Futbolumuzdan Haberler-1931-(3) - Eralp Adanır
Genelde spor özelde ise Futbol tarihimizin örgütlenme ve ciddi bir kulüp yapısına sahip olma yolundaki ilk kıvılcımın “Lefkoşa Türk Spor Cemiyeti” olduğunu söyleyebiliriz. Bir tüzel kişiliğe sahip olma yolundaki bu adımlar içersinde bugünün deyimiyle bir “olağan kurul” toplantısının duyurusuna rastl

Genelde spor özelde ise Futbol tarihimizin örgütlenme ve ciddi bir kulüp yapısına sahip olma yolundaki ilk kıvılcımın “Lefkoşa Türk Spor Cemiyeti” olduğunu söyleyebiliriz. Bir tüzel kişiliğe sahip olma yolundaki bu adımlar içersinde bugünün deyimiyle bir “olağan kurul” toplantısının duyurusuna rastlıyoruz kulüple ilgili. Köklü bir geçmişe sahip olan Kardeş Ocağı, bu toplantıya ev sahipliği yapacak. Duyuru ve ardından toplantıyla ilgili haberi sizlerle paylaşıyorum “SÖZ gazetesi, 10 Eylül 1931, syf:4 Lefkoşa Türk Spor Cemiyeti Lefkoşa Türk Spor Cemiyeti’nin senelik umum içtimai Eylül’ün 11’inci Cuma günü akşamı saat 8.30’da Kardeş Ocağı’nda aktedileceği bütün azaya ilân olunur Geçmiş seneye ait rapor Yeni hey’eti idare intihabı Lefkoşa: 8 Eylül 93. M. Nafi (Kâtibi fahri)” “SÖZ gazetesi, 17 Eylül 1931, syf:3 Lefkoşa Türk Spor Cemiyeti geçen Cumartesi günü akşamı Kardeş Ocağı’nda umumi bir içtima akdetmiştir Cemiyetin kâtibi Nafi B. (Bey) senelik raporunu okumuş ve Cemiyet’e mensup azalar taahhütlerini ifa etmediklerinden oyuncularının da dikkatli ve devamlı olmadıklarını acı bir lisanla izah etmiş ve Cemiyet Reisi Faiz B.in(Bey’in) istifa ettiğini bildirmiştir Cemiyetin veznedarı Osman B.(Bey) bir senelik ameli vaziyet (durum) hakkında malûmat vermiş ve elde mevcut para kalmadığını beyan etmiştir İçtimada pek az aza hazır bulunmuştu. Böyle olmakla beraber uzunca müzakereler olmuş ve neticede intihaplar (seçim) yapılarak Cemiyete mahsus olmak üzere bir mahal (yer) tedarik edilmesine karar verilmiştir Yapılan intihaplar şu neticeyi vermiştir: Fahri kâtip; Nafi B.(Bey), Fahri veznedar; Osman B.(Bey), Aza; Veli B.(Bey), Aza; Lütfi Hami B.(Bey), Aza; M. Şükrü B.(Bey), Aza; Macit B.(Bey).” Günümüzde de ister kulüplerimizde, isterse derneklerimizde olsun aidat toplama, maddi destek verme konusunda sıkıntıların yaşanması alışılmış bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Lefkoşa Türk Spor Kulübü’nün ihtiyaçlarını karşılamada maddi sıkıntılar yaşadığını görmekteyiz. Özellikle üyelerin ilgisizliğinden dem vurulmaktadır. Bu noktada maddi gelir elde edebilmenin yollarından biri de o yıllarda, tiyatro gösterisi düzenleyip gelir elde etmeye çalışmaktı. İşte konuyla ilgili bir ilân “SÖZ gazetesi, 24 Eylül 1931, syf:4 Lefkoşa Türk Spor Cemiyetinden: Cumhuriyet Bayramını tes’iden 30 T.evvel 1931, Cuma günü akşamı, Papadapulos tiyatrohanesinde, hasılatı Cemiyetin sandığına mahsus olmak üzre, Cemiyet azası tarafından bir temsil verileceği ilân olunur.” 30 Ekim’de sahneye konulması plânlanan tiyatro gösterisi tehir edilmiş olmakla birlikte Lefkoşa Türk Spor Cemiyeti’nin kaptanı olduğunu da bu vesileyle öğreneceğimiz bir haber yer alıyordu 1 Ekim 1931 tarihinde. Haberde, bugünün diliyle “antrenmanların” başladığı bildirlmekteydi. Tiyatro gösterisinin tehiri ve antrenman haberine bakalım “SÖZ gazetesi, 01 Ekim 1931, syf:4 L.T. Spor Cemiyetinin kaptanı muallim Kâzım B.(Bey) birkaç arkadaşı ile Cemiyet’in oyun arsasında futbol oyunlarına başlamışlardır Sporcularımızın adedi günden güne artmakta olduğu memnuniyetle görülmektedir.” “SÖZ gazetesi, 29 Ekim 1931, syf:3 Lefkoşa Türk Spor Cemiyetinden: 30 T.evvel 931’de verileceği ilân edilen temsil iş’arı ahire değin tehir edilmiştir Şimdiye kadar bilet almış olanların biletlerini muhafaza etmeleri rica olunur.” Kasım ayının ilk haftası içerisinde Lefkoşa Türk Spor Cemiyeti’nin, İngiliz Mektebi ile gerçekleştirdiği futbol karşılaşmasıyla ilgili bir habere rastlıyoruz. Bu arada şunu belirtmekte yarar var; Lefkoşa Türk Spor Kulübü, o yıllarda tek Türk takımı olması hasebiyle zaman zaman haberlerde sadece “Türk Kulübü” olarak da yer almaktaydı. İşte az sonra okuyacağımız haberde Cemiyet, bu şekilde yer alıyordu. Bununla birlikte söz konusu haberde dikkatimizi çekecek en önemli yanlardan biri de yazı içeriğinin aslında “spor yorumculuğunun” ilk örneklerinden biri olduğunu söyleyebiliriz “SÖZ gazetesi, 05 Kasım 1931, syf:4 Türk Kulübü: 3, İngiliz Mektebi: 0 31 T.evvel Cumartesi Hısar altı büyük bir kalabalığa sahne olmuştur. Oyunu bir İngiliz hakem idare ediyor. Muhacim hattımız güzel paslarıyle hasının müdafaa hattını kolaylıkla atlatarak 2nci dakikada Necmi’nin güzel bir vuruşuyle ilk golümüz kayt ediliyor. Bugün çocuklarda yenilmez bir azimle tutuştuğu adeta gözle fark olunuyor. Hepsi bambaşka bir haleti ruhiyenin tahtı tesirinde sadece ve yalnız kazanmak için çalışıyorlardı. Bütün müsabaka imtidadince (sürüp giderken) muvaffakiyetsiz kalan oyuncu yok, bilhassa merkez muhacini Fikret’in sağa sola verdiği paslarla idare ettiği hat şayanı takdir bir oyun oynuyordu. Hasım kal’ası (kalesi) tazyik (baskı) çemberi içerisinde beraberliği teminden ziyade ikinci bir Türk goluna men olmak için çalışıyorsa da, 25’inci dakikada Necmi’den gelen güzel bir ortalayışı Şevki vole bir şutle kal’aya tıkıyor. Birinci devre bu suretle 2-0 faikiyetimizle (üstünlüğümüzle) neticeleniyor İkinci devrede hasım taraf daha ağır basarak mağlûbiyetten kurtulmağa çalışıyor Fakat bütün akınları müdafaamız önünde kırlıyordu. Oyunda bir müddet tevaün (yardımlaşma) çok sürmeden hakimiyeti tekrar alarak güzel akınlarla ilerliyoruz. Bu esnada sağdan gelen enfes bir pası Niyazi (Kafa) demir gibi bir şutle kal’aya gönderiyor. Kısa bir düdük oyun 3-0 Türk takımının galebesiyle bitiyor. Takım muntazam ekzersizlerine devam ettiği takdirde bu sene çok iyi neticeler alacağına, ve kırmızı beyaz formalarının şerefini muhafaza edebileceklerine kaviyyen ümitvarız (kuvvetle ümit ediyoruz).”


