Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Eski Almanya Cumhurbaşkanı: Dünyanın Türkiye'ye ihtiyacı var

Türkiye, Avrupa ile Asya arasında köprü konumunda bulunan, yaklaşık 87 milyon nüfusuyla dünyanın en kalabalık 18. ülkesi ve stratejik öneme sahip bir güçtür IMF verilerine göre 2026 yılında nominal GSYH'si 1,64 trilyon dolar seviyesine ulaşarak dünyanın 16. büyük ekonomisi konumundadır; aynı zamand

0 görüntülemeensonhaber.com
Eski Almanya Cumhurbaşkanı: Dünyanın Türkiye'ye ihtiyacı var
Paylaş:

Türkiye, Avrupa ile Asya arasında köprü konumunda bulunan, yaklaşık 87 milyon nüfusuyla dünyanın en kalabalık 18. ülkesi ve stratejik öneme sahip bir güçtür IMF verilerine göre 2026 yılında nominal GSYH'si 1,64 trilyon dolar seviyesine ulaşarak dünyanın 16. büyük ekonomisi konumundadır; aynı zamanda G20 ve OECD üyesi, Avrupa'nın ise ilk 7 ekonomisinden biridir Ayrıca coğrafi konumu sayesinde Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Orta Koridor gibi enerji ve ticaret rotalarında kilit aktör olan Türkiye, hem Avrupa'nın güvenliğinde hem de küresel tedarik zincirlerinde vazgeçilmez bir konumdadır TÜRKİYE'NİN GÜCÜ DÜNYANIN DİLİNDE Türkiye'nin her alandaki gücü, dünya kamuoyunda bilinen bir gerçektir Bu gerçeği sık sık dile getirenlerden biri de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Dün TBMM'de partisinin grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli de, Türkiye'nin dünyadaki gücünün bir kez daha altını çizdi "AVRUPA TÜRKİYE'SİZ YAPAMAZ" Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Türkiye hakkındaki sözlerini eleştiren Devlet Bahçeli, "Avrupa Türkiye'siz yapamaz." ifadelerini kullandı Bahçeli, ayrıca tepkisini "Türkiye ile ilişki kurmak isteyen herkes bu devletin onurunu hesaba katmalıdır." sözleriyle dile getirdi "DÜNYANIN TÜRKİYE'YE İHTİYACI DAHA FAZLA" Eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff da Rahmi M. Koç Müzesi'nde düzenlenen Alman-Türk İş Konseyi Yönetim Kurulu Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Almanya'nın Türkiye'nin en önemli ticaret ortağı olduğunu söyledi Bahçeli'nin sözlerini doğrular nitelikte konuşan Wulff, "Dünyanın Türkiye'ye ihtiyacı, Türkiye'nin dünyaya ihtiyacından daha fazla." vurgusu yaptı Türkiye ve Almanya'nın potansiyelinin olduğunu ifade eden Wulff, toplantının amacının net bir şekilde iş birliği fırsatlarını dillendirmek, bunları tespit etmek ve mevcut potansiyeli kullanabilmek olduğunun altını çizdi "TÜRKİYE İLE ALMANYA ARASINDAKİ POTANSİYELİ KULLANMAMIZ GEREKİYOR" Wulff, kendine güvenen bir Türkiye'yi gördüğünü dile getirerek, şunları kaydetti: "Dünyanın Türkiye'ye ihtiyacı, Türkiye'nin dünyaya ihtiyacından daha fazla. Şüphesiz sahip olduğumuz en büyük sermaye karşılıklı güven. Türklerle el sıkışıyoruz. Türkiye ile el sıkışıyoruz ve karşılıklı olarak da Almanya'nın imajı Türkiye'de hala son derece iyi. Hal böyle olunca da Türkiye ve Almanya arasındaki bu potansiyeli kullanmamız gerekiyor Türkiye lehinde pek çok şey söz konusu. Tedarik zincirinin Hürmüz Boğazı'ndan Akdeniz limanlarına doğru kaydığını görüyoruz. Akdeniz limanlarında bir yoğunluk var. Türkiye'nin jeopolitik ve stratejik olarak avantajı burada yatıyor. Başka özelliklerle birlikte personel maliyetleri görece olarak daha düşük. Almanya bu fırsatlardan faydalanmak istiyor." "ALMANYA'NIN DA SORUNLARI VAR" "Wulff, küresel ölçekte bakıldığında zaten çok fazla kriz ve savaş olduğunu, eskiden söylendiği gibi "Almanya'nın hiç sorunu yok" gibi bir durumun artık söz konusu olmadığını, Almanya'nın da artık sorunu bulunduğunu ve bunları çözmekle meşgul olduklarını dile getirdi Almanya'nın iç politikasında bu tartışmanın bundan dolayı devam ettiğini aktaran Wulff, dünyadaki bu büyük krizin aslında fırsat olduğunu, bu bağlamda Türkiye'nin dünyada çok büyük bir rol oynayacağını ifade etti "DÜNYANIN EN BELİRGİN KONUSU BELİRSİZLİK" Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak da dünyada en öne çıkan konunun belirsizlik olduğunu vurguladı Olpak, Türkiye-Almanya İşbirliğinin Geleceği Raporuna değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Raporlar hemen birkaç günde hazırlanmıyor. Böyle bir sürecin içerisinde de bazı şeyler ilave edilerek gidilebildi. Hangi alanlarda iş birliği yapılırsa ne olabilir denildiği zaman orta vade diyebileceğimiz süreçte 60 milyar euroluk rakamın ikiye katlanıp 125 milyar euro seviyesine gelebileceği, 10 yıl ve sonraki süreçlerde ise 250 milyar avroya gidebileceğini rapor bize gösterdi." İklim ve enerji konusunun değerlendirildiğini belirten Olpak, sıfır karbon yaklaşımının bunların içerisinde önemli başlıklardan bir tanesi olduğunu, inovasyon ve rekabetçiliği her zaman konuştuklarını, rekabetçiliğin tanımının değiştiğini anlattı Olpak, "Rekabetçiliği, fiyatta rekabetçilik, kalitede, serviste, dizaynda rekabetçilik şeklinde konuşurken güvende rekabetçilik diye yeni bir kavram daha var." diye konuştu Almanya'nın Avrupa'da tekstil atıklarının en büyük üreticisi ve toplayıcısı olduğunu aktaran Olpak, "Bu noktada, özel sektörle birlikte Türkiye'deki süreci nasıl entegre ederek ilerleyebiliriz, bunu değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı Olpak, ikinci ön plana çıkan başlıklardan birisinin karşılıklı olarak ülkelerde yatırımların artırılması olduğunu kaydetti Sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının başlık olarak ön plana çıktığına işaret eden Olpak, "Hem bir taraftan refahın artması, refahın artmasıyla birlikte sağlık hizmetlerindeki harcamaların da artması bu alanda gerçekten ciddi bir alan olduğunu gösteriyor." şeklinde konuştu "DÜNYA BÜYÜK BİR BELİRSİZLİK DÖNEMİNDEN GEÇİYOR" DEİK Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ise Almanya'nın hem Türkiye hem de Avrupa Birliği içindeki stratejik ağırlığının önemini anlattı Yalçındağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türk ve Alman iş dünyasını bir araya getirerek entegrasyonu biraz daha hızlandırmak, Alman iş dünyasının konsantrasyonunu iki ülkede konsolide etmek ve bu sayede Avrupa Birliği yolunda yakın dostumuz Almanya'yı da alarak birlikte hareket etme düşüncemiz vardı. Şimdi bu düşüncemizi ABD Başkanı Donald Trump'ın sahneye çıkmasından sonra öne çektik." Yalçındağ, dünyanın büyük bir belirsizlik döneminden geçtiğini, savaşlar, enerji krizleri, değişken tarifeler ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların iş dünyasının öngörülebilirliğini gerçekten zorlaştırdığını dile getirdi Bu tablonun, yakın ve güvenilir coğrafyalarla daha güçlü işbirliğini artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline getirdiğini belirten Yalçındağ, bu nedenle ortak ve müreffeh bir gelecek için iş dünyası olarak nihai hedeflerinin Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyeliği olması gerektiğine inandıklarının altını çizdi

Diğer Haberler