Türkiye 'Mavi Vatan Yasası' mı çıkartacak? Ege ve Akdeniz'de yeni dönem
Milliyet yazarı Özay Şendir, Türkiye'nin deniz yetki alanlarına ilişkin kapsamlı bir yasa hazırlığını köşesine taşıdı. Mayıs 1982'de çıkarılan Karasuları Kanunu'ndan 44 yıl sonra gündeme gelen Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu, başta Ege ve Doğu Akdeniz olmak üzere kıyısı bulunan tüm denizler için kr

Milliyet yazarı Özay Şendir, Türkiye'nin deniz yetki alanlarına ilişkin kapsamlı bir yasa hazırlığını köşesine taşıdı. Mayıs 1982'de çıkarılan Karasuları Kanunu'ndan 44 yıl sonra gündeme gelen Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu, başta Ege ve Doğu Akdeniz olmak üzere kıyısı bulunan tüm denizler için kritik düzenlemeler içeriyor Ege’deki 6 mil hassasiyetinden münhasır ekonomik bölgedeki izin süreçlerine kadar her şey sil baştan düzenleniyor. Peki, Cumhurbaşkanı’na verilen "Özel Statülü Deniz" yetkisi neleri kapsıyor? Boğazlar ve Montrö bu düzenlemeden nasıl etkilenecek? İşte Ankara’nın denizlerdeki yeni stratejisinin tüm detayları Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarını tahkim edecek kapsamlı bir yasa hazırlığı gündemde. Mayıs 1982’de yürürlüğe giren Karasuları Kanunu’nun ardından, 44 yıl sonra hazırlanan Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu, başta Ege ve Doğu Akdeniz olmak üzere kıyısı bulunan tüm denizlerde yeni bir dönemi başlatıyor. Bu düzenleme ile Türkiye’nin deniz yetki alanlarındaki tüm faaliyetler tek bir yasal çerçevede toplanıyor Yeni yasada Türkiye’nin Karadeniz ve Akdeniz’deki karasuları 12 deniz mili olarak tescil edilirken, Ege Denizi’ndeki hassas denge korunuyor. Ege’de karasularının 6 deniz mili olduğu yasa maddesi haline getiriliyor. Ankara, bu sınırı aşacak herhangi bir senaryonun Türkiye’nin uluslararası sularla olan kesintisiz bağlantısını koparacağı görüşünü koruyor. Bu kapsamda, münhasır ekonomik bölgedeki her türlü ekonomik, bilimsel ve çevresel faaliyet artık doğrudan Türkiye’nin iznine tabi olacak Taslağın en dikkat çekici maddelerinden biri, Cumhurbaşkanı’na tanınan yeni yetki alanı oldu. Buna göre Cumhurbaşkanı, henüz münhasır ekonomik bölge ilan edilmemiş alanları "Özel Statülü Deniz" ilan edebilecek. Halihazırda koruma altında olan Finike Denizaltı Dağları ile Kuzey Ege ve Fethiye-Kaş gibi bölgelerde ticari faaliyet yürütmek isteyenler, bu düzenleme ile yasal olarak Türkiye’den izin almak zorunda kalacak Hazırlanan kanun, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası antlaşmaları ve özellikle Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni etkilemiyor. Taslakta; İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi’nin Türk iç sularının bir parçası olduğu vurgulanırken, yabancı gemilerin uğraksız geçiş haklarının mevcut kurallar çerçevesinde devam edeceği belirtiliyor. Ayrıca düzenleme, KKTC ile yapılan kıta sahanlığı ve Libya ile imzalanan mutabakat zaptı gibi stratejik kazanımları da tahkim eder nitelikte Yasa sadece sınırları belirlemekle kalmıyor, aynı zamanda kontrol mekanizmalarını da güçlendiriyor. Bitişik bölge ilan edilen alanlarda; gümrük, maliye, göç, sağlık ve kültür varlıklarının korunması konularında Türkiye münhasıran yetkili kılınıyor. Bu adım, denizlerdeki kaçakçılık ve mevzuat ihlallerine karşı Ankara’nın elini güçlendirecek bir hamle olarak değerlendiriliyor

