Şımarıklık değil, sendrom! Tiklerin arkasındaki gerçek: Tourette Sendromu - Haberler
Son dönemde dikkat çeken "I Swear" filmi, Tourette Sendromu ile yaşayan bir çocuğun günlük hayatını anlatırken, toplumun bu nörogelişimsel bozukluğu nasıl yanlış algıladığını da yeniden gündeme taşıdı Tourette Sendromu’na yakalanan John Davidson’ın gerçek öyküsünü anlatan filmde, ergenlik çağındaki
Son dönemde dikkat çeken "I Swear" filmi, Tourette Sendromu ile yaşayan bir çocuğun günlük hayatını anlatırken, toplumun bu nörogelişimsel bozukluğu nasıl yanlış algıladığını da yeniden gündeme taşıdı Tourette Sendromu’na yakalanan John Davidson’ın gerçek öyküsünü anlatan filmde, ergenlik çağındaki başarılı bir çocuğun istemdışı hareketler, tikler, kasılmalarla başlayan şikayetleri ani sesler, küfürler ve saldırılarla devam eder. Ailesi John'daki değişikliği fark etse de bunun başlangıçta bir hastalık olduğunu düşünmez. Filmdeki sahneler, gerçek hayatta da sık karşılaşılan bir durumu gözler önüne seriyor; Tourette Sendromu yeterince bilinmiyor ve bu sendromla yaşayan insanlar maalesef yanlış anlaşılıyor Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Doç. Dr. Aziz Kara, ani, istemsiz ve tekrarlayıcı hareketler ile seslerle karakterize olan Tourette Sendromu’nun özellikle çocukluk çağında başladığını ve toplumda sık sık yanlış yorumlandığını belirterek, çocukların çoğu zaman "bilerek yapıyor", "şımarıklık yapıyor" ya da "dikkat çekmeye çalışıyor" gibi yanlış değerlendirmelere maruz kaldığına dikkat çekti Tourette Sendromu’nun ilk kez Fransız Nörolog Georges Gilles de la Tourette tarafından tanımlandığını ifade eden Doç. Dr. Aziz Kara, hastalığın bir ya da birden fazla motor tik ile vokal tikin aynı kişide en az bir yıl boyunca görülmesiyle tanı aldığını belirtti. Hastalığın genellikle 5–7 yaş arasında başladığını ve erkek çocuklarda daha sık görüldüğünü aktaran Kara, "Tikler istemsizdir. Çocuklar kısa süreli olarak baskılamaya çalışsalar da bu durum ciddi bir zihinsel efor gerektirir" dedi "Tikler şımarıklık değil, nörogelişimsel bir bozukluğun belirtisidir" diyen Doç. Dr. Kara, bu yanlış algının çocuklar üzerinde ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurguladı Tourette Sendromu denildiğinde toplumda en sık akla gelen belirtilerden birinin istemsiz küfür etme olduğunu söyleyen Doç. Dr. Aziz Kara, "Koprolali olarak adlandırılan istemsiz küfür etme durumu toplumda sanılanın aksine Tourette Sendromlu bireylerin büyük çoğunluğunda görülmez. Hastalık yalnızca bundan ibaret değildir" ifadelerini kullandı Motor tiklere göz kırpma, omuz silkme, baş sallama, yüz buruşturma ve dokunma davranışlarını; vokal tiklere ise boğaz temizleme, öksürme, burun çekme sesi, kelime tekrarları ve ani bağırma seslerini örnek gösteren Doç. Dr. Kara, bu davranışların beynin kontrol mekanizmalarındaki farklı işleyiş nedeniyle ortaya çıktığını sözlerine ekledi Hastalığın nedenleri arasında genetik yatkınlık önemli bir yer tutuyor. Doç. Dr. Kara, "Aile öyküsü ve diğer tik bozuklukları riski artırabiliyor. Bunun yanında beynin hareket kontrolünden sorumlu bölgelerindeki işlevsel farklılıklar ve dopamin sistemiyle ilişkili değişiklikler de etkili olabiliyor" diye konuştu Doç. Dr. Kara, öte yandan hamilelik ve doğum süreçleri, bazı enfeksiyonlar, stres ve çevresel zorlanmaların da hastalığın ortaya çıkışına katkı sağlayabileceğini söyledi Tourette Sendromunun çoğu zaman tek başına görülmediğini ifade eden Doç. Dr. Kara, "Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), kaygı bozuklukları, depresif bozukluklar, öğrenme güçlükleri ve öfke kontrol sorunları da eşlik edebilir. tabloya eşlik edebiliyor" dedi Doç. Dr. Kara, bazı ailelerin başvuru nedeninin doğrudan tikler değil, eşlik eden sorunlar olabildiğini sözlerine ekledi Doç. Dr. Kara, tedavi yaklaşımının çocuğun günlük yaşamına etkisine göre belirlendiğini ve hafif vakalarda yalnızca bilgilendirme ve psikoeğitimin yeterli olabildiğini söyledi Ancak tiklerin sosyal yaşamı bozduğu, okul başarısını etkilediği, çocuğun özgüvenini zedelediği, ağrıya veya yaralanmaya neden olduğu durumlarda ise tedavi planlandığını aktaran Doç. Dr. Kara, tedavide davranışçı terapi yöntemleri, tik kontrol eğitimi ve gerektiğinde ilaç tedavilerinin kullanılabildiğini dile getirdi Ailelerin çocukları sürekli uyarmaması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Kara, "Çocuğa sürekli 'yapma', 'kendini tut' demek çoğu zaman belirtileri azaltmaz. Aksine kaygıyı artırarak tiklerin sıklaşmasına neden olabilir” diye konuştu Ailelere çocukların tikleriyle alay edilmemesi, öğretmenlerin bilgilendirilmesi, düzenli uyku ve stres yönetimine dikkat edilmesi gerektiğini anımsatan Doç. Dr. Aziz Kara, gerektiğinde çocuk ve ergen psikiyatrisi desteği alınmasının da önemine dikkat çekti Okul ortamında öğretmenlerin bilinçli yaklaşımının büyük fark yaratacağını söyleyen Doç. Dr. Kara, sınıf içinde çocuğu utandırmadan destekleyici bir ortam oluşturulmasının önemine vurgu yaparak, "Bu çocuklar çoğu zaman tiklerinden zaten rahatsızdır. En çok ihtiyaç duydukları şey yargılanmak değil, anlaşılmaktır. Tourette Sendromu yalnızca tiklerden ibaret değildir; çocuğun sosyal ilişkilerini, okul yaşantısını ve özgüvenini etkileyebilen bir durumdur. Erken fark edilmesi, doğru yaklaşım ve uygun destekle çocukların yaşam kalitesi belirgin şekilde artırılabilir" ifadelerini kullandı Gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş, "Dini değerleri aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla bugün hakim karşısına çıkacak