Gülistan Doku dosyasında deprem! Kırmızı bültenle aranan şüpheli her şeyi itiraf etti
Dosyası geçtiğimiz süreçte kayıptan "cinayet soruşturmasına" dönüştürülen olayla ilgili, hakkında kırmızı bülten kararı bulunan firari şüpheli Umut Altaş, sessizliğini bozarak Akşam Gazetesi Washington Temsilcisi Yavuz Atalay’a kan donduran açıklamalarda bulundu. Altaş, Gülistan Doku’nun öldürüldüğü

Dosyası geçtiğimiz süreçte kayıptan "cinayet soruşturmasına" dönüştürülen olayla ilgili, hakkında kırmızı bülten kararı bulunan firari şüpheli Umut Altaş, sessizliğini bozarak Akşam Gazetesi Washington Temsilcisi Yavuz Atalay’a kan donduran açıklamalarda bulundu. Altaş, Gülistan Doku’nun öldürüldüğünü öne sürerek, cinayetin faili ve cesedin ortadan kaldırılmasına dair dönemin mülki idare yetkililerinin yakınlarını işaret eden iddialar ileri sürdü Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in arkadaşı olan ve olay sonrasında yurt dışına kaçan Umut Altaş, kaldığı otelde yaptığı açıklamalarda, Gülistan Doku’nun Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldüğünü iddia etti. Cinayetin valilik konutunda bizzat kendisine itiraf edildiğini öne süren Altaş, o anları şu sözlerle aktardı: "O zamanlar saftım. Türkay bana bu cinayeti kendisinin işlediği yönünde bir not da bıraktı. Konutta bana, 'Çok bağırıyordu ben de sıktım' dedi. Hatta araçtayken cinayet silahına dokundum. Ben bu olayın artık çözülmesini istiyorum. Hafızam gitti, hayatla bağlantımı kestim. Şoka girmiştim, yaşananları yeni yeni tam olarak hatırlıyorum. Gülistan'ı üniversite civarındaki o viyadükte, köprünün dibinde öldürdüğünü düşünüyorum." Altaş ayrıca, Mustafa Türkay Sonel'in şiddet eğiliminin çok yüksek olduğunu, reşit olmayan kızlarla birlikte olduğunu ve daha önce de kadınlara yönelik darp eylemlerinde bulunduğunu ileri sürdü. Bir olayda görevli polislerin üzerine yürüyüp silah gösterdiğini, cebinden çıkardığı bir kart sayesinde hiçbir işlem yapılmadığını iddia etti Gülistan Doku’nun cansız bedeninin 6 yıldır neden bulunamadığına dair de çarpıcı bir iddia ortaya atan Altaş, cesedin resmi nüfuz kullanılarak yok edildiğini savundu. Türkay Sonel'in kendisine "Şükrü o işi halletti" dediğini belirten Altaş, şu iddialarda bulundu: "Bahsedilen kişi, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in yakın koruması olan Şükrü'ydü. Türkay viyadükte cinayeti işledikten sonra koruma Şükrü'yü aramış olmalı. Oradan 'Santa Fe' marka bir araçla cesedi götürüp gömdüklerini düşünüyorum. Zaten o koruma valinin her şeyini yapıyordu. Olaydan sonra İstanbul'daki evlerini ziyaret ettiğimde Vali babası beni alnımdan öptü. Muhtemelen bu süreçte sustuğum için yapılan bir teşekkür öpücüktü."CİNAYET SONRASI VİYADÜKTE ŞÜPHELİ KEŞİF TURUSoruşturma dosyasındaki Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarında, cinayet döneminde Mustafa Türkay Sonel ile aynı araçta görülmesine de açıklık getiren firari şüpheli Altaş, o gün araçtayken cinayetten henüz haberi olmadığını iddia etti: Şüpheli Turlar: "Cinayet sonrasında Türkay beni arabayla aldı. Tunceli Üniversitesi civarında, köprü ve dere yatağının olduğu bölgede turladık. Viyadük civarında sürekli yavaşlayarak etrafı kontrol ediyordu. Sanırım polis gelip gelmediğini, arkasında iz kalıp kalmadığını kontrol ediyordu."GÖMÜLDÜĞÜ YER İÇİN NOKTA ATIŞI İKİ BÖLGEYİ İŞARET ETTİGülistan Doku'nun cansız bedeninin bulunabilmesi için yetkililere ve adli makamlara seslenen Umut Altaş, araba girebilen ancak insanların uğramadığı kör noktaları işaret ederek iki net konum tarifi verdi: Aktuluk Mahallesi Civarı: Tunceli Üniversitesi civarında, insanların ayak basmadığı, insanların gelmediği Aktuluk Mahallesi'ndeki kör noktalara mutlaka bakılması gerekiyor.Bayraktepe / Çöplük Alanı: Tunceli, Atatürk Mahallesi'ne girerken kontrol noktasının üst kısmında kalan Bayraktepe'deki su arıtma tesisinin altındaki toprak alana, helikopter pistinin yakınlarına ve oradaki çöplük alana kesinlikle bakılmalı

