Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Kayıp olarak aranıyordu, 43 gün sonra bulundu! Dinçer Arslan cinayetinde sanıklar birbirini suçladı

Karadeniz Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Dinçer Arslan'ın ölümüyle ilgili davanın ilk celsesi görüldü. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklar Abdül H.B. ve İsmail Ç., haklarındaki iddiaları reddetti. İki sanık da cinayeti kendisinin işlemediğini belirterek birbirlerini suçlarken, mahkeme heyeti d

0 görüntülemeulusal.com.tr
Kayıp olarak aranıyordu, 43 gün sonra bulundu! Dinçer Arslan cinayetinde sanıklar birbirini suçladı
Paylaş:

Karadeniz Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Dinçer Arslan'ın ölümüyle ilgili davanın ilk celsesi görüldü. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklar Abdül H.B. ve İsmail Ç., haklarındaki iddiaları reddetti. İki sanık da cinayeti kendisinin işlemediğini belirterek birbirlerini suçlarken, mahkeme heyeti dosyadaki eksikliklerin tamamlanması, yeni tanıkların dinlenmesi ve delillerin incelenmesi için duruşmayı 3 Temmuz 2026 tarihine erteledi Mahkemede ilk olarak ifade veren Abdül H.B., olaydan yaklaşık bir hafta önce Dinçer Arslan'ın evinde misafir kaldığını anlattı. Olay günü diğer sanık İsmail Ç. ile beraber alkol aldıklarını belirten Abdül H.B., eşinin Arslan hakkında bazı şikayetlerde bulunduğunu ancak bu konunun kapatıldığını söyledi. İlerleyen saatlerde Arslan'ın evine gittiklerini ve burada alkol tüketimine devam ettiklerini ifade eden sanık, Akçakoca'ya gitme teklifinin Arslan tarafından reddedildiğini aktardı. Abdül H.B.'nin iddiasına göre, evdeki sohbet sırasında İsmail Ç. kız arkadaşının fotoğrafını gösterdi. Dinçer Arslan'ın "O sana bakmaz" şeklindeki sözü üzerine öfkelenen İsmail Ç., önce bir şişeyle Arslan'a vurmaya yeltendi, ardından yere düşen maktule yumruklarla saldırdı. Kavgayı sürekli ayırmaya çalıştığını savunan Abdül H.B., İsmail Ç.'nin Arslan'ı şuuru kapanana kadar darbettiğini söyledi Şuurunu kaybeden Arslan'ın bir süre sonra kendine geldiğini gördüklerini ve evden ayrıldıklarını dile getiren Abdül H.B., gece boyu uyuyamadığını belirtti. Sabah olunca İsmail Ç. ve kendi eşini de yanına alarak yeniden eve gittiklerinde maktulün cansız bedeniyle karşılaştıklarını anlattı. Olay yerinden kaçmak istediğini öne süren sanık, İsmail Ç.'nin kendisine silah doğrulttuğunu belirterek, "Seni de, eşini de, çocuğunu da öldürürüm dedi. Bu yüzden korktum. Mecburen yardım etmek zorunda kaldım" dedi. Cesedin bir çuvala konması, taşınması ve gömülmesi işlemlerinin tamamını İsmail Ç.'nin yaptığını, kendisinin cesede hiçbir şekilde dokunmadığını öne sürdü. Ayrıca maktulün eşine yönelik herhangi bir tacizi olmadığını ifade eden Abdül H.B., "Rahmetli namuslu ve dürüst bir adamdı. Eşime yönelik herhangi bir davranışı olmadı" ifadelerini kullandı Duruşmada söz hakkı verilen İsmail Ç., Abdül H.B.'nin anlattıklarının tamamen gerçek dışı olduğunu ve Arslan'ı olay günü ilk defa gördüğünü savundu. Abdül H.B.'nin cezaevi firarisi olduğu bir dönemde eşiyle birlikte yanına gelip kalmak istediğini anlatan İsmail Ç., geçmişteki husumetlerini olaydan kısa süre önce sonlandırdıklarını belirtti. Ayrıca Abdül H.B.'nin yanında "Lilika" isimli uyuşturucu madde bulundurduğunu ve bunu kullandığını iddia etti. Olaydan bir gün sonra Abdül H.B.'nin davetiyle buluşup alkol aldıklarını, ardından Arslan'ın Gülüç bölgesindeki evine geçtiklerini anlattı. Evde bir süre sonra gerginlik çıktığını söyleyen İsmail Ç., tuvalette olduğu esnada dışarıdan sesler duyduğunu ifade etti Sesler üzerine salona geçtiğinde Abdül H.B.'yi Dinçer Arslan'ı darbederken gördüğünü belirten İsmail Ç., saldırganın "Benim karıma sarktı, bunu komalık edeceğim" diyerek maktule vurmaya devam ettiğini öne sürdü. Arslan'ın karşılık vermemesine rağmen Abdül H.B.'nin yumruk ve tekmelerle saldırısını sürdürdüğünü söyledi. İsmail Ç., kendisinin Arslan'a su verdiğini ve maktulün kendine geldiğini, ancak Abdül H.B.'nin daha sonra uçan tekme atarak Arslan'ın yüzüne defalarca vurmaya devam ettiğini iddia etti. Olayın ardından evden çıktıklarını anlatan İsmail Ç., ertesi sabah kahvaltıda Abdül H.B.'nin, Arslan'ın WhatsApp uygulamasına girmediğini söylemesi üzerine eve dönmeyi teklif ettiğini aktardı Birlikte tekrar eve gittiklerinde Abdül H.B.'nin camdan içeri girdiğini ve yaklaşık 20 saniye sonra kapıyı açarak "Adam ölmüş" dediğini belirten İsmail Ç., karakola gidip olanları anlatma teklifinin Abdül H.B. tarafından reddedildiğini savundu. Cesedin yaklaşık iki gün boyunca evde bekletildiğini, ardından Arslan'ın evinden alınan kürek ve kazma ile mezar kazıldığını iddia etti İsmail Ç.'nin anlatımına göre, çuvala konulan ceset maktule ait aracın bagajına yerleştirilerek Aktaş Tepesi'ne götürüldü. Burada mezarın bizzat Abdül H.B. ve eşi tarafından kazıldığını öne süren İsmail Ç., kendisinin sadece olay yerinde bulunduğunu ve cesede hiçbir müdahalede bulunmadığını ifade etti Kaynak: İhlas Haber Ajansı

Diğer Haberler