Türkiye Kültür Yolu Festivali'nde "Lezzet Noktası" uygulaması gastronomi turizmini canlandırdı
Türkiye Kültür Yolu Festivali bünyesinde hayata geçirilen Lezzet Noktası projesi, Şanlıurfa'nın gastronomi turizmine doğrudan ivme kazandırdı. Şehirde belirlenen 34 farklı lezzet durağı, geleneksel ve çağdaş mutfak birikimini harmanlayan özel bir gastronomi rotası oluşturdu. İsot, kebap kültürü, ciğ

Türkiye Kültür Yolu Festivali bünyesinde hayata geçirilen Lezzet Noktası projesi, Şanlıurfa'nın gastronomi turizmine doğrudan ivme kazandırdı. Şehirde belirlenen 34 farklı lezzet durağı, geleneksel ve çağdaş mutfak birikimini harmanlayan özel bir gastronomi rotası oluşturdu. İsot, kebap kültürü, ciğer, tescilli yöresel ürünler ve sıra gecesi geleneğini kapsayan bu rota sayesinde, kent genelindeki restoran ve kafelerde müşteri yoğunluğu yüzde 50'ye varan oranlarda artış gösterdi. Bu ekonomik hareketlilik, kentin gastronomi turizminde güçlü bir çekim merkezi haline geldiğini ortaya koydu Projenin seçici kurulu; Türkiye'nin farklı bölgelerinden uzman şefler, gastronomi yazarları, akademisyenler ve sektör temsilcilerinden oluşuyor. Uluslararası deneyime sahip isimlerin de yer aldığı bu geniş kurul, ziyaret edilen şehirlerin gastronomi potansiyelini değerlendiriyor. Festival dönemlerinde gerçekleştirilen ev sahibi ve konuk şef buluşmalarıyla, gastronomi kültürünün paylaşılarak genç kuşaklara aktarılması hedefleniyor Şanlıurfa'daki gastronomi programı kapsamında Şef Ömür Akkor, gastronomi yazarı Ebru Erke ve Şef Sinem Özler, seçkide yer alan işletmeleri ziyaret etti. Lezzet Noktası olarak belirlenen mekanları tek tek inceleyen ekip, yöresel tatları deneyimledi ve geleneksel tariflerin üretim süreçlerini yerinde gözlemledi Ziyaretler sırasında Şanlıurfa mutfağının öne çıkan lezzetleri tadılırken, kentin gastronomi mirasını tanıtmaya yönelik çekimler de gerçekleştirildi Programın ev sahipliğini yapan Şef Ömür Akkor, Şanlıurfa mutfağının sahip olduğu tarihsel derinlik ve çeşitliliğin uluslararası gastronomi sahnesinde güçlü bir karşılığı olduğunun altını çizdi. Şanlıurfa’nın binlerce yıllık mutfak kültürünün korunarak çağdaş yorumlarla aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Akkor, yapılan çalışmaların kentin gastronomi hafızasını görünür kılma açısından değerli bir katkı sunduğunu belirtti. Ziyaretçilere sunulan bu yapı, salt bir yeme-içme faaliyetinin ötesine geçerek çok katmanlı bir kültürel deneyim ortamı oluşturuyor Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Elif Balcı Fisunoğlu, gastronominin Türkiye turizm stratejisindeki kritik rolünü değerlendirdi. Gastronominin turizm sektöründeki yerini ve kurum olarak yürüttükleri stratejileri detaylandıran Fisunoğlu, Kültür Yolu Festivali kapsamında uygulanan projelere de değindi. Fisunoğlu, Türkiye'nin gastronomi alanındaki vizyonunu şu sözlerle ifade etti: “Bildiğiniz üzere Bakanlığımız ve TGA olarak, Türkiye’nin bu eşsiz konumunun, kültürel çeşitliğinin ve tarihsel birikiminin şekillendirdiği, zengin yeme-içme kültürünün dünyaya tanıtılması noktasında bir dizi proje yürütüyoruz. Amacımız; Türk mutfağını markalaştırmak, yemek kültürümüzü tanıtmak, gastronomi turizminde dünyada lider destinasyonlar arasında yer almaktır. Türkiye bugün dünyanın en güçlü turizm destinasyonlarından biri. Gastronomi turizmini yalnızca bir alt başlık değil, stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Çünkü gastronomi; bir ülkenin kültürünü, tarihini, üretim gücünü ve yaşam biçimini anlatan en güçlü araçlardan biridir. Gastronomi artık bir seyahat motivasyonu. Amacımız yalnızca ziyaretçi sayısını artırmak değil; ziyaretçinin deneyimini derinleştirmek, harcamasını artırmak ve Türkiye ile bağını güçlendirmektir. Bu kapsamda Kültür Yolu Festivali içinde hayata geçirilen Lezzet Noktası uygulaması, şehirlerin gerçek gastronomi hafızasını görünür kılan çok önemli bir modeldir.” Lezzet Noktası seçkisine dâhil olan işletmeler, projenin hem görünürlük hem de finansal getiri boyutunda yarattığı değeri paylaştı. Şehirde geleneksel tirit kültürünü sürdüren Abdulkadir Gül, festivalin kente getirdiği yoğun hareketliliğin işletmelere yansıdığını aktardı. İşlerindeki büyümeye dikkat çeken Gül, “Lezzet Noktası seçkisinde yer almak bizim için büyük bir gurur. Festivalle birlikte işlerimizde ciddi bir artış yaşandı. İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere birçok şehirden misafir ağırlıyoruz. Yaklaşık 60 yıllık bir mutfak geleneğini yaşatıyoruz ve bu kültürü daha geniş kitlelere ulaştırmak bizim için çok kıymetli.” dedi Paflar Ciğer’in 2. kuşak işletmecisi Mustafa Paf ise Şanlıurfa’nın gastronomi ile birlikte kültür turizminde de yükselen grafiğine işaret etti. Göbeklitepe ve Karahantepe gibi tarihi alanlara yönelik ilginin, yeme-içme kültürüyle birleşerek kapsamlı bir turizm hareketi doğurduğunu vurgulayan Paf, “Festival sayesinde şehrimize gelen ziyaretçi profili çeşitlendi. Asya ve Avrupa’dan gelen misafir sayısında artış var. Göbeklitepe ve Karahantepe’ye olan ilgi gastronomiyle birleşince şehirde bütüncül bir turizm deneyimi oluştu. Şanlıurfa artık yalnızca gezilen değil, yaşanan bir şehir haline geliyor.” ifadelerini kaydetti Şanlıurfa'nın köklü işletmelerinden Tarihi İpar Kadayıf'ın 4. kuşak işletmecisi Mehmet Furkan İpar da üretimde benimsedikleri doğal yöntemlerin altını çizdi. Festivalin, geleneksel üretim anlayışının tanıtımındaki rolüne değinen İpar, “Dört kuşaktır sürdürdüğümüz bu meslekte en önemli ilkemiz doğallık. Ürünlerimizde hiçbir katkı maddesi kullanmadan üretim yapıyoruz. Festival sayesinde bu geleneksel lezzetler çok daha geniş kitlelere ulaştı.” açıklamasını yaptı Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin en önemli yenilikleri arasında gösterilen Lezzet Noktası uygulaması, kentlerin gastronomi haritalarını kalıcı olarak görünür yapmayı hedefliyor. Bu vizyon doğrultusunda, Şanlıurfa’nın gastronomi kimliğini yansıtan 34 noktalık rota, sadece festival etkinlik takvimiyle sınırlı kalmayacak. Söz konusu mekanlar, yılın tamamında Kültür Yolu Festivali’nin dijital platformlarında yer alarak kente gelecek yeni turistlere rehberlik edecek. Festival süresince esnaf nezdinde ölçümlenen ekonomik veriler, projenin yerel kalkınma hedeflerine sağladığı somut faydayı da net bir şekilde ortaya koydu
