EDİTÖR MASASI 2 - Okul saldırılarını önlemede hem fiziki hem yapay zeka destekli önlemler hayata geçirilecek
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, okul saldırılarını önlemeye ilişkin, "Hem fiziki önlem hem de vaka bazlı, yapay zeka destekli bir önlem modelini hayata geçiriyoruz. Amacımız burada vaka oluşmadan önüne geçebilmek." dedi Göktaş, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğünde düzenlenen AA
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, okul saldırılarını önlemeye ilişkin, "Hem fiziki önlem hem de vaka bazlı, yapay zeka destekli bir önlem modelini hayata geçiriyoruz. Amacımız burada vaka oluşmadan önüne geçebilmek." dedi Göktaş, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğünde düzenlenen AA Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı Sosyal medya düzenlemesiyle öncelikle bir yaş doğrulama sistemini hayata geçirdiklerini belirten Göktaş, bunu, Siber Güvenlik Dairesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile beraber Siber Güvenlik Başkanlığının oluşturacağını söyledi e-Devlet şifresi üzerinden bir yaş doğrulama sistemini hayata geçireceklerini dile getiren Göktaş, 15 yaş üzeri için ayrıştırılmış içerik oluşturma zorunluluğu getirdiklerini hatırlattı Böylece, çocukların gelişimine yönelik olumsuz içeriklere karşı bir kalkan oluşturmuş olacaklarını ifade eden Göktaş, "Oyunlarla ilgili önce bir uyarımız olacak. BTK önce uyaracak, akabinde 1-10 milyon lira arası idari para cezası uygulanacak. Yerine getirilmezse, yüzde 50 bant daralması, yine yerine getirilmezse, mahkeme kararıyla yüzde 90 bant daralmasına kadar gidebilecek." diye konuştu Türkiye'de 100 bin kullanıcısı olan oyun platformlarının temsilci bulundurmasını istediklerini aktaran Göktaş, şunları kaydetti: "Amacımız burada yasaklamak değil, denetlemek, bir muhatap bulmak ve kendi hassasiyetlerimizi onlara bildirebilmek. Zira oyunlarda çocuklar zaman zaman kendinden yaşça çok büyük insanlarla etkileşimlerde olabiliyorlar. Biz aslında tehlikenin farkında değiliz. Eskiden tehlike sokaktaydı, dışarılardaydı. Kapıyı kapattığımız anda hepimiz güvenli alanlarda olduğumuzu düşünüyorduk. Fakat şu anda tehlike yanı başımızda ve doğrudan ceplerimizde taşıdığımız cihazlarda. Çocuklarımız orada kimlerle iletişim halinde, kimlerle oyun oynuyor, bunları hiçbir şekilde bilmiyoruz. Çocukların yüzde 10'u yabancı biriyle en az bir kere iletişimde olduğunu ifade ediyor." "Amacımız daha güvenli dijital ortam sağlamak" Oyunların sosyal ağ sağlayıcılığına yönelik de yaptırımların olduğunu vurgulayan Göktaş, "Fakat orada da cezalar lira bazlı değil. Küresel cirosunun yüzde 3'ü kadar bir cezai yaptırım öngörüyoruz. Amacımız burada çok net. Çocuklarımıza daha güvenli dijital ortam sağlamaktır. Devletin özellikle belirlediği kurallar çerçevesinde bir adım atılmasını sağlamak." ifadesini kullandı Bakan Göktaş, VPN konusunda da bir adım attıklarını anlatarak, "Çocuklar bile kendi VPN'lerini düzenleyebiliyorlar. Bunu çok net bir şekilde görüyoruz. Dolayısıyla attığımız adımlar çok kıymetli, araştırılmış ve diğer ülkelerdeki uygulamaları görerek ve izleyerek oluşturduğumuz adımlar." bilgisini paylaştı Velilerin, çocuklarını sosyal medyadan korumak için taleplerinin olduğunu kaydeden Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gittiğim her ilde vatandaşlarımızla bir araya geliyorum. Özellikle Maraş'ta geçtiğimiz haftalarda elim bir olay yaşadık. Cenaze törenlerinde acılı aileler bizden bizzat bunu talep etti. Yani o acısının içinde dedi ki 'lütfen artık çocuklarımızı bu dijital yapılara karşı koruyun'. Bu kapsamda da zaten Meclis'te halihazırda sunduğumuz bir yasal düzenlememiz vardı. Bir farkındalık oluştu. Bir buçuk yıldır bir çalışma gerçekleştirdik. 20 Kasım'da Çocuk Hakları Günü'nde çocuk komitelerimiz var. Onların da çocukları dijital dünyadan korumak adına belli talepleri oldu. Uluslararası zirvemizde çocukları doğrudan bu sürecin paydaşı yaptık. Çocuklarımıza daha güvenli ve uygun içerikler sunan bir dijital ortam sunmak istiyoruz. Dijital çağda yaşıyoruz. Teknolojiyi hayatımızdan çıkarmıyoruz. O dijital ortamı sunmak hepimizin ortak sorumluluğu. Biz devlet olarak sorumluluğumuzu alıyoruz." Dünya genelinde Meta'ya yönelik davalar açıldığını, bu yüzden gelecekte olası sorunların olmaması için çocukları korumak için harekete geçtiklerini aktaran Göktaş, "Dijital ayak izi dediğimiz tehlikenin farkındayız. İleriki dönemlerde davalar açılabilir. Biz de bu davaların önüne geçmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz." dedi "Çocuklar Güvende" uygulaması "Çocuklar Güvende" uygulamasını hayata geçirdiklerini anımsatan Göktaş, şunları dile getirdi: "'Çocuklar Güvende' ile beraber akran zorbalığını, istismarı, sosyal medyada karşılaştıkları uygunsuz içerikleri çocuklarımız, ailelerimiz doğrudan bize bildirebilecekler. Dolayısıyla ailelere çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen bunu hem kendinize hem çocuklarımıza yükleyin. Çocuklar bazen akran zorbalığına uğradıklarında, olumsuz içeriklerle karşı karşıya kaldıklarında ailelere bildirmekten çekinebiliyorlar. Ama bunu bize bildiriyorlar. Biz de gerekli düzenlemeleri yapıyoruz, gerekli adımları atıyoruz. Alo 183 hattımızla beraber de burada doğrudan bizim uzmanlarımızla irtibat haline gelebiliyorlar. Aynı zamanda dijital içerikleri kontrol eden 7/24 izleme mekanizmamız var. Medya kontrol aracımız var. Bugüne kadar 3 bin 40 içeriğe doğrudan müdahale ettik. 'Duy İhbar' platformumuz var. Ailelerden, ebeveynlerden, vatandaşlarımızdan gelen talepleri, olumsuz içerikleri oradan da kontrol edebiliyoruz." Ebeveyn kontrol araçlarını ve dijital okur yazarlığını genişleteceklerini vurgulayan Göktaş, "Burada hem öğretmenlere hem ebeveynlere hem de bakım verenlere yönelik dijital okur yazarlığı güçlendiren adımlar atmamız lazım. Amacımız burada bir küresel seferberlik ilan etmek. Ülke olarak da bir seferberlik ilan etmek. Amacımız bütün ailelerde de bu konuda bir farkındalık oluşturmak, onları sürecin parçası haline getirmiş olmaktır." ifadesini kullandı "Çocukları şiddeti özendiren içeriklerden koruyalım" Güvenli bir oyun platformu sağlamak veya derecelendirilmiş oyunlar sunmanın çok kıymetli olduğunun altını çizen Göktaş, "Amacımız çocuklara güvenli içerikler sunabilmek. Bu kapsamda da platformlara, özellikle oyun yapıcılara, teknoloji üreten firmalara da bir çağrıda bulmak istiyorum. Gelin, temiz içerikli teknoloji üretelim, çocukları zorbalıktan, şiddeti özendiren içeriklerden koruyalım." sözlerini sarf etti Bakan Göktaş, görevlerinin, çocukların güvenle büyüyeceği, yarınlara güvenle bakabileceği imkanı sağlamak olduğunu belirtti Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okul saldırıları sonrası Bakanlığın alacağı önlemlere değinen Göktaş, şunları paylaştı: "Son elim hadise, çocuklarımızı her türlü şiddetten korumaya yönelik her zaman daha fazla teyakkuzda olmamız gerektiğini gösteriyor. Zira bu faciayı gerçekleştiren çocuk, baktığımız zaman klasik bir suç profili değil. İyi eğitimli bir ailede eğitim almış, anne, babanın evinde büyümüş, okul devamsızlığı olmayan bir çocuk. Fakat rehber öğretmen de aileyle bir iletişim kurmuş. Çocuklarına yönelik belli tedbirlerin alınmasıyla ilgili uyarılarda bulunmasına rağmen aile bu konuya duyarsız kalmış. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta karşılaştığımız olaylarla ilgili uzun zamandır çalıştığımız bir sosyal risk haritamız var. Amacımız, her haneye içerik bazlı uygun tedbirlerle özellikle risk altında olan çocuklarımızı korumak ve o kapsamda önlemler almak." "Sosyal risk haritamızı hayata geçirdik" Kahramanmaraş'ta psikososyal destek bağlamında da 6 aylık bir eylem planı oluşturduklarını anımsatan Göktaş, "İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile beraber tedbir kapsamını artıracak pek çok önemli adım atıyoruz. Bu tür vakaların erken önlenebilmesi için sosyal risk haritamızı hayata geçirdik. Bir de 14 bin 834 meslek elemanımıza doğrudan sosyal risk haritaları ve 'Çocuklar Güvende' sistemini güçlendirecek şekilde çevrim içi eğitim verdik." dedi Milli Eğitim Bakanlığının aynı zamanda dijital bağımlılığa karşı bir hat kurduğunu hatırlatan Göktaş, şöyle devam etti: "Türkiye Maarif Modeli gerçekten çok kıymetli bir eğitim modeli. Empati duygularını da yaygınlaştırmaya yönelik bir eğitim müfredatının uygulayacağı söylendi. Zira burada dijital okuryazarlığın yaygınlaştırılmasının ne kadar kıymetli olduğunu biliyoruz. Ebeveynler ve öğretmenler de bu kapsamda önlem almalı. Erken müdahale sistemimizi güçlendirerek benzer vakaların vuku bulmaması için bir çalışma gerçekleştirdik. Hem fiziki önlem hem de vaka bazlı, yapay zeka destekli bir önlem modelini hayata geçiriyoruz. Amacımız burada vaka oluşmadan önüne geçebilmek. Ne okulu tek başına bir sorunla baş başa bırakmak ne aileyi bir sorunla baş başa bırakmaktır."

