Ertuğrul Özkök: Ünlü yazar, Bay Donald’a “hırsız başkomutan” dedi; “Bay Kemal” için yazsa neler derdi? | T24
Bana göre dün sabah New York Times gazetesinde bir üslup sürprizi oldu Gazetenin en ünlü yazarı Thomas Friedman’ın son yazısının başlığı aynen şöyleydi: (Commander in Chief başkomutan demek, Thief ise hırsız) New York Times, katiller için bile Mr. (Bay) ifadesini kullanan bir gazete Kendi payıma

Bana göre dün sabah New York Times gazetesinde bir üslup sürprizi oldu Gazetenin en ünlü yazarı Thomas Friedman’ın son yazısının başlığı aynen şöyleydi: (Commander in Chief başkomutan demek, Thief ise hırsız) New York Times, katiller için bile Mr. (Bay) ifadesini kullanan bir gazete Kendi payıma gazetede böyle bir üsluba pek tanık olmadım… Gelin yazının girişinde, ülkesinin Devlet Başkanı için neler yazmış gazetenin kendi AI çevirisiyle okuyalım “Başkanlığının her geçen ayında Donald Trump, Amerika'nın başkomutanından çok, hırsızlar komutanı gibi davranmaya başladı Bugün savaş halinde bir ülkeyiz, İran yakınlarında on binlerce askerimiz konuşlandırılmış durumda. Genellikle, ülkemiz savaş halindeyken, başkomutanın en önemli iç politika önceliği ülkeyi bir arada tutmaktır. Çünkü yurtdışında savaşan ABD askerleri için, geriye dönüp ülkemizin kendi içinde parçalandığını görmekten daha moral bozucu bir şey yoktur Ve bir düşmanı, Amerika'nın kendi içinde savaş halinde olduğunu görmekten daha iyi şartlar için direnmeye teşvik eden bir şey de yoktur.” “Peki Trump, başkomutanlık görevini nasıl yerine getirdi? Demokratları savaşın arkasına çekmek için parmağını bile kıpırdatmadı. Bunun yerine, hırsız bir komutan gibi davranmayı önceliklendirdi. Trump, üniformalı erkek ve kadınlarımızdan en büyük fedakarlığı yapmalarını isterken, kendisi, ailesi ve siyasi müttefikleri (6 Ocak 2021'de ABD Kongre Binası'na saldıranlar da dahil ) yararına ABD Hazinesi'ni pervasızca ve yüzsüzce soymaya kalkıştı. Bu o kadar rezilceydi ki, en güvenilir Cumhuriyetçi Parti yalakalarından bazıları bile bunu kabul edemedi.” “Hırsızlar Başkomutanı”, “Pervasız”, “Yüssüz”, “Rezil”, “Yalaka…” Demek ki Amerika’da hala başkanı koruyan bir kanun, anında “Durumdan vazife çıkararak” gazeteciyi sabah saat 6’da evinden alıp içeri tıkacak savcı ve hakimler yokmuş Katillere bile Mr. diye seslenen gazetenin en ünlü yazarı, “Bay Başkanlarına” bunları söyleyebiliyor Bu yazıyı okurken, sırada YetkinReport'ta, Muharrem Sarıkaya’nın, “yakın çevresinden öğrendiğine” göre Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylediklerini anlatan yazısı vardı Bu mesleği 40 yıldır yapan, Ankara kökenli bir gazeteciysem, Muharrem Sarıkaya ile yıllarca birlikte çalışmışsam; Muharrem, yakınları ile değil, Kılıçdaroğlu’nun kendisi ile konuşmuş Söylediklerine kendisi bile inanmamış olmalı ki, adını koyamamış Arkadaşlarınız için inanılmaz iftiralar, iddialar ortaya atıyorsunuz Daha savcılığın Masak’dan bilgi yazısı oraya gitmeden, herkes hakkında polis olmuşsunuz yakalamışsınız, savcı olmuşsunuz iddianame yazmışsınız, hakim olmuşsunuz kararı vermişsiniz, icra memuru olmuşsunuz kararı uyguluyorsunuz… Şu “Adalet Yürüyüşünü yapan” siyasetçi siz değil miydiniz? Adalet için mi, yoksa kafanızdaki bu “İtirafçı- iftiracı” egonun menfaati için mi yürüdünüz… Sizin arkanızdan yürüyen, destekleyen milyonlarca insanı fena aldatmışsınız “Sayın başkan arkadaşlarınız için arınsın diyorsunuz ama en yakınınızdaki Gürsel Tekin için daha da ağır iddialar var. Onun hakkında ne düşünüyorsunuz?” Demokrasi ve adalet anlayışının ne olduğunu çok feci bir kaç cümleyle de iyice açığa vurmuş Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olarak yaptığı kurultaydaki delegelerin 900’e yakınından imza aldı Bakın, adalet yürüyüşünü yapmış, 13 seçim, bir kurultay kaybetmiş eski genel başkan ne diyor: “1300 delegenin tamamı oy verse bile kurultaya gitmem.” Kendi 13 seçim yenilgisini haklı göstermek için CHP tarihini kendine tanık göstermeye kalkıyor CHP bugüne kadar hiçbir genel başkanının yönetimi altında tek başına iktidara gelmemiş Siz ve ben bu uzun hayat boyunca ülkemizin bütün siyasi olaylarına tanık olduk Siz hatırlamak istemiyorsunuz ama ben size zorla hatırlatacağım 27 Mayıs askeri darbesinden sonra askerler Demokrat Parti’yi kapadılar Ama yapılan ilk seçimde onun yerine aynı çizgide kurulan Adalet Partisi yüzde 45 oy alarak birinci parti oldu Bunu bir kenara yazın. Ama sizin gibi parti kapatarak, parti bölerek iktidar olmayı bekleyenler de bir kenara yazsın Askeri güç, partinin genel sekreteri Ecevit’e ve onun itirazına rağmen bir CHP’li olan Nihat Erim’i “Kayyım başbakan” tayin etti Ecevit bu girişimi, “Yunanistan’daki askeri darbeye benzeyen bir girişim” olarak niteledi ve genel sekreterlikten istifa etti Kemal Bey’in unutmak istediği o günlerde sonra ne oldu? O kurultaydan sonra 1973 yılında yapılan ilk seçimde, bölmek istedikleri gerçek CHP Yüzde 33 oyla sandıktan birinci parti olarak çıktı AKP 2002’de bundan yüzde 1 oy fazlasıyla Meclis’teki sandalyelerin üçte ikisini ele geçirdi. Tek başına iktidar oldu Yani bugün seçim sistemi olsaydı, böldürülmek istenen o CHP tek başına iktidardı Daha sonraki yıllarda Özal ve Erdoğan aynı oylarla Meclis’teki sandalyelerin üçte ikisini alıp tek başına iktidar olduğu halde, o günkü seçim sistemi buna izin vermediği için Ecevit-Erbakan koalisyonu kuruldu Bu sosyal demokrat/muhafazakar koalisyon Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük askeri harekat kararını aldı, Türk ordusu Kıbrıs’a çıkarak Kıbrıs Türklerini katliamdan kurtardı, özgürleştirdi Bundan 4 yıl sonra, 1977’de yapılan genel seçimlerde Ecevit’in önderliğindeki CHP, oyların yüzde 41,38’ini alarak birinci parti oldu Özal 1983’de yüzde 45, Erdoğan 2002’de yüzde 34 gibi oylarla Meclis’teki sandalyelerin üçte ikisini alıp tek başına iktidar olabilirken, o günkü seçim sistemi nedeniyle CHP yüzde 41 oyla tek başına iktidar olamadı 12 Mart askeri ara rejim döneminde binbir kumpasla böldürülmek istenen parti hemen ertesinde bu sonuçları aldı 12 Eylül 1980 darbesinden sonra sadece CHP değil bütün partiler kapatıldı Darbenin komutanı çıkıp “Bizim partimize oy verin” diye kampanya yaptı Askerin istemediği, bir anlamda kapatılan Adalet Partisi çizgisindeki Turgut Özal’ın yeni partisi ANAP yüzde 45, kapatılan CHP’nin çizgisinde kurulan Necdet Calp’ın Halkçı Partisi yüzde 30 oy aldı KK yönetimindeki CHP’nin seçimlerde yüzde 25’I geçemediğini düşünürseniz, Necdet Calp bile ondan başarılıydı diyebilirsiniz Askerlerin baskısıyla, 1998 yılında Refah Partisi Anayasa Mahkemesi kararı ile kapatıldı AKP 2002 seçimlerinde oyların 34’ünü alarak birinci parti oldu Bu oyla 363 milletvekili çıkararak, Meclis’teki sandalyelerin üçte ikisini elde etti CHP 28 Mayıs 2023’de en iddialı olduğu seçimi kaybetti Türk halkının yüzde 50’sinde tarihinin en büyük siyasi düşkırıklığına yol açan bu zat, aynı bugünkü pişkinlikle, bir parti içi Kurultay darbesi ile o koltukta oturma teşebbüsünde bulundu Ama bizzat kendi seçtiği delegeler bu darbe girişimini önledi Ve onun yerine delege iradesi ile seçilen yeni genel Başkan Özgür Özel, girdiği ilk seçimde aldığı yüzde 36 oy ile partisini birinci parti yaptı CHP Avrupa’nın ve Sosyalist Enternasyonal'in en büyük sosyal demokrat partisi oldu İlk seçimden sonra sürüklene sürüklene indirilirken, o Kurultay’ın seçtiği Özgür Özel’in genel başkanlığında giridği ilk seçimde yüzde 36 oy alarak, CHP’yi dördüncü defa birinci parti yaptı Ben de sizin o kuyruklu yalanınıza, aynı yaşlarda iki insan olarak yaşadıklarımızdan örneklerle cevap verdim O yalanınıza bir kere daha ve altını çize çize cevap vereyim: CHP kendisine yapılan askeri, sivil her darbe girişiminden silkinerek çıktı, büyüdü Partinin yaşadığı 4 badireden sonra, CHP 4 seçimden birinci parti olarak çıktı Bunlardan ikisinde, bugünkü seçim kanununa göre tek başına, hem de Meclis’te büyük bir sandalye farkı ile iktidar olacak kadar oy aldı 13 yıl, 5 ay 17 gün o genel başkanlık koltuğunda kaldınız 2017 Referandumuna itiraz etmeyerek, bu tek kişilik hükümet rejiminin kurulmasına büyük katkıda bulundunuz Ve şimdi bunların hiç biri için özür dilemeden, abuk sabuk demagoji yapıyor, itirafçılar birer birer çekilirken, siz baş itirafçı/iftiracı rolüne soyunuyorsunuz Daha pis iftiralar atıyorsunuz, yalanlar söylüyorsunuz 76 yıllık askeri, sivil darbeler ve parti kapatma, siyasetçiyi hapse atma, yasaklama tarihimiz bize böyle şeylerden medet umanların ne olduğunu çok güzel anlatıyor Adalet Partisi bu badirelerden geçti. AKP geçti. CHP tarihi böylelerini çok gördü… Bugün bu ayak oyunlarına, bu kumpaslara alet olanlar, bundan medet umanlar ilk seçimde bunun sonucunu görecekler Bu yazıyı tamamlarken önüme çok sevdiğim “South Park” adlı kara mizah çizgi filmlerin yaratıcısı Trey Parker’in de ABD Başkanı Trump’la ilgili bir paylaşımı geldi: Kıpkırmızı bir şeytanın yanına Trump’ın desenini koymuş ve şunu diyor: “Bizim, yaptığı işi soytarılık sanan bir başkanımız var…” En hafifiyle “Şakacı”, biraz daha ağırı ile “Soytarı” ve biraz daha ileri haliyle, Batman filmlerinde Gotham şehrini başına çöken o karakomik kötü adamı düşünebilirsiniz Ama o şeytani soru da aklımdan hiç çıkmıyor, çıkmayacak… Acaba Thomas Friedman yazsaydı, Trey Parker çizseydi… ( ALINTI ) Çerezler, bir web sitesinden gönderilen ve kullanıcının web tarayıcısı tarafından kullanıcının bilgisayarında, kullanıcı gezinirken saklanan küçük veri parçalarıdır. Tarayıcınız her mesajı çerez adı verilen küçük bir dosyada saklar. Sunucudan başka bir sayfa talep ettiğinizde, tarayıcınız çerezi sunucuya geri gönderir. Çerezler, web sitelerinin bilgileri hatırlaması veya kullanıcının tarama etkinliğini kaydetmesi için güvenilir bir mekanizma olacak şekilde tasarlanmıştır Bu tanımlama bilgileri, web sitesinin çalışması için gereklidir ve sistemlerimizde kapatılamaz. Bunlar genellikle yalnızca sizin işlemlerinizi gerçekleştirmek için ayarlanmıştır. Bu işlemler, gizlilik tercihlerinizi belirlemek, oturum açmak veya form doldurmak gibi hizmet taleplerinizi içerir. Tarayıcınızı, bu tanımlama bilgilerini engelleyecek veya bunlar hakkında sizi uyaracak şekilde ayarlayabilirsiniz ancak bu durumda sitenin bazı bölümleri çalışmayabilir Bu tanımlama bilgileri, sitemizin performansını ölçebilmemiz ve iyileştirebilmemiz için sitenin ziyaret edilme sayısını ve trafik kaynaklarını sayabilmemizi sağlar. Hangi sayfaların en fazla ve en az ziyaret edildiğini ve ziyaretçilerin sitede nasıl gezindiklerini öğrenmemize yardımcı olurlar. Bu tanımlama bilgilerinin topladığı tüm bilgiler derlenir ve bu nedenle anonimdir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz sitemizi ne zaman ziyaret ettiğinizi bilemeyiz Bu tanımlama bilgileri, videolar ile canlı sohbet gibi gelişmiş işlevler ve kişiselleştirme olanağı sunabilmemizi sağlar. Bunlar, bizim tarafımızdan veya sayfalarımızda hizmetlerinden faydalandığımız üçüncü taraf sağlayıcılarca ayarlanabilir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz bu işlevlerden tümü veya bazıları doğru şekilde çalışmayabilir Bu tanımlama bilgileri, sitemizde reklam ortaklarımız tarafından ayarlanır. Bunlar, ilgili şirketler tarafından ilgi alanları profilinizi oluşturmak ve diğer sitelerde alakalı reklamlar göstermek için kullanılabilir. Benzersiz olarak tarayıcınızı ve cihazınızı belirleyerek çalışırlar. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz farklı sitelerde size özel reklam deneyimi sunamayız Not: Reklamlar çerez politikasından bağımsız olarak gösterilir Bu tanımlama bilgileri, içeriğimizi arkadaşlarınız ve ağınızla paylaşabilmenizi sağlamak için sitemize eklenen çeşitli sosyal medya hizmetleri tarafından ayarlanır. Diğer siteleri kullanırken de tarayıcınızı izleyip ilgi alanı profilinizi oluşturabilirler. Bu durum, ziyaret ettiğiniz diğer sitelerde gördüğünüz içerikleri ve mesajları etkileyebilir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz bu paylaşım araçlarını kullanamayabilir veya göremeyebilirsiniz


