Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

İsrail'in sözde "Ermeni soykırımı" kararı: Yine Türkiye'nin yanında ilk duran Azerbaycan oldu - ANALİZ

İsrail hükümetinin sözde "Ermeni soykırımı"na ilişkin kararı, Azerbaycan-Türkiye stratejik ortaklığının çıkarlarına aykırı olduğu gibi bölgede ortaya çıkan yeni jeopolitik gerçeklerle de örtüşmemektedir. Tarihi olayların siyasi kararların konusu haline getirilmesi uluslararası hukukun ruhuna, tarihi

0 görüntülemeapa.az
İsrail'in sözde "Ermeni soykırımı" kararı: Yine Türkiye'nin yanında ilk duran Azerbaycan oldu - ANALİZ
Paylaş:

İsrail hükümetinin sözde "Ermeni soykırımı"na ilişkin kararı, Azerbaycan-Türkiye stratejik ortaklığının çıkarlarına aykırı olduğu gibi bölgede ortaya çıkan yeni jeopolitik gerçeklerle de örtüşmemektedir. Tarihi olayların siyasi kararların konusu haline getirilmesi uluslararası hukukun ruhuna, tarihi araştırmanın objektifliği ilkesine ve devletler arasındaki güveni güçlendirme hedeflerine hizmet etmemektedir. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'nın bu karara ilişkin operasyonel ve ilkeli tutumu, Bakü'nün sadece açıklamalarda değil, en hassas uluslararası konularda da "tek millet, iki devlet" ilkesine sadık olduğunu bir kez daha ortaya koydu Tarihsel meseleleri siyasallaştırmak: Tehlikeli bir emsal Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması uluslararası hukukun temel ilkelerine dayanan son derece ilkeli bir duruştur. Açıklamada İsrail hükümetinin sözde "Ermeni soykırımı"na ilişkin kararının ciddi endişe kaynağı olduğu açıkça vurgulanıyor. 1915 olaylarına ilişkin tarihi gerçeklerin çarpıtılmasının, karmaşık tarihi süreçlerin hukuki ve bilimsel temellerden uzaklaşarak siyasi kararların konusu haline getirilmesinin kabul edilemez olduğu kaydedildi Açıklamada, "Bu tür adımlar uzlaşı ve karşılıklı anlayışa değil, mevcut çelişkilerin derinleşmesine, bölgede sürdürülebilir barış ve uzlaşı çabalarının sekteye uğramasına hizmet etmektedir. Azerbaycan, tarihi gerçeklerin korunması, uluslararası hukuk ilkelerine saygı gösterilmesi ve bölgede sürdürülebilir barışın teşvik edilmesi yönündeki istikrarlı konumunu sürdürecektir." Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı İsrail hükümetini bu kararı yeniden gözden geçirmeye çağırıyor Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, sadece Türkiye'ye değil, genel olarak uluslararası ilişkiler sistemine yönelik yaklaşımda tehlikeli bir emsal oluşturulabileceği endişesi dile getirildi. Tarih politikacıların değil tarihçilerin çalışma konusudur. Yüzlerce yıl önce yaşanan olaylar hakkında parlamentoların veya hükümetlerin siyasi yargılarda bulunması ne bilimsel bir yaklaşım ne de uluslararası hukuk ilkeleridir. Tarihi olayların jeopolitik bir araca dönüştürülmesi devletler arasındaki güveni güçlendirmez, tam tersine yeni çatışmalar yaratır. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, bu tür adımların uzlaşmaya ve karşılıklı anlayışa değil, mevcut çelişkilerin daha da derinleşmesine hizmet ettiği haklı olarak kaydedildi. Bu nedenle Azerbaycan'ın tutumu ilkeli ve uluslararası hukuka dayanmaktadır Azerbaycan'ın tutumu "tek millet, iki devlet" ilkesinin bir başka teyididir İsrail hükümetinin kararından sonra Azerbaycan, Türkiye'ye açık destek veren resmi bir devlet bildirisi yayınlayan tek ülke oldu. Bu tesadüfi değildir. Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ilişkiler artık klasik ittifak çerçevesinin ötesine geçerek stratejik kardeşlik düzeyine yükselmiştir. "Tek millet, iki devlet" ilkesi zaten somut bir siyasi davranış modelidir. Bu modelin temel özü, zor anlarda tarafların birbirlerinin yanında yer almasıdır. Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması bu siyasi çizginin bir sonraki pratik ifadesiydi. Azerbaycan, Türkiye'nin ulusal çıkarlarını etkileyen konularda her zaman ilkeli bir duruş sergilemiştir. Türkiye nasıl 44 gün süren Vatanseverlik Savaşı'nın ilk gününden itibaren Azerbaycan'ın yanında yer aldıysa, aynı şekilde Azerbaycan da Türkiye'nin çıkarlarını hedef alan konularda açık ve kararlı bir tutum sergiliyor. Bu karşılıklı güven stratejik ittifakın temel direğidir Türkiye'de Bakü aleyhindeki propagandaya yanıt Son yıllarda bazı çevreler Azerbaycan'ı Türk kamuoyuna haksız yere "İsrail yanlısı" olarak göstermeye çalışıyor. Ne yazık ki bazı siyasi çevreler ve bazı medya platformları da Azerbaycan'ı İsrail'e yakın olduğu iddiasıyla suçluyor ve bunu Türkiye'de kamuoyunu etkileme aracına dönüştürmeye çalışıyor. Hatta Bakü'yü "Müslüman dayanışması" argümanıyla eleştirenler bile vardı. Ancak Azerbaycan'ın dış politikasının temeli her zaman ulusal çıkarlar, uluslararası hukuk ve stratejik ittifaktır. İsrail hükümetinin kararının hemen ardından Azerbaycan'ın Türkiye'ye verdiği açık destek, bu iddiaların tamamen asılsız olduğunu ortaya koydu. Bugün Türkiye'nin yanında ilk duran Azerbaycan oldu. Bu çeşitli spekülasyonlara verilen en tutarlı cevaptır Filistin İsrail'in "Ermeni soykırımı" kararına neden sessiz kalıyor? Mevcut durum Türkiye açısından da önemli siyasi sonuçların çıkarılması açısından önemlidir. Türkiye son yıllarda Filistin meselesinde son derece ilkeli bir duruş sergiledi. yaptı. Ankara, uluslararası platformlarda sürekli olarak Filistin halkının haklarını savundu, ciddi siyasi ve diplomatik destek sağladı, büyük insani yardım programları uyguladı, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler Filistin ve Gazze nedeniyle koptu, hatta düşmanlık düzeyine ulaştı. Ancak İsrail hükümetinin Türkiye'ye karşı attığı bu adımın ardından Filistin tarafı Ankara'yı savunurken benzer bir resmi duruş sergilemedi. Bu faktör göz ardı edilemez. Uluslararası ilişkilerde dostluk sadece söylemlerle değil somut adımlarla ölçülür. Gerçek dost, zor zamanlarında yanında olandır. Azerbaycan bunu bir kez daha gösterdi Tarihsel gerçek: Yaser Arafat'ın Ermeni yetkililerle yakın ilişkileri Bölgenin siyasi tarihinde unutulmaması gereken bazı önemli gerçekler var. Eski Filistin lideri Yaser Arafat'ın Ermeni yetkililerle yakın ilişkileri olduğu bir sır değil. Aynı zamanda Filistin'in mevcut dışişleri bakanının da Ermeni kökenli olduğu açıktır. Ayrıca Ermeni terör örgütlerinin Filistin ve Lübnan'daki kamplarının farklı zamanlarda faaliyet gösterdiğine dair yeterince gerçek var. Bu terör örgütleri geçtiğimiz yüzyılın farklı dönemlerinde Türk diplomatlara yönelik çok sayıda terör eylemi gerçekleştirdi. Bütün bunlar bölgenin karmaşık siyasi tarihinin bir parçasıdır ve değerlendirmeler yapılırken dikkate alınmalıdır. Tarihsel gerçeklerin objektif bir şekilde incelenmesi duygusal bir yaklaşımdan daha önemlidir Türkiye'nin gerçek dostlarını ve ortaklarını yeniden değerlendirmesi için bir fırsat İsrail hükümetinin bu kararı, İsrail-Türkiye ilişkilerini ve İsrail'in Azerbaycan'la stratejik ortaklığını olumsuz etkileyebilecek bir adımdır. Azerbaycan ile İsrail arasında çeşitli alanlarda başarılı işbirliği var. Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin bölge açısından büyük önem taşıdığı defalarca vurgulandı. Böyle bir durumda tarihi anlaşmazlıkları siyasi karar düzeyine çıkarmak hiçbir tarafın çıkarına hizmet etmez. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'nın İsrail hükümetine kararı yeniden gözden geçirme çağrısı yapması yapıcı ve sorumlu bir yaklaşımdır. İsrail liderliğinin bu konuyu yeniden değerlendirmesi atılacak en iyi adım olacaktır. Tarihi olaylar siyasi mücadelenin aracı haline gelmemelidir. Devletler arasındaki ilişkiler karşılıklı saygıya, uluslararası hukuka ve stratejik ortaklık ilkelerine dayanmalıdır. Azerbaycan, tarihi gerçeklerin korunması, uluslararası hukuk ilkelerine saygı gösterilmesi ve bölgede sürdürülebilir barışın teşvik edilmesi yönündeki tutarlı politikasını sürdürecektir. Bu pozisyon hem Azerbaycan'ın ulusal çıkarlarına hem de bölgede istikrarın korunmasına hizmet etmektedir Ortaya çıkan tablo ve gerçeklik, Türkiye'nin güvenebileceği gerçek dostlarını ve ortaklarını yeniden değerlendirmesi için bir fırsat olarak da değerlendirilebilir

Kaynak: apa.az

Diğer Haberler