Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Okullarda kültür öğretimini ne değiştirecek? - KONUM

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in onayladığı "Azerbaycan Kültürü - 2040" Konsepti, ülkede kültür politikasının yeni aşamasını tanımlayan stratejik bir belge olarak öne çıkıyor. Konseptte, kültürün toplum yaşamındaki rolünün güçlendirilmesinin yanı sıra, eğitim sistemine daha derin entegrasyonu da önceli

0 görüntülememodern.az
Okullarda kültür öğretimini ne değiştirecek? - KONUM
Paylaş:

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in onayladığı "Azerbaycan Kültürü - 2040" Konsepti, ülkede kültür politikasının yeni aşamasını tanımlayan stratejik bir belge olarak öne çıkıyor. Konseptte, kültürün toplum yaşamındaki rolünün güçlendirilmesinin yanı sıra, eğitim sistemine daha derin entegrasyonu da öncelikli yönlerden biri olarak tanımlanıyor. Belgede kültürün eğitimin ayrılmaz bir parçası haline getirilmesi, bu alanda ders kitaplarının hazırlanması ve gelecekte kültürle ilgili ayrı bir konunun öğretilmesinin düzenlenmesi öngörülüyor Milli Meclis Bilim ve Eğitim Komisyonu üyesi Mehriban Valiyeva, Modern.az'a yaptığı açıklamada, 2026 yılında kabul edilen "Azerbaycan Cumhuriyeti 2040 Kültür Konsepti"nin ülkemizin kültür politikasında yeni bir aşamanın temelini oluşturduğunu söyledi "Kavramda kültürün eğitimin ayrılmaz bir parçası haline getirilmesinin özel bir yeri var ve ben bu yaklaşımı çok önemli görüyorum. Günümüzde kültür sadece bir sanat veya miras meselesi değildir. Kültür, kişinin düşünce biçimini, davranışını, iletişimini, yurttaşlık konumunu ve ulusal kimliğini şekillendiren ana faktörlerden biridir. Küreselleşme ve dijitalleşme çağında gençlerin milli ve manevi değerlere bağlılığının güçlendirilmesi, Azerbaycanlılık ideolojisinin daha derin asimilasyonu ve kültürel kimlik bilincinin oluşması için her Konunun böyle bir konunun öğretilmesinden daha önemli olması, konu içerisindeki kültürel değerlerin aktarılması konusunun kavramsal olarak kurgulanması gerekmektedir." Milletvekiline göre, eğitimde kültür kavramı, gençlere sadece geçmişimizi öğretmekle kalmayacak, aynı zamanda onların ulusal mirasa sahip, dünyaya açık ve çağdaş fikirli vatandaşlar olarak yetişmelerine de hizmet edecek: "Aynı zamanda belirtmek gerekir ki, Azerbaycan'da kültürün korunması, yayılması ve aktarımında elde edilen başarı, Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev'in uyguladığı tutarlı devlet politikasına dayanmaktadır. Devlet başkanımızın liderliğinde, ülkemizde kültürel mirasın korunması, tarihi eserlerin restore edilmesi, kültür kurumlarının modernleştirilmesi ve genç neslin milli ve manevi değerler ruhuyla eğitilmesi yönünde önemli projeler hayata geçirilmiştir. Birinci Başkan Yardımcısı Mehriban Aliyeva ve Haydar Aliyev Vakfı'nın faaliyetleri, Başkanlığını yaptığı Azerbaycan kültürünün hem yurt içinde hem de yurt dışında tanıtılması, tanınma açısından olağanüstü bir öneme sahiptir. Bugün kültürün, devletin kalkınma stratejisinin ana yönlerinden biri olarak hareket etmesi bu politikanın sonucudur Milli Meclis üyesi, eğitimde kültür kavramının geliştirilmesinde temel prensibin, milli değerler üzerine kurulu, aynı zamanda dünya deneyimine açık, dengeli bir yaklaşımın sağlanması olduğuna inanmaktadır: "Bir öğrencinin öncelikle kendi halkının tarihini, edebiyatını, müziğini, mimarisini, geleneklerini, milli-manevi değerlerini, kültürel mirasını derinlemesine tanıması gerekir. Çünkü ulusal kimlik sağlam bir temel üzerinde oluşur. Ancak bunun yanında dünya kültürüyle karşılaştırmalı bir yaklaşım da önemlidir. Öğrenci, milli kültürümüzün insan kültürü içindeki yerini görmeli, diğer milletlerin kültürüne saygı ve anlayış geliştirmelidir. Bu yaklaşım gençlerde hem ulusal bir gurur hem de küresel bir bakış açısı yaratıyor." M. Valiyeva aynı zamanda yeni konunun içeriğinde yer alması gereken ana yönleri tanımlamanın önemini de vurguladı: "İçerikte Azerbaycan dili, konuşma kültürü, davranış kültürü, okuma kültürü, dijital kültür, kültürel mirasın korunması, yaratıcı beceriler gibi yönlendirmelerin de yansıtılması gerekiyor. Ders kitapları ve eğitim programları hazırlanırken devlet kurumlarının son yıllarda uyguladığı kültürel projeleri, Haydar Aliyev Vakfı'nın ulusal-kültürel mirasın korunması alanında yaptığı çalışmaları ve Azerbaycan'ın uluslararası kültürel işbirliği deneyimini incelemek faydalı olacaktır. Bu örnekler gençler arasında ulusal mirasa sahiplenme duygusunu daha da güçlendirebilir." Bayan parlamenter, günümüzde eğitim sisteminde bilgi aktarmanın yanı sıra kişilik oluşumu konusunun da daha önemli hale geldiğini kaydetti: "Dijital ortamda iletişim kültürü, konuşma kültürü, okuma alışkanlığı ve davranış normlarıyla ilgili bir takım sorunların olduğunu gözlemliyoruz. Kültür kavramı bu alanda var olan boşlukları doldurabilir Bu araçla öğrencilere estetik beğeni, etik davranış, sosyal sorumluluk, kültürel iletişim ve milli-manevi değerlere saygı gibi nitelikler kazanacaklar. Yani eğitimde kültür kavramı, kişinin ruhsal ve entelektüel gelişimine hizmet eden bir platform haline gelebilmektedir. Bugün ülkemizde kültürün gelişmesi yönünde uygulanan devlet programları, ilgili devlet kurumlarının projeleri ve Haydar Aliyev Vakfı'nın girişimleri toplumumuzda kültür eğitiminin yaygınlaşmasına önemli katkı sağlamaktadır. Eğitim sistemindeki kültürel bileşenin güçlendirilmesi bu faaliyetlerin devamı ve tamamlayıcısı olabilir." Sonuç olarak M. Valiyeva, kültürle ilgili bilgi ve becerilerin oluşumuna okul öncesi ve ilköğretim aşamasından itibaren başlanması gerektiğini ekledi. Aynı zamanda konsept psikolojik olarak her yaş aşamasına göre geliştirilip uygulanabilir "Bu yaş döneminde çocukların milli kimlik farkındalıkları ve bakış açıları daha aktif olarak oluşur. Bu nedenle programın yaş özelliklerine göre aşamalı olarak oluşturulması gerekmektedir. Kültür unsurları ilköğretimdeki diğer derslerle bütünleştirilebilir ve ortaöğretim sınıflarında sistematik olarak öğretilebilir. Üst sınıflarda kültürün dijital dönüşümü, yaratıcı endüstriler, kültürel diplomasi, kültürel mirasın korunması gibi konular daha geniş bir şekilde öğretilebilir. Son olarak "Azerbaycan Kültürü - 2040" Konseptinde öngörülen eğitim ve kültür entegrasyonunun geleceğin vatandaşını şekillendirmeye hizmet eden stratejik bir yaklaşım olduğunu söyleyebilirim. Çünkü kültür sadece geçmişin mirası değil, aynı zamanda geleceğin insanını şekillendiren manevi ve entelektüel zenginliktir. Kültürün geleceği öncelikle eğitim sisteminde inşa edilmiştir. Eminim ki, Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev'in önderliğinde uygulanan devlet politikası, Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Mehriban Aliyeva'nın kültürel ve insani alandaki çok yönlü faaliyetleri, devlet kurumları ve Haydar Aliyev Vakfı tarafından yürütülen önemli projeler sonucunda, Azerbaycan kültürünün korunması ve gelecek nesillere aktarılması yönünde yeni başarılara imza atılacağına eminim. Milletvekili, "Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Kültür Konsepti 2040" bu stratejik vizyonun bir parçası olarak, yüksek kültüre ve çağdaş dünya görüşüne sahip, milli ve manevi değerlere bağlı vatandaşların gelişmesine hizmet edecektir" dedi Milli Meclis Kültür ve Bilim ve Eğitim Komisyonu üyesi Elnara Akimova, "Azerbaycan Kültürü - 2040" konseptinde kültürün eğitimin ayrılmaz bir parçası haline getirilmesinin milli düşüncenin stratejik bir yenilenmesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi "Çünkü kültür dersi sadece ek bir konu değil, çocuğun kim olduğunu, nereden geldiğini, hangi değerler üzerine kurulduğunu anlatan bir bilinç okuludur. Bu açıdan bakıldığında kültürün ayrı bir ders olarak öğretilmesi, genç neslin milli ve manevi temellerini güçlendiren, onu küresel dünyada kaybetmeden geliştiren çok önemli bir adımdır E. Akimova, açıklamasında dünya deneyimine dikkat çekerek, kültürel eğitimi güçlü olan ülkelerde ulusal kimliğin daha istikrarlı, toplumsal değerlerin daha kalıcı olduğunu kaydetti: "Örneğin Finlandiya ve Japonya gibi ülkelerde kültürel miras sadece tarih dersinde değil, ayrı ayrı bütünleşik veya bağımsız modüller halinde öğrencinin günlük eğitiminde de yaşamaktadır. Fransa ise "kültür eğitimi" modelini okulların ana yönlerinden biri haline getirerek çocuklara hem ulusal hem de dünya kültürünü paralel olarak öğretmektedir. Bu yaklaşımın sonucunda genç nesil hem köklerinin farkına varıyor hem de küreselleşmenin zorluklarına açık oluyor Kültür konusunun içeriğini hazırlarken temel prensip denge olmalıdır. Yani bir yandan Azerbaycan edebiyatı, müziği, mimarisi, folkloru, tarihi-kültürel mirası derinlemesine ve sistemli bir şekilde öğretilmeli, diğer yandan dünya kültürüne karşılaştırmalı bir bakış oluşturulmalıdır. Çünkü küreselleşen dünyada sadece ulusal mirasa odaklanan eğitim modeli yeterli olmamakta, sadece dünya kültürüne odaklanan yaklaşım kimlik zayıflaması yaratabilmektedir. En doğru yol bu iki çizginin uyumudur" Milletvekili, son yıllarda okullarda vatanseverlik, dijital okuryazarlık ve diğer yeni içeriklerin eğitime dahil edilmesinin övgüye değer olduğunu hatırlattı: "Ancak kültürel çalışmalar bu sistemdeki daha temel bir boşluğu doldurabilir: 'bilinç ve kimlik boşluğu'. Yani öğrenci sadece bilgi alan değil aynı zamanda değerleri anlayan, estetik beğeni geliştiren, milli kültürü günlük yaşamında hisseden bir birey olarak büyür. Bu konu çocuğun teknolojisidir. yetenekleri ile manevi dünyası arasında bir köprü görevi görebilir" E. Akimova'ya göre bu konunun uygulanması için en uygun yaş dönemi ortaokulun alt sınıflarından yani yaklaşık olarak 3-4. sınıftan itibaren başlamaktadır: "Çünkü bu yaş dönemi çocuğun bakış açısının oluştuğu, değerlerin doğal olarak kabul edildiği kritik bir dönemdir. Daha yüksek sınıflarda bu bilgi derinleştirilmeli ve doğası gereği analitik ve karşılaştırmalı hale getirilmelidir Son olarak şunu belirtmek isterim ki kültür konusu sadece eğitimsel bir yenilik değil, geleceğin vatandaş modelini oluşturan stratejik bir adımdır. Çünkü kültürü güçlü olan insanların kimlikleri de güçlü, hafızaları güçlü, yarınlara olan inançları da güçlü."

Kaynak: modern.az

Diğer Haberler