olarak değerlendiriliyor. Ancak mevcut çerçevede bu konuya ilişkin herhangi bir sınırlama veya denetim mekanizmasının yer almaması, İsrail’in itirazlarının merkezinde bulunuyor Eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Yaakov Nagel, İran’ın balistik füze kapasitesi ve bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin anlaşmanın müzakere edilen başlıkları arasında bile görünmediğini belirterek bunun İsrail için ciddi bir stratejik boşluk yarattığını savundu. İsrail basınında yer alan yorumlarda da benzer şekilde anlaşmanın yalnızca nükleer dosyaya odaklandığı, ancak bölgesel güvenlik denklemine dokunmadığı vurgulandı Avrupa ve Kuzey Amerika merkezli düşünce kuruluşlarının son aylarda yayımladığı raporlar da benzer bir tartışmaya işaret ediyor. Özellikle Fransız ve İngiliz strateji çevrelerinde hazırlanan analizlerde, İran’ın bölgesel nüfuz ağının nükleer programdan bağımsız değerlendirilmesinin ilerleyen dönemde yeni kriz alanları yaratabileceği ifade ediliyor. Buna karşılık diplomatik çevreler, taraflar arasında güven inşa edilmeden daha kapsamlı bir anlaşmanın mümkün olmadığını savunuyor İsrail’de en çok tartışılan konulardan biri de yaptırımların gevşetilmesiyle İran ekonomisine yeniden kaynak akışının başlaması ihtimali oldu. İsrailli bazı yetkililer, serbest bırakılacak fonların İran ekonomisini rahatlatacağını ve Tahran yönetiminin bölgesel kapasitesini artıracağını ileri sürüyor. Bu çevreler, ekonomik baskının sürdürülmesinin İran üzerinde daha etkili sonuçlar doğuracağını savunuyor Diplomatik kaynaklar ise yaptırımların kontrollü biçimde kaldırılmasının İran’ı uluslararası sisteme yeniden entegre etmeyi amaçladığını belirtiyor. Amerikan ve Avrupa basınında yayımlanan değerlendirmelerde, ekonomik teşviklerin müzakere sürecinin temel unsurlarından biri olduğu ve bu yöntemle daha kapsamlı güvenlik anlaşmalarının önünün açılmasının hedeflendiği kaydediliyor Mutabakatın İsrail açısından en hassas boyutlarından biri ise Lübnan başlığı oldu. Anlaşmanın hayata geçirilmesiyle birlikte İsrail’in Hizbullah’a yönelik askeri operasyonlarını sınırlandırması beklentisi Tel Aviv’de ciddi rahatsızlık yarattı. İsrail güvenlik çevreleri, Hizbullah tehdidinin devam ettiğini ve askeri baskının sürdürülmesi gerektiğini savunuyor Bu nedenle Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı gergin telefon görüşmesinde, İsrail’in Lübnan’dan çekilmeyeceğini açık biçimde ifade ettiği belirtiliyor. İsrail kaynaklarına göre Netanyahu, İsrail ordusunun mevcut konuşlandığı bölgelerde kalacağını ve Hizbullah’a yönelik operasyonların süreceğini Trump’a iletti İsrail medyasına konuşan kaynaklar, Tel Aviv’in anlaşmadaki Lübnan maddesini kendisi açısından bağlayıcı görmediğini aktardı. Güvenlik Kabinesi’nin de Netanyahu’nun tutumuna destek verdiği ve Hizbullah’ın askeri altyapısına yönelik operasyonların sürdürülmesi konusunda görüş birliği bulunduğu ifade edildi Anlaşmanın ilanından saatler önce İsrail’in Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesine düzenlediği hava saldırısı, Washington’da ciddi tepki yarattı. Diplomatik kaynaklara göre Trump, Netanyahu ile yaptığı görüşmede son derece sert ifadeler kullandı ve saldırının aylardır devam eden diplomatik çabaları riske attığını söyledi. Amerikan basınında yer alan haberlerde bu görüşmenin iki lider arasındaki son dönemin en gergin temaslarından biri olduğu değerlendirildi Trump daha sonra yaptığı açıklamalarda Beyrut saldırısının tekrarlanmaması gerektiğini vurgularken, tüm tarafların gerilimi düşürmesi çağrısında bulundu. Amerikan yönetimine yakın çevreler, İran ile varılan mutabakatın yalnızca nükleer dosyayı değil, bölgesel çatışmaların kontrol altına alınmasını da hedeflediğini belirtiyor Anlaşma İsrail iç siyasetinde de yeni bir tartışma başlattı. Eski Savunma Bakanı Avigdor Lieberman mutabakatı “İsrail açısından felaket” olarak nitelendirirken, muhalefet lideri Yair Lapid de anlaşmanın doğru olması halinde bunun İsrail dış politika tarihinin en ağır başarısızlıklarından biri sayılacağını söyledi. Hükümet üyelerinin ise Trump yönetimiyle yeni bir kriz yaşamamak adına şimdilik sessiz kalmayı tercih ettiği görülüyor Washington ile Tahran arasında oluşan yeni diplomatik zemin, Ortadoğu’daki güç dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Ancak anlaşmanın uygulanma süreci başlamadan ortaya çıkan İsrail rahatsızlığı, önümüzdeki dönemde Lübnan, Hizbullah ve İran’ın bölgesel etkisi üzerinden yeni diplomatik ve askeri gerilimlerin yaşanabileceğine işaret ediyor. Görünen o ki, Trump yönetimi İran dosyasında bir uzlaşıya yaklaşırken, aynı süreç İsrail ile ABD arasındaki stratejik görüş ayrılıklarını daha görünür hale getiriyor Maltepe D-100'de yağışın etkisiyle kayan otomobil bariyere çarptı; kaza kamerada. (DHA)

Diğer Haberler

Trump'ın barışı, Netanyahu'nun savaşı: Herkes anlaştı, İsrail hariç | Dış Haberler | Tenqri