Gram altında 9 bin TL senaryosu! Yatırımcılara "sakın kaptırmayın" uyarısı
Orta Doğu’da tırmanan savaş atmosferi ve küresel belirsizlik piyasaların yönünü yeniden şekillendirirken, yatırımcıların gözü altın, döviz ve borsadaki olası hareketlere çevrildi. Beykent Üniversitesi Öğretim Üyesi Murat Ferman, yaptığı değerlendirmelerde özellikle küçük yatırımcıyı ilgilendiren dik

Orta Doğu’da tırmanan savaş atmosferi ve küresel belirsizlik piyasaların yönünü yeniden şekillendirirken, yatırımcıların gözü altın, döviz ve borsadaki olası hareketlere çevrildi. Beykent Üniversitesi Öğretim Üyesi Murat Ferman, yaptığı değerlendirmelerde özellikle küçük yatırımcıyı ilgilendiren dikkat çekici mesajlar verdi Küresel piyasalarda savaş ve jeopolitik gerilimlerin etkisinin giderek arttığını belirten Ferman, yatırımcı psikolojisinin artık olağanüstü gelişmelere alıştığını söyledi. Özellikle Orta Doğu’daki sıcak çatışmalar ve yıllardır süren Ukrayna-Rusya savaşının piyasalarda yeni bir davranış biçimi oluşturduğunu ifade etti CNN Türk’e konuşan Ferman, piyasaların beklentileri önceden satın alma eğiliminde olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Savaş sürerken Washington yönetimi, Tahran’dan müzakere teklifine yanıt bekliyor. Piyasalarda hakim unsur şu oldu: Piyasalar, dikkat edildiği ve bilindiği üzere beklentileri genellikle satın alır. Gerçekleşmeler realizasyon olduğunda da bunları satar. Yani piyasalarda bir önden hareket etme, önden okuyarak ona göre vaziyet etme telaşı veya endişesi vardır.” Ferman, belirsizlik ortamının yatırım kararlarını da etkilediğini söyleyerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu çerçevede bu belirsizlik iklimi de hem yoğunluk bakımından hem de süre bakımından uzayınca bir parça beklentileri rasyonel olmaktan uzaklaştırıp belki bir parça satın alma ve yatırım kararlarını değerlendirmeyi, algıyı olumsuz etkileyebiliyor.” Piyasalarda oluşan yeni davranış biçimine dikkat çeken Ferman, şunları söyledi: “Haftalardır süren bir savaş atmosferi içerisindeyiz. Ama ondan evvel de dördüncü yılına giren bir Ukrayna-Rusya savaşı var. Böyle olunca son dönemde aslında piyasalar bir taraftan belirsizliğe karşı vaziyet etmeye, bir taraftan bekle-gör anlayışına yakın durmaya ama öbür taraftan da manipülasyona, fırsatçılığa, acaba burada maksimum bir faydayı nasıl sağlayabilirim açgözlülüğüne alışmış bir formda duruyorlar.” Petrol ve altın fiyatları arasındaki ilişkiye de değinen Ferman, şu ifadeleri kullandı: “Bir kere son dönemde birkaç başparmak kuralımız var. Bunlardan bir tanesi, petrol fiyatlarında yukarı yönlü bir hareket olduğunda altın fiyatlarında baskılanma oluyor. Bugüne kadar geçtiğimiz 60 küsur günlük sıcak savaş koşulları çerçevesinde bunun sadece bir gün istisnası oldu. Bu da kuralı bozmuyor Nitekim dikkat ederseniz petrol fiyatları ne zaman artsa altın fiyatları baskılanıyor. Ve aynı zamanda şunu da görüyoruz ki petrol, altınla değil dolarla alınıp satıldığı için zaman zaman altının satılıp dolara çevrilmesi gerekiyor.” Altın fiyatlarına ilişkin beklentilerini paylaşan Ferman, yükseliş beklentisinin sürdüğünü belirterek şöyle konuştu: “Dünyada altın fiyatları bakımından görece istikrarlı bir seyir izleniliyor. 4 bin 500 dolarlara ulaşmaya ve burada tutunmaya çalışan bir ons fiyatı var. Sene sonu için 8 bin dolarlık, biraz olağanüstü veya normalin dışındaki Deutsche Bank beklentisi hariç tutulmak üzere hemen tüm bankalar ve uzmanlar yönün yukarı seviyede gerçekleşeceğini, 5 bin 500 dolarların aşılacağını, 6 bin dolarların da test edileceğini ifade ediyorlar. Yani anlaşılıyor ki yön yukarı gidecek.” Merkez bankalarının yeniden altın alımına yöneldiğini belirten Ferman, “Merkez bankaları da dünyada tekrar bir müddet, özellikle bu petrole karşı vaziyet etmek bakımından altın satışından sonra şu anda tekrar altın alımına geçtiler. Yani yıl sonunda yükselişi altında kısa orta vadede diyebiliriz” dedi Altının geçmiş yıllardaki yükseliş sürecine de değinen Ferman, 2025 yılından itibaren piyasada “süper ralli” yaşandığını söyledi Ferman, “Trump’ın özellikle güçlü doları geri çekip altına ve yanında gümüşe yol vererek bir yerde dış borçlarını iskonto etme stratejisiydi. Sonuçta böyle bütün dünyada, özellikle Türkiye piyasalarında altınla ilgili prim yapma ve kazanç beklentileri bir parça makulün üstüne çıktı” ifadelerini kullandı Türkiye’de altının her zaman güvenli liman olarak görüldüğünü belirten Ferman, yüksek enflasyon nedeniyle vatandaşların altına yöneldiğini söyledi Gram altına ilişkin beklentisini açıklayan Ferman, şu değerlendirmeyi yaptı: “Şimdi şu bekleniliyor: Artık vatandaşın bir parça daha makul ancak yukarı yönlü beklentilere hazır olması gerekir. Yaz ayları için 7 bin liraların üst sınırlarında, 8 bin lirayı test eden, daha sonra yılın son çeyreğinde 8 bin liralardan 9 bin liralara hatta 9 binin üstüne gidebilecek bir gram fiyatı bekleniliyor.” Bayram öncesinde satış baskısı oluşabileceğini belirten Ferman, yatırımcılara temkinli olunması çağrısında bulundu Ferman açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Ancak önümüzde bayram var. Biliyorsunuz kurban fiyatları son 5 yılda 10 kat arttı. Dolayısıyla bayram öncesinde biraz satış baskısı olabilir. Yine her zaman söylüyoruz: Bekle-gör ve temkinli davranma zamanıdır. Ancak altında kesinlikle yön yukarı yönlüdür. Bunu bilmekte ve ona göre davranmakta, eldeki malı kaptırmamakta her zaman fayda var.”

