Levent ÖZADAM Yazdı: Ercan-Bakü seferleri yerine Larnaka-Astana seferleri…
Daha geçen hafta içinde haber olmuştu… Ercan-Bakü seferleri masaya yatırıldı diye! Yeni bir konu değil bu… Yıllardır duyarız bu tür açıklamaları! Duyarız ama inanmayız… Hoş inanmak isteyenler de yok değil ama tamamen hayal ürününden ibaret! Kendi kendimizi kandırmaktan başka bir şeye de yaramı

Daha geçen hafta içinde haber olmuştu… Ercan-Bakü seferleri masaya yatırıldı diye! Yeni bir konu değil bu… Yıllardır duyarız bu tür açıklamaları! Duyarız ama inanmayız… Hoş inanmak isteyenler de yok değil ama tamamen hayal ürününden ibaret! Kendi kendimizi kandırmaktan başka bir şeye de yaramıyor… Türk devletlerinin son dönemde attıkları kazık ortadadır… 3 tanesi daha geçenlerde Güney Kıbrıs’ta konsolosluk açtı! Şimdi de Kazakistan devreye girdi… Rum lider gitti kucaklaştı! Böylelikle Larnaka-Astana seferleri de resmen başlamış oldu… İki ülke arasındaki ilişkiler de hızla geliştirilecekmiş! Bu gelişmelerden anladığımız kadarıyla Türk devletleri ciddi bir şekilde rota değiştirmiştir… Onlar içinde artık en önemlisi ticarettir! En çok da neye şaşıyoruz biliyor musunuz? Bizdeki derin sessizliğe! Türkiye’de ki makamlardan tek kelimelik bir açıklama yapılmadı bile… Aynı durum bizde de farklı değil! Cumhurbaşkanından tutun, Başbakanlığa, Dışişleri Bakanlığından diğerlerine kadar… Haliyle tepki de yok… Ortada yenilen büyük bir kazık var! Tepkisizlik de insanı çileden çıkarıyor… Hani Ercan-Bakü seferleri masadaydı ya… Unutun gitsin siz onu! Yıllardan beridir sadece kandırıldık… Kendi kendimizi kandırdık! Ercan-Bakü seferleri projesi bir daha gündeme gelmemek üzere rafa kaldırılmıştır… Şimdi ki gerçek de Larnaka-Astana seferleridir! Üzücü olsa da gerçeğin ta kendisidir bu… DP Girne milletvekili Serhat Akpınar’ın geçenlerde yaptığı bir açıklama fazlasıyla dikkatimizi çekti… Çözümde yeni nesil anlayış gereklidir… Okkalı bir açıklamadır bu! Belli ki Akpınar Türk tarafının Kıbrıs konusundaki yol haritasından çok da memnun değil… Eski kafaları bir yana atın diyor! Peki bunun yenisi ne olur? İki devletlilik ve garantörlükten vaz mı geçmek acaba… Kendisine rastlarsak bizzat yüzüne karşı sormak isteriz! Dikkat ederseniz Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu Cumhurbaşkanı Erhürman’a karşı yine yüklenmeye başladı… Romantik ve hayal dünyasında olmakla suçladı! Bu konuda haklı yönü de olabilir… Yaşanan son gelişmeler de bize göstermiştir ki federasyon artık hayal ürününden başka bir şey değildir! Ama merak ettiğimiz başka konu; Bu açıklamalar Ertuğruloğlu’nun kendi söylemleri midir? Yoksa başkaları tarafından mı yönlendirilmektedir? Başkaları derken siz ne demek istediğimizi elbette anladınız… Peki iki devletlilik ve egemenlik ne kadar hayal ürünü değildir? BM Güvenlik Konseyi’nin bu konudaki iki maddesi bunun da asla gerçekleşemeyeceği anlamını taşımaktadır! Kaderimiz sanki de böyle çizilmiş… BM bir yanda, AB diğer yanda! Türki devletler de yan çizerek tamamen yalnızlığa itiliyoruz… En çok da niye yanıyoruz biliyor musunuz? Annan Planı’na evet demenin fırsatlarını değerlendirmemeye… Bunda sadece Ankara hükümetleri değil bizzat biz de yeteri kadar konuyu ciddiye almayan bizimkiler de sorumludur! Bunu bilir bunu söyleriz…


