Gazimağusa Ticaret Lisesi’nde bir gün: Bir Yarışmadan Fazlası - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Geçtiğimiz günlerde Gazimağusa Ticaret Lisesi’nin şiir okuma yarışmasına jüri üyesi olarak konuk oldum. Daha kapıdan içeri girer girmez, karşılaştığım özen bunun sıradan bir etkinlik olmadığını hissettirdi. Okulun ortasındaki kekik kokulu bahçeler, koridorlardaki Kıbrıslı sanatçıların fotoğrafları

Geçtiğimiz günlerde Gazimağusa Ticaret Lisesi’nin şiir okuma yarışmasına jüri üyesi olarak konuk oldum. Daha kapıdan içeri girer girmez, karşılaştığım özen bunun sıradan bir etkinlik olmadığını hissettirdi. Okulun ortasındaki kekik kokulu bahçeler, koridorlardaki Kıbrıslı sanatçıların fotoğrafları, seçilen müzikler ve görseller… Hepsi bir araya gelince, şiirin sadece kelimelerden ibaret olmadığını; insanda bir yere dokunduğunu hissettirdi. Öğrencilerin şiir seçimleri, sahnedeki duruşları ve kendilerini ifade ediş biçimleri de bu emeğin ne kadar içten olduğunu gösteriyordu Yarışma sonunda üçüncülüğü Hasibe Şahan, ikinciliği Asmin Birgül, birinciliği ise Irmak Barut kazandı. Özellikle Asmin Birgül’ün şiiri beni çok etkiledi. Yaşının ötesinde bir bilinç ve derinlik vardı. Onu dinlerken, sadece iyi hazırlanmış bir öğrenci değil, kendine ait bir sesi olan bir genç izlediğimi düşündüm. Böyle bir yeteneğin eğitim hayatı boyunca desteklenmesi gerektiğine inanıyorum Ertan Kasap’ın arkadaşlarıyla birlikte sahneye çıktığı an da unutulmazdı. Arka fonda kendi dostluk fotoğraflarını yansıtmaları ve en sonunda üç arkadaşın birlikte sahnede durması hepimizi çok duygulandırdı. O yaşta böyle bir dostluğu bu kadar samimi bir şekilde anlatabilmek gerçekten etkileyiciydi. Belki dereceye girmediler ama benim için ayrı bir yerde duruyorlar. Bir ödülün de onlara gitmesini doğrusu istemiştim Metin Deniz’i de özellikle çok başarılı buldum. Açıkçası o gün şunu düşündüm: Bu kadar iyi öğrencinin olduğu bir yerde üç ödül gerçekten az. Bazen yarışmaların sonuçları da çok büyük anlamlar taşımaz, yol açabilme şansı verir Nitekim oradan ayrılırken birlikte olduğumuz sanatçı dostlarımızla da aynı şeyi konuştuk. Biz üç ödül verdik ama içten içe hepimiz biliyorduk ki o çocuklar asıl karşılığını hayatın içinde alacaklar. Açılış konuşmasını yapan müdürümüz de bunu özellikle vurgulamıştı Bir başka önemli nokta da şuydu: Tüm imkânsızlıklara rağmen devlet okullarında bu kadar yaratıcı, bu kadar duyarlı gençler görmek bana gerçekten umut verdi. Öğretmenlerin bu işe ne kadar emek verdiğini de yakından görmek çok değerliydi. Seçilen müzikler, söylenen şarkılar, paylaşılan metinler… Hepsi ayrı ayrı özenliydi Okul müdürü Zehra Güçlühan ile sohbet etme fırsatımız da oldu. Bu güzel organizasyonda ve öğrencilerin bu seviyesinde onun katkısının büyük olduğu çok belliydi. Duruşu, yaklaşımı ve samimiyetiyle gerçekten doğru yerdeydi. Edebiyat öğretmeni olduğu da zaten her halinden anlaşılıyordu Ben de bir Ticaret Lisesi mezunu olarak o sahneye biraz kendi geçmişimden baktım. Bu tür yarışmaların ne demek olduğunu biliyorum. İnsan ilk kez kendini ifade etmeyi, sahneye çıkmayı, heyecanıyla baş etmeyi burada öğreniyor. Bu yüzden bunlar sadece bir yarışma değil, bir başlangıç O gün orada sadece şiirler yoktu aslında. Gençlerin kendilerini arayışı, cesaretleri ve içlerinde taşıdıkları o ışık vardı. Ödül alanlar kadar almayanlar da çok kıymetliydi. Ve ben oradan ayrılırken şunu hissettim: Her şeye rağmen, tüm zorluklara rağmen devlet okullarında böyle anlara tanıklık edebilmek insana iyi geliyor. Bana da uzun zamandır hissetmediğim bir umudu yeniden hatırlattı O gün bir kez daha gördüm ki şiir; dirençtir, başkaldırıdır, kendini ifade edebilmenin ve gerçekten insan kalabilmenin en sahici yeridir Buradan bir çağrı da yapmak isterim: Bu güzide devlet okullarına bir de yakından bakın. Evet, uzaktan değil—yakından. Belki özel okullara harcanan büyük bütçeler yok; ancak dikkatle bakıldığında çok daha derin, çok daha sahici bir emeğin varlığı hemen fark ediliyor. Ne yazık ki toplum olarak devlet okullarına çoğu zaman üvey evlat muamelesi yapıyoruz. Oysa yalnızca bizim değil, devletin de bu kurumlara daha fazla ilgi göstermesi, bu emeği görünür kılması gerekiyor O gün orada sadece şiirler yoktu aslında. Gençlerin kendilerini arayışı, cesaretleri ve içlerinde taşıdıkları o ışık vardı. Ödül alanlar kadar almayanlar da çok kıymetliydi O gün bir kez daha gördüm ki şiir; dirençtir, başkaldırıdır, kendini ifade edebilmenin ve gerçekten insan kalabilmenin en sahici yeridir Yaklaşın, göreceksiniz—ne cevherler var o okullarda


