"Kuryeyim" dedi, içeri girip kurşun yağdırdı! Şişli'deki Aynur Kanbur cinayetinde yeni gelişme
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda, 24 Mart 2016 tarihinde Şişli'de evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen Aynur Kanbur'un olay gününe ait detayları mercek altına alındı Ekiplerin geriye dönük yaptığı to

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda, 24 Mart 2016 tarihinde Şişli'de evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen Aynur Kanbur'un olay gününe ait detayları mercek altına alındı Ekiplerin geriye dönük yaptığı toplu ulaşım ve İstanbulkart hareketleri incelemelerinde, katil zanlısının Avcılar’dan metrobüse binerek Mecidiyeköy’e gelen Bülent G. olduğu saptandı Soruşturmayı derinleştiren güvenlik güçleri, şüpheli Bülent G.'nin cinayet öncesinde ve sonrasında cep telefonunu kapalı tuttuğunu belirledi Ayrıca şüphelinin, Aynur Kanbur'un daha önceden tehdit edildiği iddiaları üzerine HTS kayıtları incelenen diğer akrabalar F.K., S.K. ve Y.K. ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Emniyetteki sorguya alınan Bülent G., cinayeti tek başına işlediğini kabul etti Emniyetteki işlemlerinde olayın nasıl gerçekleştiğini anlatan Bülent G., ifadesinde süreci şu sözlerle aktardı: "Olay günü Avcılar’daki evimden çıkarak metrobüsle Mecidiyeköy’e geldim. Hava yağmurlu ve soğuk olduğu için kafamda şapka ve kapüşonlu mont vardı. Aynur Kanbur’un Fulya’daki ikametine gittim ve zile bastım. Megafondan 'Kim o?' diye sorunca 'Paketiniz var' diyerek kendimi kargocu olarak tanıttım. Beni kargocu sanıp binanın kapısını açtı. Kapı açılınca giriş kattaki daireye yöneldim, kapısı açıktı Beni üzerimdeki kapüşon ve şapka sebebiyle ilk başta tanımadı. Kendisine geçmişteki tartışmamıza atıfta bulunarak, 'Ailemizin itibarını zedeledin, sen nasıl bir ailenin ferdi olduğunun farkında değilsin. Şevki dayımızın kemiklerini sızlatıyorsun, bizim ailemizin adını lekeledin' dedim. Ben onun dansözlük yapmasını aile ferdi olarak kabul edemiyordum. Aynur sesini yükseltip 'Sen ne karışıyorsun, kimse bana karışamaz' diyerek küfürlerle üzerime yürüyünce, belimdeki 9 mm el yapımı tabancayı çekerek gövdesine doğru 3-4 el ateş ettim" Cinayeti işledikten sonraki kaçış rotasını da polisle paylaşan zanlı, olay yerinden yaya olarak Beşiktaş Ihlamurdere Caddesi’ne indiğini söyledi. Buradan Barbaros Bulvarı üzerinden otobüse binen Bülent G., çalıştığı Rumelihisarı’ndaki restorana gittiğini belirtti. Katil zanlısı, cinayette kullandığı ruhsatsız tabancayı ise olaydan birkaç gün sonra Emirgan-Kanlıca seferini yapan bir tekneye binerek İstanbul Boğazı’nın ortasında denize attığını bildirdi Bülent G., yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan diğer akrabaları F.K., S.K. ve Y.K.’nin cinayetle herhangi bir ilgisi bulunmadığını ve kendisini azmettirmediklerini iddia etti. Aile üyeleri arasındaki arazi konusunun da bu olayla bir ilişkisinin olmadığını savunan şüphelinin ve gözaltındaki diğer isimlerin emniyetteki işlemleri çok yönlü olarak sürdürülüyor


