İçişleri Bakanı Çiftçi, canlı yayında soruları yanıtladı: “Sahipsiz hayvanların yeri sokaklar değil barınaklar”
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, A Haber'de katıldığı canlı yayında sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik yürütülen çalışmaların güncel durumunu paylaştı Toplama oranları yüzde 60'ın altında kalan 9 ilin valisiyle birebir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve süreci hızlandırmaları talimatını verdiğ

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, A Haber'de katıldığı canlı yayında sahipsiz sokak hayvanlarına yönelik yürütülen çalışmaların güncel durumunu paylaştı Toplama oranları yüzde 60'ın altında kalan 9 ilin valisiyle birebir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve süreci hızlandırmaları talimatını verdiğini belirten Çiftçi, belediyelere de barınakların hızla tamamlanması çağrısında bulundu. Vatandaşların güvenliği için sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini belirten Çiftçi, "Bütün Türkiye'de baktığımız zaman yüzde 80 oranında sahipsiz hayvanlar toplanmış durumda. Yüzde 20'lik bir kısım kaldı. Bunları da bu senenin sonuna doğru, Eylül, Ekim ayında tamamen toplayıp barınaklara veya doğal yaşam alanlarına almayı planlıyoruz. Bu konunun üzerinde hassasiyetle duruyoruz. Bu hafta, toplama oranları yüzde 60'ın altında olan, 9 valimizle birebir telefonla görüştüm ve çalışmaları hızlandırmalarını da söyledim. Bu arada sahipsiz sokak hayvanlarını savunan kesimin lincine de uğradığımı söyleyebilirim. Ellerinden kurtuluş yok zaten. Biz doğrusunu yaptığımıza inanıyoruz. Sokaklarımızı güvenli hale getirdik. Çocuklar parka, okula, yaşlılar camiye gidemiyor. Yani sahipsiz sokak hayvanları sokaklarda rahat dolaşsın, insanlara saldırsın diye bir şey yapmamazlık edemezdik. Sahipsiz sokak hayvanlarının yeri sokaklar, parklar, meydanlar değil, barınaklar. Barınaklarda bu hayvanlar toplanacak, tedavileri yapılacak, kısırlaştırılacak ve orada beslenmeleri yapılacak. Bu hayvanlar açısından da iyi, önemli. Aslında hayvan hakları savunucularının bundan memnun olması gerekir." ifadelerini kullandı Organize suç örgütlerine yönelik operasyonlar hakkında da bilgi veren Çiftçi, klasik mafya yapılanmalarından farklı olarak belirli bir merkez, hiyerarşi ya da kurala sahip olmayan "yeni nesil suç örgütleri"nin sosyal medya ve dijital platformları yoğun kullandığını aktardı. Çiftçi, "Bu sene 2026 yılını organize suç çeteleriyle, yeni nesil organize suç çeteleriyle mücadele yılı ilan ettik. Operasyonlarımız hız kesmeden 2026 yılında sürekli devam edecek. Bizim hedefimiz bu sene bu suç örgütlerini eylem yapamaz, iş yapamaz hale getirmek. Bu konuda kesin kararlıyız." dedi Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) 37. Uluslararası Bahar Şenliği etkinliklerinde Türk bayrağına yönelik saygısızlık oluşturan davranışlara değinen Çiftçi, olaya karışan örgüt mensuplarının yakalandığını bildirdi. Çiftçi, süreci şu şekilde özetledi: "Bunu bir provokasyon olarak değerlendiriyoruz. Bayrağımıza yapılan bu saygısızlığın affedilmesi, hoş görülmesi mümkün değil. Güvenlik kuvvetlerimiz, jandarmamız, polisimiz bu olayın duyulmasıyla, gündeme gelmesiyle beraber hızlıca bir reaksiyon gösterdiler, pozisyon aldılar ve bu işe karışanları, örgüt mensuplarını yakaladılar. Bundan sonra da yine çalışmalarımız devam ediyor." Uzun süredir kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında gelinen son aşamayı da değerlendiren Bakan Çiftçi, dosyanın çok yönlü incelendiğini, olayın ilk anından itibaren mülkiye ve polis müfettişlerinin devrede olduğunu aktardı. Çiftçi, sahadaki çalışmalarla ilgili şunları kaydetti: "İçişleri Bakanlığı olarak biz herhangi bir iddiayı mutlaka sonuna kadar inceleyeceğiz. Karanlıkta herhangi bir noktayı da bırakmama konusunda kararlıyız. Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı olarak da birlikte çalışıyoruz. JASAT ekiplerimiz de zaten aktif destek veriyorlar. Bu olayı aydınlatacağız, Gülistan'ın nereye gömüldüğünü de mezarının nerede olduğunu da bulma konusunda ekiplerimiz sahada çok yönlü bir çalışma yürütüyorlar." Uyuşturucuyla mücadelede sokakların ve gençlerin madde satıcılarına bırakılmayacağını belirten Çiftçi, gözaltına alınan şahıslar arasında ünlü-ünsüz ayrımı gözetilmediğini, sokak satıcısından baronlara kadar suça karışan herkesin hedeflendiğini aktardı. Çiftçi, "Bizim operasyonlarımızda herhangi bir ayrım yok. Kim yapıyorsa biz adaletin karşısına çıkarmakla mükellefiz ve bunu da yapıyoruz." ifadelerini kullandı Bağımlılıkla mücadele eden vatandaşlara çağrıda bulunan Çiftçi, tedavi süreci için şu tavsiyede bulundu: "Yeşilaylardaki YEDAM'ları tavsiye edebilirim. Gönüllülük esasına göre herhangi bir şekilde kimliklerini ifşa etmeden orada çok güzel bir tedavi süreci yürütüyorlar. Bu durumda olanlar varsa lütfen Yeşilay'a müracaat etsinler. Yeşilay daha etkili bir mücadele yürütüyor." Trafik kuralları, ihlalleri ve cezalarına yönelik istatistikleri de paylaşan Çiftçi, yeni trafik cezalarının ardından denetimlerin arttığını, makas atma, drift ve hız ihlallerinde ciddi azalmalar yaşandığını belirtti. yılları arasında trafik kazalarının Türkiye'ye yaklaşık 280,6 milyar dolarlık maliyet oluşturduğuna işaret eden Çiftçi, şu istatistikleri verdi: "Yıllık ortalama 28 milyar dolarlık trafik kazalarının getirmiş olduğu bir yük var. Bunun gayri safi milli hasıla içerisindeki oranı da yüzde 2,93'e tekabül ediyor. Önemli bir rakam. 2024 yılındaki toplam sosyal maliyete baktığımız zaman bu 28 milyar dolarlık maliyetin daha da arttığını görüyoruz: 61 milyar dolar." Türkiye'de 2019 yılında toplam araçların yüzde 14,1'ini oluşturan motosikletlerin oranının 2025'te yüzde 21,3'e yükseldiğini ve motosikletlerin kazalardaki payının yüzde 50'ye yaklaştığını bildiren Çiftçi, "Trafik olaylarıyla ilgili bir toplantı yaptık. Orada bunların hepsini masaya yatırdık, motosikletlilerin ve bunların karışmış oldukları kazaların sayılarının azaltılabilmesi için denetimleri artırma kararı aldık. Çünkü burada da hedefimiz hem bu kişilerin kurallara uymasını sağlamak, güvenli bir sürüş ortamı oluşturmak, trafik kurallarına uyma oranlarını yükseltmek." dedi Eğitim kurumlarındaki asayiş tedbirlerini anlatan Çiftçi, her ay "Güvenli Okul" toplantılarının yapıldığını, risk durumuna göre okullara polis, bekçi ve bazı bölgelerde güvenlik korucularının görevlendirildiğini söyledi. Her okula polis görevlendirmenin mümkün olmadığını belirten Çiftçi, aileler, okul yönetimleri ve ilgili kurumların koordineli çalışması gerektiğini ifade etti Bakan Çiftçi, yurt dışında bulunan FETÖ ve diğer terör örgütü mensuplarının iadesi için yabancı yetkililerle temasların sürdüğünü ve isimlerin açıkça gündeme getirildiğini aktardı. Ayrıca, 112, 155 ve 156 gibi acil çağrı numaralarını tek bir dijital sistemde birleştirecek yeni bir mobil uygulamanın test aşamasında olduğunu ve kısa süre içinde devreye alınarak vatandaşların devlete daha hızlı ulaşmasının sağlanacağını bildirdi Emniyet teşkilatı personelinin çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik adımları sıralayan Çiftçi; 12/36 çalışma sistemi, personel takviyesi, terfi düzenlemeleri ve teşkilat kanununun güncellenmesi üzerinde çalıştıklarını belirtti. Fazla mesai ve ek ödemelere ilişkin 2027 yılına kadar yasal bir düzenleme hedeflendiğini aktaran Çiftçi, İstanbul'daki barınma sorununu çözmek amacıyla bu yıl araç alımının azaltılıp personelin konut ihtiyacına yönelik lojman alımına ağırlık verileceğini duyurdu Türkiye'nin ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul tarafından İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen "SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı"nı ziyaret eden Çiftçi, savunma sanayisindeki yerlilik oranının yüzde 80'e ulaştığını ve bu rakamın yüzde 100'e çıkmasını umut ettiğini dile getirdi. "YILDIRIMHAN" uzun menzilli füzesinden övgüyle bahseden Çiftçi, Türkiye'nin daha da iyilerini üretebilecek kapasitede olduğunu vurguladı Kamuoyunda kendisine yönelik kullanılan "Hafız Bakan" nitelemesi hakkındaki soruları da yanıtlayan Çiftçi, akademik ve mesleki geçmişini detaylandırarak şu ifadeleri kullandı: "Ben evet hafızlık yaptım. 3 sene Kur'an kursunda okudum, Diyanet İşleri Başkanlığının yönetiminde olan. Ondan sonra İmam Hatip Lisesi'ne gittim. Ardından Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni kazandım ve kaymakamlık mesleğine intisap ettim. Bunun neticesinde kaymakamlık ve valilik yaptım. Ardından Sayın Cumhurbaşkanı'mızın tensipleriyle bu şerefli göreve atandım. Tabii bu göreve gelirken de benim hafızlık tarafım değil, bu meslekteki geçmişim dikkate alındı. Öyle olmasa Diyanet İşleri Başkanlığında zaten 250 bin tane hafız var. Yani onların tercih edilmesi gerekirdi diye değerlendiriyorum. Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni 1990 yılında birincilikle kazandım. Kamu Yönetimi Bölümü'ne birincilikle girdim. Kaymakamlık yıllarında örneğin cumartesi günleri mutlaka çalışırdım. Vali olduğum zamanlarda pazar günleri de çalışmaya başladım. Hatta akşamları da çalışıyordum. Hep çalıştığımı hatırlıyorum. Şimdi tempo daha da yükselmiş oldu. Artık genelde sabah başlayan çalışmalarımız gece vaktine kadar devam ediyor. Eve sadece bir müddet dinlenmek için gidiyoruz. Tabii hafızlığıma da unutmamak için yine bir zaman ayırıyorum. Yani mutlaka sabahları gelmeden önce bir 45 dakika çalışmaya devam ediyorum ki ezberlerimi tazelemiş olayım, unutmayayım." Kaynak: Anadolu Ajansı


