Küresel bir tehdit kapımızı çalıyor
Son yıllarda havaların nasıl değiştiğinin muhtemelen hepimiz farkındayız. Kış geliyor ama beklediğimiz soğuk ve bereketli karlar yağmıyor. Yaz geldiğinde anormal sıcaklıklar nefes almayı zorlaştırır. Bu sadece doğanın bir hevesi değil, tüm dünyanın ve bölgemizin karşı karşıya olduğu en büyük zorluk

Son yıllarda havaların nasıl değiştiğinin muhtemelen hepimiz farkındayız. Kış geliyor ama beklediğimiz soğuk ve bereketli karlar yağmıyor. Yaz geldiğinde anormal sıcaklıklar nefes almayı zorlaştırır. Bu sadece doğanın bir hevesi değil, tüm dünyanın ve bölgemizin karşı karşıya olduğu en büyük zorluk olan küresel iklim değişikliğidir İklim değişikliği Antarktika'daki buzulların erimesiyle sınırlı değil. Bu süreç her birimizin günlük yaşamını, soframıza gelen ekmeği, içtiğimiz suyu, soluduğumuz havayı doğrudan etkiliyor. Azerbaycan coğrafi konumu nedeniyle bu küresel krizden en çok zarar gören ve gelecekte de çekmeye devam edebilecek ülkeler arasında yer alıyor. Sorunun ülkemiz açısından yarattığı gerçeklere hep birlikte bakalım Su kaynaklarımızın azalması En büyük alarm su kıtlığıdır. Çevre ülkelere göre su kaynakları açısından zayıf bir bölgeyiz. Üstelik yer üstü su kaynaklarımızın yaklaşık yüzde 70'i ülke dışından, komşu ülkelerden geliyor. Son yıllarda Kura ve Araz nehirlerinin seviyesinin nasıl düştüğünü hepimiz üzüntüyle izliyoruz. Yaz aylarında Kura nehrinin bazı kesimlerinde su o kadar azalıyor ki deniz suyu bile nehir yatağını dolduruyor. Bu durum hem içme suyu teminini hem de binlerce hektar arazinin sulanmasını ciddi anlamda engellemektedir. Dağlarımıza düşen kar miktarı her geçen yıl azalıyor. Karlar erimediği takdirde derelerimizi besleyecek kaynaklar da kuruyacak. Su yoksa hayat tehlikededir. Azerbaycan nüfusunun büyük bir kısmı bölgelerde yaşamakta ve geçimini tarımdan sağlamaktadır. İklimin ısınması ve yağışların azalması toprağın verimliliğini doğrudan etkiliyor Su çekilip hava ısındıkça topraklar hızla tuzlanıp kullanılamaz hale gelir. Bu durumda verimlilik azalır. Tahıl, pamuk, meyve ve sebze tarlaları susuzluktan kuruyor. Bu durum piyasada fiyatların artmasına ve yerli ürünlerin azalmasına neden oluyor Bazen aylarca yağmur yağmaz, ardından ani şiddetli bir sel ve dolu gelir ve birkaç dakika içinde tüm mahsul yok olur. Bir çiftçi ektiği hasatı göremediğinde bu sadece kendisini değil, tüm ülkenin gıda arzını etkiler Hazar Denizi'nin Çizimi Bakü ve Abşeron'un simgesi olan, gözlerimizin önünde kaybolan güzellikler Hazar Denizi de iklim değişikliğinin kurbanı oluyor. Son yıllarda deniz kıyısına giden herkes suyun ne kadar çekildiğine şahit olmuştur. Kıyıdaki kayalar ve kumullar tamamen kurudu. Bunun temel nedeni ise Hazar Denizi'ni besleyen Volga gibi büyük nehirlerde sıcaklığın artması ve suyun azalması sonucu deniz suyunun hızla buharlaşmasıdır. Hazar Denizi'nin çizimi sadece görsel bir sorun değildir. Bu durum, başta mersin balığı ve foklar olmak üzere deniz yaşamının yok olmasını tehdit ediyor. Aynı zamanda limanların ve deniz taşımacılığının çalışmalarına ciddi zararlar veriyor. Şehirlerimiz ve sıcak hava dalgaları Bakü'de ve diğer büyük şehirlerde iklim değişikliğini çok şiddetli hissediyoruz. Yaz aylarında binaların ve asfaltın ısıyı çekmesi sonucu şehirlerde dayanılmaz sıcaklıklar oluşuyor. Biz buna "sıcaklık dalgaları" diyoruz. Bu sıcaklıklar özellikle yaşlılar, çocuklar ve kalp-damar hastalığı olan kişiler için ciddi sağlık riski oluşturuyor. Klimaların sürekli çalışması elektrik talebini arttırmakta, bu da enerji sistemine ek yük getirmektedir Azerbaycan devleti ne yapıyor? Ülkemiz bu tehlikenin farkında olup küresel düzeyde mücadeleye aktif olarak katılmıştır. Azerbaycan sera gazı emisyonunu, yani havayı kirleten atık miktarını azaltmayı taahhüt etti. Bu nedenle ülkemizde “yeşil enerjiye” geçiş hızlanmıştır. Karabağ ve Doğu Zengezur bölgeleri ile Nahçıvan "yeşil enerji" bölgeleri ilan edildi. Burada güneş ve rüzgar santralleri yapılıyor. Nehirlerdeki küçük hidroelektrik santralleri restore ediliyor. Amaç elektrik üretirken daha az petrol ve gaz kullanmak ve doğaya zarar vermemek. Ayrıca ülkede su kayıplarının önlenmesi amacıyla toprak kanallar betonlanarak modern damla sulama sistemlerine geçiş teşvik edilmektedir Bireysel olarak neler yapabiliriz? Bazen bize öyle geliyor ki iklim değişikliği büyük ülkelerin ve fabrikaların sorunu ve sıradan insanların bu konuda yapabileceği hiçbir şey yok. Fakat bu yanlış bir düşüncedir. Her birimizin atabileceği küçük adımlar bir araya gelerek büyük bir fark yaratabilir. Günlük yaşamımızda neyi değiştirebiliriz? Su ve elektrik tasarruflu kullanılmalıdır. Bu hem bütçemiz hem de doğa için iyidir. Daha az plastik kap kullanılması tavsiye edilir. Plastik poşet ve kaplar çevreyi kirletiyor ve bozulduklarında çevreye zehirli gazlar salıyor. Yeşilliğin arttırılması önemli. Ağaçlar gezegenimizin akciğerleridir. Dikilen her ağaç, havanın temizlenmesi ve daha düşük sıcaklık anlamına gelir Geleceğimiz bizim elimizde. İklim değişikliği kapımızın önünde değil, zaten evimizin içinde. Bugün Azerbaycan'ın güzel doğasının, verimli topraklarının ve gelecek nesillerin yaşamının korunması konusunda herkesin sorumluluğu vardır. Doğa bize karşı acımasız değil, sadece ona davranış şeklimize karşılık veriyor. Bugün suyumuza, toprağımıza, havamıza sahip çıkmazsak yarın çok geç olabilir


