Eşref Veysalli'den şiir örnekleri
Edebiyatımızın değerli temsilcisi, güzel şiirleriyle kişiliğini tanıyan ve seven şair, değerli kültür emekçisi Eşref Veysalli hayatını kaybetti. 88 yaşında vefat eden şairimize Allah'tan rahmet, ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz. Şairin eserlerinden örnekleri okuyuculara sunarak onun parlak a

Edebiyatımızın değerli temsilcisi, güzel şiirleriyle kişiliğini tanıyan ve seven şair, değerli kültür emekçisi Eşref Veysalli hayatını kaybetti. 88 yaşında vefat eden şairimize Allah'tan rahmet, ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz. Şairin eserlerinden örnekleri okuyuculara sunarak onun parlak anısını onurlandırıyoruz Bütün acınla, kederinle gel, kır kalbimi, git. Yaz ortasında su baskınları yaşanıyor Yine kanatlarla uçacağım, yine boynunu kollarıma alacağım. Gel yine aç gözlerimi Gel kapat gözlerimi git Çıplak ellerimle girdim savaşa, elimi bırakma, elimde kal. Elimde olanı al, birazını bana ayır ve git Sor: Ey Eşref, ne var ne yok, dünya dilinde söyleyebilirim; "evet" diye bir şey yok. Kışın çok sıcak, yazın soğuk, Gel ruh halime bak, git Melodili bir yaz geçirelim, Neden Araz'dan geçelim? Ya da bir araya gelip bir toplantı yapalım, sen gözlüklerinle uyu ve git Orada, bir kuş konmuş çitlerime, Oter "Çahargah" "Hisar"ın üstüne... Gel, bir kez mezarıma, Gel, kendin ağla, git KORKUSU YOK Altmış yılım geride kaldığı için gözümde uyku kalmadı. Yaşın zorluğu altmıştır, Altmıştan sonra korku yoktur. Günler kanatlarla uçar, kuş olur, yılların kervanı geçti. Yetmiş yaşında olgunlaşır, yetmişinden sonra hiçbir korkusu kalmaz. Sanki insan yalnızdır, yalnızdır, insan Batman üstüne Batman'in yükünü taşır. Derler ki: Seksen yaşına gelen kişi seksen olur. Sekseninden sonra korku yoktur. Tırmanıştaki sertlik dizi korkutuyor, görüş sertliği ise gözü korkutuyor. Doksana ulaşmak korkutucudur ama yüzün ötesinde korku yoktur. Her gün tedirginlik, baskı, kan korkusu, gönül yarası, yaşam korkusu... Bu dünyada en çok korkulan biziz, bizden öte korku yok. SONUNDA annemde yanma hissi oluştu ve sonunda gözlerimde yaşlar oluştu. Dört taraftan kar yağdı başıma, Baharım nihayet kışa döndü. Yağmalanan vatanımızı anlatıyor, Göğsündeki yaraları ortaya çıkarıyor. Yanağında iz bırakan parmakları sonunda buza dönüştü. Melek gibi gökten indi, Başımızın üzerinde battaniye gibi yandı, Nereye gitsem yoluma kondu, Sonunda beyaz cübbeli bir kuşa dönüştü. Torunlarını gözleri kadar severdi, onları geç görünce yüreğini yerdi. "Allah'ım beni taşa çevir" derdi, sonunda annem taşa döndü BAKIN SENİ KİMLERE ATTIM Günahlarım çocuklarımla yüzleşti, ağladım, ağladım her gün... Ne bir gün kendimi gördüm, ne de bir gün sana ağladım. Acı yanımdaydı, acı bana yardım etti, acıyan gözlerime tekme atıyorum. Son mektubum bu mısralardı, her kelimenin başında seni öpüyorum. Kar yolumu dövdü, dolguyu kesti, tuttuğum kolumu kesti. Keçid'de Azrail yolumu kesti, seni sağ salim geçirmeme izin vermedi. Şansımla el ele geçti günlerim, Artık umudum yalnızca Allah'ta. Dünya kahrolası bir ejderha, Bak seni kime emanet ediyorum! YAŞA Hayallerim kar altında çiçek açar, Taşta yeşeren hayatı yaşa. Kurtarıcılarım kayaların arasından bir yol açıyor. Kalp nedir? Kalp sevgidir, saygıdır. Birbirinizi okşamak ve önemsemektir, hepsi heyecandır, duygudur. Bir de kalp var; gökyüzünün hayatı yaşıyor. Yazılı kelime ömür boyu hafızada kalacaktır. Ozan müzik hayatını hatırlayacaktır. Bir insan var - kendi hayatının farkında, bir de insan var - Anavatan hayatını yaşıyor MERHABA Merhaba bu eski dünyaya yeni gelen şairlere. Kelimelerin manasını anlayan takdir edilen şairler. Bir nefeste bin ah çeken, her sözü sınayan, kedere gülen, kedere gülen şairlere. Kelimelerde eriyen, gözleri kanayan, her gün yeniden doğan, her gün ölen şairlere


