Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Metin Külünk Ulusal Kanal'da değerlendirdi: CHP'de 'mutlak butlan' kararı ve siyasi gelişmeler

Ulusal Kanal'da yayınlanan özel programda, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Kasım 2023'te gerçekleştirdiği büyük kongresinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yargıya taşınan süreç ve sonrasında verilen "mutlak butlan" kararı ele alındı. Programa katılan AK Parti 26. Dönem Milletvekili Metin Külünk

0 görüntülemeulusal.com.tr
Metin Külünk Ulusal Kanal'da değerlendirdi: CHP'de 'mutlak butlan' kararı ve siyasi gelişmeler
Paylaş:

Ulusal Kanal'da yayınlanan özel programda, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Kasım 2023'te gerçekleştirdiği büyük kongresinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yargıya taşınan süreç ve sonrasında verilen "mutlak butlan" kararı ele alındı. Programa katılan AK Parti 26. Dönem Milletvekili Metin Külünk, "mutlak butlan" kararını ve beraberindeki siyasi gelişmeleri değerlendirdi. Eski üst düzey devlet yetkililerinin Yargıtay'da lobi faaliyeti yürüttüğünü iddia eden Külünk, Türkiye'yi hedef alan küresel planlara yönelik iddialarını da gündeme getirdi Programda aktarılan bilgilere göre, siyaset sahnesinde yankı uyandıran söz konusu iptal kararının hemen ardından Yargıtay koridorlarında hareketli günler yaşanmaya başladı. Alınan yargı kararına dışarıdan müdahale edilmek istendiği belirtilirken, iddiaların merkezine eski devlet yöneticileri yerleşti Kulis bilgilerine göre; eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski Meclis Başkanı Bülent Arınç ve eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Yargıtay nezdinde ortak bir lobi faaliyeti yürütüyor. Bu üç ismin temel hedefinin, CHP teşkilatlarını etkileyen mutlak butlan kararını iptal ettirmek ve mahkemenin aldığı tedbir kararlarını tamamen kaldırtmak olduğu iddia edildi İleri sürülen iddialara göre söz konusu temaslar, hukuki sürecin doğrudan Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'na avantaj sağlayacak şekilde sonuçlanması amacıyla gerçekleştiriliyor Gelişmeleri değerlendiren Metin Külünk, geçmişte Anadolu insanı ve muhafazakar seçmenden büyük destek gören Gül, Arınç ve Kılıç'ın mevcut tutumuna tepki gösterdi. Külünk, muhafazakar tabanla özdeşleşen bu üç ismin, siyasi ve zihinsel kodlarında hiçbir ortak nokta bulunmayan Özel - İmamoğlu hattı lehine çaba içerisine girmesini "sosyolojik bir savrulma" olarak nitelendirdi Türkiye'ye yönelik uluslararası planlar hakkında uyarılarda bulunan Külünk, muhalefet cephesine dışarıdan verilen desteğin amacını "FETÖ’cü, neoliberal, Brükselci ve Londracı unsurlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve Cumhur İttifakı'nı devirerek Türkiye'yi teslim almak istiyorlar. Bütün ümitlerini sandık üzerinden bir 'Zelensky modellemesi' çıkararak Türkiye’yi tamamen Batı eksenli bir kontrol mekanizmasına bağlamaya kurgulamış durumdalar." sözleriyle ifade etti Küresel planların geçmişe dayandığını savunan Külünk, ABD Kongresi’nde Türkiye aleyhine gerçekleştirilen ve Pentagon ile CIA'ya yakın isimlerin katıldığı oturumları hatırlattı. Bu toplantıların ana gündeminin Türkiye’nin kendi ekseninde bağımsız politikalar üretmesi olduğunu ve ülkenin bu sebeple "otoriterleşme" suçlamasıyla hedef alındığını aktardı. Uluslararası düşünce kuruluşlarının raporlarının da bu kurguya hizmet ettiğini belirten Külünk, iddialarını RAND Corporation’ın 2019 yılında yayımladığı raporla destekledi. Söz konusu raporda Ekrem İmamoğlu’nun adının doğrudan bir cumhurbaşkanı adayı olarak geçirildiğini hatırlatarak dış müdahale sürecinin yıllar öncesinden planlandığını ifade etti Yargı sürecini de değerlendiren Metin Külünk, mevcut durumun dışarıdan bir müdahale olmadığını ve tamamen CHP'nin kendi içindeki bir hesaplaşmadan ibaret olduğunu ifade etti. Kurultay sürecine ilişkin usulsüzlük yapıldığına dair kuvvetli bilgi, belge ve delillerin yine CHP'li yurtseverlerin kendisi tarafından adli makamlara teslim edildiği aktarıldı. Mahkemenin kararlarını önüne gelen bu itiraflar ve deliller ışığında aldığını belirten Külünk, hukukun siyaseti belirlemediğini, aksine yasa dışı eylemlere müdahale ettiğini vurguladı Sürece dair değerlendirmesinde ayrıca, adaletin tesisi için yargının bağımsız kimliğiyle işlemesine izin verilmesi gerektiği çağrısında bulunuldu İç siyasetteki hukuki süreçlerin yanı sıra uluslararası güçlerin Türkiye politikalarına da değinen Külünk, Atlantikçi odakların temel rahatsızlığının Türkiye'nin savunma sanayisinde tam bağımsız bir güç haline gelmesi olduğunu öne sürdü. Metin Külünk, Türkiye'nin milli projelerine dikkat çekerek Bu küresel aklın en büyük stratejik hedeflerinden biri, Türk savunma sanayisinin son 15 yıldaki bütün kazanımlarını tıpkı 1940'lardaki gibi yok etmektir. Kaan, Kızılelma ve Hürkuş gibi muhteşem projelerle elde edilen başarıları tüketmek ve Türkiye'yi bölgedeki hegemonik politikalara engel olamayacak şekilde güçsüzleştirmek istiyorlar. Ancak Türk devlet aklı ve milletimizin yükselen farkındalığı bu sinsi planlara asla geçit vermeyecektir." ifadelerini kullandı Kaynak: Ulusal Kanal Haber Merkezi

Diğer Haberler