Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Milli Eğitim Bakanı Tekin, Dünya Eğitim Forumu'nda konuştu: “Gazze’deki çocuklar eğitimin asıl gayesini hatırlatıyor”

İngiltere'nin başkenti Londra, Dünya Eğitim Forumu kapsamında önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, forum dahilinde organize edilen "Geleceğin becerileri için değerlendirmeyi yeniden düşünmek: Yapay zeka çağında ölçme-değerlendirme sistemleri nasıl yeniden tasarl

0 görüntülemeulusal.com.tr
Milli Eğitim Bakanı Tekin, Dünya Eğitim Forumu'nda konuştu: “Gazze’deki çocuklar eğitimin asıl gayesini hatırlatıyor”
Paylaş:

İngiltere'nin başkenti Londra, Dünya Eğitim Forumu kapsamında önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, forum dahilinde organize edilen "Geleceğin becerileri için değerlendirmeyi yeniden düşünmek: Yapay zeka çağında ölçme-değerlendirme sistemleri nasıl yeniden tasarlanabilir?" başlıklı oturumda konuştu Türkiye'nin, yapay zekanın eğitimde kullanımı hususunda diğer ülkeler gibi kendi eğitim öğretim sisteminde ciddi revizyonlara gittiğini belirten Tekin, eğitimi; geleceğin becerilerini, dijital yeterliliği, problem çözmeyi, eleştirel düşünmeyi ve üretkenlikle birlikte insan haklarına saygıyı, mahremiyet bilincini, demokratik kültürü, barış içinde yaşama iradesini ve sorumluluk ahlakını kuşatan geniş bir alan olarak tanımladı. Bakan Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adını verdiğimiz bu değişikliklerde eğitimi, adaleti güçlendirmesi gereken bir sorumluluk alanı olarak konumlandırdık." diyerek Türkiye'deki eğitim politikalarındaki güncel değişiklikleri aktardı Çağın ihtiyaç duyduğu insan profilinin salt teknolojiyi kullanabilen bir birey olmanın ötesinde konumlanması gerektiği ifade edildi. Bu bireyin, sahip olduğu imkanları insanlığın hayrına yönetebilen, hakka riayet eden, adalet duygusunu koruyan ve başkasının hukukunu kendi hukuku kadar aziz bilen bir şahsiyet olması gerektiği kaydedildi. Dijital çağda mahremiyet meselesinin yalnızca bir veri güvenliği başlığına indirgenemeyeceğinin altını çizen Tekin, yapay zeka destekli ölçme araçlarının adil, şeffaf, denetlenebilir ve kültürel bakımdan duyarlı biçimde yeniden tasarlanması gerektiğini savundu Eğitimde kullanılan dijital sistemlerin çocuklar üzerinde oluşturduğu veri tabanının risklerine ve mahremiyet hakkına değinen Tekin, "Yapay zeka çağında bu yaklaşımın en hassas başlıklarından biri çocuklarımızın mahremiyet hakkıdır. Eğitimde kullanılan dijital sistemler, çocuklarımızın öğrenme alışkanlıklarına, ilgi alanlarına, güçlü yönlerine ve kırılganlıklarına dair çok geniş veriler üretmektedir. Bu veriler doğru yönetildiğinde öğretmenlerimize rehberlik eder, öğrencinin gelişimini görünür kılar, fırsat eşitliğini güçlendirir. Ölçüsüz ve denetimsiz kullanımda ise çocuğun mahrem alanını daraltan, onu erken yaşlardan itibaren dijital profillere hapseden, davranışlarını görünmez biçimde yönlendiren ciddi bir risk ortaya çıkar." ifadelerini kullandı Söz konusu ölçme sistemlerinin erken yaşta çocukları dar kalıplara sıkıştıran mekanizmalara dönüşmemesi, aksine her öğrencinin potansiyelini gören bir rehberlik zemini üretmesi gerektiği vurgulandı. Tekin, "Mahremiyet, çocuğun kendi iç dünyasını koruyabilme, hata yapabilme, yeniden deneyebilme, kendisini keşfedebilme ve kimliğini özgürce inşa edebilme hakkıdır. Eğitim sistemleri çocuklarımızı algoritmaların nesnesi haline getirmemeli. Çocuklarımızın zihni, duygusu, emeği ve istikbali, denetimsiz teknolojik sistemlerin ham verisi haline getirilmemeli. Bu hassasiyet, temel insan hakları bakımından da aynı ölçüde geçerlidir.'' dedi Yapay zeka destekli ölçme araçlarının adil, şeffaf, denetlenebilir ve kültürel bakımdan duyarlı biçimde yeniden tasarlanması gerektiğini söyleyen Tekin, "Hiçbir çocuk dili, kültürü, coğrafyası, sosyoekonomik imkanları veya dijital erişim kapasitesi sebebiyle dezavantajlı konuma düşürülmemelidir. Ölçme sistemleri çocuklarımızı etiketleyen, erken yaşta dar kalıplara sıkıştıran mekanizmalara dönüşmemeli, her öğrencinin emeğini, gelişimini ve potansiyelini gören bir rehberlik zemini üretmelidir." ifadelerini kullandı Daha adil, huzurlu ve insan onuruna yakışır bir dünya inşa edebilmek adına eğitim sistemlerinin; barışı, adaleti, mahremiyeti ve insan haklarını merkeze alan bir anlayışla güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Yapay zekanın eğitim öğretim süreçlerine entegre edilmesi kadar, insani değerler eğitiminin de dünyanın geleceği için hayati olduğu aktarıldı. Eğitimin insanlık için taşıdığı anlama dikkat çeken Tekin, "Bugün teknolojik imkanlar büyürken insan hakları ihlalleri, savaşlar, çatışmalar ve çocukların hayat hakkını tehdit eden acılar da derinleşmektedir. Gazze'de, savaş bölgelerinde, göç yollarında ve yoksulluğun ağır yükü altında eğitim hakkından mahrum kalan çocuklar, bize eğitimin asıl gayesini yeniden hatırlatmaktadır." dedi Oturum esnasında küresel bir krizin sıcak gelişmesi de salonda yankı buldu. İsrail'in uluslararası sularda seyreden Küresel Sumud Filosu'na saldırdığı haberinin toplantı sırasında telefonlara düştüğünü belirten Bakan Tekin, eğitim ve insan hakları ilişkisini eleştirel bir boyuta taşıyarak konuşmasını şu ifadelerle noktaladı: "Biz bunları konuşurken telefonlarımıza düşen habere göre İsrail, Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda saldırdı. Biz eğer eğitim sistemleriyle dünyada barışı ve insan haklarını egemen kılamayacaksak, yaptığımız şeyin bir anlamı yok. Eğitimin nihai amacı, dünyayı hepimiz için yaşanabilir güzellikte bir mekan haline dönüştürmek." Kaynak: Anadolu Ajansı

Diğer Haberler