Ertuğrul Özkök | Birbirine 125 kilometre mesafede bir mezar ve kül dolu bir vazo | T24
Dün akşam Fatoş Pınar Türker’in Silivri’deki duruşmada söylediklerini okuyorum Aynı dakikalarda bütün WhatsApp gruplarımdan bu konuşmanın içeriği geliyor Bir demir kafes içinde, elleri kelepçeli 8 saat başka bir şehire götürülüp 27 Mayıs darbesinde, 12 Mart’ta, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta… FETÖ dön

Dün akşam Fatoş Pınar Türker’in Silivri’deki duruşmada söylediklerini okuyorum Aynı dakikalarda bütün WhatsApp gruplarımdan bu konuşmanın içeriği geliyor Bir demir kafes içinde, elleri kelepçeli 8 saat başka bir şehire götürülüp 27 Mayıs darbesinde, 12 Mart’ta, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta… FETÖ dönemi Silivri’sinde Nedim Şener’in kızına yapılanlar mesela…… Daha önce seyrettiğim bir belgeseli yeniden gösterime sokmuşlar Bugünü unutmak için dünü seyretmeye başladığım an 56 yıl geriye döndüm 20 Temmuz 1970 günü Paris’e ayak ilk bastığımda 23 yaşında, sol düşünceli, mutlu bir Türk genciydim Hayatımda ilk defa uçağa biniyordum ve ilk defa yurt dışına çıkıyordum İzmir’de Kahramanlar mahallesinde matbaa işçisi bir babanın oğlu olarak doğmuştum Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet, beni İzmir’in devlet okullarında sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın ve Yayın Yüksek Okulu’nda bedava okutmuştu Şimdi aynı devlet bana burs vererek, Fransa’da doktora yapmaya gönderiyordu Ülkemde bir yıl önce seçim yapılmış, ilk defa oy kullanmış ve oyumu Türkiye İşçi Partisi’ne vermiştim Ülkem, 1960 darbesinin yaralarını sarmaya başlamış, sol partilerin de seçime girebildiği bir demokrasiye kavuşuyordu Fransa 2 yıl önce 68 Mayıs’ını yaşamış, bir özgürlükler ülkesiydi “Doğru zamanda, doğru yerdeyim” diye düşündüğüm günlerdi Paris’e ayak basmamdan 4 ay sonra bizleri mutlu eden tarihi bir gelişme daha olmuştu 4 Eylül 1970 günü Şili’de yapılan seçimleri Sosyalist Salvador Allende kazanmıştı Latin Amerika solu hala yastaydı, bu kıtada silahlı devrim yoluyla iktidara gelme umutları darmadağın olmuştu Şimdi ise benim açımdan harika bir şey oluyordu. Bir sol lider seçimle, halkın oyları ile başkan seçiliyordu Latin Amerika’nın en coşkulu sloganı “Venceremos”, yani “Kazanacağız” sloganı, gelecek zaman kipinde bir umut olmaktan çıkıp, “Kazandık” gibi bir gerçeğe dönüyordu o gece Paris’in hala 68 ruhunu kaşıyan sokakları ise daha fazla yıkılıyordu Victor Jara’nın adını ilk defa o gece, sokakta işittim Zülfü Livaneli sürgüne gitmemişti, ama Victor Jara sanki onun da habercisi gibi Şili’yi bir ucundan ötekine dolaşıyordu “Te Recuerdo Amanda” şarkısını da ilk defa o gece, sokaktaki insanların ağzından dinledim İnsana ilk bakışta bir aşk şarkısı izlenimi veriyordu Amanda adında bir kadın, yağmurlu bir sokakta koşarak fabrikada çalışan sevgilisi Manuel’i görmeye gidiyordu Aslında işçi sınıfının hayatını, sevgilerini anlatan olağanüstü bir şarkıydı… Aynı günlerde Şili’nin iki öteki grubunun şarkılarını da öğrendik Allende’nin seçimle iktidara gelmesi, silahlı hareketlerden, şiddetten hiçbir zaman hazzetmeyen, kabul etmeyen genç solculuğuma o kadar iyi gelmişti ki… Stalinist solcu arkadaşlarıma karşı haklı çıkmanın gururunu da taşıyordum Bütün bunlar da o barışçı ve halkın oyu ile iktidara gelen insanların müziği gibi geliyordu bana… O yıl Crosby, Stills, Nash&Young’ın “Deja Vu” albümü çıkmıştı Müzikte 1960 BritPop dönemi bitiyor, Los Angeles’in Laurel Canyon çocukları Rock müziği içimizdeki değişim arzusunun bayrağı haline getiriyordu Ülkemde 12 Mart 1971 Askere muhtırası ile kapkara bir baskı dönemi başladı Ankara’da bıraktığım arkadaşlarımın hapise atıldığı haberleri geliyordu O gece seçimle işbaşına gelmiş ilk sol kahramanımız Salvador Allende’nin elinde silah, Başkanlık Sarayı’ını savunurken öldüğü haberi geldi Kimine göre, hiç bir umut kalmadığını görünce, darbecilere teslim olmak yerine intihar etmeyi seçmişti… Victor Jara çalıştığı üniversiteden darbeci askerlece alınmış ve şehrin stadyumuna götürülmüştü 17 Eylül 1973 günü Paris’te Saint Michel Meydanındaki Türk Öğrenci Birliği lokalindeydim Transistörlü radyodan Victor Jara’nın bir gün önce stadyumda darbeci askerler tarafından hunharca öldürüldüğünü öğrendik Te Recuerdo Amanda’yı söyleyen o şahane çocuk artık yoktu Şili halkının, işçilerinin, köylülerinin, gençlerinin sesi henüz 41 yaşına girmişti… Öğrenci Birliği’nden çıktım, hep gittiğimiz L'Écolier adlı kafeye gittim 70 metre ötemde Sorbonne’un koskoca bir öğrenci hareketine adını veren binasının kapısı görünüyordu Sonraki günlerde Victor Jara’ya yapılan işkenceleri okuduk Stada toplananlar arasında onun da bulunduğunu farketmişler Komutan, ellerini ileri uzattırıp, “o Komünist şarkıları bu ellerinle mi çalıyorsun” diye bağırmış gülerek Artık ayağa kalkamaz hale gelince, tribünlere çıkarıp, orada bir sedyenin üzerinde otomatik silahla kurşuna dizmişler… Eline kontrolsüz bir güç geçiren darbecilerin, despotların, siyasilerin, askerlerin, bürokratların, savcı ve hakimlerin insanlık onuruna neler yapabileceğini, o gün o stadyuma götürülenlerin ve onları götürenlerin anlattıklarından dinlemeye başladık O olaylarda görev alan ve o dönemde zorunlu askerlik görevini yerine getiren erler anlatıyordu Adaletin gücünün bitip, yerini “Gücün Adaletine” bıraktığı anlarda zavallı insanların başlarına nelerin gelebileceğini anlatan ibretlik sahnelerdi her biri… Victor Jara’nın eşi Joan Londra’da doğmuş bir dansçı Kocası öldürüldükten sonra, hayatının sonuna kadar bir İnsan Hakları aktivisti olarak yaşadı Kocasının katillerini adaletin önüne getirmek için uğraştı Gözaltında, hapishanelerde kötü muamele, işkence gören insanların hakları için savaştı Yazdığı kitapta kocasının öldürüldüğü günleri anlattı Jara’nın cesedi, Santiago’daki bir morgun yakınlarında, kurşunlarla delik deşik halde bulundu Eşi Joan Jara büyük risk alarak oraya gitti, cesedi teşhis etti Kolları ezilmiş, gitar çalan elleri paramparçaymış O günlerde askerî yönetim korkusu nedeniyle cenazeye neredeyse kimse katılamadı Joan Jara ve birkaç yakın dostu, onu sessizce Cementerio General de Santiago’da toprağa verdi Ama darbe sonrasında Şili’de yapılan ilk sessiz muhalefet gösterileri işte o mütevazı mezarın başında başladı İnsanlar sessizce gelip, şarkılar mırıldanıyor ve çiçek bırakıyordu Sonra köprülerin altından başka sular akmaya başladı Demokrasinin ve özgürlük döneminin sularıydı bunlar Kalıntıları adli incelemeler için çıkarıldı ve ardından devlet törenine yakın bir katılımla yeniden defnedildi Binlerce kişi Santiago sokaklarında yürüdü; gençler, işçiler ve sanatçılar onun şarkılarını söyledi Artık o korkular gitmişti. Bu defa şarkılar yüksek sesle ve avaz avaz söyleniyordu Korkma sırası, o insanlara işkenceleri yapanlar, kötü muamele edenler, öldürenlerdi Gücün yargısı gitmiş, gerçek adaletin gücü gelmişti Yani adil bir yargılanmayı onlar bile hak edeceklerdi Bugün mezarlarını ziyaret edenler çiçeklerin yanı sıra gitar penaları, küçük notlar ve şarkı sözleri bırakıyorlar En çok bırakılan notlardan biri, onun son şiirlerinden gelen şu cümle oluyor: “Canto que ha sido valiente, siempre será canción nueva.” “Cesur bir şarkı, her zaman yeni bir şarkı olarak kalacaktır.” Darbeden sonra Santiago’da katledildiği eski “Estadio Chile” stadının adı da “Estadio Víctor Jara” olarak değiştirildi Dikkat ettiyseniz şu ana kadar 1973’de darbeyi yapan kişinin adından hiç söz etmedim Normaldir, çünkü tarih şeref sayfasına onun değil, Victor Jara’nın adını yazdı 11 Eylül 1973 darbesiyle iktidara geldi ve 1990’a kadar Şili’yi yönetti. Ancak hayatının son yılları, darbenin o şaşalı günlerinden çok farklıydı 1988’de görev süresini uzatıp, ölünceye kadar iktidarda kalabilmek için referanduma gitti 1990’da demokratik seçimler yapıldı ve o da koltuğunu bıraktı Tam anlamıyla hüküm giyip hapse girmedi, ancak çok sayıda dava ile karşı karşıya kaldı 1998’de tedavi için gittiği Londra’da, İspanyol yargıcın talebi üzerine tutuklandı Bu olay, eski devlet başkanlarının insan hakları suçları nedeniyle başka ülkelerde de yargılanabileceği fikrinin dönüm noktalarından biri olarak tarihe geçti Ancak; İnsan hakları ihlalleri, Faili meçhuller, kayıp insanlar, İşkence, Yolsuzluk ve gizli banka hesapları nedeniyle çok sayıda soruşturma ve dava açıldı Uzun süre iktidarda kalmak sonsuz bir garanti değildi… 10 Aralık 2006’da, 91 yaşında Santiago’da kalp ve solunum sorunları nedeniyle öldü Devlet töreni yapılmadı. Bunun yerine askerî tören düzenlendi Vasiyeti doğrultusunda yakıldı ve külleri Santo Domingo yakınlarında Los Boldos çiftliğinde, özel aile mülkünde muhafaza edilmektedir Bugün Victor Jara’nın Santiago’daki mütevazı mezarı çiçeklerle dolu Ondan 125 kilometre uzaklıktaki çiftlikte, bir vazo içindeki külleri ise kimse hatırlamak bile istemiyor Gücün adaleti ile Vicdanın adaleti arasındaki fark işte bu Yine de bu, İspanya’yı 30 yıl zalimce yöneten diktatör Franco’nunkinden daha şanslı bir sondu diyebilirsiniz Francisco Franco 1975’te öldüğünde Madrid yakınlarındaki Valle de los Caídos denilen anıtsal bir mezara gömülmüştü Ancak İspanyol halkı gaddar diktatöre anıtsal bir mekan verilmesini içine sindiremedi 2019 yılında kalıntıları buradan çıkarıldı ve Madrid’deki küçük bir belediye mahalle mezarlığı olan Mingorubbio’ya gömüldü Diktatörler yaşarken kendilerine anıtsal bir istikbal hayal edebilirler Ama tarih zalimlerin kaderini hiç de onların vasiyetlerine uygun yazmıyor “Te Recuerdo Amanda” ne kadar hüzünlü ama umut vaadeden bir şarkı olduğunu bir kere daha hissettim Sonra Jara’nın harika ninnisi “Duerme, Duerme Negrito’yu” dinledim Demek ki, 79 yaşında huzursuz ve umutsuz insanların bile başucunda ninni söyleyecek birine ihtiyacı varmış ( ALINTI ) Çerezler, bir web sitesinden gönderilen ve kullanıcının web tarayıcısı tarafından kullanıcının bilgisayarında, kullanıcı gezinirken saklanan küçük veri parçalarıdır. Tarayıcınız her mesajı çerez adı verilen küçük bir dosyada saklar. Sunucudan başka bir sayfa talep ettiğinizde, tarayıcınız çerezi sunucuya geri gönderir. Çerezler, web sitelerinin bilgileri hatırlaması veya kullanıcının tarama etkinliğini kaydetmesi için güvenilir bir mekanizma olacak şekilde tasarlanmıştır Bu tanımlama bilgileri, web sitesinin çalışması için gereklidir ve sistemlerimizde kapatılamaz. Bunlar genellikle yalnızca sizin işlemlerinizi gerçekleştirmek için ayarlanmıştır. Bu işlemler, gizlilik tercihlerinizi belirlemek, oturum açmak veya form doldurmak gibi hizmet taleplerinizi içerir. Tarayıcınızı, bu tanımlama bilgilerini engelleyecek veya bunlar hakkında sizi uyaracak şekilde ayarlayabilirsiniz ancak bu durumda sitenin bazı bölümleri çalışmayabilir Bu tanımlama bilgileri, sitemizin performansını ölçebilmemiz ve iyileştirebilmemiz için sitenin ziyaret edilme sayısını ve trafik kaynaklarını sayabilmemizi sağlar. Hangi sayfaların en fazla ve en az ziyaret edildiğini ve ziyaretçilerin sitede nasıl gezindiklerini öğrenmemize yardımcı olurlar. Bu tanımlama bilgilerinin topladığı tüm bilgiler derlenir ve bu nedenle anonimdir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz sitemizi ne zaman ziyaret ettiğinizi bilemeyiz Bu tanımlama bilgileri, videolar ile canlı sohbet gibi gelişmiş işlevler ve kişiselleştirme olanağı sunabilmemizi sağlar. Bunlar, bizim tarafımızdan veya sayfalarımızda hizmetlerinden faydalandığımız üçüncü taraf sağlayıcılarca ayarlanabilir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz bu işlevlerden tümü veya bazıları doğru şekilde çalışmayabilir Bu tanımlama bilgileri, sitemizde reklam ortaklarımız tarafından ayarlanır. Bunlar, ilgili şirketler tarafından ilgi alanları profilinizi oluşturmak ve diğer sitelerde alakalı reklamlar göstermek için kullanılabilir. Benzersiz olarak tarayıcınızı ve cihazınızı belirleyerek çalışırlar. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz farklı sitelerde size özel reklam deneyimi sunamayız Not: Reklamlar çerez politikasından bağımsız olarak gösterilir Bu tanımlama bilgileri, içeriğimizi arkadaşlarınız ve ağınızla paylaşabilmenizi sağlamak için sitemize eklenen çeşitli sosyal medya hizmetleri tarafından ayarlanır. Diğer siteleri kullanırken de tarayıcınızı izleyip ilgi alanı profilinizi oluşturabilirler. Bu durum, ziyaret ettiğiniz diğer sitelerde gördüğünüz içerikleri ve mesajları etkileyebilir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz bu paylaşım araçlarını kullanamayabilir veya göremeyebilirsiniz


