Macron, Azerbaycan'ın her zaman dile getirdiği iki görüşü kabul etti
Ermenistan ziyaretinde bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bir dizi açıklamayla dikkat çekti Hatta Erivan'da verdiği mesajlarla Azerbaycan'ın sürekli dile getirdiği iki görüşü de kabul ediyordu. Macron'un Azerbaycan'la 44 gün süren savaşta Ermenistan'ı desteklediği ve 8 yıl önce bu ülkeni

Ermenistan ziyaretinde bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bir dizi açıklamayla dikkat çekti Hatta Erivan'da verdiği mesajlarla Azerbaycan'ın sürekli dile getirdiği iki görüşü de kabul ediyordu. Macron'un Azerbaycan'la 44 gün süren savaşta Ermenistan'ı desteklediği ve 8 yıl önce bu ülkenin müzakere masasında Rusya'nın fiili uydusu olarak görüldüğünü söylemesiyle ilgili. "Rusya 2020'de size yardım etmedi. Sizi terk etti. Fransa buradaydı ve hala yanınızda" dedi. Öncelikle Paris'in İkinci Karabağ Savaşı'nda Ermenistan'ı desteklediğini, silah sağladığını ve sadece Azerbaycan topraklarındaki eski ayrılıkçı rejimi açıkça savunmadığını belirtmek gerekir. Bütün bunlar, Fransa'nın artık var olmayan AGİT Minsk Grubu'nun eşbaşkanı olarak yükümlülüklerine aykırıydı. Macron'un hükümeti tarafsız kalamadı. Hem 44 gün savaşında hem de 2023 terörle mücadele operasyonunda ülkemiz aleyhine karar alınması konusunu BM Güvenlik Konseyi'nde defalarca gündeme getirdi. Ancak Azerbaycan'ın haklı ve adil tutumu, uluslararası hukuk çerçevesindeki davranışı ve güçlü diplomasisi yenilgiye uğradı ve amacına ulaşamadı. Laçin yolunda Ermenilere yardım ettiği iddiasıyla yarattığı uluslararası hukuk dışı davranışlar elbette unutulmadı Meselenin diğer tarafı ise Ermenistan'ın sözde bağımsızlığıyla ilgili ama gerçekte Rusya'nın ileri karakolu haline geldi. Bu fikir Azerbaycan Cumhurbaşkanı tarafından defalarca dile getirildi. Ermenistan bağımsız kararlar alamıyordu, tamamen Rusya'ya bağımlıydı. Macron'un şu anki itirafı Azerbaycan'ın yıllar önce söylediklerinin teyidi niteliğindedir Maalesef Fransa bugün de yıkıcı faaliyetlerine devam etmeye çalışıyor, Ermeniler yerine Ermeniler açısından konuşuyor. Azerbaycan ile Ermenistan arasında fiili barış sağlandı, ticari ilişkiler başladı ve Karabağ'ı gönüllü olarak terk eden Ermenilerin geri dönüşü meselesi Paşinyan hükümeti tarafından kapatıldı. Çeşitli düzeylerde ilişkiler ve ziyaretler yoğunlaştı. Geçtiğimiz günlerde Azerbaycan Başbakan Yardımcısı Şahin Mustafayev Ermenistan'ı ziyaret etti. Her iki taraftan da olumlu açıklamalar yapılıyor, ilişkilerin daha da geliştirilmesi ve nihai barışa ulaşılması masada. Fransa da aradaki farkı kapatmaya, böylece hem masaya oturmaya hem de Güney Kafkasya'da nüfuz kazanmaya çalışıyor. Bu arada Macron'un bir zamanlar Azerbaycan-Ermenistan normalleşmesine ilişkin Brüksel sürecini ihlal ettiğini de belirtmek gerekiyor. Bir zamanlar Ermeni ayrılıkçıları ve suçluları destekleyen Macron, bugün Bakü'de eylemlerinden dolayı cezalandırılanların yanında yer alıyor ve "Ermeni tutsaklar" adına Ermenistan'a destek sözü veriyor Görünüşe göre kalan son kartı olan Macron, "Bana güvenebilirsin" dedi. Ancak bununla isteğine ulaşamayacaktır. Macron, Azerbaycan devletinin gücüne defalarca yenilgiye uğratıldı. İki ülke arasında Macron ve Paşinyan'ın askeri teknolojilerin geliştirilmesi, savunma sistemlerinin araştırılması ve askeri teçhizat tedariği konusunda imzaladığı anlaşmaların olduğu biliniyor Macron ayrıca Fransa'nın bölgede "arabuluculuk rolünü oynamaya devam edeceğini" söyledi. Ancak bu tür bir arabuluculuk mümkün olmadığı gibi aynı zamanda gerekli de değildir. İki ülke konuşup anlaşmaya varırsa Macron'un arabuluculuğu nelerden oluşabilir? Bu sadece Azerbaycan'ın asla izin vermeyeceği barış sürecini yavaşlatabilir Azerbaycan'ın Erivan'da düzenlenen "Avrupa Siyasi Birliği" Zirve toplantısına video bağlantısıyla katılması da önemli bir olaydı Her halükarda iki ülke yalnızca barış yönünde ilerlemektedir, Ermenistan'da yapılacak parlamento seçimlerinden sonra nihai barış anlaşmasının imzalanmasıyla ilişkiler yoğunlaşacak, diplomatik ilişkiler kurulacaktır. Macron'un bu sürece karşı çıkması, Ermeni suçluları "yüzyılların" gibi göstermeye çalışması sonuç getirmeyecek, aksine geniş bölgenin lider gücü Azerbaycan ile ilişkilere ciddi zararlar verecektir

