İki kez Avrupa şampiyonu olan teknik direktör: Azerbaycan'ın bir futbol ülkesi olmadığı fikrine katılmıyorum - ÖZEL RÖPORTAJ VİDEOSU
Avrupa şampiyonu Azerbaycan mini futbol milli takımının başantrenörü Elshad Guliyev, AZERTAC'a konuk oldu. Uzman, Slovakya'nın başkenti Bratislava'da kazanılan Avrupa şampiyonluğunun kamera arkası anlarını, takımın şampiyonluğa giden yolunu, mini futbolun ülkemizdeki gelişim umutlarını ve gelecek pl

Avrupa şampiyonu Azerbaycan mini futbol milli takımının başantrenörü Elshad Guliyev, AZERTAC'a konuk oldu. Uzman, Slovakya'nın başkenti Bratislava'da kazanılan Avrupa şampiyonluğunun kamera arkası anlarını, takımın şampiyonluğa giden yolunu, mini futbolun ülkemizdeki gelişim umutlarını ve gelecek planlarını anlattı. Ayrıca Azerbaycan futbol takımının performansı, Dünya Kupası'ndaki favorileri ve büyük futbola geri dönme olasılığı hakkındaki düşüncelerini de paylaştı. O röportajı sunuyoruz Sizi genellikle çekingen biri olarak tanıyoruz. Avrupa Şampiyonası'nda Ukrayna'ya karşı oynanan belirleyici maçın bitiş düdüğü çaldığında nasıl hissettiğinizi merak ediyorum. Bu sevinci milli takımla ikinci kez yaşadığınızı da hesaba katalım Gerçekten farklı bir duyguydu diyebilirim. İkinci kez Avrupa şampiyonu olmak çok zor. Çünkü iki yılda bir Avrupa Şampiyonasına katılıyoruz. Bu şampiyonluğu ilk kez 2022 yılında kazandık. Aradan 4 yıl geçmişti ve dünya şampiyonu olduktan sonra tekrar Avrupa şampiyonluğunu kazanmak bizim için gerçekten de kolay olmadı. Çok şükür başardık. Bu başarıdan dolayı çok mutluyuz Takım son dünya şampiyonu olarak Avrupa Şampiyonası'na gitti. Bu faktör takımı nasıl etkiledi: güven mi verdi yoksa baskı mı yarattı? Üzerimizde bir baskı olduğunu düşünüyorum. Ancak antrenman sürecinin ilk gününden itibaren ben ve teknik heyet, oyunculara bu sorumluluğu üstlenebileceğimizi aşıladık. Bu başarıyı tekrar kazanabilecek kapasitede olduğumuzu onlara sürekli anlattık. Bu inanç ve özgüven sayesinde hedefimize ulaşıp yeniden Avrupa şampiyonu olduğumuzu düşünüyorum Grup aşamasının ilk maçında Avusturya'ya karşı zorlu bir galibiyet aldınız, Sırbistan'a karşı ise yarı final maçında penaltılarla kazandınız. Sizin için turnuvanın en zor maçı hangisiydi? Turnuvanın ilk maçını Avusturya ile oynadık ve bu maç bizim için bir anlamda zor oldu. Çünkü yeni sahaya uyum sağlamamız gerekiyordu ve bu, geçen yıl ana turnuvalarda yaptığımız ilk resmi maçtı. Hazırlık maçlarına katılmamıza rağmen Avrupa ya da dünya şampiyonası seviyesinde maç tecrübemizde belli bir kırılma yaşandı. Takım henüz ideal formda değildi. Maç maç formumuzu geliştireceğimizi ve geliştireceğimizi düşündük. Bu bakımdan Avusturya ile görüşmemiz bizim için özel zorluklar yarattı. Sırbistan milli takımı çok iyi tanıdığımız ve gücünü bildiğimiz bir rakipti. Onlar son Avrupa şampiyonuydu ve aynı zamanda dünya şampiyonasının bronz madalyasıydı. Turnuvanın en güçlü takımlarından biriyle karşı karşıya olduğumuzu biliyorduk. Dolayısıyla Sırbistan ile oynayacağımız yarı final maçı hem gerginlik hem de rakip seviyesi açısından bizim için en zorlu maçlardan biriydi Avrupa şampiyonu olduktan sonra Cumhurbaşkanı İlham Aliyev milli takımı tebrik etti ve ardından Azerbaycan Mini Futbol Federasyonu'na mali destek sağlanmasına ilişkin Kararnameyi imzaladı. Bu konuda ne söyleyebilirsiniz? Sayın Cumhurbaşkanımız her zaman faaliyetlerimizi takip ediyor. Dünya Şampiyonası sırasında da takımımızın son 4 maçını izlediğini söyledi. Bu bizim için çok büyük bir motivasyon kaynağı. Hem teknik heyet, hem federasyon, hem de oyuncular, devlet başkanının ilgi ve ilgisini her zaman hissediyorlar. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in milli takımımızın başarılarını takdir etmesi ve Azerbaycan Mini Futbol Federasyonu'na maddi destek sağlanmasına ilişkin Kararnameyi imzalaması bizi çok memnun etti. Bu hem yapılan işe verilen değerin göstergesidir, hem de gelecekteki başarılar için ek bir teşvik oluşturur. Bu ilgi ve güveni takdir ediyoruz Daha önce yerel spor camiasında Azerbaycan'da takım sporlarının zayıf olduğu ve başarılı sonuçlar alınamayacağı yönünde görüşler vardı. Ancak mini futbol takımı bu kalıpları ortadan kaldırdı ve büyük başarılara ulaşmanın imkansız olmadığını kanıtladı. Bunu nasıl yaptın? Takım olarak her türlü başarıya ulaşmak zordur ama imkansız değildir. Çünkü her başarının arkasında çok çalışmak ve doğru yaklaşım vardır. Bana göre insan yaptığı işin sorumluluğunu alır ve çok acı çekerse sonucunu mutlaka görecektir. Başarıya giden en önemli faktörlerden biri bu Mini futbola ilgi hem dünyada hem de Azerbaycan'da giderek artıyor ve bunun altında Azerbaycan milli takımının da imzası var. Bu sporun gelecek perspektifini nasıl görüyorsunuz? Bu başarılarda Azerbaycan Mini Futbol Federasyonu'nun payı büyüktür. Şans eseri Gençlik ve Spor Bakanlığımıza şükranlarımı sunmak istiyorum. Bizi sürekli destekliyorlar, kapsamlı koşullar yaratıyorlar ve faaliyetlerimize büyük önem veriyorlar. Takımımızın başarısında hem federasyonun hem de bakanlığın büyük katkısı var. Biz de bu güveni boşa çıkarmamaya ve elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Geleceğe yönelik belli planlarımız var ve bu planlarımızı federasyon yönetimiyle paylaştık. Amacımız Azerbaycan'da her yaş grubundan mini futbol takımları oluşturmaktır. Yeni oyuncuların yetişmesini, bu alanda sürekliliğin sağlanmasını ve başarılarımızın takip edilmesini istiyoruz. Bugün dünya sıralamasında ilk sırada yer almak elbette ki gurur duyulacak bir şeydir. Ancak sadece bugünkü sonuçlarla yetinirsek yarın kaybedebiliriz. Dolayısıyla geldiğimiz noktayı korumak ana hedefimizdir. Bunun için yeni nesil futbolcular yetiştirmemiz ve mini futbolun geliştirilmesine yönelik sistemli çalışmalara devam etmemiz gerekiyor. Bu yönde atılacak adımların Azerbaycan mini futbolunun uzun yıllar zirvede kalmasını sağlayacağına inanıyorum Kariyeriniz boyunca hem oyuncu hem de antrenör olarak büyük futbolun içinde yer aldınız. Gelecekte kendinizi yeniden büyük futbolda denemek ister misiniz? Teknik direktör olarak en başarılı sonuçlarım Inter'in yedek takımında elde edildi. O dönemde liderliğini yaptığım takım üst üste iki kez Azerbaycan şampiyonu oldu. Ayrıca bir yıl içinde ana takıma 8 oyuncu aldık, bu da büyük bir başarıdır. Bu oyuncuların çoğu bugün hala profesyonel olarak oynuyor. Bu, çalışmalarımızın sonucuydu ve gurur duyduğumuz şeylerden biriydi Gelecekte yeniden büyük futbolda çalışmaya gelince, neden olmasın diye düşünüyorum. Şu anda mini futbol oynuyorum ve burada kendimi mutlu hissediyorum. Federasyon yönetimine de teşekkür ediyorum. Bize her türlü şartı sağlıyorlar, her zaman destek oluyorlar ve arkamızda duruyorlar. Bugün elde ettiğimiz sonuçlar, yapılan çalışmaların göstergesidir. Ancak gelecekte bir yerde ihtiyaç olursa ve önümüze yeni bir zorluk çıkarsa, o alanda da başarılı olmaya hazırız Azerbaycan milli futbol takımının başantrenörü olsaydınız başarılı olmak için ilk kararınız ne olurdu? Bu biraz zor bir soru. Ama milli takımın baş antrenörü olsaydım önce sistemi değiştirirdim, sonra antrenman sürecinin hacmini artırırdım diye düşünüyorum. Çünkü bana göre Azerbaycan milli takımı şu anda iki temel noktada sıkıntı yaşıyor. Öncelikle takım 90 dakika boyunca yüksek tempoyu sürdüremiyor. İkincisi ise bazı maçlarda son derece temkinli ve defansif bir futbol sergiliyor. Daha cesur performans sergilemek, fiziksel hazırlık seviyesini yükseltmek ve rakiplerle kafa kafaya mücadele etmek gerektiğine inanıyorum Azerbaycan milli futbol takımının maçlarını izliyor musunuz? Son sonuçlara göre takımın performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? Milli takımın tüm maçlarını izliyorum. Nihai sonuçlar elbette hayal kırıklığı yaratıyor. Oynadığımız seviyeyi ve rakiplerimizi göz önünde bulundurarak daha iddialı futbol oynamamız gerektiğini düşünüyorum. Mesela Malta gibi sıralama açısından bize yakın veya bizden daha düşük rakiplerin olduğu maçlarda hücum yapmayı daha fazla düşünmemiz gerekiyor. Çünkü o maçlarda ülkemizi ve 10 milyon insanımızı temsil ediyoruz. Bazen Azerbaycan'ın bir futbol ülkesi olmadığı söyleniyor. Ben buna katılmıyorum. Azerbaycan bir zamanlar tekvando ve judo ülkesi olarak bile bilinmiyordu. Ancak doğru yönetim, sistemli çalışma ve profesyonel yaklaşım sonucunda bu spor dallarında dünya standartlarında sporcular yetişmiştir. Futbolda da aynı başarıyı yakalamak mümkün. Doğru antrenman süreci ve sistemli hazırlık sayesinde hem kulüplerimizin hem de milli takımımızın daha iyi sonuçlara ulaşabileceğine inanıyorum. Fiziksel kondisyon açısından diğer Avrupa ülkelerinin gerisinde kalmamızın hiçbir nesnel nedeni yok. Mini futbolda bunu kanıtladık. Takımımızın fiziksel kondisyon seviyesi birçok rakibimize göre daha yüksekti ve bu da başarımızda büyük rol oynadı. Çünkü her gün 3,5-4,5 saat yoğun antrenman yapıyoruz. Bu sıkı çalışmanın sonucu uluslararası yarışmalarda da kendini gösteriyor ve başarımızın temel sebeplerinden biri oluyor Bazen mini futbolun büyük futbolda şanslı olmayanların ya da kariyerini bitirmiş kişilerin sporu olduğu söylenir. Siz de bu fikre katılıyor musunuz, yoksa mini futbolun bambaşka bir felsefesi olduğunu mu düşünüyorsunuz? Bu fikre kısmen katılıyorum. Ama benim yaklaşımıma göre futbolcular esas olarak iki gruba ayrılıyor: formda olanlar ve formda olmayanlar. Bugün iyi durumda olan oyuncular milli takıma fayda sağlayabilir. Formda olmayan futbolcuların ne ana milli takıma ne de mini futbol takımına ciddi anlamda katkı sağlayamaması mümkün. Bu yüzden o dönemde en iyi durumda olan oyuncuların milli takımda oynaması gerektiğini düşünüyorum. Yarın bir oyuncu formsuzsa ve uygun seviyede değilse milli takımda yeri olmamalıdır. Bu hem büyük futbol hem de mini futbol için geçerlidir. Böyle durumlarda oyuncunun öncelikle kendi üzerinde çalışması, formunu toparlaması ve tekrar takıma fayda sağlayacak seviyeye ulaşması gerekiyor Eğer dünyanın futbol yıldızlarından birini mini futbol takımına alma fırsatı verilseydi, bu hangi oyuncu olurdu ve neden? Oyuncularımızın çoğu zaten milli takımda kendini kanıtlamış, neredeyse yıldız statüsünü kazanmış oyuncular. Çünkü Azerbaycan milli takımı mini futbolda iki kez Avrupa şampiyonu, bir kez de dünya şampiyonu olmuş ve takımda Şampiyonlar Ligi kazanan oyuncular yer alıyor. Bu onların seviyesini gösterir. Harika futbolu örnek alırsak Cristiano Ronaldo benim için özel bir örnek. Çünkü çok çalışarak ve sürekli acı çekerek büyük başarıya ulaşmanın mümkün olduğunu gösterdi. Bir yanda stres ve baskı, diğer yanda ise zor kazanılmış başarı. Sıkı çalışmanın sonuçlarını daha çok takdir ediyorum Yarın dünya futbol şampiyonası başlıyor. Maçları izlemeyi mi planlıyorsunuz? Evet, Dünya Kupası maçlarını izleyeceğim. Genelde turnuva öncesinde yapılan hazırlık maçlarını da izliyorum. Bu fırsatı değerlendirerek Türk milli takımına başarılar diliyorum. Umarım bu Dünya Kupası'nda başarılı bir performans sergilerler ve gelecekte daha iyi sonuçlar alırlar Dünya Kupası'nın favorisi olarak hangi takımları görüyorsunuz? Dünya Kupası'nda sürpriz yapabilecek takımlar var mı? İspanya şu anda tamamen farklı bir futbol oynuyor. Portekiz ve Fransa turnuvanın ana favorileri arasında yer alıyor ve onları şampiyonluğun ana adayları olarak görüyorum. Özbekistan milli takımının bu aşamaya gelmesi ciddi bir sonuç olarak değerlendirilmelidir. Bu bölgede bu başarıya ulaşan ilk takımlardan olduklarını düşünüyorum. Bu da gelecekte diğer ülkelerin de benzer başarılara imza atabileceğini gösteriyor. Ancak Özbekistan milli takımının potansiyelini hâlâ tam olarak göremiyorum. Grup aşamasını geçmeyi başarabilirlerse bunun şampiyonluğa eşdeğer olduğunu düşünüyorum 2026 © AZERTAC. Telif hakkı saklıdır. Bilgilerin kullanımına hiper bağlantıyla atıfta bulunulmalıdır


