Mehmet Uçum'dan FETÖ analizi: "Tabanı ibadet, üstü ihanet"
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, örgütün bir dini yapı değil, emperyalist odaklara hizmet eden bir "casusluk şebekesi" olduğunu belirterek, özellikle KHK’lılar üzerinden kurulan "mağduriyet diline" karşı uyardı: "Bu tuzağa asla düşülmemeli." Mücadelenin hukuk içinde ancak "rutin dışı" yönteml

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, örgütün bir dini yapı değil, emperyalist odaklara hizmet eden bir "casusluk şebekesi" olduğunu belirterek, özellikle KHK’lılar üzerinden kurulan "mağduriyet diline" karşı uyardı: "Bu tuzağa asla düşülmemeli." Mücadelenin hukuk içinde ancak "rutin dışı" yöntemlerle süreceğinin altını çizen Uçum’un analizinde öne çıkan kritik detaylar haberimizde Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, FETÖ’nün tarihsel sürecini analiz ederken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın meşhur tanımını hatırlattı. Uçum, örgütün bir dönem “tabanı ibadet, ortası ticaret, üstü ihanet olan bir yapı” olduğunu belirterek, bugün gelinen noktada bu maskelerin tamamen düştüğünü vurguladı Türkiye’de “ihanete hizmet hareketinin” açık alandaki unsurlarının büyük ölçüde çöktüğünü ifade eden Uçum, devletin bu kaynakları kurutmak için aldığı tedbirlerin güçlenerek devam ettiğini kaydetti Uçum’a göre FETÖ, dini duyguları istismar eden bir yapıdan ziyade tamamen illegal bir etkinliğe dönüşmüş durumda. Analizinde örgütün güncel kodlarını şu sözlerle tanımladı: "Bugün ise FETÖ, açığa çıktığı üzere casusluk ve terör amaçlı bir ihanet örgütüdür. İşin ibadet ve ticaret kısmıyla Türkiye içinde operasyon yapma kabiliyetini büyük ölçüde kaybetti. İhanet fonksiyonu ise tamamen illegal etkinliğe ve konspirasyon faaliyetine dönüştü." Örgütün artık bir "kült" hareket olmaktan çıkıp, kendisini emperyalist güçlerin hizmetine sunduğu ölçüde varlığını sürdürmeye çalışan bir casusluk hareketi olduğu belirtildi Mehmet Uçum, analizinde özellikle siyasi alanda yürütülen tartışmalara ve KHK’lılar üzerinden kurulan söylemlere dikkat çekti. Mağduriyet dili üzerinden geliştirilen taleplerin birer "tuzak" olduğunu savunan Uçum, şu ifadeleri kullandı: "Tüm bunlar nedeniyle mağdurluk dili kurarak KHK’lılara yönelik çözüm bulma talepleri gibi 'FETÖ’cüler için istenen her türlü hoşgörü siyaseti', bu casusluk ve ihanete bilerek ya da bilmeden destek vermek anlamına gelir. Bu tuzağa asla düşülmemelidir." Uçum, genel bir infaz düzenlemesi veya af arayışlarının birer provokasyon ve istismar olduğunu, devletin bu konuda net ve sert bir tutum sergilemeye devam edeceğini ekledi Örgüt liderinin ölümünden sonra yapının iç çatışmalarla dağılma sürecine girdiğini belirten Uçum, mücadelenin asla gevşetilmemesi gerektiğini vurguladı. FETÖ’nün metodolojisini kullanan veya bu yapıya öykünen diğer oluşumlara karşı da devletin teyakkuzda olduğunu bildirdi "FETÖ çetesiyle mücadele, içeride ve dışarıda hiçbir zaman rutin bir güvenlik sorunu olarak ele alınamaz. Hukuk içinde olmak kaydıyla özel ve rutin dışı mücadele yöntemleri kesintisiz devam eder. Asla gevşekliğe düşülemez." Kaynak: Anadolu Ajansı


