Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Psikolog: Sosyal ağlardaki yaş sınırlaması çocukları siber tehditlerden kısmen koruyabilir

Sosyal ağların kullanımına yönelik yaş sınırlamalarının getirilmesi, çocukların ve ergenlerin siber tacizden, zorbalıktan ve diğer psikolojik etkilerden korunmasına katkıda bulunabilir. Ancak sorunun tamamen çözülmesinde ebeveyn kontrolü ve eğitim önlemleri kilit rol oynuyor "Soullightcenter" kuruc

0 görüntülemeazertag.az
Psikolog: Sosyal ağlardaki yaş sınırlaması çocukları siber tehditlerden kısmen koruyabilir
Paylaş:

Sosyal ağların kullanımına yönelik yaş sınırlamalarının getirilmesi, çocukların ve ergenlerin siber tacizden, zorbalıktan ve diğer psikolojik etkilerden korunmasına katkıda bulunabilir. Ancak sorunun tamamen çözülmesinde ebeveyn kontrolü ve eğitim önlemleri kilit rol oynuyor "Soullightcenter" kurucusu Psikolog Zümrüd Nacmeddin Gizi, AZERTAC'a yaptığı açıklamada bu düşüncelerini dile getirdi Psikoloğa göre sosyal ağlara erişimi kısıtlamak takdire şayan bir adım: "Çocukların telefonu kötüye kullanarak başkalarına uygunsuz sözler yazmasına, düşüncesizce görüş paylaşma konusunda sorumluluk duygusu oluşmasına yardımcı olabilir. Yani çocukları ve gençleri tacizden, zorbalıktan ve diğer psikolojik etkilerden korumak için atılmış bir adımdır." He noted that some recent incidents clearly show the risks posed by unsupervised phone use: "In one of the recent incidents, a 10-year-old child's unsupervised use of the phone sent threatening messages to another person. This caused serious psychological distress to the other party, resulting in parents being held responsible. Such restrictions can make the parents' work relatively easier." Uzman, gözlemlerinin çocukların sosyal ve duygusal gelişimi açısından rahatsız edici olduğunu belirterek, "Gözlemlerim çocukların daha saldırgan hale geldikleri, pasif bir yaşam tarzı sürdürdükleri, hayata dair planlarının ve ilgilerinin azaldığı yönünde. İletişim ağırlıklı olarak sınırlı sayıda 'telefon arkadaşı' ile kuruluyor. Bu iletişim bazen olumsuz olaylara da yol açıyor. Antisosyal davranışlarda artış gözlemliyoruz." Yaş kısıtlamasının belli sonuçlar vereceğini ancak sorunu tamamen ortadan kaldırmayacağını düşünen psikolog, "Sorun tamamen çözülmeyecek. Kısmi değişiklikler olacak. Şu anda bazı ebeveynler çocuklarından uzak durup, dışarı çıkmasınlar, sorun değil, evde benimle otursunlar düşüncesiyle onlara telefon veriyorlar. Ancak ebeveynler çocuklarının davranış ve aktivitelerini sıkı bir şekilde takip etmeli. Telefonlarda ebeveyn kontrol programları kullanılmalı." Z.Necmeddin Gizi, anne-baba örneğinin de önemli olduğunu vurguladı: "Dengeyi sağlamak için öncelikle anne-babanın kendi davranışlarına dikkat etmesi, etik ve sosyal kurallara uyması gerekir. Çocuk ebeveyni tekrar eder, çünkü çocuklar anne-babanın aynasıdır. Ebeveyn sosyal ağda saldırgan yorumlar yazarsa çocuk da aynı davranışı gösterecektir." Ona göre asıl amaç telefon kullanımını tamamen yasaklamak değil, doğru kurallar çerçevesinde düzenlemek: "Genel olarak telefonun kullanımına kontrollü ve belirli kurallarla izin verilmeli, sınırlandırılmamalı. Çocuklara her iletişimin karşılıklı saygı çerçevesinde olması gerektiği öğretilmelidir." Ailelerde, kreşlerde ve okullarda eğitim çalışmalarının sistemli bir şekilde yürütülmesinin önemine de dikkat çeken psikolog, "Bu adımların önce ailede, sonra kreş ve okullarda atılması gerekiyor. Okullarda hem oyun şeklinde hem de posterlerle eğitim gerçekleştirilebilir. Okul psikologlarının seminerleri ve basit diyalogları çocuklar üzerinde çok olumlu etki yaratıyor. Aynı zamanda sosyal ağlarda ve televizyon kanallarında yayınlanan eğitici videolar çocukların ve gençlerin sosyal ağlara bakışını değiştirebilir." 2026 © AZERTAC. Telif hakkı saklıdır. Bilgilerin kullanımına hiper bağlantıyla atıfta bulunulmalıdır

Kaynak: azertag.az

Diğer Haberler