Leyla Aydemir davasında acılı anne konuştu: "Kimin yaptığını bilsem kendi ellerimle hesap sorarım!"
Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, dosyadaki bazı hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla mahkeme heyetinin aldığı karar doğrultusunda anne Şükran A. ve sanıklar yeniden dinlendi Bir önceki celseye avukatsız katılan Leyla A'nın ailesi, bu duruşmada da salonda avukatsız olarak ye

Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, dosyadaki bazı hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla mahkeme heyetinin aldığı karar doğrultusunda anne Şükran A. ve sanıklar yeniden dinlendi Bir önceki celseye avukatsız katılan Leyla A'nın ailesi, bu duruşmada da salonda avukatsız olarak yer aldı. Hakim karşısına çıkan anne Şükran A., davada kendisini temsil etmesi için mahkemeden yeni bir avukat talebinde bulundu Duruşmada sanıklar A.A, Y.A, H.D, B.D ve Y.A salonda hazır bulunurken, diğer sanıklar M.A ve M.A.A duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılım sağladı Mahkeme başkanının sorularını yanıtlayan acılı anne Şükran A., önceki avukatı Erdoğan Tunç'u azlettiğini belirterek eşi N.A. ile sanıklardan Y.A. arasındaki iddialara açıklık getirdi. Şükran A., mahkemede şu ifadeleri kullandı: "Katil kimse, ondan şikayetçiyim. Kimsenin günahını almak istemiyorum. Olayı gözümle görmedim. 'Yusuf yaptı' diyemem. Bu acıyı bana kim yaşattıysa, iki dünyada da ondan şikayetçiyim. Kızımın öldürülmesinin üzerinden 8 yıl geçiyor. Evlat acısını zaman iyileştirmiyor. Ülke değiştireyim, ev değiştireyim ama acım benimle birlikte geliyor. Olaya ilişkin herhangi bir bilgim yoktur. Acımı hâlâ ilk günkü gibi yaşıyorum Ben böyle bir katliam görmedim. Kızımın kaçırılması için herhangi bir sebep de bilmiyorum. Beni en çok yakan da budur. Önce Allah'a, sonra devlete güveniyorum. Avukatımı azlettiğim doğrudur. İşini iyi yapıyordu. Ancak öyle gerekli gördük. Erdoğan Tunç'u azlettim. Bununla birlikte davada beni temsil edecek bir avukat talep ediyorum. Herkes farklı şeyler söylüyor, ancak kimsenin günahını almak istemiyorum. Kimin yaptığını bilsem, emin olun kendi ellerimle hesap sorarım Beyanlarımı değiştirdiğim dönemde herhangi bir baskıya maruz kalmadım. Aile içerisinde de herhangi bir husumet yoktu. Soruşturma aşamasında 'Y.A ile aramızda husumet vardır' dediğimi hatırlamıyorum. O an acıyla bu şekilde bir beyanda bulunmuş olabilirim. Bildiğim kadarıyla eşim N.A ile Y.A arasında miras anlaşmazlığı veya husumet yoktu. B.D ve Y.A tartışırken eşim kavga büyümesin diye Y.A'ya vurmuştu. Bundan dolayı bir husumet oluşmadı" "DEDİKODULAR VE ASILSIZ İDDİALARLA BUGÜNLERE GELDİ" SEGBİS üzerinden duruşmaya katılan sanıklardan M.A. ise hakkındaki iddiaları reddederek soruşturma sürecini eleştirdi. Beraatini talep eden M.A. savunmasında şunları kaydetti: "Olayın ilk gününden bugüne kadar doğru dürüst bir araştırma yapıldığına inanmıyorum. Bu süreçte biz mağdur edildik. Ailemize yönelik ortaya atılan iftiralar nedeniyle büyük zarar gördük. Zamanla olay, somut deliller yerine baskılar ve söylentiler üzerinden birilerini yargılama noktasına geldi. Bizim canımız yandı, evladımızı kaybettik Buna rağmen yıllardır suçlamalarla karşı karşıya kaldık. Bu dava, dedikodular ve asılsız iddialar nedeniyle bugünlere kadar geldi. Haklı olduğumuzu daha ne kadar anlatmak zorunda kalacağız bilmiyorum. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum" Anne Şükran A. ve sanıkların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Tutuklu sanık avukatlarının süre talep etmesi üzerine dava, 26 Haziran 2026 tarihine bırakıldı Ağrı'nın Bezirhane köyünde 8 yıl önce, 2018 yılında meydana gelen olayda, 4 yaşındaki Leyla A. kaybolmuştu. Küçük kızın cansız bedeni, arama çalışmalarının 18. gününde köyün yakınlarındaki bir dere yatağında bulunmuştu Ölümüne ilişkin başlatılan hukuki süreçte yerel mahkemenin verdiği kararlar Yargıtay tarafından bozulmuş ve yargılama süreci yeniden başlamıştı


