Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

"Dijital gelişim, devletin ekonomik gücünü ve rekabet gücünü belirleyen ana faktörlerden biridir" - Akademisyen Asaf Hajiyev

Azerbaycan Ulusal Bilimler Akademisi asil üyesi, Fizik ve Matematik Doktoru, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (CSEO) Genel Sekreteri Asaf Hajiyev röportaj verdi. Matematik biliminin gelişimi, olasılık teorisi ve matematiksel istatistik alanında önemli bilimsel başarılara imza atmış, Azerbaycan bi

0 görüntüleme525.az
"Dijital gelişim, devletin ekonomik gücünü ve rekabet gücünü belirleyen ana faktörlerden biridir" - Akademisyen Asaf Hajiyev
Paylaş:

Azerbaycan Ulusal Bilimler Akademisi asil üyesi, Fizik ve Matematik Doktoru, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (CSEO) Genel Sekreteri Asaf Hajiyev röportaj verdi. Matematik biliminin gelişimi, olasılık teorisi ve matematiksel istatistik alanında önemli bilimsel başarılara imza atmış, Azerbaycan bilimini uzun yıllar uluslararası düzeyde başarıyla temsil etmiş, modern bilimin zorlukları, dijital dönüşüm, yapay zeka teknolojilerinin gelişimi, yüksek nitelikli bilimsel personelin yetiştirilmesi, uluslararası bilimsel işbirliğinin genişletilmesi vb. gibi güncel konularda sorularımızı ayrıntılı olarak yanıtlayan seçkin bir bilim adamı ve halk figürü Sayın Asef Bey, öncelikle yürüttüğünüz bilimsel araştırma ve projelerin ana yönlerinden ve önemli bilimsel başarılarınızdan bahseder misiniz? Bugün bilimsel faaliyetimizin ana yönleri çeşitli alanlarda istatistiksel yöntemlerin geliştirilmesi ve uygulanmasıdır. Özellikle son yıllarda hızla gelişen mühendislik, biyoloji, tıp, bilgi teknolojileri ve yapay zeka alanlarında istatistiksel yaklaşımların rolü artıyor. Modern zamanlarda istatistiksel yöntemler matematiğin çeşitli alanlarına dayanmaktadır ve elbette yeni yaklaşımların geliştirilmesi bu alanlarda derin teorik bilgi gerektirir. Bu nedenle istatistiksel yöntemlerin geliştirilmesi için matematiğin çeşitli alanlarının paralel olarak geliştirilmesi, yani bu yönlerde yeni bilimsel araştırmalar yapılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yürütülen araştırmalar ülkemizde bilimin gelişmesine, yüksek nitelikli uzmanların yetiştirilmesine ve uluslararası bilimsel işbirliklerinin genişletilmesine önemli katkı sağlamaktadır Bu yıl bir sonraki kitabım olan "Artan Sayıda Bilinmeyen Parametreli Regresyon Modelleri" adlı kitabımın dünyanın saygın yayınevi "Taylor & Francis" tarafından ABD'de yayınlanacağını belirtmek isterim. Kitap zaten yayına kabul edildi. Bu çalışmada, çözümü çeşitli zorlukların eşlik ettiği bir takım pratik problemlerin çözümüne yönelik yeni bilimsel yaklaşımlar ve yöntemler sunulmaktadır Genel olarak her kitabın bir bilim insanının uzun yıllar yürüttüğü araştırmanın mantıksal bir sonucu ve genelleştirilmiş bir sonucu olduğunu düşünüyorum. Genellikle araştırma sonuçları önce bilimsel makaleler halinde prestijli dergilerde yayınlanmakta, daha sonra bu çalışmalar sistematize edilerek kitap halinde okuyuculara sunulmaktadır. Bu kitabım aynı zamanda dünyanın önde gelen bilimsel yayınlarında yayınlanan 30 makalemin sonuçlarından yola çıkılarak hazırlanmıştır Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Azerbaycan'ın yeni dijital mimarisinin oluşumuna ilişkin belirlediği stratejik hedeflerin hayata geçirilmesinde bilim adamlarının ve aydınların rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bu süreçteki temel hedef ve beklentiler neler? Günümüzde dijital mimarinin oluşumu ve gelişimi her devlet için stratejik öneme sahiptir. Dijital gelişim, her devletin ekonomik gücünü ve rekabet gücünü belirleyen temel faktörlerden biridir. Dünyanın önde gelen ülkelerinin deneyimi, dijital ekonominin hem gayri safi yurtiçi hasılanın hem de devlet bütçesinin oluşumunda giderek daha büyük bir role sahip olduğunu gösteriyor. Dijital teknolojilere en çok yatırım yapan ülkelerin ABD ve Çin olması tesadüf değil. Bu doğrultuda uygulanan istikrarlı politika, dünya ekonomisindeki lider konumlarını daha da güçlendirmektedir Uluslararası uzmanların değerlendirmelerine göre dijital alana yapılan yatırımlar kısa sürede yüksek ekonomik sonuçlar veriyor. Tahminlere göre yakın gelecekte küresel GSYİH'nın önemli bir kısmı dijital ekonominin payına düşecek Bu bağlamda Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ülkemizde dijital dönüşüme, yapay zekanın geliştirilmesine ve yeni bir dijital mimarinin oluşmasına özel önem vermesi, çağın zorluklarından kaynaklanan stratejik bir yaklaşımdır. Özellikle Birinci Başkan Yardımcısı Mehriban Aliyeva'nın liderliğinde Dijital Konsey'in oluşturulması ve bu alanın gelişimini sağlayacak yeni kurumsal mekanizmaların geliştirilmesi, devletin dijital kalkınmayı öncelikli bir yön olarak tanımladığını açıkça gösteriyor Bu bağlamda dijital dönüşümün en önemli bileşenlerinden biri olan yapay zekanın gelişimine dikkat çekmek istiyorum. 2025 yılında ABD'nin yapay zeka alanına ayırdığı fon 285 milyar dolar iken bugün bu rakam 470 milyar dolara ulaştı. Ve bu sadece bir yıl içinde yaklaşık yüzde 65 oranında bir artış anlamına geliyor. Bu rakamlar yapay zekanın devletler açısından stratejik önemini açıkça ortaya koyuyor. Bu da yapay zekanın geliştirilmesine verilen önemin ve geleceğe hesaplı yaklaşımın çok güzel bir örneği Genel olarak dünyada yapay zeka alanında yapılan yatırımların yaklaşık yüzde 75'i ABD şirketlerinin payına düşüyor. Bu alanda "Google", "Microsoft", "Amazon" ve OpenAI gibi önde gelen teknoloji şirketlerinin özel bir rolü var ve onların faaliyetleri de devlet tarafından güçlü bir şekilde destekleniyor. Çin ayrıca yapay zekanın geliştirilmesine büyük miktarda (yaklaşık 120-125 milyar dolar) yatırım ayırdı. Bu ülkede "Baidu", "Alibaba", "Tencent" ve "Huawei" gibi dev teknoloji şirketlerinin oluşması tesadüf değil. Bütün bunlar, dünyanın gelecekteki gelişiminin esas olarak dijital teknolojilerin, özellikle de yapay zekanın gelişmesiyle ilişkili olacağını gösteriyor Azerbaycan'da bilim ve eğitimin dijitalleşmesi ve yenilik odaklı geliştirilmesine ilişkin devlet başkanının reformlarını dikkate alarak, ülkede bilimsel araştırmaların etkinliğinin daha da güçlendirilmesinin hangi yönlerde gerekli olduğunu düşünüyorsunuz? Devletin bilime ayırdığı fonların büyük kısmının devletin önceliklerinin uygulanmasına yönlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Devletin tahsis ettiği tüm fonlar verimli bir şekilde harcanmalı ve ülkenin bilimsel, teknolojik ve ekonomik kalkınmasına hizmet etmelidir. Bu yaklaşım dünyanın gelişmiş ülkelerinde uzun yıllardır başarıyla uygulanmaktadır Bugün dünyanın hem önde gelen devlet kurumları hem de büyük özel şirketleri bilimsel araştırmalara ciddi yatırımlar yapmakta, çeşitli hibe ve burs programlarını finanse etmektedir. Örneğin Humboldt araştırma burs programı, "Ford", "Volkswagen" ve diğer firmaların burs programları buna örnektir. Genç bilim insanlarımızın bu imkanları etkin bir şekilde kullanmaları, yerel ve uluslararası burs programlarına aktif olarak katılmaları gerektiğine inanıyorum. Aynı zamanda ANAS'ın yanı sıra Bilim ve Eğitim Bakanlığı da gençlerin bu tür programlara başvurmaları ve teşvik etmeleri için bilimsel-yöntemsel ve organizasyonel destek sağlamalıdır Ayrıca dünyada özel sektörün bilimsel araştırma ve inovasyona yaptığı yatırımların hacmi de her geçen yıl artıyor. Bu eğilimin Azerbaycan'a da yansıması gerekiyor. Günümüz çağında özel sektör, yenilikçi ürün ve teknolojilerin yaratılmasında, rekabet avantajı elde edilmesinde ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın sağlanmasında bilime yapılan yatırımların belirleyici bir rol oynadığını dikkate almalıdır Bugün bilime ve araştırmaya ayrılan fon miktarına göre dünyada önde gelen iki ülke ABD ve Çin'dir. Amerika Birleşik Devletleri'nde bilim ve eğitime ayrılan toplam fon 1 trilyon ABD dolarına yaklaşırken, Çin'de bu gösterge şimdiden 600 milyar doları aştı. İsrail ve Güney Kore, GSYİH ile bağlantılı olarak bilim ve araştırmaya ayrılan fonlar açısından liderlik gösteriyor. Her iki ülke de gayri safi yurt içi hasılalarının yüzde 6'sından fazlasını bilim, araştırma ve yenilik faaliyetlerini finanse etmeye ayırıyor Bahsettiğim ülkelerin dünyanın en güçlü ekonomileri arasında yer alması tesadüf değil. Genel olarak bilimsel potansiyeli yüksek olan ülkeler aynı zamanda güçlü bir ekonomiye de sahiptir. Japonya, Singapur, Norveç, Danimarka, Almanya, Hollanda ve diğer gelişmiş ülkelerin deneyimleri bunu bir kez daha doğruluyor. Bu ülkelerde bilime büyük yatırımlar yapılmakta ve bunun sonucunda ülkenin ekonomik kalkınması sağlanmaktadır Azerbaycan'da bilim alanında reformların istikrarlı bir şekilde sürdürülmesi gerektiğine inanıyorum. Bu reformlar yalnızca bilime olan ilgiyi artırmaya değil, aynı zamanda bilim çalışanlarının maaşları da dahil olmak üzere sosyal refahını da artırmaya hizmet etmelidir. Aynı zamanda reformların tek seferlik olmayıp, dünyadaki kalkınma eğilimlerine ve ülkemizin stratejik önceliklerine uygun olarak düzenli olarak güncellenmesi gerekmektedir. Bunun için uzun vadeli bilimsel gelişme yol haritasının hazırlanması önemlidir. Kuşkusuz bu kolay bir iş değildir. Ancak modern çağın zorlukları ve Azerbaycan'ın stratejik kalkınma öncelikleri böyle bir yol haritasının hazırlanmasını kaçınılmaz kılmaktadır Sayın Asef, bölgedeki jeopolitik ve ekonomik değişimler Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü'nün faaliyetlerini nasıl etkiledi? Bu organizasyonun en son etkinlikleri ve faaliyetleri hakkında sizi bilgilendirmek istiyoruz Karadeniz Bölgesi son yıllarda dünya siyasetinin ve ekonomisinin ana stratejik noktası haline geldi. merkezlerden biri haline geldi. Bunun temel nedeni bölgenin elverişli jeostratejik konumundan kaynaklanmaktadır. Karadeniz havzası Asya ile Avrupa arasında önemli bir köprü görevi görmektedir. Öte yandan dünyanın ana ulaşım koridorları olan tarihi İpek Yolu ve Kuzey-Güney Uluslararası Ulaşım Koridoru bu bölgeden geçmektedir. Aynı zamanda Hazar ve Karadeniz havzalarındaki enerji kaynaklarının (petrol ve doğalgaz) dünya pazarlarına ulaştırılmasında da bu bölge ayrı bir önem taşıyor Modern bilimsel araştırmalar ve yenilikçi teknolojiler olmadan ulaştırma altyapısının geliştirilmesinin, enerji kaynaklarının verimli üretiminin ve yönetiminin imkansız olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle Karadeniz bölgesi ülkelerinin bilim akademileri başkanları ve önde gelen üniversitelerinin başkanlarının düzenli toplantıları kuruluşumuzun inisiyatifiyle yapılmaktadır. Bu yılın mayıs ayında Sofya'da yapılan üçüncü toplantının başarıyla tamamlandığını, bir sonraki dördüncü toplantının ise gelecek yıl Moldova'nın başkenti Kişinev'de yapılmasına karar verildiğini hatırlattım Bu tür toplantıların bölgede bilimsel iş birliğinin yaygınlaşmasına, ortak araştırma yapılmasına ve yüksek nitelikli bilim personeli yetiştirilmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyorum. 21. yüzyılda bilim artık bireysel değil kolektif eyleme dayalıdır. Bu nedenle uluslararası bilimsel işbirliği ve bilimin entegrasyonu modern çağın en önemli gereksinimlerinden biridir Yapay zeka ve dijital teknolojilerin hızlı bir şekilde geliştiği ve işgücü piyasasında köklü bir değişimin yaşandığı bir çağda, yüksek nitelikli personel eğitimi alanında bilimin ve yükseköğretim kurumlarının karşı karşıya olduğu temel görevler nelerdir? Günümüzde yapay zeka ve dijital teknolojiler alanında iş birliğinin yaygınlaştırılması ve yüksek nitelikli personelin yetiştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu konuda öncelikle modern çağın gereklerine uygun yeni uzmanlıkların oluşturulmasına dikkat edilmelidir. Finansal teknolojiler (FinTech), yapay zeka, finansal matematik, biyoteknolojiler ve diğer gelecek vaat eden yönler bu bağlamda özellikle önemlidir Öte yandan her ülke, tüm bu uzmanlık alanlarında uzman yetiştirmek için yeterli maddi ve insan kaynağına sahip değildir. Bu nedenle Karadeniz bölgesi ülkeleri arasında koordinasyon ve işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Her devletin kendi kalkınma önceliklerine göre yeni uzmanlık alanları açmaya yönelik önlemler alması durumunda bölgedeki diğer ülkeler de bu fırsatlardan yararlanabilir. Böylece yeni uzmanlıkların açılma süreci koordineli bir şekilde yürütülmekte, aynı uzmanlıkların farklı ülkelerde tekrarlanmasının önüne geçilmekte ve mevcut kaynaklar daha verimli kullanılmaktadır Bu konuda Bakü Devlet Üniversitesi'nin deneyimi başarılı bir örnek olarak gösterilebilir. Üniversite, küresel işgücü piyasasının gereksinimlerini karşılayan niteliklerin yaratılmasına özel önem vermektedir. Aynı zamanda dünyanın önde gelen üniversiteleriyle de bu yönde işbirliğinin genişletilmesinin yerinde olacağını düşünüyorum. Küresel deneyimlerden faydalanmalı, gelişmiş modelleri çalışmalı ve ülkemizin ve bölgemizin ihtiyaçlarına göre uygulamalıyız Bir diğer önemli yön ise yenilikçi startup ekosisteminin geliştirilmesi ve sürekli desteklenmesidir. Günümüzde yenilikçi girişimlerin desteklenmesi son derece önemlidir. Ama mesele sadece bunların finansmanıyla bitmiyor. Ayrıca desteklenen start-up'ların daha da geliştirilmesi, sonuçları ve ekonomik verimliliği düzenli olarak değerlendirilmelidir. Çünkü kamu fonları bu alana yönlendiriliyor ve bu yatırımların ülke ekonomisine, inovasyon ortamına ve topluma gerçek anlamda fayda sağlaması asıl amaç olmalı Hem bilim insanı hem de milletvekili olarak uzun yıllara dayanan faaliyetlerinizi dikkate aldığımızda, toplumumuzda bilime olan ilgiyi ve bilim mesleğinin itibarını daha da artırmak için hangi mekanizmalar kullanılmalıdır? Gençleri bilime çekmede hangi yeni yaklaşımların önemli olduğunu düşünüyorsunuz? Dünya biliminin gelişim dinamiklerine baktığımızda birçok ülkede bilimsel faaliyette bulunan insan sayısının azaldığını görürüz. Ancak bu konuda Amerika Birleşik Devletleri ve Çin istisnadır. Her iki ülkede de bilim insanlarının sayısı her geçen yıl artarak 1,6 milyonu aştı. Bilime ve yüksek nitelikli personele sürekli yatırım yapan bu ülkelerin bugün dünyanın önde gelen ekonomileri arasında yer alması tesadüf değildir Gençlerin bilime ilgi duymamasının çeşitli nedenleri var. Bunlardan en önemlisi hiç şüphesiz bilim adamlarının sosyal güvencesi, özellikle de maaşlarının düzeyidir. Bilimsel araştırma kurumlarında görev yapan bilim insanı, uzman ve profesörlerin maaşları ne yazık ki istenilen düzeyde değildir. Bu, bilim adamlarının maaşlarının kısa vadede büyük ölçüde artırılması gerektiği anlamına gelmiyor. Ancak bilim alanında amaçlı reformların gerçekleştirilmesi ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasıyla bu soruna adım adım çözüm bulunmasının mümkün olduğunu düşünüyorum Yukarıda da belirttiğim gibi bilim alanında uzun vadeli kalkınma stratejisini içeren bir yol haritasının geliştirilmesi çağın ihtiyacıdır. Böyle bir stratejik belge, bilimin karşı karşıya olduğu pek çok sorunun sistematik çözümünü ve kalkınma önceliklerinin doğru belirlenmesini sağlayabilir. Aynı zamanda spesifik, bilimsel temelli öneriler hazırlanmalı, bunların devletin ve toplumun sosyo-ekonomik gelişimine katkıları açıkça gerekçelendirilmelidir Bana göre günümüzün en önemli konusu bilim camiasının inisiyatifini arttırmaktır. Bilimin gelişmesine yönelik yeni fikir ve önerilerin yalnızca üst otoritelerden gelmesini beklemek doğru bir yaklaşım değildir. Bu tür girişimler öncelikle bilim adamları tarafından ortaya konulmalı ve Azerbaycan'ın stratejik kalkınma hedeflerine uygun şekilde oluşturulmalıdır Eminim ki, gerek Devlet Başkanımız Sayın İlham Aliyev, gerekse Birinci Başkan Yardımcımız Sayın Mehriban Aliyeva bu tür girişimlere olumlu yaklaşacaktır. Because both our head of state and the first lady have modern thinking and deep knowledge, they attach special importance to the development of science and education, and they deeply understand the role of science in the development of society and its strategic importance for the future development of the country Son olarak bu vesileyle bir konuya değinmek istiyorum. Bu yılın mayıs ayında "Springer" yayınevi tarafından yayınlanan "Çok boyutlu regresyon analizi ve yapay zeka" kitabının Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Ödülü'ne layık görülmesi bilime ve bilim insanının çalışmalarına gösterilen değerin açık bir örneğidir. Çalışmalarımıza gösterdiği bu yüksek değer ve özel ilgiden dolayı Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e derin şükranlarımı sunuyorum Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Başkanlığı Halkla İlişkiler, Basın ve Enformasyon Dairesi Elektronik Bilgi Sektörü Başkanı

Kaynak: 525.az

Diğer Haberler