Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Neden Garanohur Gölü'ne, Avyarud şelalesine turist yolları yapılmıyor?

Azerbaycan'ın 2025 yılının ilk 4 aylık turizm istatistikleri ciddi bir sinyal verdi. Devlet İstatistik Kurulu'nun verilerine göre ülkeye gelen yabancı uyrukluların sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,5 azalarak 658,5 bin kişi oldu. İlk bakışta bu sadece rakamlarda bir değişiklik gibi görü

0 görüntülememodern.az
Neden Garanohur Gölü'ne, Avyarud şelalesine turist yolları yapılmıyor?
Paylaş:

Azerbaycan'ın 2025 yılının ilk 4 aylık turizm istatistikleri ciddi bir sinyal verdi. Devlet İstatistik Kurulu'nun verilerine göre ülkeye gelen yabancı uyrukluların sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,5 azalarak 658,5 bin kişi oldu. İlk bakışta bu sadece rakamlarda bir değişiklik gibi görünse de aslında bu gösterge turizm sektörünün bazı sorunlarını açıkça ortaya koyuyor. Bu rakamın çoğunluğunun akrabalarını ziyaret eden, iyiliğe ve kötülüğe ortak olan Azerbaycan uyruklu Rusya ve Gürcistan vatandaşları ile en yakın ülke olan kardeş Türkiye'nin olduğunu dikkate alırsak mevcut durumun endişe verici olduğunu anlamak zor değil Azerbaycan coğrafi konumu, doğası, iklim çeşitliliği, Hazar kıyısı, dağları, ormanları, kaplıcaları, mutfağı ve zengin kültürel mirası nedeniyle büyük turizm potansiyeline sahip bir ülkedir. Peki neden hala bu potansiyeli sistematik bir şekilde sermayeye dönüştüremiyoruz? Düşüşün ardındaki sebep nedir? İstatistiklerde en dikkat çeken nokta ise Körfez ülkelerinden gelen turist sayısındaki yüzde 27,8'lik düşüş. Bu pazar Azerbaycan için özel bir öneme sahiptir. Çünkü Körfez turistleri genellikle daha fazla harcama yapıyor, lüks otellerde kalıyor ve alışveriş ve eğlence sektörüne ciddi gelir sağlıyor Düşüşün temel nedeni İran savaşı olsa da bir diğeri de benzer rekabetin yoğunlaşmasıdır. Yani savaştan önce bile söz konusu bölgeden gelen Arapların sayısında bir azalma vardı. Son yıllarda Türkiye, Gürcistan, Karadağ, Arnavutluk ve hatta Özbekistan bu pazara yönelik agresif bir pazarlama politikası uyguluyor. Daha uygun fiyatlar, daha geniş hizmet yelpazesi ve güçlü reklam kampanyaları turistlerin ilgisini çekiyor Öte yandan pandemi sonrası dönemde ortaya çıkan "Azerbaycan yeniliği" etkisi giderek zayıfladı. Pek çok turist ülkemizi zaten görmüş ve yeni sebepler olmadan tekrar ziyaret etmek istememektedir. Bir turisti aynı ülkeyi tekrar ziyaret etmeye motive eden temel unsurun, ilk ziyaretinden memnun kalması ve bir sonraki ziyaretinde keşfedebileceği yeni deneyimlerin olması olduğunu bu alandaki insanlar çok iyi biliyor. Zengin mutfağı, farklı bölgeleri, ilgi çekici festivalleri, tatil gelenekleri ve yıl boyu süren etkinlikleri turistlerin geri dönme isteğini artırıyor. Misafirperverlik, güvenlik ve şeffaf fiyat politikası turistte ülke üzerinde olumlu bir izlenim oluşturuyor. En önemlisi turistin ülkeden sadece fotoğraflarla değil, güçlü duygularla ve güzel anılarla ayrılmasıdır. Bu durumda kendisi geri döner ve ülkeyi başkalarına tavsiye eder Gözlenen bir diğer ciddi sorun ise "Diğer ülkeler" kategorisine gelen turist sayısında yüzde 16,7'lik azalma oldu. Çoğunlukla Avrupa, Kuzey Amerika ve Doğu Asya'dan gelen turistleri kapsamaktadır. Bu durum Azerbaycan'ın uluslararası turizm alanında yeterince görünür olmadığını göstermektedir Bugün Azerbaycan dünyaca ünlü seyahat platformlarında, uluslararası turizm dergilerinde ve sosyal medyada hâlâ yeterince temsil edilmiyor. Ancak milyonlarca turist seyahat kararlarını internette gördükleri içeriklere göre veriyor. Instagram, YouTube ve Tiktok platformlarında daha farklı fotoğraf, video ve reellerin dağıtımı sağlanmalı. Onun yerine İngilizcenin yanı sıra Almanca, İspanyolca, Fransızca, Çince, Hintçe, Urduca, Rusça ve Arapça dillerinde de Yüksek fiyatların arkasında başka bir gerçeklik mi var? Azerbaycan turizminin karşılaştığı en ciddi sorunlardan biri fiyat-kalite dengesidir Son yıllarda Bakü ve bazı turizm bölgeleri önemli ölçüde daha pahalı hale geldi. Oteller, restoranlar, ulaşım hizmetleri ve eğlence tesisleri genellikle Tiflis, Belgrad, Saraybosna, Taşkent ve hatta bazı Türk tatil yerlerinden daha pahalıdır Ancak turist ödediği miktar karşılığında aynı düzeyde hizmet alamamaktadır. Bu nedenle Azerbaycan hem bütçeye uygun turistler hem de premium turistler için çok cazip bir destinasyon haline gelebilir. Turizm pazarındaki en tehlikeli durum budur: Pahalı olmak ama lüks bir deneyim sunmamak Ciddi kullanılmayan potansiyel - Hazar Denizi Azerbaycan'ın en büyük turizm avantajlarından biri Hazar Denizi'dir. Ancak bu avantajın kullanım düzeyi hala çok düşük Karşılaştırma için fazla uzağa gitmeyelim, kabaca bizimle aynı segmentte olan Balkan ülkelerinden bahsedelim. Karadağ, Hırvatistan ve Arnavutluk, Adriyatik kıyısında oluşturdukları modern tatil köylerinin yanı sıra küçük tarihi kentlerinin tanıtımı sayesinde son on yılda Avrupa'nın en hızlı büyüyen turizm ülkeleri haline geldi. Bu ülkelere Turistlerin çoğu yaz sezonunda deniz tatili için geliyor Slovenya ekoturizm, dağ ve yürüyüş yolları, göller, mağaraların yanı sıra kırsal turizm ve sağlık turizmiyle de tanınmaktadır. Bu ülkelerin başarısının temel nedeni doğal ve tarihi kaynakları modern turizm ürünlerine dönüştürerek uluslararası pazarda etkin bir şekilde tanıtabilmeleridir Azerbaycan yüzlerce kilometrelik kıyı şeridine sahip olmasına rağmen uluslararası standartlara uygun sahil kasabaları ve tatil beldeleri altyapısı oluşturma konusunda istenilen sonuçlara henüz ulaşamadı Hazar Denizi kıyılarında modern tatil bölgeleri, marina projeleri, aile rekreasyon merkezleri ve uluslararası düzeyde plajlar oluşturulursa ülkenin turizm geliri birkaç kat artabilir. Doğru, Sea Breeze bu alanda başarılı bir proje olarak değerlendiriliyor ancak ülkenin kıyı turizminin tamamını temsil etmiyor. Çünkü bu proje ağırlıklı olarak premium segment ve Bakü çevresine yönelik. Ancak Hazar kıyılarında tatil köyleri, sahil kasabaları, marinalar ve yat limanları, su sporları ve aile dinlenme merkezleri oluşturmak mümkündür. Bu hem turist akışını hem de turizmden elde edilen geliri önemli ölçüde artırabilir. Sea Breeze aslında Hazar kıyılarının doğru planlama ve yatırımla nasıl başarılı bir turizm ürününe dönüşebileceğinin bir örneğidir Azerbaycan turizmi halen ağırlıklı olarak yaz ve sonbahar aylarına bağımlıdır. Turistlere "Neden Ocak ve Şubat aylarında Azerbaycan'a gelmeliyim?" diye soruluyor. soruya tam bir cevap verilmiyor. Ancak kışın Şahdağ ve Tufadağ gibi dağ kayağı merkezleri, ilkbaharda Şeki, Gah, Zagatala ve Lenkeran bölgelerinin doğası, sonbaharda ise kırsal ve gastronomi turizmi için büyük fırsatlar bulunmaktadır. Bu nedenle turizm ürünleri mevsimlere göre yeniden formüle edilmeli ve her mevsim için ayrı bir pazarlama stratejisi geliştirilmelidir Turist sayısındaki azalmanın diğer nedenleri İstatistiksel düşüş yalnızca pazarlama ve mevsimsellik ile açıklanamıyor. Daha pratik ve günlük turist deneyimini doğrudan etkileyen sorunlar da var, düşüncelerimizi somutlaştıralım: 1. Aşırı pahalı uçak biletleri ve zayıf hava bağlantıları * Bakü uçuşları birçok Avrupa ve Asya şehrine göre daha pahalıdır * Düşük maliyetli havayollarının sayısı ve destinasyonları sınırlıdır * Birçok büyük pazardan direkt uçuşlar yetersiz Bu doğrudan turist akışını sınırlıyor 2. Restoran ve hizmet sektöründe fiyatların şeffaf olmaması * Bazı restoranlarda turistler için ayrı ve daha pahalı menüler; * resmi olmayan fiyat farklılıkları; * hizmet standartlarında istikrar sorunu var Bu faktörler ülke imajını olumsuz etkilemekte ve tekrar gelen turist sayısını azaltmaktadır Bölgeler turizmin yeni merkezi haline gelmeli Azerbaycan turizmi Bakü'de uzun yıllardan beri gelişmiştir. Ancak ülkenin asıl turizm potansiyeli bölgelerdedir Astara'nın subtropikal doğası, Lerik'in dağ köyleri, Gah ve Zagatala ormanları, Gusar'ın dağ manzaraları, Şaki'nin tarihi mirası, Karabağ'ın eşsiz turizm olanakları, ülkeye gelen turistlerin büyük ilgisini çekebilmektedir Ancak bunun için dağ ve orman parkurlarının, yolların, otellerin, kamu hizmetlerinin ve profesyonel kadro eğitimlerinin paralel olarak geliştirilmesi gerekmektedir. Uzağa gitmeyelim mesela, hala kolay yürüyüş potansiyeli olan İsmayıllı'daki Garanohur Gölü'ne, Şabran'daki Embil Gölü'ne veya Astara'daki Avyarud Şelalesi'ne neden turistik parkurlar yapılmıyor? Buradaki asıl sorunun 3 yönde olduğunu söylemeliyim: planlama, yönetim ve finansman Birincisi, bu yerlerin çoğu tek bir ekoturizm rotası olarak değil, ayrı yerel objeler olarak değerlendiriliyor. Ancak bir turist için asıl değer tek bir nesne değil, "rota deneyimi"dir; yani yol, park yeri, görüş noktaları, bilgi panoları ve güvenlik sisteminin birleştirilmesi gerekir İkincisi, altyapı inşaatı genellikle "doğayı yok etme korkusu" nedeniyle gecikiyor. Ancak modern ekoturizm modelinde amaç doğayı yok etmek değil, ahşap yollar, tabelalar, küçük köprüler ve güvenli geçişler gibi minimum müdahaleyle doğayı erişilebilir kılmaktır Üçüncüsü, bu tür projeler genellikle yüksek kârlı görünmedikleri için öncelikli yatırım olarak geride bırakılır. Bununla birlikte, eğer uygun şekilde inşa edilirse, bu tür "kolay yürüyüş" yerleri hem yerel turizmi hem de yabancı ekoturistleri çekebilecek istikrarlı bir gelir kaynağı haline gelir Örneğin Astara'nın Sim köyündeki Şirhal şelalesine patika yapmak doğru bir adımdır çünkü bu tür yerlerde asıl sorun zorluk değil, ulaşılabilirliğin güvenli ve rahat olmasıdır. 10–15 daha önce olduğu gibi böylesine kısa doğal yürüyüşler, uygun tabelalar ve yol altyapısıyla çok daha geniş bir turist kalabalığı için cazip hale geliyor. Yani yüzde 5 yürüyüş tecrübesi olan yabancı turist değil, yüzde 50 genel yürüyüş coşkusu olan turisti almamız gerekiyor Genel sonuç, sorunun doğada değil, doğayı bir "turizm ürünü" haline getiren sistematik yaklaşımın eksik oluşmasında olduğudur Öncelikle Körfez ülkelerinde yeniden güçlü reklam kampanyaları hayata geçirilmeli Daha sonra uluslararası medya ve influencerlarla sistematik işbirlikleri kurulmalıdır. Bugün ünlü bir seyahat blog yazarının hazırladığı bir video milyonlarca insanın seyahat kararını etkileyebilir Düşük maliyetli havayolu şirketlerinin sayısı artırılmalı, Bakü transit merkezi olarak daha aktif kullanılmalı. Demiryolu açıldıktan sonra (önemli değil, hep aynı) Azerbaycan ve Gürcistan diye tek ortak tur programı hazırlanmalıdır. "48 saat Bakü'de" konseptiyle Avrupa-Asya güzergahında uçan yolcuların ülkede kısa süreliğine kalmaları teşvik edilebilecek En önemlisi Azerbaycan turizminin "gel gör" modelinden "gel yaşa hisset" modeline geçmesi gerekiyor Bu yöne ek olarak: * Gastronomi turizmi (yerel mutfak rotaları ve yemek turları) * Etkinlik turizmi (festivaller ve uluslararası etkinlikler) * Yürüyüş turizmi (dağ yürüyüşleri ve trekking rotaları) * Kırsal ve ekoturizm (otantik köy yaşamı ve doğaya dayalı deneyimler) Bugünkü istatistikler bir kriz değil, ciddi bir uyarıdır. Azerbaycan turizmi büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen rekabet hızla artıyor ve kaybedecek zaman kalmadı Fiyat-kalite dengesinin iyileştirilmesi, bölgelerin kalkınması, Hazar kıyılarının turizme açılması, hava bağlantılarının genişletilmesi, yeni turizm modellerinin geliştirilmesi (gastronomi, etkinlik, yürüyüş, ekoturizm) ve uluslararası tanıtımın güçlendirilmesi sayesinde Azerbaycan önümüzdeki on yıl içinde bölgenin en cazip turizm merkezlerinden biri haline gelebilir Potansiyel var. Sorun bu potansiyelin nasıl yönetileceğidir

Kaynak: modern.az

Diğer Haberler