Erhürman, verimli iş birliği ile teslimiyet arasındaki büyük farkı biliyor - Kıbrıs Gazetesi - Kıbrıs Haber, KKTC Son Dakika ve Gündem Haberleri
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman dün bir kez daha basının karşısına geçti Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk 100 günün sonunda düzenlediği basın toplantısında, her 100 günde bir basının karşısına çıkacağını söylemişti. Dün azıcık rötarla, hayat bulan toplantının biraz da bu söze sadık kalma irade
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman dün bir kez daha basının karşısına geçti Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk 100 günün sonunda düzenlediği basın toplantısında, her 100 günde bir basının karşısına çıkacağını söylemişti. Dün azıcık rötarla, hayat bulan toplantının biraz da bu söze sadık kalma iradesinin ürünü olduğunu söylemek yanlış olmaz Tufan Erhürman cumhurbaşkanı seçildiğinde, beş yıl sonra yeniden seçileceğini, yazmıştım. Aradan geçen sürede bu görüşümde herhangi bir değişiklik olmadı. Hatta bugün aynı cümleyi daha güçlü şekilde kurabilirim Çeşitli ortamlarda sık sık şu değerlendirmeyi yapıyorum: “Tufan Erhürman, tüm zamanların en iyi cumhurbaşkanımız olabilir.” Ancak aynı tanımlamayı liderlik açısından yapmam. Bunun olumsuz bir değerlendirme olarak algılanmasını da doğru bulmam Çünkü benim gözümde Cumhurbaşkanlığı makamı ile liderlik makamı aynı şey değildir Bizim ihtiyacımız olan, toplumsal varlığımızı ve temsiliyetimizi her platformda en iyi şekilde savunacak, temsil edecek, demokratik meşruiyeti güçlü bir cumhurbaşkanıdır. Demokrasi kültürünün geliştiği ülkelerde cumhurbaşkanlarını lider olarak tanımlamak yerine devletin seçilmiş en üst düzey temsilcileri olarak görürüm Kıbrıs Türk halkı uzun yıllar boyunca liderlerle yürüdü. Dr. Fazıl Küçük de, Rauf Denktaş da Kıbrıs Türk halkının liderleriydi. O dönemlerin koşulları farklıydı. Toplumun varoluş mücadelesi verdiği dönemlerde liderlik kavramı da farklı anlam taşıyordu Ancak Rauf Denktaş sonrasında Kıbrıs Türk halkı lider seçmekten çok cumhurbaşkanı seçmeye başladı. Müzakere masalarında hâlâ “toplum liderleri” tanımlaması kullanılsa da bu gerçek değişmez Tufan Erhürman konulara bir akademisyen titizliği, bir yurtsever duyarlılığı ve bir devlet adamı olgunluğu ile yaklaşıyor Kıbrıs sorununda da, Türkiye ile ilişkilerde de, iç meselelerde de dengeli, objektif ve kişilikli bir duruş sergiliyor Dünkü basın toplantısında Kıbrıs sorununa ilişkin soruları yanıtlarken iç tribünlere oynama kolaycılığına kaçmadı. Popülizmin kısa vadeli getirilerine, prim vermedi, göz kırpmadı, teslim olmadı Türkiye ile ilişkiler konusunda da, siyasete girdiği ilk gün ne söylüyorsa bugün de aynı çizgide durduğunu bir kez daha gösterdi Kıbrıs Türk halkının Türkiye ile her zaman iyi ilişkiler içinde olması gerektiğini, iş birliğinin karşılıklı saygıya dayalı, verimli ve kişilikli bir zeminde sürdürülmesinin önemini anlatıyor Bu yaklaşımı bazı çevreler farklı yorumlayabilir. Kendi iç siyasetimizde buna farklı anlamlar yükleyenler olabilir. Ancak özellikle dışarıdan bakanlar için bu yaklaşım son derece gerçekçi, dengeli ve işlevseldir Erhürman, daha önce birinin “Beni buraya kim oturttuysa, onun talimatlarına göre hareket ederim” demiyor. Böyle bir anlayışla Ankara’yı da dolaylı biçimde zor durumda bırakmıyor “Ankara otur derse otururum, kalk derse kalkarım” anlayışını da benimsemiyor Erhürman, verimli iş birliği ile teslimiyet arasındaki büyük farkı biliyor Kişilikli iletişim başka şeydir, Cumhurbaşkanlığı makamını birilerinin atamasıyla doldurulmuş bir makam gibi görmek, göstermek başka şeydir Kıbrıs Türk halkının önünde demokratik gelişim açısından hâlâ uzun bir yol olabilir. Ancak küçümsenmeyecek bir demokrasi kültürü de oluşmuştur. Tufan Erhürman’ı Cumhurbaşkanlığı makamına taşıyan irade, Kıbrıs Türk halkının sandıkta ortaya koyduğu yüzde altmış üçlük tercihtir Bunun aksini söyleyenler çoğu zaman gerçeği bilmedikleri için değil, bildikleri halde farklı amaçlarla söylüyorlar Erhürman’ın işi kolay mı? Ancak ilkelerle hareket eden siyasetçinin işi bir yönüyle daha kolaydır. Çünkü konjonktür ne kadar değişirse değişsin, temel ilkelerinden kopmadığı sürece çelişkili kararlar üretmez Tufan Erhürman Kıbrıs sorununun çözümünü istiyor. Ortaya koyduğu ilkeler süreci tıkamak için değil, mutlu sona ulaştırmak içindir. Müzakereleri amaç değil araç olarak görüyor Asıl mesele de budur Kıbrıs Rum lideri Nikos Hristodulidis de müzakereleri amaç olarak görmekten vazgeçip çözümün aracı olarak görmeye başladığı gün, Kıbrıs sorununun çözümüne bugün hayal edilenden çok daha hızlı yaklaşılacaktır Çünkü çözüm, görüşmek için görüşmekle değil, sonuç almak için görüşmekle gelir


