Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Ulusal Kurtuluş Günü ve yargının oluşumu

Azerbaycan'ın modern devlet tarihinde, önemi yalnızca alındığı dönemi değil, aynı zamanda gelecek nesillerin kaderini de etkileyen kararlar vardır. Ulusal lider Haydar Aliyev'in siyasi iktidara dönmesinin ardından halkın ısrarıyla uygulamaya konulan yargı reformları da dahil olmak üzere yasal düzenl

0 görüntülemeazertag.az
Ulusal Kurtuluş Günü ve yargının oluşumu
Paylaş:

Azerbaycan'ın modern devlet tarihinde, önemi yalnızca alındığı dönemi değil, aynı zamanda gelecek nesillerin kaderini de etkileyen kararlar vardır. Ulusal lider Haydar Aliyev'in siyasi iktidara dönmesinin ardından halkın ısrarıyla uygulamaya konulan yargı reformları da dahil olmak üzere yasal düzenlemeler bu tür tarihi kararlar arasında yer alıyor. Bu reformlara sadece yeni yasaların çıkarılması veya yeni mahkemelerin kurulması şeklinde yaklaşmak doğru olmaz. Aslında mesele Azerbaycan devletinin hukuk felsefesini değiştirmek, insan haklarını öncelikli tutan yeni bir yönetim modeli oluşturmaktı 1993 yılına kadar süren keyfilik ve hukuka aykırı uygulamalar, milli lider Haydar Aliyev'in kararlılığı sayesinde ortadan kaldırıldı ve hukukun üstünlüğü, devlet politikasının önceliği haline geldi. Bir mahkeme hakimi olarak, Ulu Önder'in önderliğinde gerçekleştirilen reformların öncelikle hukukun üstünlüğünü ve vatandaşların güvenliğini sağlamayı amaçladığını vurgulamalıyım. 1993 sonrasında gerçekleştirilen reformların en büyük kısmı devlet ile vatandaşlar arasındaki ilişkilerin hukuki zeminde kurulmasıdır. Çünkü bağımsızlığın ilk yıllarında ülkede yaşanan istikrarsızlık, silahlı çatışmalar, ekonomik kriz ve suçluluğun artması hukuk kurumlarının etkinliğini ciddi şekilde zayıflattı. Bu şartlarda devletin güvenliğini korumak ve insan haklarını güvence altına almak oldukça zor bir görevdi Bu görüşler İsmayilli Bölge Mahkemesi hakimi Narmin Goshgarova'nın "Ulusal Kurtuluş Günü ve yargı gücünün oluşumu" başlıklı yazısında dile getirildi. AZERTAC makaleyi sunar Azerbaycan'da yargı ve hukuk reformlarının başarıyla uygulanmasının siyasi ve hukuki başlangıç noktası 15 Haziran Ulusal Kurtuluş Günü ile doğrudan ilgilidir. O gün Azerbaycan devleti parçalanma ve bağımsızlığını kaybetme tehlikesinden kurtulmuş, hukuki devlet inşasında yeni bir aşamaya girmiştir. Halkın ısrarı üzerine Ulu Önder Haydar Aliyev'in yeniden iktidara gelmesi, ülkede istikrarın, hukukun üstünlüğünün ve devlet yönetiminin yeniden tesis edilmesini sağladı. Bundan sonra yargının bağımsızlığının güçlendirilmesi, yargının oluşturulması, modern bir yasama çerçevesi oluşturulması ve insan haklarının korunmasına yönelik güvenilir mekanizmaların oluşturulması yönünde tutarlı ve amaçlı bir politika hayata geçirildi. Bugün bile yargının kalkınma stratejisinin temelini o dönemde belirlenen ilkeler, hukukun üstünlüğü, adalete erişim, hakimlerin bağımsızlığı, şeffaflık ve insan haklarının önceliği oluşturuyor. Bu açıdan bakıldığında Ulusal Kurtuluş Günü, sadece siyasi istikrarın değil, aynı zamanda modern Azerbaycan yargı sisteminin oluşmasının da önünü açan tarihi bir dönüm noktasıdır Akil şahsiyet Haydar Aliyev'in öncülüğünde gerçekleştirilen hukuk reformlarının özü bu iki amaç arasında bir denge oluşturmaktı. Bir yandan suçla mücadele güçlendirilirken, diğer yandan kolluk kuvvetlerinin faaliyetleri kanun çerçevesinde düzenlendi. Bu bağlamda, 9 Ağustos 1994 tarihli "Suçla Mücadelenin Güçlendirilmesi, Hukukun Üstünlüğü ve Hukukun Üstünlüğünü Güçlendirme Hakkında" Kararname, hukuki devlet inşasının önemli bir aşaması olarak değerlendirilebilir. Bu belge, yalnızca suça karşı katı önlemlerin uygulanmasını değil, aynı zamanda devlet politikasının ana yönlerinden biri olarak hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesini de belirledi. 1995 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasasının kabul edilmesi modern devletimizin tarihindeki en önemli olaylardan biriydi. Büyük Önder, Anayasanın hazırlanmasına doğrudan öncülük etti, onun modern uluslararası hukuk normlarına ve demokratik ilkelere uygun olarak formüle edilmesini sağladı. Halkın oyuyla kabul edilen Anayasa, insan hak ve özgürlüklerinin güvenilir bir şekilde güvence altına alınmasını devletin en yüksek hedefi olarak tanımladı. İlk bağımsız Anayasamız, kuvvetler ayrılığı ilkesini oluşturmuş ve bugün uluslararası standartlara uygun olarak işleyen bağımsız bir yargı sisteminin oluşmasının temelini atmıştır Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasasının uluslararası hukuk camiası tarafından insan hak ve özgürlüklerini geniş çapta tesis eden ilerici yasalardan biri olarak değerlendirilmesi tesadüf değildir, "Azerbaycan Anayasası uluslararası dünyada bir insan hakkıdır. "Hak ve Özgürlükler Anayasası". Anayasada insan ve sivil haklara ayrılan geniş hükümlerin yansıması, anayasanın insani ve demokratik karakterini ortaya koymaktadır Haydar Aliyev'in girişimiyle 1996 yılında kurulan Hukuk Reformları Komisyonu, ülkedeki hukuk modernleşme sürecine sistematik bir nitelik kazandırdı. Komisyonun çalışmaları sonucunda Azerbaycan mevzuatı uluslararası standartlara uyarlandı, yeni kanunlar ve temel kanun taslakları hazırlandı. Bu süreç, ülkede yasal devlet inşasının üstünlüğünü sağlamaya hizmet eden modern, normatif bir yasal çerçevenin oluşmasını sağladı. Büyük Önder Haydar Aliyev'in hukuk politikasının insani niteliğini en açık şekilde ortaya koyan kararlardan biri de idam cezasının kaldırılmasıydı. 1993 yılında idam cezasının infazına ilişkin moratoryum ve 10 Şubat 1998'de ölüm cezasının tamamen kaldırılması, yalnızca hukuki açıdan değil ahlaki açıdan da önemli bir olaydı. Bu karar Azerbaycan'ı Doğu'da idam cezasını kaldıran ilk ülke haline getirdi. Bu adım, devletin, insan hayatının ve kişiliğinin dokunulmazlığını cezalandırma işlevinden daha üstün bir değer olarak kabul ettiğinin bir göstergesiydi Milli Lider, idam cezasının kaldırılmasını, ceza hukuku politikasının insanileştirilmesinin mantıksal bir sonucu olarak değerlendirerek, insan onuru ve insan hakları düşüncesine aykırı olan bu cezanın uygulanmasının, demokratik bir toplumda insanlık dışı ve zalimce bir tedbir olarak değerlendirildiğini kaydetti. Bu yaklaşım, Azerbaycan'ın hukuki devlet kurma stratejisinde insan yaşamının üstün bir değer olarak algılanmasının en parlak tezahürlerinden biriydi. Azerbaycan Cumhuriyeti, Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi'ne katılmadan ve Avrupa Konseyi'ne katılmadan birkaç yıl önce ölüm cezasını kaldırmıştı. Ülkemizde 1998 yılında ölüm cezasının kaldırılmasının nedeni, Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin ölüm cezasının kaldırılmasını amaçlayan ikinci isteğe bağlı protokolüne katılmamızdır. 22 Şubat 1998'de imzalanan "İnsan hak ve özgürlüklerini sağlamaya yönelik tedbirler hakkında" Kararname, insan haklarının korunmasını devlet politikasının ana yönlerinden biri haline getirdi. Sonraki yıllarda insan haklarının korunması alanında uygulanan tedbirlerin ideolojik ve hukuki temeli bu belgeyle atılmıştır Hukuk Reformu Komisyonu tarafından hazırlanarak kabul edilen "Mahkemeler ve Hakimler Hakkında" ve "Anayasa Mahkemesi Hakkında" Kanunlar, bağımsız yargının oluşmasında ve Anayasa'nın üstünlüğünün sağlanmasında önemli rol oynadı. Yargı bağımsızlığının güçlendirilmesine yönelik atılan adımlar da ayrı bir önem taşıyordu. 1998 yılında Yargı-Hukuk Konseyi'nin kurulması, yargının oluşturulması ve yargı faaliyetinin geliştirilmesi açısından önemli bir kurumsal yeniliktir. Bu kurumun kurulmasıyla birlikte hâkimlerin seçimi, değerlendirilmesi ve mesleki faaliyetlerinin düzenlenmesi daha şeffaf mekanizmalar temelinde uygulanmaya başlandı Azerbaycan tarihinde ilk kez Temmuz 1998'de Anayasa Mahkemesi'nin kurulması hukuk devleti inşasının en önemli başarılarından biri olarak kabul edilmelidir. Çünkü Anayasa Mahkemesi, devletin tüm organlarının faaliyetlerinin Anayasaya uygunluğunu denetleyen bir üst hukuki güvence mekanizması olarak görev yapmaya başladı. Bu, hukukun üstünlüğünün sağlanmasında yeni bir aşamanın başlangıcıydı. Adli ve hukuki reformların derinleştirilmesi yönünde atılan adımlar, kolluk kuvvetlerinin faaliyetlerinde niteliksel olarak yeni bir aşamanın başlangıcını işaret ediyordu. 1999 yılında kabul edilen "Savcılık Kanunu", ülkede kuvvetler ayrılığı ilkesinin tam olarak uygulanmasına ve yasal devlet kurumlarının güçlendirilmesine önemli katkı sağlamıştır. Bu kanunla savcılığın önceki dönemden devraldığı bir takım kapsamlı denetim yetkileri revize edilmiş, faaliyetleri modern hukuk sisteminin gereklerine uygun hale getirilmiş ve yargı bağımsızlığının sağlanmasına yönelik önemli hukuki mekanizmalar oluşturulmuştur. Özellikle insan hak ve özgürlüklerine müdahale etmesi muhtemel bir takım usul tedbirlerinin uygulanmasında yargı denetiminin uygulanması ve mahkemelere karar verme yetkisi verilmesi, hakların korunması alanında ciddi bir güvencedir. oluşan Aynı zamanda polis ve ceza infaz hizmetleri alanında gerçekleştirilen reformlar kolluk sisteminin demokratikleştirilmesi amacına da hizmet etmiştir. "Polis Kanunu"nun kabul edilmesiyle birlikte polis teşkilatlarının faaliyetleri yasal çerçevede daha net tanımlanmış, temel görevleri vatandaşların güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve kanun ihlalleriyle mücadele gibi görevlere dayandırılmıştır. Aynı zamanda, polis faaliyetlerinin izlenmesine yönelik mekanizmaların oluşturulması ve vatandaşların haklarının mahkemede korunmasına yönelik fırsatların genişletilmesi, hukukun üstünlüğünü sağlamaya ve toplumun devlet kurumlarına olan güvenini güçlendirmeye hizmet eden önemli reformlar olarak tarihe geçmiştir Eylül 2000'de üç seviyeli mahkeme sisteminin uygulamaya konması yargı reformlarının pratik bir sonucuydu. İlk derece, temyiz ve temyiz aşamalarından oluşan bu sistem, vatandaşların adli korunma hakkının daha güvenilir bir şekilde sağlanmasının koşullarını yaratmıştır. Bu değişiklik, yargı hatalarının en aza indirilmesi, mahkeme kararlarının kalitesinin iyileştirilmesi ve adalete erişimin artırılması anlamına geliyordu Azerbaycan'ın 2001 yılında Avrupa Konseyi'ne, 2002 yılında ise Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi'ne katılması, ulusal yargı sisteminin uluslararası hukuk alanıyla bütünleşmesini hızlandırmıştır. Sonuç olarak, insan haklarının korunması alanındaki uluslararası standartlar ulusal hukuk sisteminin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir Bugün geriye bakıldığında, Haydar Aliyev'in önderliğinde gerçekleştirilen yargı ve hukuk reformlarının asıl başarısının sadece yeni mahkemelerin kurulması veya yeni yasaların çıkarılması olmadığı, aynı zamanda hukukun devlet yönetiminin merkezine getirilmesi, insan haklarının üstün bir değer olarak tanınması ve modern Azerbaycan hukuk sisteminin temellerinin oluşturulması olduğu açıktır Büyük Önder Haydar Aliyev'in başlattığı hukuk devleti inşası politikası, bugün Azerbaycan Cumhurbaşkanı Başkomutan İlham Aliyev tarafından başarıyla sürdürülmektedir. Son yıllarda yargı sisteminin modernizasyonu, elektronik mahkeme hizmetlerinin başlatılması, vatandaşların adalete erişiminin genişletilmesi ve insan haklarının daha güvenilir şekilde korunması yönünde önemli reformlar hayata geçirilmiştir Azerbaycan Ordusunun Vatanseverlik Savaşı'ndaki tarihi zaferi ve 2023 yılında Karabağ'da uygulanan yerel terörle mücadele tedbirleri sonucunda ülkemizin toprak bütünlüğü ve devlet egemenliği tamamen restore edilmiştir. Böylece Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası ve kanunlarının ülke topraklarının tamamında uygulanması sağlanmış, anayasa hukukunun üstünlüğü tam olarak tesis edilmiştir. Bu tarihi başarılar sonucunda ana yasamız olan Anayasanın hukuki geçerliliği Azerbaycan genelinde sağlanmış, devlet egemenliği ve anayasal yönetim ilkeleri tam anlamıyla hayata geçirilmiştir Bugün Azerbaycan'ın modern devleti, Büyük Önder Haydar Aliyev'in belirlediği hukuk devleti rotasına bağlı kalmakta ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in önderliğinde hukukun üstünlüğünün, insan haklarının korunmasının ve bağımsız yargının daha da güçlendirilmesi yönünde istikrarlı gelişme yolunu başarıyla sürdürmektedir. Bu nedenle o dönemde gerçekleştirilen reformlar, Azerbaycan tarihinde hukuk modernleşmesinin başlangıcı, bağımsız devletin hukuki temellerinin oluşturulması ve hukukun üstünlüğüne geçişte başarılı bir Azerbaycan modeli olarak kabul edilebilir Bugün Cumhurbaşkanı Başkomutan İlham Aliyev'in önderliğinde tam egemenliğine kavuşan Azerbaycan'ın tamamında Ulusal Kurtuluş Günü fikirleri daha büyük bir anlam taşıyor. Biz yargıçların en büyük görevi, adil ve dürüst kararlarımızla bu bağımsızlığı ve istikrarı korumaktır 2026 © AZERTAC. Telif hakkı saklıdır. Bilgilerin kullanımına hiper bağlantıyla atıfta bulunulmalıdır

Kaynak: azertag.az

Diğer Haberler