Elektronik ticari beyannamelerin gönderilmesine ilişkin prosedür değişti
1 Haziran'dan itibaren elektronik ticari beyannamelerin sunulmasına ilişkin prosedürde bir değişiklik yürürlüğe girdi. Yeni kurallara göre artık sisteme kimlik numarası (FIN ve şifre) ile girilerek "Elektronik Ticaret Beyannamesi" hizmetinden yararlanılamayacak. Vatandaşlar artık 3 farklı elektronik

1 Haziran'dan itibaren elektronik ticari beyannamelerin sunulmasına ilişkin prosedürde bir değişiklik yürürlüğe girdi. Yeni kurallara göre artık sisteme kimlik numarası (FIN ve şifre) ile girilerek "Elektronik Ticaret Beyannamesi" hizmetinden yararlanılamayacak. Vatandaşlar artık 3 farklı elektronik kimlik türünden birini seçerek hizmetten yararlanabilecek E-ticaret uzmanı Nicat Manafov'a göre, başka kişiler adına açılan profillerin şifreleri kullanılarak başka kişiler adına ürün sipariş edilebiliyordu. Ancak yeni kurallara göre bu artık mümkün olmayacak: "Yeni sistem, özellikle eski nesil için beyan sürecinde bazı zorluklara neden olabilir. Ancak kullanıcıların zaman içinde yeni kurallara uyum sağlaması bekleniyor." Bu adım, gümrük hizmetlerinin daha güvenli, şeffaf ve uluslararası standartlara uygun şekilde işlemesine olanak tanıyacak: "Yeni kurallar öncelikle kullanıcı tanımlama için daha güçlü ve daha güvenilir mekanizmalar sağlamaya hizmet ederken, aynı zamanda elektronik ticaret işlemlerinde dolandırıcılık, üçüncü taraf müdahalesi ve veri sızıntısı risklerini de azaltıyor." Ekonomist uzman Halid Karimli'ye göre gümrük kolilerinin beyanına ilişkin kurallar, gümrük yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde alternatif araçların kullanılmasını mümkün kılıyor. Bu vatandaşlar için finansal esneklik yaratır. Aynı zamanda ödemelerin üçüncü şahıslar tarafından uygulanması hukuki çoğulculuğun koşullarını yaratmakta ve sosyal destek sisteminin hukuki bir tezahürü olarak hareket etmektedir. Ayrıca gümrük idarelerinin faaliyetlerinde risk odaklı yaklaşımın uygulanması sayesinde makul olmayan kontrollerin ve vatandaşlara yönelik müdahalelerin önüne geçilmektedir. Bu hem şeffaflığın artmasına hem de vatandaş memnuniyetinin artmasına hizmet ediyor Ekonomist uzman Natig Jafarli, yeni kuralların yurt dışından mal alımını zorlaştıracağını söyledi: "ASAN Imza veya SIMA'yı telefona indirmek o kadar da zor değil. Ama bunu kullanmakta zorlanan yaşlılar var. Eskiden daha uygundu. Zorlaştırırlarsa yurt dışından siparişleri azaltacak adımlar atmayı düşünüyorlar. Bunlar ülkeden döviz akışını zayıflatıp ülkeden daha az döviz çıkmasını sağlamaya yönelik adımlar. Ancak bu zorunluluğun da dikkate alınması gerekiyor. Yerel perakende mağazalarda daha ucuz olduğu için sorunun kökü orada, yanılıyorlar. Yerli üretimin daha esnek olması lazım ama bu karar aynı zamanda alışmalarına da neden olacak. Artık alışamayan varsa akrabası, tanıdığı veya çocuğu aracılığıyla bu tür uygulamaları kullanmayı öğrenecek.” Ekonomiste göre perakende şirketleri online platformlarla rekabet edebilmeli: "Siparişlerdeki bu artışın ana nedeni yerel perakende mağazalardaki yüksek fiyatlar. İnsanlar yurt dışından satın almayı daha karlı buluyor. Perakende şirketlerinin zaten online ticaret çağında yaşadığımızı anlamaları ve bu gerçekliğe uyum sağlamaları ve online platformlarla rekabet edebilmeleri gerekiyor. Yani kısıtlamalar uygulayarak değil, normal bir rekabet ortamında faaliyet göstermeleri gerekiyor." Ekonomist uzman Akif Nasırlı, bu kararın kısa vadede yurt dışından gelen online sipariş hacmini belli ölçüde etkileyebileceğini düşünüyor: "Çünkü sisteme FIN kodu ve şifreyle girmeye alışkın olan bazı kullanıcılar için ASAN Imza, SIMA veya myGov/QR'a geçmek ek zaman ve teknik ayarlama gerektirecek. Bu da özellikle nadir durumlarda yurt dışından sipariş veren kişilerin geçici olarak cesaretini kırabilir." Ancak uzman, uzun vadede bu değişikliğin sürecin daha güvenli, daha şeffaf ve birleşik bir sistem üzerinde gerçekleşmesine hizmet edeceğini kaydetti: "Kullanıcılar yeni tanımlama yöntemlerine uyum sağladıkça sipariş hacminin eski seviyeye dönmesinin, hatta artmasının mümkün olduğunu düşünüyorum."


