Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

İran’dan ABD’ye net rest: Sıcak çatışma kapıda mı? Dr. Hazar Vural anlattı

Eski Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Muhsin Rızai’nin "Hürmüz Boğazı’ndaki Amerikan ablukası savaş ilanıdır, sabrımızın sınırı var, bu ablukayı kıracağız" ifadelerini yorumlayan Dr. Hazar Vural , sahada sıcak çatışma riskinin son derece canlı olduğunu belirtti Süreci "tamamlanmamış bir hik

0 görüntülemeulusal.com.tr
İran’dan ABD’ye net rest: Sıcak çatışma kapıda mı? Dr. Hazar Vural anlattı
Paylaş:

Eski Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Muhsin Rızai’nin "Hürmüz Boğazı’ndaki Amerikan ablukası savaş ilanıdır, sabrımızın sınırı var, bu ablukayı kıracağız" ifadelerini yorumlayan Dr. Hazar Vural , sahada sıcak çatışma riskinin son derece canlı olduğunu belirtti Süreci "tamamlanmamış bir hikaye" olarak nitelendiren Vural, her iki tarafın da kamuoyuna karşı geri adım atmayan bir dil kullandığına dikkat çekti Donald Trump’ın şirket CEO'larıyla birlikte gerçekleştirdiği Çin ziyaretini ve Pekin üzerinden Tahran’a baskı kurma stratejisini değerlendiren Dr. Hazar Vural, Trump’ın yanıldığını vurguladı: "Trump, Rusya-Ukrayna meselesinde Alaska üzerinden Putin’le kurduğu denklemin bir benzerini Çin üzerinden İran için de uygulayabileceğini sandı. Çünkü o bir iş insanı ve başarının bu tür büyük pazarlıklarla geleceğini düşünüyor. Ancak İran toplumunu ve devlet yapısını tanımıyor. İran bir Ukrayna değildir. Tahran, güvenliğini başka bir küresel aktöre yaslayıp bırakacak bir politik kültüre sahip değil. Eğer Çin, Trump’ın beklediği gibi Tahran’dan vazgeçseydi, bu Pekin açısından stratejik bir hata olurdu." Amerika ile Çin arasındaki ilişkinin kontrollü bir gerilime ve karşılıklı ekonomik bağımlılıklara dayandığını ifade eden Vural, ABD'nin bölgedeki asıl hedefinin Asya’nın kalbine nüfuz ederek Çin ve Rusya’nın yükselişini yavaşlatmak olduğunu ekledi Savaşın sahada 80. gününe yaklaştığını belirten Dr. Hazar Vural, Washington’da ciddi bir kafa karışıklığı ve itibar kaybı yaşandığını söyledi. Maddi ve teknolojik güç kapasitesinin her zaman savaşı kazanmaya yetmediğini hatırlatan Vural, şu çarpıcı tespitte bulundu: "Teknolojik ve sayısal farklara rağmen, 47 yıldır ekonomik ambargo ve yaptırım uygulanan bir aktörü Amerika Birleşik Devletleri yenemedi. Maddi güç asimetrik savaş unsurları ve toplumsal kenetlenme karşısında yetersiz kaldı. Şimdi İran masaya şu şartı koyuyor: 'Bir daha keyfi bir savaş ilan etmeyeceğinizden emin olursak nükleer dahil diğer konuları görüşürüz.' Amerika bu saldırmazlık garantisini nasıl verecek, İsrail’i nasıl dizginleyecek? Bütün mesele burada kilitleniyor." Uluslararası kurum ve kuruluşların İsrail’in saldırganlığı karşısında tamamen etkisizleştiğini ve can çekiştiğini vurgulayan Dr. Hazar Vural , gözlerin çevrildiği Lübnan sahasındaki insani drama dikkat çekti: 3 Bin Sivil Can Kaybı: İsrail son iki ayda Lübnan’da 3 binden fazla sivili katletti ve bu insanları küresel kamuoyuna "Hizbullah unsuru" gibi yansıtmaya çalışıyor Sahayı Küçültme Stratejisi: İsrail, Gazze’de yaptığı hukuksuzluğu ve sivil hassasiyeti gözetmeyen vahşi saldırıları Lübnan’ı küçültmek amacıyla buraya da taşıyor Sumud Gemisi ve Sivil İnisiyatif: Birleşmiş Milletler’in yapamadığını küresel sivil inisiyatifler üstleniyor. Sumud gemisi gibi girişimler, İsrail'in hukuksuz müdahalelerine rağmen ses getirmeye devam ediyor Vural, yaşanan küresel hegemonya mücadelesini şu sözlerle özetledi: "Konu hiçbir zaman sadece Filistin, Lübnan ya da İran değildi. Konu, vahşi emperyalizmin saldırıları ve kendilerine her yolu mübah görerek dünyanın çivisini çıkaran aktörlerin uluslararası hukuku yok saymasıdır." Kaynak: Ulusal Kanal Haber Merkezi

Diğer Haberler