Modern eğitimde dilin, düşünmenin ve öğretmenin dönüştürücü rolü - "Dil öğretmenleri - 2026" forumu
Azerbaycan Diller Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "Dil öğretmenleri - 2026" Forumu, modern eğitim sisteminde meydana gelen derin bilimsel ve pedagojik dönüşümlerin tartışılması açısından önemli bir akademik etkinlik olarak üst düzeyde gerçekleştirildi. Bu foruma 400'den fazla öğretmen, araşt

Azerbaycan Diller Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "Dil öğretmenleri - 2026" Forumu, modern eğitim sisteminde meydana gelen derin bilimsel ve pedagojik dönüşümlerin tartışılması açısından önemli bir akademik etkinlik olarak üst düzeyde gerçekleştirildi. Bu foruma 400'den fazla öğretmen, araştırmacı, yöntem uzmanı ve eğitim uzmanı katıldı ve dil öğretiminin kavramsal temelleri, teknolojik entegrasyonun olanakları ve modern öğretmenin değişen rolü üzerine kapsamlı bilimsel tartışmalar yapıldı Forumun resmi açılışı ASU Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Rektör Yardımcısı Profesör Jala Garibova tarafından yapıldı, etkinlik kapsamında TEDx formatında konuşmalar, bilimsel sunumlar ve paneller düzenlendi Forumun ana bilimsel yönlerinden biri modern öğretmenin kimliği ve onun pedagojik işlevinin dönüşümüydü. Tartışmalarda, modern öğretmenin klasik bilgi aktarıcı modelini bırakarak öğrenme sürecini planlayan, yöneten ve yönlendiren stratejik bir pedagojik lider haline geldiği belirtildi. Bu yeni yaklaşımda öğretmen sadece bilgi sağlayan bir özne değil, aynı zamanda öğrenenlerin bilişsel aktivitelerini düzenleyen, düşünme süreçlerini harekete geçiren ve eleştirel düşünmeyi geliştiren bir “zihin yöneticisi” görevi de görmektedir. Öğretmenin rolü giderek daha fazla tasarlayıcı ve yansıtıcı hale geliyor Dil öğretiminin özü forumda özel bir bilimsel derinlikle analiz edildi. Dilin sadece bir iletişim aracı olmadığı, aynı zamanda kişinin düşünce sistemini oluşturan temel bir bilişsel mekanizma olduğu vurgulanmıştır. Bu nedenle dil öğretim süreci yalnızca dilbilgisi ve sözcük bilgisinin aktarımıyla sınırlı kalmamalı, daha geniş bilişsel ve işlevsel çerçevede yürütülmelidir. Forum katılımcıları, "dil bilgisi = test sonucu" yaklaşımının bilimsel açıdan oldukça sınırlı olduğunu belirterek, bu modelin gerçek dil yeterliliğini yansıtmadığını vurguladı. Gerçek dil becerileri, öğrencilerin dili gerçek durumlarda kullanması, o dilde düşünmesi ve problem çözmesi ile oluşur Forumda, öğrenme sürecinde aktif denekler olarak öğrencilerin ve öğrencilerin rolü özel ilgi odağı oldu. Öğrenenlerin yalnızca bilginin alıcıları değil, aynı zamanda bilgiyi yaratan, analiz eden ve uygulayan aktif katılımcılar oldukları da belirtilmektedir. Öğrendikleri dilde düşünmeye teşvik etmek, dil ediniminin en önemli aşamalarından biridir. Bu yaklaşım, dil öğrenimini pasif bir süreçten dinamik, etkileşimli ve bağlamsal bir etkinliğe dönüştürür Disiplinlerarası entegrasyon ilkesi forumun ana bilimsel yönlerinden biriydi. Dil öğretiminin diğer konularla bağlantılı olarak uygulanması öğrenmenin işlevsel doğasını güçlendirir. Bu yaklaşım, öğrencilerin ve öğrencilerin dili yalnızca akademik bağlamda değil, aynı zamanda gerçek hayattaki durumlarda da kullanmalarını sağlar. Böylece dil öğretimi daha uygulamalı ve uygulanabilir hale gelir Yapay zekanın eğitim sürecine entegrasyonu forumda kapsamlı bilimsel tartışmaların konusu oldu. Modern çağda asıl meselenin yapay zeka araçlarının bulunabilirliği değil, bunların pedagojik amaçlarla uygun şekilde kullanılması olduğu kaydedildi. Yapay zeka öğretmenin yerini almaz, bunun yerine öğretmenin pedagojik etkinliğini güçlendiren, öğrenme sürecini kişiselleştiren ve öğrencilerin bilişsel gelişimini daha şeffaf hale getiren bir araç görevi görür. Modern dil öğretmeni bu teknolojileri sınıf ortamına entegre ederek daha etkili ve etkileşimli bir öğrenme ortamı yaratır Bu çerçevede ADDIE modeli (analiz, tasarım, geliştirme, uygulama ve değerlendirme), eğitimin sistematik planlaması için önemli bir metodolojik temel olarak sunulmuştur. Model, öğretmenin öğrencilerin ihtiyaçlarını belirlemesine, öğrenme sürecini amaca uygun bir şekilde yapılandırmasına ve sonuçları bilimsel temelde değerlendirmesine olanak tanır. Bu yaklaşım öğretimin kalitesini artıran yapılandırılmış bir sistem olarak değerlendirilmiştir Öğretmenin duygusal durumunun ve mesleki memnuniyetinin öğretim süreci üzerindeki etkisi de forumda özellikle vurgulandı. Öğretmenin içsel motivasyonu, olumlu duygu durumu ve mesleki gelişimi öğrencilerin öğrenme davranışlarını doğrudan etkilemektedir. Olumlu bir pedagojik ortam, öğrencilerin daha aktif katılımını sağlar, kendilerini ifade etme ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirir Aynı zamanda etik konular da geniş çapta tartışıldı. Yapay zekayı kullanırken temel ilkeler olarak akademik dürüstlük, veri güvenliği ve pedagojik sorumluluktan bahsedin yapıldı. Bu süreçte öğretmen hem teknolojinin kullanıcısı hem de etik çerçevenin koruyucusu olarak hareket etmektedir. Bu durum eğitim sisteminde dengeli ve sorumlu bir dijital dönüşümün önemini göstermektedir Sonuç olarak forum, eğitim sisteminin ciddi bir dönüşüm aşamasında olduğunu ve dil öğretmenlerinin bu süreçte stratejik bir rol oynadığını gösterdi. Öğretmenin sınıfı artık fiziksel mekansal sınırları aşarak küresel ve dijital öğrenme ortamına entegre edilmiştir. Öğrenciler bu yeni ekosistemde sadece bilgi edinmekle kalmayıp aynı zamanda düşünen, analiz eden ve yaratan aktif bireyler haline geliyorlar. Bu dönüşüm eğitimin gelecekteki gelişim yönlerini belirleyen temel faktördür Azerbaycan Diller Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı pedagoji bilim doktoru


