Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

"Sanatta kalabalığı takip etmek pek işe yaramıyor"

"525-ci Gazet"in genç yetenekleri desteklemeye yönelik röportaj serisi devam ediyor. Bu sefer muhatabımız genç aşık Ravan Musali. Ravan, çağdaş aşk sanatındaki yetenekli performansıyla öne çıkıyor. Azerbaycan Milli Konservatuarı'ndan mezun oldu. Halen İstanbul'da müzik ve sahne sanatları alanında yü

0 görüntüleme525.az
"Sanatta kalabalığı takip etmek pek işe yaramıyor"
Paylaş:

"525-ci Gazet"in genç yetenekleri desteklemeye yönelik röportaj serisi devam ediyor. Bu sefer muhatabımız genç aşık Ravan Musali. Ravan, çağdaş aşk sanatındaki yetenekli performansıyla öne çıkıyor. Azerbaycan Milli Konservatuarı'ndan mezun oldu. Halen İstanbul'da müzik ve sahne sanatları alanında yüksek lisans eğitimine devam etmektedir. Bu sanatı tercihi, aşık olma tutkusu üzerine sohbetimize başladık Gedebay ilçesindeyim. Bildiğiniz gibi bizim bölgemizin de içinde bulunduğu bu bölge aşıkların diyarıdır. Ben de aşk sanatı için aşka gözlerimi açtım ve onu evimizde, ailemizde gördüm. Dedem özellikle aşk müziğini çok severdi. Bu yüzden aşk sanatına olan ilgim çocukluğumdan itibaren başladı. Sazın tınısı, âşığın yaratıcılığının ruhu ve destansı gelenek beni her zaman etkilemiştir. Zamanla bu ilgi hayat yoluma dönüştü ve bu alanda profesyonel olarak gelişmeye karar verdim. Deda Alasgar'ın adını taşıyan bir aşk okulu vardı. İlk müzik eğitimimi bölgedeki o okulda aldım. Başarıyla mezun olduktan sonra Devlet Konservatuarı'na gittim Ayrıca şu anda yüksek lisans çalışmalarımla bağlantılı olarak aşk sanatının bilimsel tarafı üzerinde çalışıyorum. Araştırma yönüm ağırlıklı olarak bu sanatın tarihsel gelişim aşamaları ve modern zamanlardaki işlevi ile ilgili olan Âşık sanatıdır. Sanatı sadece icra etmenin yeterli olmadığına, sanatın bilimsel olarak çalışılıp gelecek nesillere aktarılmasının da önemli olduğuna inanıyorum Sayın Ravan, modern zamanlarda gençlerimiz, âşık sanatı da dahil olmak üzere kadim sanatlarımıza karşı kayıtsız görünüyor. Modern müziğe ve yeni trendlere daha çok ilgi duyuyorlar. Aşk sanatında kendini kanıtlamaya çalışan genç bir adam olarak ne düşünüyorsun? Televizyon ve radyo programlarında bu konuyla ilgili konuşmalar yapıyorum ve bu konuyla ilgili bilimsel makalem İstanbul'da okuduğum üniversitede yayımlandı. Sözlerinizde doğruluk var. Günümüzde gençlerimizin çoğu modernliğe ve yeniliğe daha fazla hevesli olup, aşk sanatına karşı soğuk ve kayıtsız bir tavır sergilemektedir. Ama âşık sanatı ve muğam sanatı bizim köklerimizdir, milli kimliğimizdir, ne kadar ihmal edilirse edilsin onları tarihten silmek veya tamamen unutmak hiçbir zaman mümkün olmayacaktır. Bildiğiniz gibi aşk sanatı bile UNESCO düzeyinde koruma altına alınıyor. Devletimizin bu sanata karşı sonsuz bir ilgi ve özeni var. Bu konuda biz gençlere de büyük sorumluluklar düşüyor. Kadim sanatımızı uluslararası alanda hakkıyla temsil etmeli, aşk müziğini klasik şekilde koruyarak geliştirmeli ve insanlara doğru şekilde ulaştırmalıyız İlk kez sahneye çıktığınızda neler hissettiniz? Bölgedeki Dede Alasgar aşık okulunda okurken sık sık konserlere ve etkinliklere davet edilirdik. Seyirci önünde ilk performansımdı bunlar. Bir çocuk için bile bu çok heyecan verici ve ilginç bir deneyimdi. Özellikle sahnede hata yapmaktan korkuyorduk. Oradaki performans sırasında yaptığımız ufak bir hatayı belki seyirci fark etmeyebilir ama bizim için büyük bir sorumluluktu. Elbette çocukluk döneminde insan yeterli özgüvene sahip değildir, yaşlandıkça, eğitim aldıkça, seyirci önünde daha çok konuşma yaptıkça özgüven artar Çalışmalarım sırasında âşık sanatının hem teorik temellerini hem de icra özelliklerini derinlemesine inceledim. Bu yıllarda saz çalma konusundaki teknik becerilerimin yanı sıra bu sanatın felsefi ve estetik yönlerine de hakim oldum. Bu eğitim bana hem akademik hem de aşamasal olarak daha geniş bir bakış açısı kazandırıyor Performansım kapsamında çeşitli sahnelerde, kültürel etkinliklerde ve programlarda performans sergiledim. Bu konuşmalar sırasında asıl amacım Azerbaycan Aşık sanatını geniş kitlelere ulaştırmak ve dinleyicilere bu sanatın ruhunu hissettirmekti. Özellikle öğrencilik ve yüksek lisans çalışmalarım sırasında çeşitli konser programlarına, kültürel etkinliklere ve bilimsel-sanatsal projelere katıldım. Bu olaylar sahne deneyimimin oluşmasında önemli rol oynadı Aynı zamanda televizyon ve radyo programlarına katıldım. Bunun gibi performanslar bana sanatımı daha geniş kitlelere sunma fırsatı verdi. Bu sahnenin benim dünyamda özel bir anlamı var. Benim için sahne sadece performans sergilediğim bir yer değil, seyirciyle manevi bağ kurduğum bir yer. Özellikle saz çalımı ile ilgili performanslarımda geleneksel üslubu korumaya ve seyirciyle samimi bir ilişki kurmaya çalıştım. Onun sesini, aşk sanatının ruhunu ve derinliğini dinleyiciye aktarabiliyorum Bu sanatta ustalarınız kimlerdi? Hocam Azerbaycan Milli Konservatuarı doçenti, sanat çalışmaları alanında felsefe doktoru Mübariz Aliyev'dir. Çalışmalarımız sırasında bize aşk sanatının tarihsel kökenlerini ve derinliklerini aşıladı. Onun sayesinde bugün âşık sanatını profesyonel sahnelerde tanıtabiliyoruz. Aşk sanatında usta-şiir geleneğinin korunması temel şartlardan biridir. Ama modern zamanlarda teknoloji o kadar gelişti ki ben de dahil gençlerimiz bu sanatın taşıyıcılarını internet üzerinden takip ederek bilgi sahibi oluyorlar. Ancak usta-şair ilişkisi başka bir şeydir ve bunun yerini hiçbir şeyin doldurabileceğini düşünmüyorum Çocukluğumda aşk sanatını ilk kez Deda Alasgar'ın şiirleriyle sevmeye başladım. Daha sonra usta aşıklardan Ekber Jafarov, İmran ve Adalat Nasibov'u dinlerdim. Bunların dışında tabi ki kendi bölgemizdeki Batılı aşıkları da canlı dinliyordum Aşk sanatı geleneksel bir sanattır. Sadece bu geleneklere mi bağlı kalıyorsunuz yoksa performanslarınızda bu sanata yenilikler getirme gibi bir düşünceniz mi var? Âşık müziğinde geleneği korumak ve klasik yola bağlı kalmak temel şartlardan biridir. Saz icrasında gelenekçilik, klasik tarz esastır ama yenilikten korkmaya da, kaçınmaya da gerek yoktur. Klasik tarzı bozmadan bazı havaları sentezleyip kompozisyon halinde çalışmak mümkün Bu kadim sanatı geleneksel özelliklerini koruyarak icra etmeye ve aynı zamanda modern izleyiciye uygun bir şekilde sunmaya çalışıyorum. Benim için önemli olan âşık sanatının sadece geçmişin bir kalıntısı olarak algılanması değil, günümüzde yaşayan, gelişen ve toplumla diyalog kurabilen bir sanat olarak algılanmasıdır Sizce modern teknoloji, özellikle sosyal ağlar, günümüzde aşk sanatını tanıtmak için nasıl kullanılabilir? Sosyal ağlar günümüzün en önemli propaganda makinesi rolünü oynuyor. Bunu inkar edemeyiz. Biz gençler de orada sanatımızı tanıtmak için etkin bir şekilde çalışabiliriz. Bunu kendi adıma yapmaya çalışıyorum. Beni oradan tanıyan ve takip eden pek çok kişi var. Ama şunu da kabul edelim ki, günümüzde sosyal ağlardaki banal müzik daha fazla izlenme topluyor ve daha geniş bir kitleye ulaşıyor. Bu, yanlış tat oluşumuna yol açar. Ayrıca insanlarda bir özellik dikkatimi çekti, popüler olanın olduğunu görüyorlar, onu tanıtmaya çalışıyorlar. Bana göre bu hiç de iyi bir özellik değil. Kalabalığı takip etmek pek işe yaramıyor. Ben miktar insanı değilim. Bana göre kaliteli bir aşk şarkısını anlayan, duyan, hisseden ve gerçekten takdir eden on kişiyi dinlemek, onu anlamayan veya duymayan bin kişi tarafından izlenmekten daha önemlidir Sahne ve ders çalışmalarınızın dışında başka hangi durumlarda müzik çalıyorsunuz? Ruhum yorulduğunda, kaygılandığımda, herhangi bir nedenle hayal kırıklığına uğradığımda en yakın arkadaşım, ruh eşim sakin oluyor. Onun sayesinde dinleniyorum, ruhum yenileniyor. Böyle anlarda "Ruhani", "Dilgami", "Misri" ve "Osmanlı divanisi" havalarını çalmayı seviyorum. Özellikle "Osmanlı Divanı"nın benim için ayrı bir yeri vardır, en sevdiğim şarkılardan biridir. İlk çalmaya başladığım anda sanki içimden bir sızı geçiyor, melodisi beni daha çok etkiliyor Performans yaparken tekniği mi yoksa parçayı mı, yani duyguyu mu tercih edersiniz? Elbette teknik önemlidir. Kesinlikle teknik gerektiren bazı performanslar var. Ama bence klasik aşk müziğinde tekniğe öncelik vermeye gerek yok. Çünkü teknoloji bazen müziğin ruhunu öldürebiliyor. O anda duygular ön plana çıkıyor Yaratıcı ve sanatsal faaliyetlerinizle ilgili planlarınız neler? Azerbaycan âşık sanatını daha geniş çapta tanıtmak, uluslararası düzeyde tanıtmak ve özellikle genç kuşakta bu sanata olan ilgiyi artırmak da planlarım arasında. Bu sanatın pedagojik yönüne de değinmek istiyorum. Özellikle gençlerimize bu sanatı Azerbaycan'da yüksek öğrenim düzeyinde öğretmek, pedagojik faaliyetlerde bulunmak en büyük hayallerimden biridir. Aşık sanatının halkımızın milli kimliğinin en önemli taşıyıcılarından biri olduğuna ve bu sanatı yaşatmanın her sanatçının sorumluluğu olduğuna inanıyorum

Kaynak: 525.az

Diğer Haberler