Su kuyusunda bulunan Hasret Akkuzu cinayetinde ilk duruşma! "Baba geliyorum" dedi, saniyeler sonra çığlıklar yükseldi
Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, "çocuğa ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan tutuklu sanık Deniz B., Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlandı. Oturumda cinayete yardım ve delilleri karartma suçlam

Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, "çocuğa ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan tutuklu sanık Deniz B., Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlandı. Oturumda cinayete yardım ve delilleri karartma suçlamasıyla 20 yıla kadar hapsi istenen tutuksuz sanık ağabey A.B., diğer tutuksuz sanıklar yenge N.B., araç sahibi E.S., taraf avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da hazır bulundu Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan maktul Hasret Akkuzu'nun babası Ş.A., olayın yaşandığı akşam kızıyla yaptığı son telefon görüşmesini anlattı. Ş.A., ifadesinde şu sözlere yer verdi: "Evden valiz almaya diye çıkmıştı. İstanbul'a halasının yanına kalmaya gidecekti. 20.30 sıralarında aradım, 'Baba 2 saate geliyorum' dedi. Tekrar aradığımda ''Baba geliyorum yoldayım' dediği sırada telefonda çığlıklar koptu. Kapı gıcırtısı sesi geldi. Ne olduğunu anlayamadım. Sonra sinyal kesildi, bir daha ulaşamadım. 'O akşam arkadaşındadır' diye düşündüm. Ertesi gün jandarmaya gittim. 'Bulundu mu?' diye sürekli sordum. Şikayetçiyim." Duruşmada söz alan anne A.A. ise sekiz aydır gözyaşı döktüğünü belirterek, "Kızım o gün Deniz ile buluşacağını söylemedi. 8 aydır ağlıyorum, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" dedi Hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis istenen tutuklu sanık Deniz B., duruşma salonunda fiziki olarak yer almak istediğini ifade ederek kapsamlı savunma yapmadı. Sanık, mahkemedeki kısa beyanında olay gecesine dair şu ifadeleri kullandı: "Maktulün kimler tarafından mağdur olduğunu anlatmak istiyorum. Bu insanların hiçbir şeyden haberi yok. Bir anlık meydana gelen bir olaydır. Kimseyle hiçbir şeyi paylaşmadım olayla ilgili şoktaydım zaten. Arabanın benzini bitiyordu yakıt göstergesi yanıyordu üzerimde de para olmadığından yolda kalırım diye sordum. Ben o akşam eve 3 kez geldim. Olayın şokuyla ne yapacağımı sapıttığım için tarladan doğru gelip arkadan atölyeye girmeye çalıştım. Tekrardan gittim. Aracı olayın olduğu yerden 1,5 km uzaklıkta bırakıp yürüyerek gittik" Davada tutuksuz yargılanan sanıklardan ağabey A.B., üzerine atılı suçlamaları reddederek olay gecesi yaşananları aktardı. Kardeşi Deniz B.'nin gece yarısı eve geldiğini belirten A.B., "Arabayla geldi, bagajı açıktı. 'Bir yerden bir şey mi alıp geldin, başımızı belaya sokma' dedim. Baktım bagaj boştu. Sonra inşaat malzemelerinin arasından bir çekiç aldı. Israrla alma dememe rağmen 'Bu bana lazım' diyerek arabaya attı. Kardeşim bana hiçbir şekilde Hasret'i öldürdüğünü söylemedi." ifadelerini kullandı Olayda kullanılan aracın sahibi E.S., Deniz B.'nin arabayı yarım saatliğine emanet aldığını belirterek şunları söyledi: "Ehliyeti yok ve arabanın muayenesi yok diye vermek istemedim ama sonra verdim. Arabayı yarım saatliğine almıştı, 40 dakika geçti. Aradım; araba bozuldu, almaya gel dedi. Ben gelemem dedim, sonra arayıp ‘arabayı yaptırdım' dedi. Sonrasında aradım telefonu hep kapalıydı. Ertesi gün 12 gibi uyanınca aradım; ikinci aramamda açtı. Arabanın kendisini çok uğraştırdığını söyledi. Çolakoğlu Caddesi'ne arabayı bıraktığını söyledi. Arabada çamur, sigara külü, bira şişeleri falan olduğundan ailemi bindirdiğim için yıkatmadan kullanmak istemedim. Yıkamacıya bıraktım, gece dükkanın önünde kaldı, ertesi gün öğlen teslim aldım. Daha sonra arkadaşımla içki içerken arabanın baskı balatası bozuldu. Hareket etmiyordu. Orada bıraktım. Daha sonra aracı alamadan kolluk kuvvetleri bizi aldı." Duruşmada dinlenen oto yıkamacı R.Y. ise aracı olaydan bir gün sonra temizlediğini aktararak, "Arabanın içerisini süpürürken maktulün babasına ait resim süpürgenin ucuna takıldı. Çıkan eşyaları poşete koydum. Fotoğrafın maktulün babasına ait olduğunu sonradan jandarmadan öğrendim" dedi Tarafları dinleyen Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, tutuklu sanık Deniz B.'nin tutukluluk halinin devamına hükmetti. Tutuksuz sanıklar E.S. ve N.B. hakkındaki imza atma yükümlülüğü kaldırılırken, ağabey A.B.'nin adli kontrol şartının ayda bir imza şeklinde devam etmesi kararlaştırıldı. Heyet ayrıca, sanık A.B.'nin evinin önünde bulunan güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi ve aracın teknik durumunun tespiti amacıyla müzekkere yazılmasına karar vererek duruşmayı 7 Temmuz 2026 tarihine erteledi Kaynak: İhlas Haber Ajansı


