Tenqri
Ana Sayfa
Ekonomi

TCMB Fatih Karahan: Fiyat istikrarı, toplumsal refah artışı için ön koşul

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Genel Kurul’unda konuşma gerçekleştiren Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, görüşecek gündem maddelerine geçmeden önce 2025 yılının başından günümüze kadar makroekonomik gelişmeleri özetledi Karahan, daha sonra para politikası uygulamalarından ve son dönem

0 görüntülemeensonhaber.com
TCMB Fatih Karahan: Fiyat istikrarı, toplumsal refah artışı için ön koşul
Paylaş:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Genel Kurul’unda konuşma gerçekleştiren Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, görüşecek gündem maddelerine geçmeden önce 2025 yılının başından günümüze kadar makroekonomik gelişmeleri özetledi Karahan, daha sonra para politikası uygulamalarından ve son dönemde jeopolitik gelişmelerin piyasalara olan etkisini sınırlamak amacıyla alınan tedbirlerden bahsetti "Fiyat istikrarı sürdürülebilir büyüme için temel ön koşuldur. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olarak dezenflasyon sürecini kararlılıkla sürdüreceğiz." diyen Karahan, Olağan Genel Kurul Toplantısı katılımcılarına şöyle seslendi: "Fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için bir ön koşuldur. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olarak misyonumuz, sürdürülebilir fiyat istikrarını sağlayarak ve finansal istikrarı destekleyerek toplumsal refaha katkıda bulunmaktır. Biz de Merkez Bankası olarak politikalarımızı bu hedef doğrultusunda şekillendiriyoruz. 2025 yılındaki faaliyetlerimizi de dezenflasyon sürecini sürdürecek ve kalıcı hale getirecek şekilde yürüttük 2025 YILINDA KÜRESEL EKONOMİK GELİŞMELER 2025 yılında küresel ekonomi açısından en belirgin unsur, uzayan belirsizlik ortamı oldu. Bu durum yıl boyunca yatırım, ticaret ve finansal koşullar üzerinde baskı oluşturdu. Yüksek belirsizliğe rağmen küresel iktisadi faaliyet görece dirençli bir görünüm sergiledi. Bununla birlikte, küresel büyüme tarihsel ortalamaların altında kalmaya devam etti. Hizmet sektöründeki toparlanma ve dijitalleşme odaklı verimlilik artışının bu dönemde büyümeyi desteklediğini söyleyebiliriz Küresel ölçekte dezenflasyon sürecinin devam ettiğini gözlemledik. Ancak, küresel ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar enflasyonist baskı oluşturdu. Bu görünüm altında, merkez bankaları politika faiz indirimlerinde daha temkinli bir yaklaşım benimsediler ve küresel finansal koşullar görece sıkı kaldı 2026 ORTA DOĞU GERİLİMİ VE ENERJİ PİYASALARI 2026 yılı Şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilim, enerji fiyatlarının hızlı bir şekilde yükselmesine neden oldu. Halihazırda, enerji piyasasında yüksek oynaklıklar devam ediyor. Bu gelişmeler karşısında gerekli önlemleri zamanlı bir şekilde aldık. Konuşmamın ilerleyen bölümlerinde bu önlemlerden detaylı olarak bahsedeceğim Küresel görünüme yönelik bu değerlendirmelerin ardından, konuşmama yurt içi makroekonomik gelişmelerle devam etmek istiyorum YURT İÇİ MAKROEKONOMİK GELİŞMELER 2025 yılının ilk çeyreğinde finansal koşullardaki sıkılığın etkisiyle yurt içi talep zayıfladı. Özel tüketimin yıllık büyümeye katkısı bir önceki yılın sınırlı olarak altında gerçekleşti. Yılın genelinde büyümenin temel sürükleyicisi hizmetler sektörü oldu. Sanayi ve inşaat sektörleri de büyümeye katkı verdi. Öte yandan, don ve kuraklık kaynaklı tarımsal üretimdeki gerilemenin etkisiyle tarım katma değeri düştü. Bu çerçevede, 2025 yılında iktisadi faaliyet ılımlı seyretti ve büyüme yüzde 3,6 olarak gerçekleşti. 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin veriler, talep koşullarının dezenflasyon sürecine destek vermeye devam ettiğini ima ediyor CARİ İŞLEMLER DENGESİ 2025 yılında cari işlemler dengesi 30,2 milyar ABD doları açık verdi. Enerji dengesindeki iyileşmeye rağmen, altın dengesi ve çekirdek dış ticaret dengesindeki bozulmanın etkisiyle dış ticaret açığında artış gerçekleşti. 2026 yılının şubat ayı itibarıyla 12 aylık birikimli cari açık, hizmetler dengesi fazlasındaki yüksek seviyeye karşın, enerji dışı dış ticaret açığındaki artış eğiliminin devamı ile 35,4 milyar ABD dolarına yükseldi ENFLASYON GELİŞMELERİ VE BEKLENTİLER Dezenflasyon süreci 2025 yılında da devam etti. Tüketici enflasyonu bir önceki yıla kıyasla 13,5 puan gerileyerek yılı 30,9 seviyesinde tamamladı. Toplam talep koşulları yıl boyunca dezenflasyonist bir seyir izledi. Diğer taraftan, ülkemizde yaşanan don ve kuraklık olayları, tarımsal üretimi olumsuz yönde etkileyerek gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu 2025 yılında enflasyon beklentilerinde de gerileme gördük. Özellikle hane halkı ve firmaların beklentilerinde düşüş gerçekleşti. Bununla birlikte, manşet enflasyonu olumsuz etkileyen kira ve eğitim kalemlerinde kayda değer düşüş gerçekleşse de geçmiş enflasyona endeksleme davranışı nedeniyle, bu kalemlerde seviyeler manşet enflasyonun üzerinde seyretmeye devam etti PARA POLİTİKASI UYGULAMALARI Geride bıraktığımız 2025 yılında para politikası duruşumuzu, dezenflasyonun gerektirdiği parasal sıkılığı sağlayacak şekilde belirlemeyi sürdürdük Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarında gözlenen iyileşme eğilimini dikkate alarak 2025 yılı ocak ve mart aylarında politika faizini toplamda 500 baz puan indirdik. Ancak finansal piyasalardaki gelişmelerin enflasyon görünümü açısından oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla mart ayında Merkez Bankası gecelik borç verme faiz oranını yükselttik ve bir hafta vadeli repo ihalelerine bir süreliğine ara verdik. Nisan ayında politika faizini artırdık ve yeniden repo ihalelerine başladık Takip eden dönemde enflasyon gelişmelerini dikkate alarak politika faizini indirdik. 2025 yılında toplamda politika faizini yüzde 38’e düşürdük MAKROİHTİYATİ TEDBİRLER Para politikası kararlarımızı makroihtiyati adımlarla destekledik. Kur Korumalı Mevduat hesaplarını sonlandırdık. Kredi büyüme sınırlarında sıkılaştırıcı adımlar attık ve TL mevduatı destekleyici düzenlemeler yaptık 2026 YILI YURT İÇİ MAKROEKONOMİK GÖRÜNÜM 2026 yılına ilişkin gelişmelerde enflasyon, talep ve arz koşulları birlikte değerlendirilmiştir. Gıda fiyatları, enerji maliyetleri ve jeopolitik gelişmeler öne çıkmıştır. Talep koşulları ise yavaşlama eğilimi göstermiştir PARA POLİTİKASI KARARLARI VE OPERASYONEL ÇERÇEVE 2026 yılında politika faizine ilişkin adımlar ihtiyatlı bir çerçevede şekillendirilmiştir. Enflasyon görünümüne bağlı olarak faiz kararları alınmıştır DÖVİZ PİYASASI VE LİKİDİTE TEDBİRLERİ Döviz piyasasında oynaklığı sınırlamak amacıyla çeşitli likidite ve türev işlemleri uygulanmıştır. TL uzlaşmalı vadeli döviz işlemleri devreye alınmıştır Devam eden süreçte sıkı para politikası duruşu korunmuştur 2025 yılında iletişim politikamız şeffaf ve veri temelli şekilde sürdürülmüştür. Veri Araştırma Merkezi projesi duyurulmuştur İLETİŞİM, DİJİTALLEŞME VE FİNANSAL ALTYAPI ÇALIŞMALARI Yapay zekâ altyapıları geliştirilmiş, FAST sistemi genişletilmiş ve finansal altyapı güçlendirilmiştir. Banknot ve madeni para lojistiği iyileştirilmiştir Sosyal sorumluluk kapsamında akademik çalışmalar ve finansal okuryazarlık faaliyetleri desteklenmiştir."

Diğer Haberler