Ertuğruloğlu: Erhürman "cevap vermeyeceğim" demesine rağmen, bana dolaylı bir şekilde cevap verdi
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu Yazılı açıklama yapan Ertuğruloğlu, Erhürman’ın daha önce “cevap vermeyeceğim” demesine rağmen kendisine dolaylı olarak yanıt verdiğini öne sürerek, “

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu Yazılı açıklama yapan Ertuğruloğlu, Erhürman’ın daha önce “cevap vermeyeceğim” demesine rağmen kendisine dolaylı olarak yanıt verdiğini öne sürerek, “Bu halk ne istiyor?” sorusuna kendi siyasi perspektifinden cevap vermeye çalıştığını savundu Kıbrıs Türk halkının ortak iradesi ve hassasiyetlerinin tek taraflı biçimde tanımlanamayacağını belirten Ertuğruloğlu, halkın dünyayla temas kurmak, ekonomik olarak güçlenmek ve çocuklarına daha iyi bir gelecek bırakmak istemesine kimsenin itiraz etmediğini ancak önceliklerin bunlarla sınırlı olmadığını ifade etti Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu'nun açıklamasının tamamı şu şekilde: "Sayın Tufan Erhürman, 'cevap vermeyeceğim' demiş olmasına rağmen bana cevaben dolaylı bir yöntemle yaptığı açıklamada 'Bu halk ne istiyor?' sorusuna kendi siyasi perspektifinden yanıt vermeye çalışmıştır. Ancak unutulmamalıdır ki bu halkın ortak iradesini ve hassasiyetlerini tek taraflı biçimde tanımlamaya hiç kimsenin hakkı yoktur Evet, bu halk dünyayla temas kurmak, ekonomik olarak güçlenmek, çocuklarına daha iyi bir gelecek bırakmak istemektedir. Buna kimsenin itirazı yoktur. Ancak bu halkın öncelikleri bunlarla sınırlı değildir Sayın Erhürman’ın, kendi siyasi hedeflerini 'halkın ortak vizyonu' gibi sunması doğru değildir. Halk adına konuşurken, halkın tarihsel hafızasını, güvenlik kaygılarını ve milli hassasiyetlerini yok saymak da doğru değildir Kıbrıs Türk halkının geleceği konusunda yapılacak değerlendirmeler, romantik beklentilerle değil, adadaki siyasi gerçekler ve yaşanmış tecrübeler ışığında yapılmalıdır. Rum tarafının onlarca yıldır ortaya koyduğu tutum ortadayken, halkı yeni hayallere yönlendirmek yerine gerçekleri açıkça konuşmak gerekir Kimsenin, kendi siyasi tercihlerini bütün halkın ortak iradesi gibi göstermeye hakkı yoktur. Bu halkın ne istediğini anlamak isteyenler, önce bu halkın tarihine, mücadelesine, fedakârlıklarına ve varoluş nedenlerine bakmalıdır Bu halk bir sabah G.K.R.Y’de kurulmaya başlanan Haçlı ordusuyla süpürülmek istememektedir En önemlisi bu halk bir daha kandırılmak istememektedir"


